Komandolar İlk Kez 30 Ağustos Zafer Bayramı"Nda...
-
Hükümetin Kürt sorununu çözmek amacıyla başlattığı "Demokratik Açılım" çalışmalarına yönelik tartışmalar sürerken,
30 Ağustos Zafer Bayramı'nda bir ilk yaşanacak.Türk Silahlı Kuvvetleri'nin terörle mücadele kapsamında yürüttüğü operasyonlara katılan komandolar Hipodrom'a inecek. Doğu ve Güneydoğu illerinde görev yapan komandolar Ankara'da Hipodrom Alanı'nda düzenlenen resmi geçit töreninde ilk kez yürüyecekler. Türkiye ve KKTC'de bulunan tüm askeri birliklere ait 60 sancak, Hipodrom Alanı'nda düzenlenecek törenin resmi geçidinde ilk kez yer alacak. Uzman erbaşlar da ilk kez tören yürülüşüne katılacak.
TSK'DAN SANCAK AÇILIMI
30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 87’nci yıldönümü kutlama törenleri için tüm sancaklar Ankara’ya çağrıldı.
Sancakların tarihte ilk defa Ankara’daki Zafer Bayramı törenlerinde hazır bulunacak olması gazete sayfalarına taşındı. Çağrının anlamını konunun uzmanları şöyle değerlendirdi:
SEFER İÇİN TOPLANILDI
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim üyesi Prof. Dr. Mahir Aydın, 30 Ağustos Zafer Bayramı törenlerinde tüm sancakların ilk defa Ankara’ya çağrılmış olmasında, Genelkurmay’ın 2 noktaya vurgu yaptığını belirterek, “Sancak gücü ve gücün birliğini temsil eder. Ankara’da toplanmış olması ile de güçlerin Başkent’te toplanmış olduğu vurgusunun yapıldığını düşünüyorum” dedi. Osmanlı İmparatorluğu döneminde sancakların seferberlik, savaş dönemlerinde toplandığına değinen Pof.Dr. Mahir Aydın, “Osmanlı İmparatorluğu’nda İstanbul başkent iken ordu Balkanlar’a sefere gideceği zaman sancaklar Davutpaşı kışlasında toplanırdı. Anadolu’ya yapılacak seferlerde ise sancakların toplandığı yer Üsküdar’dı. Daha sonra Üsküdar’dan vazgeçildi ve sancaklar Sahreyicedit’te toplandı” dedi.
HER ŞEYİN BİR İLKİ VARDIR
Emekli Jandarma Genel Komutanı ve eski MİT müsteşarı Teoman Koman ise, “Bu uygulama 30 Ağustos Zafer Bayramlarının bir parçasıdır. Genelkurmay böyle takdir etmiştir. Sancaklar Ankara’da toplanmıştır” dedi. Hürriyet’in, “Ancak ilk defa törenlerde sancaklar birarada olacak. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz sorusu üzerine ise, “Herşeyin bir ilki vardır” dedi.
ÇAĞRI ANLAMINDA GİZLİ
“Dağlıca Baskınından Güneş Harekatına”, “Burası Hakkâri, Ankara’dan Göründüğü Gibi Değil”, “Komutanım Ben Şehit Miyim?” “Türk-Amerikan Savaşı-Kanlı Deprem” “PKK Gerçeği, Terör Örgütünün İç Yüzü ve Çözüm Önerileri” adlı kitapları bulunan emekli Tümgeneral Alaattin Parmaksız, “Sancak bir ülkenin birliğini temsil eder. Genelkurmay bu yıl ki Zafer Bayramı törenlerinin ihtişamla geçeceğini ifade etti. Sancağın anlamını doğru bir şekilde okursanız, törenlere tüm sancakların neden ilk kez çağrıldığını anlarsınız” diye konuştu.
ELEŞTİRİLERE SANCAKLI CEVAP
Emekli Büyükelçi İlter Türkmen ise, “Ordu son dönemlerde bir çok eleştiri oklarına hedef oldu. Her kesimden orduya karşı ilk kez yükselen eleştirisel yaklaşımlar oldu. Genelkurmay’da bu yıl ki Zafer Bayramı kutlamalarının görkemli geçeceğini son söylemleri ile belli etti. Sancakların da bu anlamda ilk kez bir arada olması ordunun güvenilirliğini yineleme, güçlü ve birarada olduğunu gösterdiği şeklinde algılanabilir” dedi.
