Kemalizm, Cumhuriyet Ve Gelecek…
-
Ünide nutuk ve siyaset bilimine giren bir hocamın yazısı.Çok başarılı bir yazı olmuş yayınlayayım dedim.Yalnız bu 3. sadece linki veriyorum bir babayiğit bu mesajın altına konuyu kaynaktan ekleyebilir mi?
Text dosyasında düzenledim vs. ama olmadı.
http://www.erkansensekerci.com/blog/2009/12/13/kemalizm-cumhuriyet-ve-gelecek/
-
20. yüzyılı Kemalizm karşıtlığı üzerine kurmaya çalışan kesimlerin, iktidar olma fırsatını elde ettiklerinde yaşadıkları çağın temel gerekliliklerini yerine getirmekten kaçınmış olmaları ibret vericidir. Tüm zamanlarını Atatürk’ü diktatör, kurduğu rejimi de totaliter göstermeye adamış bu çevreler, ülke yönetiminde söz sahibi oldukları dönemlerde, topluma vaat ettikleri demokrasi, hukuk devleti ve insan hakları atılımlarını yapmak konusunda nedense oldukça cimri ve nazlı davranmışlardır. Aynı yaklaşımlar, şimdi de 21. yüzyıl ve dünyanın değişen koşulları gerekçe gösterilerek sürdürülmekte ve Kemalizm’i 21. yüzyıla yakıştıramayanlar bu kez de sığındıkları bu yeni yüzyılın gerekliliklerinden kaçmaktadırlar.
20. yüzyılda, dünya ülkelerinin pek çoğunun ortak paydası “gelişme ve ilerleme” ülküleriydi. Ancak bu hedeflere ulaşabilmenin önkoşulu sayılan endüstri, bilim ve teknoloji devrimleri tüm dünyada eş zamanlı başlamadığından; 20. yüzyıl, farklı düzeylerde gelişmiş ülkelerin aynı hedeflere yönelik eşitsiz rekabetine ve böyle bir rekabetin kaçınılmaz sonucu olarak da emperyalist politikalara sahne olmuştu. Türkiye, emperyalizm gerçeğine işgalci saldırılar şeklinde maruz kalmış olmasının yanı sıra en şiddetli yanıtı vermiş ülkelerin başında gelmekteydi. Onun direnişini ve başkaldırısını özel ve evrensel kılan en ayırt edici niteliği, her türlü vazgeçiş, teslimiyet ve boyun eğişe son veren; stratejisini önce silahlı savaşı sonra da düşmanın yeniden saldıracağından hareketle uygarlık savaşını kazanmak üzerine kurmuş olan ulusal projesi idi. Nitekim giderek Kemalizm kavramı ile özdeşleşen bu proje, sıcak savaş cephesinin kapanmasının hemen ardından, Türkiye’yi teokratik bir monarşiden, halk egemenliğine dayalı çağdaş ve laik bir cumhuriyete taşıyacak planını devreye sokmuş ve dinsel, geleneksel ve feodal güç odaklarına karşı yeni bir savaş cephesi açmıştı.
Etnik gruplar ve mezhepler üstü bir ulus-devlet kurmak biçiminde özetlenebilecek bu hedefin temel araçları ise; Fransız Devrimi’nden esinlenmiş laiklik, milliyetçilik ve cumhuriyetçilik ilkeleri ile Bolşevik Devrimi’nden esinlenmiş devletçilik ve halkçılık ilkeleriydi. Doğu ve Batının kesişme noktasındaki bir ülkenin uygarlaşma ideolojisi olarak; Doğuyu ve Batıyı ulusal karaktere uyarlayarak mükemmel bir biçimde sentezleyen Kemalizm; kısa zamanda kulun yurttaşa dönüştüğü bir yaşamı Türkiye’de egemen kılmayı başarmış ve reçetelerle yönetilen bir İmparatorluktan kendi ölçütleriyle evrensel hedeflere yönelmiş bir ülke durumuna gelmişti. Bir önceki yüzyılın devrimlerini ıskalamış ve bu yüzden 19. yüzyılı yaşayamamış bir ulusu 20. yüzyıla ortak etmişti. Elde ettiği başarısının açık göstergesi ise, bir yandan 1923’ün perişan koşullarıyla kıyaslanamayacak denli yol almış günümüz Türkiye’si öte yandan da Latin ve Orta Amerika’dan Uzakdoğu’ya tüm bir üçüncü dünyada uyandırdığı esin ve hayranlıktı. Buna karşın, hurafelerin bile “demokratik ve sivil haklar” bağlamında kendisine temsil alanı bulabildiği 21. yüzyılda, Kemalizm’in “demode” kavramına mahkûm edilmeye çalışılması, tüketim toplumunun vardığı düşünsel şaşkınlık ve anakronizmi çıplak bırakması açısından ibret vericidir.
