Kurtuluş Savaşı Gerçeken"Kurtuluş" Savaşımı...? Yoksa...
-
1919'da 35 Osmanlı generaline vize veren İngiliz istihbarat subayının ses kaydı
Gelawej/ Kemalist resmi tarihin en büyük “efsane”lerinden biri olan M.Kemal’in Samsun’a çıkışının, iddia edilenin tersine, Osmanlı Sultanı Vahdettin’in ve İngiliz İşgal Yönetimine karşı değil, onların bilgisi ve onayı ile gerçekleştiğine dair kanıtlardan biri dün Habertürk TV’sinde yayınlandı. 35 Osmanlı generali veya üst rütbeli subayına Anadolu’ya geçişleri için vize veren İngiliz İstihbarat Subayı John Godolphin Bennett’in kendi sesinden anılarını anlattığı bant kaydı, TV Genel Yayın Yönetmeni Melih Meriç’in hazırlayıp sunduğu “Basın Kulübü” programında yayınlandı.
Türkiye’deki Kemalist resmi tarih, Mustafa Kemal’ın İstanbul’dan Samsun’a geçişini bir “milat” olarak kabul ediyor. Emperyalistlere ve hilafet yönetimine karşı “kurtuluş savaşı” olarak sunulan bu sevkiyatı Osmanlı Sultanı Vahdettin’in bilerek onayladığına dair tartışmalar geçen yıl yoğunlaşmıştı. Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit’in “Vahdettin’in vatan haini sayılmasını aşırı bulduğunu" söylemesi de tepkilere yol açmıştı. Kemalist resmi tarihi öteden beri ciddi bir eleştiriye tabi tutan Kürt ulusal demokratik güçleri ise, Kemalistlerin İngiliz yönetimiyle başından beri işbirliği içinde olduğunu, 1919-22 yılındaki savaşı “anti-emperyalist bir kurtuluş savaşı” değil, Türk-Yunan savaşı olduğunu ve İngiltere’nin bölgeyi Bolşevik etkisinden kurtarmak korkusuyla Türk tarafını desteklediğini savumaktaydı.
1919 yılında Çok sayıdaki yüksek rütbeli Osmanlı subayının İngiliz askeri ve isbtihbarat birimlerinin onayı ile Anadolu’ya geçtiklerine dair belgeler yakın zamanlarda gün yüzüne çıkmıştı.
Mustafa Kemal’in 15 mayıs1919’da İstanbul’daki Yıldız Sarayı’nda Sultan Vahideddin ile görüştüğü ve aynı gün İngiliz İrtibat Kumandanı Binbaşı Millingen, Samsun’a gidecek olan 35 kişi ile ‘altı adet eğerli at’tan ibaret olan listeyi 15 Mayıs’ta tasdik ettiği biliniyor. 16 Mayıs günü ise İngiliz İstihbarat Subayı Yüzbaşı
John Godolphin Bennett, bir gün önce onaylanan isimlerin yazılı olduğu káğıtların arka sayfasına vize damgalarını basar ve yine aynı gün öğle saatlerinde Osmanlı Sultanı Vahdettin’le son kez görüşen M.Kemal Galata rıhtımındaki Bandırma vapurunda bekleyen maiyetiyle birlikte Samsun’a hareket etti.
Resmi yıllarca bu çıkışın çok gizli kapaklı yapıldığı, İngiliz yönetimi ve Babıali yönetiminin isteği dışında olduğunu propaganda etmekteydi.
Vize işlemlerini yapar İstihbarat subayı J. G. Bennett'in anılarının yer aldığı ses kaydının ilgili bölümleri dün Habertürk TV'de yayınlandı.
