MATRIX Neo Ve Mimarın Konuşmsı
-
Mimar - Merhaba, Neo.
Neo -Kimsin sen?
Mimar - Ben Mimar'ım. Matriksi ben yarattım. Seni bekliyordum. Soracağın çok
soru var. Her ne kadar işlem bilincini değiştirdiyse de sen hala insansın,
bunun geri dönüşü yok. Bunun için, cevaplarımın bazılarını anlayacak
bazılarını anlamayacaksın. Buna uygun olarak da ilk sorun en uygun soru
olacak ama bu sorunun aynı zamanda alakasız olduğunu fark edebilecek ya da
edemeyeceksin.
Neo - Neden burdayım?
Mimar - Senin hayatın matriks programının özünde yer alan dengesiz bir
denklem küsuratının (bakiyesinin) toplamı. Sen gösterdiğim yoğun çabalara
rağmen, aksi durumda matematiksel bir
doğruluğun uyumuna dönüşecek olan bir anormalliğin yok edemediğim
sonucusun. Ana konu halen azimle bu sonucun engellenmesi ancak bu sonuç
beklenmeyen bir sonuç değil ve dolayısıyla kontrol sınırını da aşmıyor. Bu
da acımasız bir şekilde seni buraya getirdi.
Neo -Soruma cevap vermedin.
Mimar - Doğru. Enteresan. Diğerlerinden daha hızlı.
*Diğer Neo'ların yanıtları belirir monitörlerde: Diğerleri mi? Diğerleri ne?
Kaç tane? Cevap ver bana!'*
Mimar - Matriks senin zannettiğinden daha yaşlı. Bir entegral
anormallikten bir sonraki anormalliğin ortaya çıkışına kadar geçen süreyi
bir olarak saymayı tercih ediyorum, bu durumda altıncı versiyondayız.
*Tekrar, Diğer Neo'ların yanıtları belirir monitörlerde: Beş versiyon mu?
Üç? Bana da yalan söylendi. Palavra bunlar. (Kıçından uyduruyorJ)
Neo: Bunun iki açıklaması olabilir: ya bana kimse söylemedi ya da kimse
birşey bilmiyor.
Mimar - Aynen öyle. Şüphesiz senin de anladığın gibi, anormalik sistemle
ilgili, en basite indigeyen denklemlerde dahi dalgalanmalar yaratıyor.
*Bir kez daha Diğer Neo'ların yanıtları belirir monitörlerde: Sen beni
kontrol edemezsin! S..tir git! Öldüreceğim seni! Bana zorla bir şey
yaptıramazsın!*
Neo - Tercih. Sorun tercih.
*Sahne ajanla dövüşen Trinity'e geçip sonra Mimar'ın odasına döner *
Mimar - Tasarladığım ilk matriks son derece mükemmeldi, bir sanat
şaheseriydi, kusursuz, yüce birşey. Sadece kendi muazzam çöküşü ile boy
ölçüşebilecek bir zafer. Kaçınılmaz yok oluşunu her insanoğlunun özündeki
kusur kadar açıkça görebiliyorum. Bu yüzden insanoğlunun doğasnın değişken
grotesklerini daha doğru ve eksiksiz yansıtabilecek şekilde geçmişinize
dayalı olarak yeniden tasarladım onu. Ancak, yine başarısızlıkla hayal
kırıklığına uğradım. Sonra anladım ki cevap gözümden kaçtı çünkü cevabı
bulmak için daha basit ve belki de mükemmeliğin parameterleri ile daha az
çevrili bir zihin gerekiyordu. Bu yüzden aranan cevap bir başkasının önüne
çıktı, başlangıçta insan ruhunun belirli yönlerini araştırmak için
yaratılmış sezgisel bir program o. Matriksin babası bensem hiç şüphesiz o da
annesi.
Neo - Kahin.