Atatürk ve projesi, 21. Yüzyılı kutsal ve göz kamaştırıcı kılan hangi değer ya da ikonla çelişmektedir? 20. Yüzyılın rövanşını almaya çalışan yeni tanzim planlarıyla mı? Soğuk Savaş’ın ardından çok merkezli bir nitelik kazanmış ve her an çıkabilecek yeni savaşlara gebe kalmış savunmasız dünyaya mı? Ulus-devletin, ulus-devlet niteliği kazanmış olanlar için çok önemli olmasına karşın, o aşamaya gelememiş olanlara arkaik bir sıfat gibi tanıtılmasına mı? Ya da küresel düzeyde sürdürülen kültürel, dilsel ve ideolojik tektipleştirme baskısına mı? Evet, bir demodelikten söz edilecekse, bu, yöntemi ve araçları değişmesine karşın yönelimi ve felsefesi bir önceki yüzyıldan daha ileride olmayan küresel egemenlik politikalarıdır. Bu demode ve ikiyüzlü saldırganlığa Kemalizm dışında ciddi bir karşı duruş üretilemediği için; tüm bu politikaların, Türkiye’de etnisite ya da din temelli siyaset yapanları değil de Atatürk’ü sorun haline getirmelerini anlamak güç değildir. Özellikle de soğuk savaşın sona erdiği şu son 20 yıl içinde, ABD’nin Ortadoğu’daki önceliği İsrail ve Rusya olduğu için Türkiye, Irak ve Suriye gibi büyük ülkelerin parçalanması ya da Bangladeş, Pakistan, İran, Malezya ve Endonezya’nın da katılımıyla bu ülkelerin ılımlı bir İslam kuşağı içinde toplanması, partner ülkelerin bölg edeki yeni güç ve saygınlıkları açısından açıkça telaffuz edilebilir bir nitelik kazanmıştır. Bu bağlamda Kemalizm, gerek ABD merkezli küreselleşme süreci gerek Avrasya’da yaratılmak istenen İslam Birliği, gerekse de AB’nin doğuya doğru genişleme stratejileri açısından görünü
şe göre ciddi bir engel oluşturmaktadır. Çünkü Kemalizm:
1. Ulusal ideoloji niteliğini taşımaktadır
2. Eleştirel ve akılcı bir düşünce sistemidir
1-Bununla birlikte, Kemalist projenin etkili bir biçimde devreye sokulabilmesi için bir dizi uygulamanın ivedilikle gerçekleşmesi gerekmektedir. Örneğin:
2-Öncelikle, madencilik, tarım ve hayvancılık alanlarında kapitülasyon niteliğini taşıyan teslimiyetçi anlaşmalar ulusal bağımsızlığa uygun anlaşmalar ile ikame edilmelidir.
3-Ekonomide üretim ve istihdam odaklı politikalara öncelik tanınmalıdır.
4-Kamu kaynakları üzerindeki vurgunculuk ve yolsuzluğu önleyebilmek açısından; tüm veri ve para akışı üzerinde anında denetim ve vergilendirme olanağı sağlayan sayısal bir piyasa oluşturulmalı ve sistemin saydamlığı, yargının tam bağımsız hale getirilmesiyle pekiştirilmelidir.
5-Nüfusun ve buna bağlı gıda harcamalarının büyüklüğü göz önünde bulundurularak tarımsal üretim; dışa bağımlılığı körükleyen ve ekolojik, toplumsal ve psikolojik açıdan sayısız tahribata yol açan yapısıyla da ulaştırma sektörü stratejik öncelik kabul edilmelidir.
6-KİT sistemi siyasal müdahalelerden etkilenmeyecek biçimde özerkleştirilerek ileri teknoloji gerektiren alanlara yönlendirilmeli; gerek denetimi yaygınlaştırmak gerekse de maliyeti tabana yaymak açısından gerekli görülenleri halka arz edilmelidir.
7-Eğitim ve bilim kurumlarına üst düzey yatırımlar yapılmalı; ulusal eğitim bilgi toplumunun insan kaynaklarını yetiştirme bilinciyle yeniden yapılandırılmalıdır.
8-İletişim ve bilgi teknolojisi alanlarında alt-yapı eksiklikleri tamamlanmalı ve bilgi üretimi ekonomik üretim sektörü durumuna getirilmelidir.
9-Bütün bu yeniden yapılanmayı ifade edebilecek yeni bir anayasa hazırlanmalı ve bu anayasa çerçevesinde Türkiye’nin hukuk düzeni adil bir seçim sistemine dayanan, demokratik ve saydam siyasal partiler yoluyla çalışan, sivil toplum örgütlerinin katılma olanaklarını genişleten, temel insan hak ve özgürlüklerini tanıyan ve bürokrasiyi azaltarak çağdaş ve dinamik kurumlara yol veren çoğulcu, parlamenter ve demokratik bir anlayışa dayalı olarak yeniden yapılandırılmalıdır.
