folder Tahribat.com Forumları
linefolder Genel
linefolder İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy Anısına



İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy Anısına

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Tabela Fatihi
    kaygusuz
    kaygusuz's avatar
    Kayıt Tarihi: 06/Nisan/2007
    Erkek

    Ulusal Marşlar,milletlerin bağımsız ve özgür yaşamak istediklerinin bir ifadesidir.Her milletin ulusal marşı, o milletin tarihi gelişimini, ulusal benliğini ve kendine has özelliklerini gözler önüne serer.Bu bakımdan ulusal marş, o millet için bayrak kadar öneme sahip olan bir ulusal değerdir.İşte bu ulusal İstiklal  Marşımızın ve Safahat adlı eserin büyük yazarı Mehmet AKİF ERSOY, vatanı ve milleti için yaşanmış bir ömrü ardında bırakarak 27 ARALIK 1936’da dünyaya gözlerini yuman büyük şairinin  ölümünün 70’nci. yıldönümü dolayısıyla birçok yerde anılıyor.Ben de Tokat’ta gerçekten İstiklal Marşı’mıza  ve yazarına biraz daha değer verilerek sempozyum, konferans tertip edilsin ve dualarla anılsın diye beklerdim. Keşke bir Cuma günü adına Mevlüt okutulsun diye beklerdim, o gün Akif için Camilerde hutbe okunsun diye beklerdim. Böyle memleket sevdalısı bir insanı ve bu millete İstiklal marşını hediye eden bir kahraman ona yakışır bir şekilde anılması lazımdı. Sağda solda konuşmayla böyle insanlar yüceltilmez. Gelecek nesillere, gençlere Akif’i tanıtmalıyız, sevdirmeliyiz, örnek almalıyız, ama maalesef okulların bir çoğunda olduğu gibi hiçbir sivil toplum örgütünde böyle insanlar için proğram yapılmadığını görüyoruz, bu çok üzücü bir olay. Mevlana gibi, Necip Fazıl gibi, Mehmet Akif ERSOY gibi insanlar duvarlara resimleri asılarak hatırlanmaz, yılda bir iki kere şiirini okuyarak hatırlanmaz.Oysaki her gün bu insanların yaptıklarını kendimize örnek almalıyız, çocuklarımıza anlatmalıyız. Merak ediyorum kaç taneninizin çocuğu böyle insanları biliyor, bu memlekete nasıl bir eser ve düşünce bıraktıklarını biliyor.Burada görev sivil toplum örgütlerine düşmektedir. Partilerin gençlik kollarına düşmektedir. Böyle değer verdiğimiz insanları bizleri takip eden nesile daha iyi anlatalım,  onların Vatan sevgisini,insan sevgisini,Kur’an sevgisini,Bayrak sevgisini, Toprak sevgisini ve İstiklalimizi nasıl kazandık bunları çocuklarımıza veya bilmeyenlere çok iyi anlatılması,öğretilmesi lazım.  Ersoy’u anlamamak bir noksanlıktır. Eserleri ve hayatıyla bir fazilet abidesidir Akif Ersoy.Akif Tarihe sığmayan bir destandır. Mehmet Akif,Sezai Karakoç’un deyişiyle, bitmekte olan günün doğuş vakitlerini hatırlayıp teselli aramak yerine, çevreyi gelecek günün doğuşuna hazırlamıştır.Şiirinden dostluğuna, vefasından azmine ve nihayet son yolculuğuna kadar, hayatını gelecek nesiller ve onların münevverleri için adeta eksiksiz bir rol modeli olarak yaşamıştır.

             

