folder Tahribat.com Forumları
linefolder Genel
linefolder Kader-İ İlahiye Nedir?



Kader-İ İlahiye Nedir?

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    AsortiC
    AsortiC's avatar
    Kayıt Tarihi: 14/Haziran/2006
    Erkek

    Kader Allah’ın ezeli ilmiyle olmuş, olacak herşeyi önceden bilip, Levh-i Mahfuza kayd edilmesidir. Ezelde takdir edilen ve tayin edilen şeylerin ortaya çıkmasına da Kaza denir. Allah bir şey olduktan sonra öğrenmez, önceden bilip Levh-i Mahfuza yazmış. İmam-ı Azam; Levh-i Mahfuza yazılan şeylerin hüküm olarak değil vasıf ve haber olarak yazıldığını belirtmiştir. Yani bu yazı yazıldığı için değil, olacak şeklindedir, ya da şöyle olsun anlamında olmayıp, şöyle olacak ve olacağı önceden bilip tespit manasınadır. Ancak bu yazgı bizlerden gizlidir.
    Rızık, ecel gibi kesinleşmiş hükümler önceden tayin edilir, hiç kimse Rabbül Alemin’e neden böyle diye hesap soramaz. Rasulullah(s.a.v); Allahü Teala gökleri ve yeri yaratmadan 50.000 sene önce Levh-i Mahfuz’a mahlukatın kaderlerini yazdı. O zaman Arş’ı su üzerinde idi.(Müslim) diye beyanda bulundu..
    Allah’ın ilk yarattığı kalemdir. Allah Kalem’e;
    -Yaz dedi.
    Kalem:
    -Ne yazayım?
    Allah(c.c):
    - kıyamete kadar olacak ve gelecek herşeyin kaderlerini yaz buyurdu.
    Sonra Efendimiz(s.a.v),
    -Kim bunun dışındaki bu anlayış ve iman üzerinden ölürse o benden değildir(Ebu
    Davud) beyan buyurdu.
    Allah’ın Habib-i(s.a.v); Muhakkak Allahu Teala herkesin cennetteki ve
    Cehennemdeki yerini said mi? şaki mi? ne olacaksa halini yazıp tespit etmiştir buyurunca Sahabe-i Kiram:
    - O halde sonumuz belli ise, ameli terketme durumunda olmaz mıyız? Daha niye amel
    ediyoruz? diye sordu.
    Efendimiz(s.a.v);
    -Siz gücünüzün yettiği kadar amel edin gevşemeyin. Bir kimse saadet ehlinden ise
    ona cennetliklerin ameli kolaylaştırılır. Eğer şekavet ehlinden ise Cehennemliklerin ameli kolaylaştırılır(Buhari) buyurdu.
    Allahü Teala: Kim Allah için harcar, günahtan sakınır ve en güzel sözü (kelime
    şehadet) tasdik ederse biz onun için cenneti hazırlarız , aksi takdirde Cehenneme giden yolunu kolaylaştırırız(Leyle 5-10) buyuruyor.
    Hz.Ömer(r.anh):
    -Ya Rasululah! Amellerimiz önceden belirlenen bir hüküm üzere mi meydana
    geliyor, yoksa sonradan bizim başlayıp bitirmemizle mi ortaya çıkıyor?
    Efendimiz(s.a.v):
    -Önceden belirlenen bir hüküm ve takdire göre yapıyorsunuz buyurması üzerine,
    Hz.Ömer(r.anh):
    - Herşeyden önce belirlendi ise, o zaman biz niçin amel ediyoruz?
    Efendimiz(s.a.v):
    -Ey Ömer! Allah’ın takdir ettiği herşeye amelle ulaşılır dedi..
    Hz.Ömer(r.anh):
    - Şu halden ulaşmak istediğimiz herşey için vesile yapılan amellere sımsıkı sarılmamız
    gerekir dedi.
    Rasulü Kibriya(s.a.v):
    -Herkes ne için yaratıldı ise onun amelini işlemeye muvaffak
    kılınır(Buhari)buyurdu.
    Bu hadisi duyana kadar amel konusunda fazla bir şevkim yoktu, ama şimdi var