Mimar - Lütfen. Dediğim gibi cevap onun karşısına çıktı. Neredeyse
bilinçsizlik düzeyinde tercihlerinin farkına varabilseler de kendilerine
tercih verildiği sürece tüm test deneklerinin yaklaşık %99.9'unun programı
kabul ettiği bir cevaptı bu. Bu cevap işe yaradı ama açıkça görüldü kü
temelinde bir sorun vardı bu da kontrol edilmediği zaman sistemin kendisini
tehdit edebilecek sistemsel bir anormallik yaratan bir sorundu. Bu nedenle,
programı red edenler, her ne kadar azınlıkta kalsalarda, kontrol
edilmedikleri zaman felaket olasığını artıracaklardı.
Neo -Zion.
Mimar - Buradasın çünkü Zion yok edilmek üzere. Üzerinde yaşayan her canlı
yok edilip varlığı tamamen silinecek.
Neo - Palavra
*Diğer Neo'ların cevapları belirir monitörde: Palavra!
Mimar - Tüm insani tepkilerin en çok tahmin edilebileni inkar. Ama emin ol.
Bu altıncı yok edişimiz, son derece ustalaştık bu işte.
*Sahne ajanla dövüşen Trinity'e daha sonra tekrar Mimar'ın odasına geçer.*
Mimar - Bir'in şimdiki görevi kayanğa geri dönüp ana programı yeniden
takarak taşıdığın kodun geçici olarak yayılmasına izin vermek. Saha da Zion'
u yeniden inşa etmek için matriksten 16'sı kadın 7'si erkek olmak üzere 23
kişinin seçilmesi gerekiyor. Bu işlem yerine getirilemezse sistemde bir
felaket olur ve matrikse bağlı herkes ölür. Bu da Zion'un yok olması yani
insan ırkının tamamen silinip gitmesi demek.
Neo - Bunu yapamazsın, yapmayacaksın. İnsan ırkının hayatta kalmasına
ihtiyacın var.
Mimar - Onaylamaya hazır olduğumuz farklı haytta kalma düzeyleri var. Ancak,
konu snin bu dünyadaki her insanın ölümünden sorumlu olmaya hazır olup
olmadığın.
*Mimar elinde tuttuğu kalemin üzerinde bulunan bir düğmeye basar, matriksin
çeşitli yerlerindeki insanların görüntüleri monitörlerde belirir *
Mimar - Tepkilerinizi okumak ilginç oluyor. Beş ata'nız da benzer bir
önermeye dayalı olarak tasarlanmıştı, türünüzün diğer üyelerine derin bir
bağlılık yaratacak şekilde şartlara bağlı bir yemin, bu da bir'in görevini
kolaylaştıracak. Diğerleri bunu genel olarak yaşarken senin deneyimin çok
daha özel. Yüz yüze, aşk.
*Neo'nun rüyasında ajanla kavga eden Trinity'nin görüntüleri belirir
monitörde *
Neo - Trinity.
Mimar - Tam zamanında kendi canı pahasına senin hayatını kurtarmak için
matrikse girdi.
Neo - Hayır!
Mimar - Bu da bizi kaçınılmaz karar anına getirdi, temel kusur ortada,
anormallik hem başlangıçta hem de sonda ortaya çıkıyor. İki kapı var sağ
tarafındaki kapı seni kaynağa ve Zion'un kurtuluşuna götürecek. Sol
tarafındaki kapı ise seni tekrar Matrikse, o'na ve türünün sonuna götürecek.
Senin de tam olarak dedğin gibi sorun tercih. Ama senin ne yapacağını biz
zaten biliyoruz, di mi? Zincirleme reaksiyonu görebiliyorum, mantığı
bastırmak üzere özel olarak tasarlanmış duyguların başladığı sinyalini veren
kimyasal öncüler ve sebep. Basit ve net gerçeği görmeni engelleyip seni kör
eden bir duygu: o ölecek ve sen bunu engellemek için hiçbirşey yapamazsın.
*Neo sol tarafındaki kapıya dıoğru yürür *
Mimar - hıh. Umut, insan hayalinin en mükemmel örneği, aynı zamanda en büyük
güç ve zayıflığınızın kaynağı.
Neo - Senin yerinde olsaydım, bir daha karşılaşmamayı umardım.
Mimar - karşılaşmayacağız.http://www.youtube.com/watch?v=8TDSLaDZHLo