              Mehmet Akif ERSOY, 1873 yılında İstanbul da doğdu, babası, devrin sayılı alimlerinden ve Fatih dersiamlarından İpekli Temiz Tahir Efendi, annesi ise Buharalı bir alimden gelme, Tokat doğumlu Emine Şerife Hanımdır. Milli mücadelemizin manevi lideri M.Akif Ersoy, bilindiği üzere Çanakkale ve İstiklal Savaşımızın da gür sesidir.Mehmet Akif’i anlamak, geçmişi tanımak, geleceğe yönelmek; dini,ahlaki ve uygar niteliklerimizi öğrenmek; bizi yer yüzünden silmek isteyen düşmanlarımızı bilmek; daha da önemlisi, kara günler yaşamamak için neler yapmamız gerektiğini kavramak; çağdaş uygarlık düzeyine en kısa yoldan ulaşmanın yöntemini bulmak demektir..Hiçbir şairimiz, sömürgeci Avrupa’nın kepazeliklerini onun kadar isabetle sergilememiş, sahte yüzünü onun kadar açıklıkla gözler önüne sermemiştir.Emperyalizm, hiçbir zaman onun kadar müthiş bir düşman tanımamıştır.Akif hem bir ülke sesi, hemde bütün bir kıtanın feryadıdır.Bu feryada kulaklarımızı açık tutmalıyız. Mehmet Akif ERSOY, gerçek dindarlara ve susan dinsizlere kızmaz,Yalnız dini geri götürenlere ve bir de Türk halkının inançlarına küfredenlere kızardı.O, Müslümanlığı güzel olduğu için değil, ‘’doğru’’diye sevdi.Çok çalışkandı, Emek verilmeden kazanılan her şeyi haram sayardı.

              Mehmet Akif, Burdur Milletvekili olarak 1921 yılında Ankara’ya gelmişti, bu sıralarda, Türk’ün İstiklal marşını yazma yarışması açılmıştı.Yarışmanın para ödüllü olması neden ile, Akif bu yarışmaya katılmadı.Zira Akif, Türk’ün İstiklal Marşı’nı para ile yazacak bir insan değildi.Ne var ki yarışmaya gelen şiirlerden hiç biri, bir milli marştan beklenen heyecanı vermiyordu.Öyle bir şiir olmalıydı ki mısralarında bayrak dalgalanmalıydı.Bunu da ancak Akif yazabilirdi.Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrı över harekete geçti.Akif’in en yakın arkadaşı Hasan Basri Çantay, ikna gücünü kullanarak Akif’i yarışmaya katılmaya razı etti.Anlaşmaya göre, Akif yarışmaya katılacak, ancak kazandığı takdirde, söz konusu ödülü almayacak ve bu para, yoksul kadınları korumayla ilgili bir hayır kurumuna bağışlanacaktı. İstiklal Marşı Ankara’nın o en soğuk günlerinde Tacettin Dergahı’nın mescitle bitişik odasında sabaha karşı tamamlanır. Hepimiz biliyoruz ki,Akif o soğuk kış günlerinde sırtına giyecek bir paltosu bile yoktu.Bugünün ekonomi uzmanları, Akif’in hepimizce bilinen asil endişelerle kabul etmediği o para ödülüyle, o günlerde Ankara’nın en beğenilen yerlerinden oldukça büyük, geniş bahçeli bir konak satın alınabileceğini ifade ediyorlar.Yine hepimiz biliyoruz ki , Akif o yıllarda kirada oturuyordu...İşte tarih, işte Akif,işte biz.......Sorunumuz, günün ve geleceğin ihyasıdır.Karşımıza örnek bir karakter abidesi var.Tercih bizimdir. Nazım Hikmet gibi Polonya asıllı bir şaire nasıl değer veriliyorsa İstiklal Marşımızın şairi Türk kanı taşıyan Mehmet Akif ERSOY’a da Nazım’dan 10 kat daha fazla hatırlanması ve değer verilmesini bekliyorum.

          

                                                         Yıllarca, asırlarca süren uykundan artık,

                                                         Silkin de; muhitindeki zulmetleri yak, yık!

                                                         Bir baksana, gökler uyanık, yer uyanıktır;

                                Dünya uyanıkken uyumak, maskaralıktır!  (Mehmet Akif ERSOY) 

         

          Mehmet Akif’in yazdığı İstiklal Marşı, TBMM’nin 12 Mart 1921 tarihli oturumunda, milletvekillerinin coşkun alkışları arasında ve dört defa ayakta dinlenerek milli marşımız olarak kabul edildi. Ve Akif ALLAH BİR DAHA BU MİLLETE BİR İSTİKLAL MARŞI YAZDIRMASIN ifadesini kullanmıştır. Akif İstiklal Marşı’nda dua ediyor;