    gücümle hayırlı amele yöneldim(İbnu kayyum)buyurdu. Allahü Teala; Biz dileseydik her nefse hidayet verirdik, fakat tarafımızdan şu söz kesinleşti. Muhakkak Cehennemi bir gurup cin ve insanla tamamen dolduracağım (secde-13) buyuruyor. Hidayet O’nun elindedir çünkü.
    Ümmü Habibe(r.anh):
    - Allah’ım! Beni zevcim Rasullah, babam Ebu Süfyan ve kardeşim Muaviye ile birlikte
    güzel günlere ve hoş nimetlere kavuştur diye dua etti. Bunları işiten Habib-i Kibriya Efendimiz(s.a.v):
    - Sen Allah’a kesinleşmiş eceller, belirlenmiş günler ve taksim edilmiş rızıklar için
    dua ediyorsun. Sen bu tür şeyler yerine Allah’tan seni kabirdeki azaptan ve Cehennemin ateşinden kurtarmasını isteseydin, bu senin için daha hayırlı ve daha faziletli olurdu (Müslim) dedi.
    RUH
    Kader konusunda bilmiyorum demek daha emniyetli kılar insanı, hakeza ruh konusunda da öyle. Ruh kavramı hassas bir konu olduğundan Allahü Teala Rasülü Ekrem’e bu konuda kelam etmeye müsaade vermemiştir.. Şüphesiz beden gibi ruhda mahluk, yani yaratılmıştır. Ancak hayvanların ruhları, gerek melek, gerek cin ve gerekse insanların ruhları gibi değildir İnsana anne karnında daha 120 günlük iken ruh üflenir, dünyadan ayrılacağımız zamanda herne kader ruh bedenimizden çıksa da tam olarak irtibatını kesemez. Bu yüzden kabirlerinde yatan meftalara selam verildiğinde aleykümselam diye karşılık verirler, ya da ayak seslerimizi işitmeleri ruhun bir şekilde bedenle bağının olduğunun göstergesi olsa gerek. Kıyamet gününde dirildiğimizde ruh sonsuza kadar beden kafesinden ayrılmayacak ve ebedileşecek.
    Bir kimsenin kaderini bilmesi lazım ve şart değildir., çünkü o kendisinden saklanan kaderden değil, kendisine bildirilen emirlerden sorumludur. Kaderi bilmek değil, iman etmek farzdır.
    Kendisine ilahi davet ve ilim gelmeyen kimseler mesul değildir. Çocuk iken
    yaptıklarımızdan sorumlu değiliz. İnsan buluğa erdikten sonra melekler sevap-günah kayıt işlemlerine başlar, levh-i mahfuz’a yazılmış kaderini bilmezler, sonunda Melekler yazdıkları Allahü Teala’nın Levh-i Mahfuzda yazdıklarıyla aynı çıkar. İşte buna Kader-i ilahi yani kader sırrı denir. Bu kader-i ilahi Cennette anlaşılır. Bizler sadece yaşadığımız kısmını biliyoruz. Ötesini bilemiyoruz. Ancak Allah: Bana dua edin, dualarınıza karşılık vereyim(Cafir 60) buyuruyor. Dua münacaattır, bir sıkıntıdan kurtulmak için yapılır.
    Efendimiz(s.a.v);
    Kaderi ancak dua engeller. Ömrü ancak iyilikler artırır. Kul işlediği
    Günahlar yüzünden rızkından mahrum kalır(Hakim)
    Şüphesiz sadaka Rabbin gazabını söndürür ve kötü ölümü engeller
    (Tirmizi)
    Rızkının genişlemesini, ömrünün uzamasını isteyen kimse akraba
    hukukunu korusun(Buhari) buyurmuşlardır.
    Rabbül Alemin buyurdu ki;
    Rasulum de ki: Ben Allah’ın dilediğinden başka kendime herhangi bir fayda ve zarar verecek güce sahip değilim (A’raf/188)