SADECE CUMHURBAŞKANINI SELAMLAR
Sancak saf ipekten imal kırmızı atlas kumaştan (1x1.5 m) ebatında, gönderi sırma püsküllü olarak hazırlanır. Halen TSK ‘da örneğin sınır ötesi harekatlarda başarılı olan birliklerin sancaklarından madalya takılı olanları da mevcuttur. Meclis kararı paralelinde genelde Cumhurbaşkanı veya belirlenen bir temsilcisi tarafından kara kuvvetlerinde en az alaylara, (alayı olmayan tugaylara), Deniz ve Hava’da ise muadili birliklere verilebilir. Sadece Cumhurbaşkanı’nı selamlayan sancak, bunun haricinde herkes tarafından geçişinde ayakta selamlanır. Karargahta özel bir bölümde korunan sancağın nöbeti devamlı ve kutsaldır. Korumak uğruna gerekirse ölmenin şart olduğu bir nöbettir.Kaynak: askerhaber.com -
çok duygulanıyorum boyle şeylere içim bi garip oluyor :S
-
komandoları çıkarmalarındaki düşünce bana kalırsa. "biz asıl dişimizi göstermedik bu babayiğitleri görüyomusunuz ananısı z.kerler vallaa" demek isticekler galibaa
-
çok güzel bişey gerçekten. anlamlı olmuş..
-
Çok iyi olmuş,zamanlamasıda mükemmel..
-
vur vur dağcı koooo mandoo :D
-
NEYİ KUTLUYORUZ,ANIMSAYALIM!
Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşmasıyla yurdumuz tamamen elimizden alınıyor,
vatanımızda hür olarak yaşama hakkımıza son veriliyordu.
Yüzyıllardır üzerinde bağımsız olarak yaşadığımız bu topraklar düşmanlara veriliyor,
bizim de bunu kabul etmemiz isteniyordu.
Türk milletinin bu durumu kabul etmesi elbette mümkün değildi.
19 Mayıs 1919'da Atatürk'ün Samsun'a çıkmasıyla,lideriyle kucaklaşan Anadolu,
Atatürk'ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı'nı başlattı.
Amasya Genelgesi'nin yayınlanmasının ardından Erzurum ve Sivas Kongreleri yapıldı.
Daha sonra 27 Aralık 1919'da Ankara'ya gelen Atatürk,
23 Nisan 1920'de TBMM'yi kurdu.
Böylece hem memleketin yönetimi halkın iradesine verilmiş,
Hem de Kurtuluş Savaşı'nın merkezi Ankara oluyordu.
TBMM meclisi yaptığı görüşmelerde yurdun durumunu ve kurtuluş çarelerini aradı.
"Misak-ı Millî sınırları içinde vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı görüşü"nden hareketle,düşmanla mücadele kararı alındı.
Oluşturulan düzenli ordularla savaşa girildi.
İlk başarı,Doğu'da Ermeni çetelerine karşı kazanıldı.
Daha sonra,Batı cephesinde,Yunanlılarla,I.İnönü ve II.İnönü Savaşları yapıldı.
Bu savaşların kazanılmasıyla Yunanlılar'a büyük bir darbe indirilmiş oldu.
Bunun üzerine Yunan ordusu yeniden saldırıya geçti.
Saldırı üzerine Mustafa Kemal, ordularına:
"Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır.
Bu satıh, bütün vatandır.
Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz." emrini verdi.
Türk askeri,büyük bir azim ve fedakârlıkla bu karara uydu.
23 Ağustos ve 12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesiyle,
Türk milleti 1699 Karlofça Antlaşmasından beri ilk defa toprak kazanmaya başlıyordu.
Sakarya Savaşı,Türk milletinin savunma durumundan taarruz durumuna geçtiği önemli bir savaş olarak da tarihe geçti.
Bu zafer sonunda,TBMM tarafından,Mustafa Kemal'e "gazi" unvanı ve "Mareşal" rütbesi verildi.
Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Sakarya Savaşı'ndan sonra,
büyük bir taarruzla düşmanı tamamen yok etme kararı alındı.
1922 yılı Ağustosuna kadar,hazırlıklar tamamlandı.
Güneydeki Türk birlikleri,büyük bir gizlilik içinde Batı cephesine kaydırıldı".
İstanbul'daki cephane depolarından silah ve cephane kaçırıldı.
İtilaf Devletleri tarafından tahrip edilerek kullanılmaz hâle getirilen toplar onarıldı.
Yeni silâhlar satın alındı.Ordumuza taarruz eğitimi yaptırıldı.
Bu hazırlıklardan sonra,Gazi Mustafa Kemal'in başkomutanlığını yaptığı ordumuz,
26 Ağustos 1922'de düşmana saldırdı.
Bir saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi.
30 Ağustos'ta düşman çember içine alındı.Sağ kalanlar esir alındı.
Esirler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis'te vardı.
Bu savaş, Atatürk'ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak adlandırıldı.
Büyük Tarruzun başarıyla sonuçlanmasından sonra düşman,İzmir'e kadar takip edildi.
9 Eylül 1922'de İzmir'in kurtarılmasıyla yurdumuz düşmandan temizlenmiş oldu.
Hain düşmanın,haksızca ve alçakça işgaline "dur" diyen ve kanımızın son damlasını akıtmadan yurdumuzu bırakmayacağımızı dünyaya ispatlayan bu büyük zaferi her yıl,
30 Ağustos günü,bayram yaparak kutluyoruz.
_____DAHA NİCE 30 AĞUSTOS'LARA!_____