         Ya Rab...Vatanıma düşman girmesin,Camilerimize,mukaddes ve mübarek değerlerimize düşmanlar el sürmesin.Ezan varsa, hürriyet de var.Ezanlar ebediyen susmasın.Cennet Vatan için, elbette herkes canını feda eder..Millet olarak bu iman ve güce sahibiz.Vatanı için canını feda etmeyecek tek bir kişi dahi çıkmaz.Toprakları sıksan, sanki şehitlerin kanı fışkıracak, damla damla akacak.Şüheda, ‘’Şahid ve şehid’’ anlamına gelir. Vatanın her karış toprağında mutlaka şehid kanı vardır.Şehitlerin kanları ile bu topraklar sulanmıştır. Mehmet Akif Ersoy; ezanların susmaması, dinin temeli olması ifadesi ile, aynı zamanda Türkiye’de hakim olan İslam Dini’nin devamından, milletimizin kıyamete kadar Müslüman olarak kalmasından, yaşamasından da bahseder.Bir memleketin minarelerinde ebedi ezan okunursa, o memleket Müslüman demektir.Ezanı ve camisi olmayan memleket ve vatan, istila edilmiş, insanları esir alınmış demektir..Medeniyet getirmek için geldik diyen emperyalist güçlerin zulüm,haksızlık ve işkenceden başka bir şey vermediğini Mehmet Akif, İstiklal Marşı’nda, onların medeniyetini tek dişi kalmış canavar olarak ifade etmektedir.İmanı olanın cihana hükmedeceğini işaret eden Akif, her şeyin başının iman olduğunu belirtmiştir.İstiklal Savaşı boyunca, zafere en çok inanan insan Mehmet Akif ERSOY 1935’te amansız bir hastalığa yakalandı.Tedaviler, hava değişimleri fayda vermeyince, gurbette ölme korkusuna düştü.1936’da yurda döndü.Ne yazık ki bütün çabalara rağmen, yakalandığı bu amansız hastalığın pençesinden kurtulamadı.27 Aralık 1936’da hayata gözlerini yumdu.Gençler, mezarı başında büyük bir ürpermeyle İstiklal Marşı’nı söylediler. Cenazesi tıpkı kendisi gibi, içten bir merasime sahne oldu. Hava soğuktu, şiddetli bir poyraz esiyordu, kar yağmıştı, her yer bembeyazdı.Naaşı, örtüsüz,üstü açık bir tabutla Beyazıt Camii’nin bahçesine getirildi.Caminin bahçesinde bekleyen öğrenciler, tabutu görünce hüngür hüngür ağlamaya başladılar.Öğrencilerin bazıları hemen etrafa dağıldı.Çok geçmeden ellerinde büyük bayraklarla dönüp tabutu bayraklarla sardılar.  

           Çıplak bir tahta olarak gelen tabut, musalla taşında al sancaklarla, Kabe örtüsü ile donatıldı.Akif’in dostları, şairler, edipler, yazarlar ve üniversite talebeleri ve hocaları vardı. Kuruluşunda canla başla çalıştığı devletin hiçbir temsilcisi cenazede nedense yoktu. Burada üzülerek  diyorum ki şu anda Bütçe görüşmeleri yapılıyor Meclisimizde, istedim ki 27 ARALIK 2006 tarihinde orada vekillerimiz tarafından yüce Meclisimizde anılsın diye bekledim.Gençler Akif’in cenaze arabası ile  götürülmesine razı olmadı. Hatta omuzlarına bile koymayıp Edirnekapı Şehitliğine kadar ellerinin üzerinde taşıdılar. Herkes ağlıyordu.Akif’in defninden, okunan Kur’an-ı Kerim’den ve  dualardan sonra kabri başında konuşmalar yapıldı. Hıçkırıklar eşliğinde dinlenen ve yapılan konuşmaların sonuncusu şu müthiş cümlelerle tamamlandı: ‘’Ey Çanakkale şehitleri! Sizi terennüm eden Akif misafirinizdir.Ona iyi bakınız! Ey Akif nisyandan korkma! İstiklal Marşı söylendikçe unutulmazsın! Ve bu marş, Türklük yaşadıkça vardır! Yakın arkadaşı, Astronom Tahir Gökmen, tarifsiz acılar içinde, Akif için şöyle bir tarih düşünüyordu:

                                       Mum gibi yandı ciğer, çünkü vatan türküsünü,

                                      Hep geçen kapkara günlerde terennüm etti.

                                      Çıktı kırklar, bir ağızdan dediler tarihin

                                      İçimizden vatanın şairi gitti.    (1355)  

                Mehmet Akif  İstiklal Marşı ‘’ benim değil, milletindir’’ diyerek Safahatına almamış, kahraman ordumuza armağan etmiştir.