    KADER ÇEŞİDİ
    Birtür kader vardır ki; o kati hükme bağlanmış dua ve himmetle
    iptal edilemez, rızık, evlilik ve ecelde olduğu gibi. İster haram isterse helal yoldan insanın gıdalandığı herşey rızıktır, rızık vardır, haktır ve Allah’ın ezeli takdiri üzerine pay edilir beşere.. Rızık farklılıların olması imtihan ve kulu sınama içindir. Allah merhamet sahibidir, kafirlere bile bu rızık nimetinden verilir.
    Kaderin bir türü de var ki, bazı sebeplere bağlanmış, Ki buna kaza-i muallak da denir, dua ,himmet ve sadaka bu kapsama girer. Mesela çocuk sahibi olmak isteyen önce evlenmeli, cinsel ilişkiye girmeli, erkek-kız hangisi olacaksa razı olmalıdır. Hiç çocukda olmayabilir veya geç olabilir, bütün bunlar kader konusudur..
    Kulun başına ya iyilik, ya kötülük, ya sıhhat, ya da hastalık gelebilir. Elbette
    hastalık kaderdir, ama tedavi olmakda kader. Acıkmak kader, ama rızık aramakda kader, günahlarda kader ama, sakınmakda kader. Efendimize sordular:
    - Ya Rasulullah! Biz hasta olunca ilaç alıyoruz, şifa için okunuyoruz, bunlar Allah’ın
    kaderine mani olur, bize bir fayda verir mi?
    Efendimiz(s.a.v):
    -Onlarda Allah’ın kaderindendir(Tirmizi) buyurdu.
    Rasululah(sa.v): Sana fayda verecek şeyin peşine düş ve ulaşmak için Allah’tan yardım iste, sakın acizlik gösterme, Başına bir durum gelince: Keşke şöyle yapsaydım şöyle olurdu deme. Fakat: Bu Allah’ın takdiridir, O dilediğini yapar de. Çünkü keşke türü hayıflanmalar şeytana kapı açar, söyleyeni zarara sokar(Müslim)
    Rasulüllah; Bir kötülük işlediğin zaman hemen ardından bir iyilik yapki o temizlensin(Tirmizi)
    Hz.Ömer Şam’a yola çıktı sınırda Ebu Ubeyde b. Cerrah karşıladı:
    - Ya Ömer! Şamda ciddi bir veba hastalığı var dedi. Bunun üzerine Halife Ömer derhal
    arkadaşlarıyla istişare edip geri dönmeye karar verdi. Şam Valisinin taaccübüne giderek;
    - Allah’ın kaderinden mi kaçıyorsun?
    Hz.Ömer(r.anh):
    -Evet, Allah’ın kaderinden yine Allah’ın kaderine rücu ediyorum dedi. İlaveten:
    - Senin bir grup deven olsaydı, bir tarafı otlu, diğer tarafı çorak olan bir derenin hangi
    tarafında otlatırdın? Eğer meralı yerden otlatırsan develerin doyurmuş olup Allah’ın kaderiylegütmüş olursun, çorak tarafa yönlendirsen develerini aç bırakır yine Allahın takdiriyle gütmüş olursun. İkisi de kader, fakat sonuçları farklı.
    Tam bu soru cevaplı konuşmalar bitmek üzere iken Abdurrahman b. Avf yanlarına geldi dedi ki:
    -Ben Allah Rasulünden; Bir yerde veba hastalığının bulunduğunu işittiğinizde oraya
    gitmeyin. Bulunduğunuz yerde veba görülünce de oradan kaçarak başka yere çıkmayın. sözünü duydum. Bu hadis-i şerif işitince Halife Hz.Ömer(r.anh) Allah’a hamd ederek Medine yoluna koyuldu.
    YARATMAK AYRI FİİLİ İŞLEMEK AYRI
    Allah hayrı yaratır, ama şerri yaratmaz demek yanlış, kötülüğü işlemek ayrı şey,
