Köylüm

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Ayro
    Ayro's avatar
    Kayıt Tarihi: 08/Ağustos/2005
    Erkek

    Deneme, hikaye vs.. neyse artık öyle birşey yazdım. Uzun diye okuyanlar olmayabilir, ilgili yeri siyahla belirttim.

    edit: mühendislik okuyan biri olarak edebiyattan hiç anlamam. Olayı edebi bir yazı olarak değil, köylülere dikkat çekmek için yazdım.

    ----

    Bu sabah neden olduğunu bilmiyorum fakat köylüler geldi aklıma. Birden düşündüm ve gerçekten şık insanlar. En başında "insan"lar. Sonra yazı yazmak geldi içimden. Fakat Türk Köylüsü ile ilgili düzgün resim bulmak bu kadar mı zor olurmuş ???

    Gogıl görsellerde adam gibi yok. Sonra kızdım; çiçeğin, böceğin, diskolarda arkadaşlarını 3-4 binliralık makinalarla boy boy "profil fotoğrafı" çekenler neden köye gidip insanları fotoğraflamıyor dedim. Sonra düşündüm ki vardır canım. Facebook'ta bulamadım, bir iki yere baktım, goktepeliler.com'a bir kaç fotoğraf buldum (google'dan yönlenme)..

    Çifti diye yazdığımda daha şanslıydım. Eee o kadar farmville oynamış insanlarız değil mi ???

    Yazıya başlamadan önce ; elinizde güzel resimler varsa , anılarınız varsa, anlatacaklarınız varsa bekliyorum yeni bir sayfada açtım ;

    https://www.facebook.com/benimkoylum

    ----

    Eskişehir'de doğdum, büyüdüm. 15-16 yaşlarına kadar köye nedir bilmem. Gittim, gördüm, bilirim de ; saatlik yolculuklar yada Kalabak Köyü'ne yapılan piknikler falandır. Çam ağaçları vardır etrafta, buz gibi Kalabak suyu akar. Onda da oksijenden kafayı bulup, mangal yapıp geri dönerdik. Eee alışmamışız oksijene.

    15-16 yaşından sonra dayım yengemle evlendi. Yengemlerin ailesi Samsun Havza'ya bağlı köyde yaşıyor. Hoppa kız istemeye gittik. Gece kaldık. 1-2 derken, her sene dayımla birlikte gitmeye başladık. Kafamız denktir dayımla, arkadaştan / kardeşten öteyiz. İlk gittiğim sene, 1 ay gibi bir süre kaldım. E hamburger yok, abur cubur yok. Sulu yemek yiyeceğiz. Başladım yemeye.. 8 kilo almışım. Tırnağım çatladı kilodan. Günde 3 öğün yemek. Çorbası önden, yemeği pilavı arkadan ; en arkadan da tatlısı yada meyvesi. E köy, herşey ucuz bulunuyor ve bol bol. En lezzetlisi.

    Küçüklükten beri dedemlerle yaşarım. Eskişehir'de Porsuk çayının hemen yanında. Bulgaristan'dan 70'te geldikten sonra kooperatif ile 10-12 senede ancak ev almışlar. Bilirsiniz kooperatif işlerini. Bahçesi var. Eskiden kayısı ağacımız vardı. Bal gibiydi. Ayva ağacımız vardı (hala var ama fazla yapmıyor). Domates, biber, salatalık eker. Ahududu (bir çeşit böğürtlen) bahçemizde mevcut. Öyle hormonludur falan bilmem yani. Lezzetli yerdim. Alışkınım.

    Neyse dağıtmadan, günde 3 öğün yemek + 5 çayı için börek. Tarlada tabi. Çayın içine saman girecek. Girecek ki lezzetli olsun. Ağaç altında, hava eserken tarlanın, toprağın ortasında samanlı çay içmek. Mükemmel. Küçük yaşlardan beri arabaya hevesliyimdir. 11-12 yaşımda minibüs kullanırdım piknik alanlarında tek başıma.Onun önceside baba kucağında yardımlaşa kullanma var. Börekleri minibüsle ben götürüyordum. Traktör kullanmayıda öğrendim (acayip zevklidir), tarlada demetleri almak için ben ileri geri götürüyordum.

