Marangoz Ve Tavuk Yumbella , İki Guzel Yazi...
-
Yaşlı bir marangozun emeklilik çağı gelmişti. İşveren müteahhidine, çalıştığı konut yapım işinden ayrılmak ve eşi, büyüyen ailesi ile birlikte daha özgür bir yaşam sürmek tasarısından söz etti. Çekle aldığı ücretini elbette özleyecekti. Emekli olmak ihtiyacındaydı, ne var ki. Müteahhit iyi işçisinin ayrılmasına üzüldü. Ve ondan, kendine bir iyilik olarak, son bir ev daha yapmasını rica etti. Marangoz kabul etti ve işe girişti, ne var ki gönlünün yaptığı işte olmadığını görmek pek kolaydı. Baştan savma bir işçilik yaptı ve kalitesiz malzeme kullandı. Kendini adamış olduğu mesleğine böyle son vermek ne talihsizlikti!.. İşini bitirdiğinde, işveren, evi gözden geçirmek için geldi. Dış kapının anahtarını marangoza uzattı. "Bu ev senin" dedi, "sana benden hediye". Marangoz şoka girdi. Ne kadar utanmıştı! Keşke yaptığı evin kendi evi olduğunu bilseydi! O zaman onu böyle yapar mıydı! Bizim için de bu böyledir. Gün be gün kendi hayatımızı kurarız. Çoğu zamanda, yaptığımız işe elimizden gelenden daha azını koyarız. Sonra da, şoka girerek, kendi kurduğumuz evde yaşayacağımızı anlarız. Eğer tekrar yapabilsek, çok daha farklı yaparız. Ne var ki, geriye dönemeyiz. Marangoz sizsiniz. Her gün bir çivi çakar, bir tahta koyar ya da bir duvar dikersiniz. "Hayat bir kendin yap tasarımıdır" demiştir biri. Bugün yaptığınız davranış ve seçimler, yarın yaşayacağınız evi kurar. Öyle ise onu akıllıca kurun. Unutmayın... Paraya ihtiyacınız yokmuş gibi çalışın. Hiç incinmemişsiniz gibi sevin. Kimse izlemiyormuş gibi dans edin.
Kaynak : [Mechul]
--------------------------------------
Tavuklar bir gün bir zıplama yarışması düzenlediler. Kim en yükseğe zıplarsa onu kraliçe ilan edeceklerdi. Davullu zurnalı bir açılış yaptılar. Kraliçe adayları geldi, halkın ve kralın huzurunda zıplamak üzere yerlerini aldılar. Her biri birbirinden şirin aptal tavuklar zıplamaya başladılar. Birincisi zıpladı, ikincisi zıpladı, üçüncüsü zıpladı… derken tüyleri kırmızıyı andıran pembemsi gagasıyla tüm horozların rüyalarını süsleyen Tavuk Yumbella zıplamak için ortaya geldi. Kralın kalbi yerinden fırlayacak gibi atmaya başladı. Kırmızı tüylü tavuk öyle bir zıpladı ki tavuklar alemi hayrete düştü. Herkes dehşete kapıldı. Kral kraliçesine kavuştu. 40 gün 40 gece süren bir düğün yaptılar. Yumbella herkese “Bak bak bak, nasılda zıplıyorum!” dedi. O günden sonra herkes Tavuk Yumbella’nın zıpladığı gibi zıplamaya çalıştı. Hep onun yediği gibi yediler böcekleri, sinekleri… Tavukların şahı ilan ettiler Tavuk Yumbella’yı.
Aynı anda, aynı atmosferde, aynı bölgede bir de kartal vardı ve onun gündeminde zıplamak diye bir şey yoktu. O direkt uçuyordu ve hiçbir kartal da onun uçmasına şaşırmıyordu.Kaynak : [Kashna]
-
ComputerWolf bunu yazdı:
-----------------------------Tavuklar bir gün bir zıplama yarışması düzenlediler. Kim en yükseğe zıplarsa onu kraliçe ilan edeceklerdi.
Davullu zurnalı bir açılış yaptılar.
Kraliçe adayları geldi, halkın ve kralın huzurunda zıplamak üzere yerlerini aldılar.
Her biri birbirinden şirin aptal tavuklar zıplamaya başladılar.
-------------------------------
:| hönK :|
çok ho$ yazılar kompü sağolasın. -
Su tavuklar bizim popstar gibi yarismalardaki elemanlarla akrabami acaba :) !
-
hocam bu Kashna,Erdal Demirkıran'ın öğretisiydi değil mi?Dünyanın en akıllı insanından masallar diye bir kitabı var,çok hoş..
-
valla doğru sölemiş kim sölemişse gerçekten öle insan yaptığı işi başkasının işi değilde kendi işiymiş gibi yapmalı