İngiliz İstihbarat Komuntanı John Bennett’in ses kaydının deşifresi:
"Bizden... ruhsatname...ruhsatname...Vize, vize, yani vize, evet... Bozağı geçmek için bir Türk zabit(subay) o zaman vize lazımdı. Kendisinin ( Mustafa Kemal) Padihahın emin olduğu bir adam olduğunu anladık. Ve Padişah Vahidettin ona çok güveniyordu. Yalnız heyet büyük olduğu için, 3-4 kişi yerine 35 kişi, yani büyük zabitan (subaylar), miralay (albay), mirliva (tuğgeneral) filan, bunlar Erkan-ı Harpden (kurmaylar) en mühimler gidiyordu. Yalnız bir müfettişlik için çok gördüm ben... Bunun için, mesuliyetimin fevkinde ( sorumluluğumun üstünde) gördüm bunların hepsine vize vermek... Bana, "3-4 kişi gelecek, vize vereceksin" diye bir talimat, emir verildi. 35 kişi ve bunlar hep büyük adamlar, levazım falan değildir, mülazım (teğmen) falan değildir. Ben bunun için bütün evrakı, bütün dosyayı aldım. Biz, bizim orada Harbiye mektebinin orada İngiliz Kumandanlığı vardı. Oraya gittim. Dedim ki, "3-4 kişi yerine 35 kişi gitmek ister. Vizeyi verebilir miyim?" Onlar telefon ettiler. Ve bir cevap geldi ki, "Padişah itimat eder. Siz (vizeleri) veriniz". Onlar bize cevap verdi ki; Mustafa Kemal gitsin ve neki lazımsa yapılsın. Ve ben gittim, bu vizeyi verdim, vizeleri imza ettim. Ve teslim ettim. Ve ben anladım ki; orada bir heyecan var...Anladım ki yani bir şey var... Fakat ben hiç bir şey söylemedim. Çünkü benim için rahat, benim, mesuliyet bana ait değildi. Ve fakat ben, biraz bizimkilerin anlamadığı bir şey vardı, hissettim. Fakat ben bunları tanımaya başladım. Ve gördüm ki, en ileri gelen, en zeki zabitanlar ( subaylar) seçilmiş idi. Yani bu yalnız bir müfettişlik için (değildi). Tabi hiç kimse, o zaman buradaki milliyetçiler, bir tanzimat, bir ordu olabileceğine hiç kimse inanmazdı, hiç kimse...yalnız bir isyan hali, bir ordu olacak (diye)... Biliyorsunuz ki, Yunanlar daha işgal etmemişlerdi. Ve Mustafa Kemal derhal oraya geçmişti. Bence biraz acele, o kadar acele etmek yok idi. Yalnız Yunanlar'ın işgal ettiği haberi gelince, bunlar derhal karar verdiler. Çünkü Harbiye Nezareti'nde hazırlık tamam değildi. Ve belki bunun için biz 35 vize verdiğimiz halde yalnız 19 kişi gitti. Çünkü hepsi hazır değildi. Ben çok iyi hatırlıyorum ki; 35 vize verildi. Fakat bu İzmir'in işgali sebebiyle acele gitmişler. Ve kimki hazır değildi, sonra geçsin denildi”
John Godolphin Bennett Kimdir?
1897’de İngiltere’de doğan John Godolphin Bennett, Matematik ve Felsefe eğitimi gördü. Hindu, Budist ve İslam metinlerini inceleyen ve birçok dil öğrenen Bennett “Kraliyet Mühendisi” olarak görev yaparken 1919’da İstanbul’a gönderildi ve İngiliz Birliklerinin istihbarat subayı olarak çalıştı.
İstanbul’da bulunduğu sıralarda Mevlevi Dervişleriyle ilişki kurdu ve onların felsefesini inceledi. İstihbarat görevi nedeniyle 1917 Ekim devrimi’nden sonra İstanbul’a kaçmış olan Rus entelektüelleri ile ilişkiler geliştirdi. Bunlardan matematikçi, gazeteci ve yazar Pyotr Demianovich Ouspensky ile felsefeci, komponist ve koreograf Georg Iwanowitsch Gurdjieff kurduğu ilişkiler daha sonraki yıllarda onunun Gurdijieffs felsefe okulunun kurucu ve geliştiricilerinden biri olarak ünlenmesine neden oldu.
Bennet İstanbul’dayken 3.Ordu müfettişi Mustafa Kemal ve üst rütbeli birçok Osmanlı Generali’nin Anadolu’ya geçişi için izin verenlerden biriydi. Daha sonra 1924 yılındaki Barış görüşmelerinde önemli roller oynadı, Türk ve Yunan heyetleri arasında arabuluculuk yaptı. Bu politik kariyeri onun İngiliz Parlamento’suna seçilmesine vesile oldu.