    Üst üste bir kaç sene gittikten sonra ne mi oldu ? Normalde üzerine toz gelse silken ben , köyde toprakların arasında aldığımız saçma tüfeği ile yatıp hedeflere nişan atar oldum. Tarlada uyur oldum... 

    ---

    BURADAN SONRA OKUYABİLİRSİNİZ !

    ---

    Hele o köylü insanı yok mu ? Asıl meselemiz işte... Mükemmel insanlar. Yengemin köyüde moderndir oldukça... Köy meydanında toplanıp muhabbet ederiz. Yaşlısı, genci, kadını, erkeği... Remzi amca var, köyün en zıpırı. Espiriler, muhabbet sohbet. Köyün Cem Yılmazı yani. Çeşit çeşit insanlar.

    Türk köylüsü işte. Modern, şık, insancıl. Bu sabah düşündüm de, bu adamlar gerçekten şık. Gömleğini giyiyor, üzerine yeleği, üzerine ceketi, kasketi, bastonu. Tarlaya böyle giden var. Batıda Bugün Ne Giysem izleyen halk, görgüsüzler için "köylü" diye , Kezban diye ezmeye çalışabilir. Kendi görgüsüzlükleri ve Kezbanlıkları.

    Bu adamlar Cumhuriyet'in ilk yıllarından beri bu şekilde şıktılar. Belki renk uyumu yok, omuzlarınıda küçük gösterebilir. Belki bizimle değilsiniz der modacılar. Önemli değil. 

    Bugün kökeniniz, dininiz, renginiz ne olursa olsun , hangi dili konuşursanız konuşun ; Türkiye'nin herhangi bir şehrinde herhangi bir köyüne gidip ben tanrı misafiriyim dediğinizde size yemek veremeyecek, yardım etmeyecek "hiçbir" köylü yoktur.

    NTV'de Serdar Kılıç'ın programındaydı sanırım (başka yerden de duymuş olabilirim emin değilim), Ayder yaylasında falan köylüler kızıyormuş gelin bizimle kalın diye. Serdar Kılıç diyor ki : 12-13 yaşlarında  buraya geldim (yaylaya), bir evin kapısını çaldım. Yaşlı çift vardı. Dedim ki ; ben sizin ev işlerinizi yapayım, odunlarınızı kırarım, soba yakarım vs.. ve sizin yanınızda kalayım. Benim yaz tatilim buydu diyor. O zaman yediği reçelleri ve ayrılırken çiftin nasıl üzüldüğünü unutamamış. 1 ay kadar kaldım diyor. İşte Türk köylüsü budur.

    Şimdi diyorlar ya ; ekonomi ekonomi... Nedir bu ekonomi ? Milyar dolarlık fabrikalar falan değil mi. Trilyonluk sektörler falan. Hayır. Ekonomi köylü halkının ürettikleridir. Buğdaydır, ayçiçeğidir, kavundur karpuzdur. Verimli Türk topraklarında çıkan ürünleri "Avrupa"ya satarak ihracaat yapmaktır (erik gibi kirazları vs).

    O sanayii dedikleri var ya ; eğer ormancılar olmasa, köylüler olmasa, madenciler olmasa biter. İşçiler olmasa biter. Köylüler kültürleri korur. Üretimin ilk basamağıdır. Bu yüzden köylü milletin efendisidir. Bu efendiler de her daim şıktır.

    Kadınları desen zaten "anadolu" kadınıdır. Savaşlarda soğukta battaniyeyi oğluna değil, mermiler donmasın diye sarandır. Çünkü bilir ki, vatan kendisinden ve çocuğundan önemlidir. Eli öpülesi "KEZBAN"lar.