    Yaratma başkadır. İyi kötü bize göredir. Evet! Allah dilese idi herkes imana gelirdi, ancak herkesin hidayete gelmesini irade etmemiş, imtihan gereğidir çünkü. Allah güç ve takat vermese kul ne hayır nede şer işleyebilir, kul için eylem vardır, ama fiilin yaratıcısı değildir yani yapıcısıdır. İnsanda cüzi irade verilerek birçok şeylerle desteklenmiş, gerek Peygamber, gerek melek gerek kitap ve gerekse akıl ile hayra giden yol gösterilmiştir. Allah’ın fiili ile kul’un fiili aynı şeyler değildir. Yine Fiili yaratmak başka fiili işlemek başka. Hayır ve şerrin Allah’dan olduğuna inanmak kaderdir. Çünkü kaza ve kader Allah’ın ezeldeki sıfatlarıdır. Kader-i ilahi gereği hayırlı işlerde Allah hoşnut olur, kötü eylemlerde Rabbül Aleminin dilemesi vardır, ama rızalığı yoktur.
    Allah bazılarına ikram eder, sever, seçer ve hidayet verir, tercih O’nundur,
    Bazılarından da ilahi yardımı keser, kulların kalbini bağlar, kalbi mühürler ya da şeytanla başbaşa bırakır bu durum adalettir. Kader-i ilahiye imtihan sırrıdır , o alanda bize laf düşmez, hiç kimse otoriter değil.
    Kader konusunda Cebriyye akımı kula tercih hakkı tanımaz, Kaderiyye akımıda
    Bunun tam tersi Allah kuluna karışmaz der, Ehlisünnet ekolü ise hem kaderi hem de ilahi takdiri esas alır, Allah kulun tercihine göre fiillerini yaratır der. Böyle olmasaydı cebir olurdu, yani kafir zorla inkar etmiş olurdu ki; Allah zulümden münezzehtir, hiçbir kuluna zulmetmez. Allah; Sizin hayır gördüğünüz şeylere şer, şer gördüğünüz şeylerde hayır olabilir. İşin aslını ve hayırlısını siz bilemezsiniz (Bakara,216) buyuruyor çünkü.
    İnanan insan rızık endişesi taşımaz, sabreder, yine iyilikleri kendinden bilmez
    ümit ve korku halinde yol çizer kendine, günah işleyene lanet okumadığı gibi, hak yola çağırır
    nasiplensin diye herkesi.
    ÜÇ KANUN
    Allah’ın üç kanun var: Birincisi Ata kanunu, ikincisi Kaza kananu, üçüncüsü de Kader kanunudur.. Ata, kaza kanunu, kaza da kaderi bozabilir. Bazen uhrevi cezalar Allah’ın Ata kanunuyla iptal edilebilir, böylece kaza’nın bozulmasıyla da kaderde otomotikmen değişikliğe uğramış olur.
    Bir sufi kayıtsız şartsız teslim olduğu, önder bildiği bir zata öyle bağlanır ki zaman içerisinde muhabbeti doruğa ulaşır ve keşfi açılır. Bir gün merak eder kendi kendine der ki:
    -Bir bakayım Mürşidimin maneviyattaki makamı ne, baktığında ne görsün muhabbet beslediği mürşidi şaki yazılmış. Bu yazıyı gördükten sonra artık Mürşidi ile ilgilenmez ve bu durumu mürşidinin gözünden kaçmaz. Bu sefer Mürşidi merak eder:
    - Oğul sana neoldu, eskisi gibi değilsin?
    Cevap verir:
    - Maneviyattaki makamına baktım şaki yazılı ondan dedi.
    O Zat der ki:
    - Bak evladım, Sen o yazıyı daha yeni görüyorsun, ben ise yedi senedir o yazıyı
    gördüğüm halde zerre miskal Allah’a itaat etmekten geri durmadım ve ümidimi kesmedim buyurarak anlamlı mesaj vermiş oldu. Allah dilerse Ata kanununda yazılan Şaki’yi Mutiye çevirebilir,Yunus; bunun için kahrında hoş lütfunda demiş.