                                       Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak,

                                       Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak

                                       O benim milletimin yıldızıdır parlayacak;

                                       O Benimdir, o benim milletimindir ancak.   (Mehmet Akif ERSOY)

                Evet değerli  kardeşlerim zamanınızı iyi kullanınız, Ülke gündemini ilgiyle takip ediniz, ilgi olmadan bilgi olmaz. Milletimize hizmette bir sporcu gibi koşunuz.Dünü aşınız.Atatürk’ün çizdiği ışıklı yoldan asla ayrılmayınız. Dinimizi, Bayrağımızı, İstiklal Marşı’mızı, Askerimizi, Devletimizi  böyle değerli insanlarımızı ve milletimizi seviniz, koruyunuz,çocuklarınıza öğretiniz.Zira gelecekteki yiğit koruyucular onlar olacaktır diyor merhum Mehmet Akif ERSOY ve şehitlerimiz için dua etmenizi diliyorum.Dualarımız Mehmet Akif’e, olsun...

     

    Vefatının 71. yıldönümü anısına.

     


    Türkiye’deki emekli yaşlı insanları sevmiyorum. Ailemde emekli olanlarda dahil. Geleceğimizin çalınmasına izin verdiler. Umarım ızdırap dolu bir çileli hayat çekip elveda deyip bu dünyadan gidersiniz. Siz gençleri zırnık düşünmediniz hayallerini mahvettiniz.14.500TL ile hiçbirşey almadan karnınızı doyurun gelecek nesili düşünmeden yaşadığınızı sanıp gidin bu dünyadan.
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    ~$
    ComputerWolf
    ComputerWolf's avatar
    Üstün Hizmet Madalyası
    Kayıt Tarihi: 26/Mart/2003
    Erkek
    2yil once bu zamanlar,universitede Mehmet Akif Ersoyu anarken Pkk lilar bizi taslamisti..sonra ebelerinin yumurtaliklarini gorduler...o kizil sacli kizin sacindan tutup agaca surte surte kafasindan kivilcim cikarttigim ani hic unutmuyorum...ha birde bir okutmanin arabasinin camini kirmisti tasi pkk li cakallara atarken :)...Ustadin mekani cennet olsun.

    Hep denedin. Hep yenildin. Olsun yine dene , yine yenil ama daha iyi yenil !
  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    cold-m4
    cold-m4's avatar
    Kayıt Tarihi: 12/Temmuz/2007
    Erkek
    saygıyla anıyoruz demekten başka birşey gelmio aklıma :|
  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    habib_mx_tr
    habib_mx_tr's avatar
    Kayıt Tarihi: 14/Haziran/2006
    Erkek
    Üstat Rağıyf İstanbul da filizlenen gönül bahçemizi 1936 da susuz bıraktı. Saygıyla anıyoruz.

    !!!
  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    jannissary
    jannissary's avatar
    Kayıt Tarihi: 15/Eylül/2007
    Erkek

    allah rahmet eylesin üstada... bide duyduğma göre çok iyi ney üflermiş rahmetli.. kimse görmezmiş çalarken sadece sesini

    duyururmuş kimsenin önünde üflemememiş diye duymuştum doğrumuki bu


    15-17 yaşları arasında ham bünyeli,cahil,karanlık beyinler tarafından yetişmiş geleceğin statükocu elitleriyle bayağı ve gereksiz tartışmalardan sıkıldığımdan dolayı artık siyasi tartışmalarda boy göstermeyeceğim. o konulara yazanlara dışardan bakıp cahilliklerini nasıl kustuklarını son derece iyi görebiliyorum.size kolay gelsin. isteyen herkes üstüne alınabilir. gocunduysanız pm atabilirsiniz.
  6. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Posmort3m
    Posmort3m's avatar
    Kayıt Tarihi: 23/Mayıs/2007
    Erkek
    allah rahmet eylesin..şu sozu hiç aklımdan cıkmaz Allah bu millete bir daha istiklal marşı yazdırmasın..
  7. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    kartalenes
    kartalenes's avatar
    Kayıt Tarihi: 02/Nisan/2011
    Erkek

    Dün Mehmet Akif Ersoyun ölüm yıl dönümüydü tahribatta kimse tarafından hatırlanmaması ne kadar acı 


    Olduğu kadar , Olmadığı kader ...
Toplam Hit: 1086 Toplam Mesaj: 7