21. yüzyıl, cemaatlere parçalanan değil “toplum” olarak varolabilen devletlerin; azınlık ya da çoğunluk imtiyazlarına değil haklar sistemine dayalı devletlerin; etnik ve dinsel kimliklere göre tasnif olmuş değil ulusal kimliğiyle sivrilen devletlerin; türdeşleştirilmiş yığınların değil armonik bütünlük kazanmış ulusların ve nihayet bireyciliğe değil bireyselliğe yatırım yapan devletlerin, kısacası ulusal cumhuriyetlerin yüzyılı olacaktır. Bize bu varoluş yolunu açarak ufkumuzu genişleten Büyük Önder ve silah arkadaşlarına şükran ve minnet duygularımızı ifade ediyor, Cumhuriyetin güzel ülkemiz için sınır çizgisi niteliği taşıdığını herkesin önem ve ciddiyetle kavramasını ümit ediyoruz.
http://www.erkansensekerci.com/blog/2009/12/13/kemalizm-cumhuriyet-ve-gelecek/ Çok uğraştım ayıklamak ve düzenlemek için umarım sorun çıkmaz.
-
OLdu sonunda.
-
ellerinden öpmek lazım hocanın . güzel noktalara değinmiş..
-
hocaya derimki ;
Bu memleketin hain kontenjanı vardır.osmanlı cumhuriyet ve 2009a kadarda vardı bundan sonrada olacaklar.
ama bu memleketin insanları her zaman bunlara hakettikleri yeri göstermiştir zamanı geldiğinde.
ha şimdi güçlü hissediyorlar dünkü islami teali cemiyeti + kürt teali cemiyeti. ama unuttukları birşey var !...
-
Valla 21. yüzyıla kemalizmi yakıştıranları da biliyorum.
Bizim bi g.tü boklu yardımcı doçent birgün mercedes jiple ertesi gün bmw canı sıkılınca audi ile geziyor. Neymiş? Atatürkçü düşünce derneğinin başkanıymış.
Git o hocana söyle 21. yüzyılda Kemalizmi kullanıp ta şerefsizlik yapanlar içinde bir makale yazsın bakalım.
-
HaYVaN bunu yazdı:
-----------------------------
Valla 21. yüzyıla kemalizmi yakıştıranları da biliyorum.
Bizim bi g.tü boklu yardımcı doçent birgün mercedes jiple ertesi gün bmw canı sıkılınca audi ile geziyor. Neymiş? Atatürkçü düşünce derneğinin başkanıymış.
Git o hocana söyle 21. yüzyılda Atatürk'ün ismini kullanıp ta şerefsizlik yapanlar içinde bir makale yazsın bakalım.
-----------------------------o adamla ne ilgisi var bu kastedilenlerle. o adam kendi zevkine göre yaşamak istiyorsa bunla onu yapıştırmak akıl karı mı ? iyi o zaman şeyhler imamlar hacılar hocalar din bezirganları Allaha kendini adamış + başkalarını maşa olarak kullanmayı vazife edinmiş insanların villalarda son model arabalarla keyif üstüne keyifle zındıklaşması gezmesi tozmasıda aynı düşünce olur o halde. bu düşüncede kepazelik bir düşünce olur '
-
HaYVaN bunu yazdı:
-----------------------------
Valla 21. yüzyıla kemalizmi yakıştıranları da biliyorum.
Bizim bi g.tü boklu yardımcı doçent birgün mercedes jiple ertesi gün bmw canı sıkılınca audi ile geziyor. Neymiş? Atatürkçü düşünce derneğinin başkanıymış.
Git o hocana söyle 21. yüzyılda Kemalizmi kullanıp ta şerefsizlik yapanlar içinde bir makale yazsın bakalım.
-----------------------------Hoca mantıklı yorumlar yap.Git hocana söyle falan kendinde misin sen yoksa gaza mı geldin?
-
Hoca anası babası yok köyden gelmiş bir adamın nasıl o kadar parası olabiliyor? Doçent bile değil kadrosu yok?
Hadi geçelim bunları. Nice kemalist görmedik mi apoylan fotoğraf çektiriyorlar el sıkışıyor öpüşüyorlar?
Sen namaz kılanları takke takanları yobaz sayma artık emin ol kimse itibar etmiyor bu adamlara..
Bu devirde itibar Atatürk'ü seviyorum Laik'im diyen adama. Bu adam eroinde satsa pkkyı kendisi beslese direk bizim askerin kafasına kurşun sıksa yine baş tacı yapılıyor.. Asıl yobaz bunlar işte... Vallahi billahi tillahi ben Atatürk'e karşı onların tahmin edemeyeceği bir sevgi saygı besliyorum. Ama insanlar anlamıyor anlamak istemiyor.
-
bu halka cumhuriyet fazla, çünkü haketmek için uğraşılmadı; çaresizliği, tecavüzü, ezilmeyi, ölümü, açlığı, bunalımı tatmalı bu halk 1 dilim ekmeğe muhtaç yaşamalı küfrettiği dedesini hatırlamak için...