    (Alıntı)

  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    afrasiab
    afrasiab's avatar
    Banlanmış Üye
    Kayıt Tarihi: 18/Eylül/2007
    Erkek

    hocam bu çok uzun temel olarak ne demek istemiş onuda bi belirtsen tembeller için :D


    Acı veriyorsa geçmiş, geçmemiş demektir...
  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    YekteranBaymedir
    YekteranBaymedir's avatar
    Kayıt Tarihi: 10/Temmuz/2009
    Homo

    benim kadarden anladıgım şu: kader; yapacağımız şeyler kendi irademiz dışında değildir, fakat yapacağımız şeyler Allah tarafından önceden bilinir.

    Bu önceden bilinen şeye kader diyoruz.

  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    AsortiC
    AsortiC's avatar
    Kayıt Tarihi: 14/Haziran/2006
    Erkek

    Kaderinde çeşitleri vardır mesela değişebilir kaderde olup değişmesi mümkün olmayan kaderde olabilir

    değişmesi dua veya tedbirle olur. Aşşağıda detaylı olarak açıklanmış okuyabilirsiniz

     

     

    Sual: Dua ile kader değişir mi? "Allah yazdıysa bozsun" deyimindeki mana nedir? Dua etmeyi dilemek de kaderden mi? Kaderin ömrü nereye kadardır? Ezeli mi, yoksa ebedi mi? Kaderin de bir kaderi var mı?
    CEVAP
    Önce kaza ve kader ile çeşitlerini bilmek gerekir.
    Kader, Allahü teâlânın, olacak şeyleri ezelde bilmesidir. Kaza, kaderde bulunan şeyleri, zamanı gelince yaratmasıdır. Yani kader, maaş bordrosu gibidir. Kaza ise, bu maaşın dağıtılmasıdır. Allahü teâlâ, herkesin ne yapacağını, nerede nasıl öleceğini bilir. Buna, kader, kısmet, baht, nasip, talih, yazgı, alınyazısı deniyor. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Allah, onların işlediklerini ve işleyeceklerini bilir.) [Bekara 255]

    Bir film tekrar tekrar gösterilse, bunu önceden seyretmiş birisi, ikinci, üçüncü defa seyrederken, (Baş rolde oynayan oyuncu, attan düşüp ölecek) dese, o dediği için mi filmdeki oyuncu ölüyor, yoksa, söyleyen daha önce seyrettiği için mi biliyor?

    Takvimlere, bir yıl içinde güneşin ne zaman doğup, ne zaman batacağı, hesaplanarak yazılıyor. Güneş, takvimde bildirilen saatlerde doğup batar. Güneş, takvime öyle yazıldı diye bilinen saatlerde doğup batmaz. Takvime yazılması, güneşin doğmasına ve batmasına tesir etmez. Allahü teâlâ da insanların başlarına ne geleceğini bildiği için, bunları levh-i mahfuza yazmıştır. Bir âyet meali şöyledir:
    (Allah her canlının durduğu yeri ve sonunda bırakılacağı mekanı bilir. Hepsi açık bir kitapta [levh-i mahfuzda] dır.) [Hud 6]

    Kaderin değişeni de, değişmeyeni de vardır. Mesela değişmeyen ecele, ecel-i müsemma denir. Bir âyet-i kerime meali şöyledir:
    (Ecel bir an gecikmez ve vaktinden önce de gelmez.) [Araf 34]

