

Kitabe-İ Seng-İ Mezar
-
Dedemin ölümü ardından yazdığım şiirleri hatırlayan hatırlar. Hatırlamayan için soruyorum hangisini mezartaşına yazdırayım?
-
Hayatı boyunca huzuru aradı
Dinmek bilmez fırtınalar içinde
Tek isteği sessiz bir yaşamdı
Şimdi o aradığı sessizliği yaşıyor
Dünyanın Kötülüklerinden uzak
Bir hastane odasında
Yaşam ile ölüm arasındaki o ince çizgide
Mücadele veriyor
Hatırladığı tek şey adı
ve elli yıl önceki yaşı
Kendini 20 yaşında bir reçber sanıyor
Köyünün tarlalarında dolaşan
Baharda coşan derelerde yüzünü yıkayıp
Bir pınar başında azığını yiyen
Güneşle yatıp, güneşle kalkan
bir reçber
Aradığı huzur belki de buydu
Belki tek isteği buydu dünyadan
O küçücük saf dünyasında yaşamak
ve kirlilikten uzak kalmak istiyordu
Sonunda oldu...
Şimdi ne zaman 20 yaşında
köylü bir delikanlı görmek istesem
O soğuk hastane duvarları arasındaki
Karanlık odasına gidiyor
Karanlık dünyasındaki
aydınlığı seyrediyorum
ve hayran hayran dinliyorum onu
Masmavi gözlerine bakıyor
Beni görememesine üzülüyorum
Bir yandan beni görmesini istiyor
Bir yandan mutluluğunu
bozmaktan korkuyorum
Birgün düzelecek
ve şark köşemizde tavla oynayacağız
O zarlara küfredecek
Ben onu seyredeceğim
Biliyorum...
-----------------------------------------------
Çapa"da bir odada damar tıkanıklığı nedeniyle kör olan ve hafızasını yitiren dedeme...
02.09.03 -
Sahibinin Okuyamadığı Şiir Olması Gereken Başlıkta!...
65...
52...
57...
50...
43...
61...
40...
ne kadar anlamsız sayılar değil mi
birbirleriyle hiçbir alakası yok...
bu sayıların önemini boğucu bir hastane odasında
yaşamı bir makineye bağlanmış
dedemi izlerken anladım...
kalp atış ritmi düştükçe
ölüm yaklaşıyordu...
artık bekliyorduk ölümü
dakika dakika
saniye saniye yaklaşıyordu
ve biz nefesimizi tutmuş
zamanın geçmemesini diliyorduk!
siz bilir misiniz sevdiğinizin ölümünü beklemek
nasıl bir duygu?
nasıl bir duygu saniye saniye ölümün sevdiğinizin bedenini
-daha kalbi atarken-
ele geçirmesini izlemek...
ve
ağlayamamak...
nasıl bir şeydir bilir misiniz siz?
kaybettiğiniz şeye üzülmek, yanmak
haykırmak, çığlıklar atmak, gözyaşlarına boğmak her tarafı
ama
yerinden kıpırdamamak bunları yaparken...
nasıl bir şeydir bilir misiniz siz?
bir odada şimdi size gülemeyen, kızamayan,
bağıramayan sevdiğinizi son kez yıkamak
üç kat bez parçasına sarmak
bir ahşap parçasına yerleştirmek
onu omuzunda taşımak
toprağa gömmek...
nasıl bir şeydir bilir misiniz siz?
bir mezarlıkta sevdiğinizle birlikte yüreğinizden bir parçayı gömmek
ve sanki o parça hâla yerindeymişçesine çekip gitmek
tek bir damla gözyaşı dökmeden saatlerce ağlamak
gece yatakta üşümek
o yatakta sevdiğinizin sıcaklığını aramak
ama bulamamak...
merak etmeyin, fazla sürmez
elbet bir gün öğrenirsiniz...
tıpkı benim gibi... -
Bir şiir kitabı çıkaramadım. Ancak bir kitabe'de hem de Kitabe-i Seng-i Mezar'da geçecek yazdığım şiir. Bu ne büyük hüzün, bu ne büyük kıvanç. Bu ne büyük teessür....
-
birincisi daha hos bence kardesim
ama yinede sen bilirsin
-
Evet abi 1. si daha güzel
-
bence de birincisi
-
Birincisi yazıldığı zaman yaşıyordu...
-
Yazmadım hiçbirşey
yazamadım...
Mezartaşında koca bir hiç var şimdi...
Koca bir ömürden geriye kalan
KOCA BİR HİÇ...
Toplam Hit: 912 Toplam Mesaj: 9