Savaştan sonra Osmanlı hanedanının Amerika’da kurduğu şirketlerde ise girdiği, Lozan’a, Amerika’nin en unlu avukatlarından biriyle, Irvin Untermayer’le katılarak, Musul petrollerindeki Abdulhamid hissesini kurtarabilmeye çalıştığı da belirtilmektedir.
Ünlü bir Matematikçi ve filozof olarak çeşitli Üniversitelerde felsefe hocalığı yapan Bennett’in Kuantum fiziği ve Evren felsefesi üzerine birçok eseri ve makalesi bulunuyor. 1974 yılında Amerika’da öldü.
-
NE ALAKA.VAHDETTİN VATAN HAİNİDİR BU KESİN.KALDI Kİ HAİN OLMASA BİLE SONUÇTA BU SAVAŞIN KURTULUŞ SAVAŞI NİTELİĞİNİ KAYBETMESİ ANLAMINA GELMEZ.
KOPAYAL YAPIŞTIR YAPMAYIN.BİRAZ DA MANTIKLI OLUN.HER GÖRDÜĞÜNÜZ ŞEYİ YAZMAYIN.YABANCILARIN KÜLTÜR EMPERYALİZMİ GİBİ BİR TARİH SALDIRISI BU BİZE.
-
yaw sonuçta bbaşka güçlerin parmağı yolu açmışsa dahi bu bir istiklal mücadelesi idi. vahdettin hakkında yorum yapmıyorum çünki konunun ehli değilim..haberturk çok taktı bu konuya :D
-
abi iyide bi rusya ayağına böle şeyler türklere yapılmaz. herşey sıkılma mk. ABD de ırak a sözde barış getirdi. bunu milletin hafızasına kazıyacak ve yeni nesili amerika hayranlığı ve muhataclığı ile yasayacaktır. herşey planlıdır.. İleriyi gören ing. ler çanakkaleyi göremedimi de bize yardım etti sanki..
-
sacma sapan konusmayın nerdeyse Ataturk u hain yapıp vahdettini kahraman yapıcaksınız anti-emperyalist savas deildi de neydi peki biz vatanımızı kurtarmaya calısıyorduk dusman da emperyalistlerdi ozmn bu anti-emperyalist bir savastır.vahdettin konusuna gelince vahdettin hainin allahı dır serefsiz kopek osmanlı soyunun yuz karasıdır.vahdettini savunanlar sole der,vahdettin Ataturk samsuna cıkarken ona destek olmus ve cebine bilmemkac altın vermis(sayısını tam olarak hatırlayamıyorum)ve sole bir sonuc cıkıyor soledikleri miktardaki altın yaklasık 90kg a denk geliyor Atamızda ne cep varmıs ama =) 90kg cekio valla.
-
DkN_JaN bunu yazdı:
sacma sapan konusmayın nerdeyse Ataturk u hain yapıp vahdettini kahraman yapıcaksınız anti-emperyalist savas deildi de neydi peki biz vatanımızı kurtarmaya calısıyorduk dusman da emperyalistlerdi ozmn bu anti-emperyalist bir savastır.vahdettin konusuna gelince vahdettin hainin allahı dır serefsiz kopek osmanlı soyunun yuz karasıdır.vahdettini savunanlar sole der,vahdettin Ataturk samsuna cıkarken ona destek olmus ve cebine bilmemkac altın vermis(sayısını tam olarak hatırlayamıyorum)ve sole bir sonuc cıkıyor soledikleri miktardaki altın yaklasık 90kg a denk geliyor Atamızda ne cep varmıs ama =) 90kg cekio valla.
+1 cok hassas konular herkes ne dediini ölçüp biçmeli ... kurtuluş savaşımız yha varmı ötesi hatta hindistan vb. müslüman halklarda bi ara haraketlenme olmustu onnarda devam edip bizm gibi davransalardı türkler 2. defa cağ kapatıp cağ açarlardı..
Toplam Hit: 1276 Toplam Mesaj: 6