    İnsanın işine göre, ömrü ve rızkı değişebilir. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Allah, dilediğini siler, dilediğini değiştirmez. Ümm-ül-kitab [levh-i mahfuz] Ondadır.) [Ra’d 39]

    Ümm-ül kitap
    , ezeli olan kelam-ı İlahinin yazılı olduğu kitaptır. Melekler, bunu anlayamaz. Zamanlı değildir. Allah’tan başka, kimse bilmez. Hiç yok olmaz. Levh-i mahfuzda değişiklik olur. Bunu melekler görür. İnsanın, işine göre, ömrü ve rızkı değişir. İyiler kötü, kötüler iyi olarak değiştirilebilir. Bir başka âyet meali de şöyledir:
    (Herkesin ömrü ve ömürlerin kısalması elbette kitapta yazılıdır.) [Fatır 11]

    Değişebilen kaza kadere kaza-i muallak denir. Bir kimse, iyi amel yapıp duası kabul olursa, o kaza değişebilir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Kaza-i muallakı hiçbir şey değiştirmez. Yalnız dua değiştirir.) [Hakim]
    (Kader, tedbirle, sakınmakla değişmez. Ama kabul olan dua, bela gelirken korur.) [Taberani]
    (Sıla-i rahm ömrü uzatır.) [Taberani]

    Kaderin levh-i mahfuzda yazılması kazadır. Bir kimseye takdir edilen bela, kaza-i muallak ise, o kimsenin dua etmesi de takdir edilmişse, dua eder, kabul olunca belayı önler. Duanın belayı önlemesi de kaza ve kaderdendir. Şemsiye yağmura siper olduğu gibi, dua da belaya siper olur.

    Ecel-i müsemma değişmez ama; Ecel-i kaza değişebilir. Bir örnek: İki kişi, Hazret-i Davud’a birbirini şikayet etti. Azrail aleyhisselam gelip, (Bu iki kişiden birinin eceline bir hafta kaldı. İkincisinin ömrü de, bir hafta önce bitmişti; ama ölmedi) dedi. Hazret-i Davud, hayret edip sebebini sorunca cevaben dedi ki:
    (İkincisinin bir akrabası vardı. Buna dargın idi. Bu gidip onun gönlünü aldı. Bunun için Allahü teâlâ, bunun ömrünü 20 yıl uzattı.) [Levh-i Mahfuz ve Ümm-ül-kitab risalesi]

     

    Alıntı

  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    umit
    umit's avatar
    Kayıt Tarihi: 23/Mayıs/2007
    Erkek

    merak ettiğim bi konu. çizik atalım akşam evde okurum


    le le le sakine
  6. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Tarikat Şeyhi
    HolyOne
    HolyOne's avatar
    Kayıt Tarihi: 01/Haziran/2002
    Erkek

    Hakki zikir eder bu nankor dilim

    durmaz tesbih ceker bu iki elim hocam


    Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir, Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir!
  7. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Sigortacı
    DJ_Alper
    DJ_Alper's avatar
    Bilgi/Destek Madalyası
    Kayıt Tarihi: 03/Ocak/2006
    Erkek

    okudum gayet güzel yazı beyinimin bir kenarında dursun


    Sorularınızı cilginsigortaci@gmail.com a yazabilirsiniz cevaplar instagram sayfasında >>>instagram/cilginsigortaci/ █║▌│█│║▌║││█║▌║▌║
  8. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    FOXXLY
    FOXXLY's avatar
    Kayıt Tarihi: 19/Haziran/2006
    Erkek

    kader ajanlarını izleyip forumda kader ajanları ile ilgili konu varmı diye aramıştım üstüne bu konu çıktı :D

    ps. filmi izleyin :D

     

    hassiktir bende diyorum 14 temmuzun konusu nie ana sayfaya çıkmıyor. 2010 muş ak.


    kelimeler albayım bazı anlamlara gelmiyor.
Toplam Hit: 1145 Toplam Mesaj: 8