    İşte tam olarak aşşağıdaki yazımda belirttiğim olmadı gereken gelenekselciler böyle olmalıdır.
    http://cetinemre.wordpress.com/2013/06/15/yenilikciler-vs-gelenekselciler/ 

    -------------

    Son olarak elinizdeki fotoğrafları, unutamadığınız anılarınızı vs.. 

    https://www.facebook.com/benimkoylum

    sayfasına yollarsanız (mesaj olarak atabilirsiniz, adınızla yada adınız olmadan yayınlarım anasayfadan) iyi olur. Köylüler Türk milletinin temelidir. Temelimize sahip çıkmalıyız

    -------------

    resimler neden çıkmıyor anlamadım wordpress ile ilgili sorun sanırım. şuradan bakabilirsiniz : http://cetinemre.wordpress.com/2013/06/15/bu-sabah-neden-oldugunu-bilmiyorum-fakat-koyluler-geldi/

  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    afrasiab
    afrasiab's avatar
    Banlanmış Üye
    Kayıt Tarihi: 18/Eylül/2007
    Erkek

    Ben beğenmedim çok eksik çok yavan geldi.

    Hiç bir edebi değeride yok bence.


    Acı veriyorsa geçmiş, geçmemiş demektir...
  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Ayro
    Ayro's avatar
    Kayıt Tarihi: 08/Ağustos/2005
    Erkek
    afrasiab bunu yazdı

    Ben beğenmedim çok eksik çok yavan geldi.

    Hiç bir edebi değeride yok bence.

    Hocam edebi olarak yazmadım, edebiyattan fazlan anlamam zaten.

    Mevzu köylüler ile alakalı.

  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Lotus
    Lotus's avatar
    Kayıt Tarihi: 22/Eylül/2012
    Homo

    bende köylerde bahçe işlerinde çalıştım epeycede bu yazılanlar kadar zevkli işlermiymiş yahu kendimi geçtim yıllardır yapan adamlar bile isyan ediyordu bazen, tabi bu bahsettiğim yevmiyeli başkasının bahçesinde çalışma durumu, kendi bahçende kafana göre çalışırsın güneş çıktı mı bırakırsın işi falan, köy bile parası olana güzel herhalde he

  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    afrasiab
    afrasiab's avatar
    Banlanmış Üye
    Kayıt Tarihi: 18/Eylül/2007
    Erkek

    En başına 'deneme, hikaye gibi ' yazınca ben edebi bir çalışma zannettim.
    Biraz eleştiriye benziyor ama:)


    Acı veriyorsa geçmiş, geçmemiş demektir...
  6. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Ayro
    Ayro's avatar
    Kayıt Tarihi: 08/Ağustos/2005
    Erkek
    afrasiab bunu yazdı

    En başına 'deneme, hikaye gibi ' yazınca ben edebi bir çalışma zannettim.
    Biraz eleştiriye benziyor ama:)

    yok abi keşke anlasam edebiyattan. Yazmayı severim uzun uzun, içimden ne geliyorsa ama gram bilgim yoktur. Bi akrostij'i falan bilirim (:

    @ Lotus

    Malesef o hale geldi. Yengemin babası, amcası falan bıraktı çiftçiliği. Toprakları kiralıyorlar artık. Mazottur şudur budur baş edemediler. Amcasının hayvanları var , onunla idare ediyor birde kira işte. 

    Şimdi öyle bir duruma geldi ki ; bir çok yerde çocuklar (özellikle 2-3 sene önce) köye dönelim dedi. Oranı tam hatırlayamayacağım, bulamadımda fakat 1927 civarı %77 köydeyken, 2008 yada 2009'da %77 şehire göç etmiş.

    tam tersti yani. Köye dönelim diyorlar; çiftçilikle baş edemiyorlar. Babası yapar. Emekli maaşı var; düzenliyor kendini. Ama çocukta maaş olmadımı sırf tarımdan işi zor. E bilmiyorda ne yapacağını.

    İŞler karma karışık.

    edit:

    1927 %77 köy, 2009 %24.5

    http://www.tarimsal.com/makaleler/Koyde_mi_sehirde_mi.htm

    Ayro tarafından 15/Haz/13 13:29 tarihinde düzenlenmiştir
Toplam Hit: 866 Toplam Mesaj: 6