Medya"Nın Teröre Etkisi Nedir ?
-
Medya'nın teröre direkt olarak bağlantısı var mıdır ? Medya Terörün Beslendiği kaynaklardan mıdır ?
-
birde Radikal / Makale / Medya teröre reklam aracı bayağı olmuş ama
-
medya terörle savaş anlamında psikolojik savaş olarak büyük bir rol oynar fakat bizim medyamız malesef teröristleri sevindiricek tarzda şehit haberleri göstermektedir örneğin ağlayan anaları göstermekte buda terör gruplarının psikolojisini güçlendirmektedir bunun dışında yapılan örneğin cudi dağı bombalandı tarzında haberler ise psikolojik savaş olarak terör gruplarının moralini çökertir yani kısaca medyanın büyük etkisi vardır.
-
askerlerin bombaladıkları dağları gösteriyolar lavuklarda arkadan , ,,,, askerlerin gitcekleri yollara mayınları döşüyo bence anında son dakika diye gecmemeleri lazım her sıkılan kursunu :|
-
medyanın kendi terördür. dağdaki terörden de beter bir terör
-
Medyanın basrol oynadıgı nice büyük katliamlar, ayaklanmalar, olmustur ve olacaktır
1.ornek
6-7 Eylul olayları basının etkisi kıskırtma hedef gosterme fail=İstanbul Ekspres gazetesi de kağıt yokluğunda 200 bin ek baskı yaparak bu haberi duyurur. Gazetenin editörü Mithat Perin de MAH için çalışmaktadır. Gazete KTC üyeleri tarafından -başta Taksim ve İstiklal caddesi olmak üzere- bütün İstanbul’da dağıtılır. “Atatürk’ün evinin bombalandığı” öğleden sonra herkese duyurulmuştur. Aynı gün akşam saat 7’de yağma ve talan olayları başlar. Menderes olayın radyodan duyurulmasını da buyurmustur...
2.ornek
Maras katliamı kullanılan yontem sinema basın ve radyo
16 Aralık 1978 tarihinde Kahramanmaraş'taki Çiçek Sineması'nda oynayan Zeynel ile Veysel adlı aşk filmi, Ülkücü Gençlik Derneği tarafından değiştirilerek Güneş Ne Zaman Doğacak adlı film gösterime sokuluyor ve belediye anonslarıyla Kırım Türklerinin Sovyetler Birliği'ne karşı direnişini anlatan bu filmin gösterime girdiği duyuruluyor. (O zamanlar da zaten sağcı-solcu ayrımının had safhada olduğu dönemler - zaten 2 yıl sonra da darbe oluyor.) Üç gün sonra (19 Aralık 1978) toplanan aşırı sağcı kesim sinemaya doluşuyor ve film saat 20.00'de izlenmeye başlıyor. Fakat filmin ortalarında (20.45) sinemada tahrip gücü düşük bir dinamit patlatılıyor ve -1'i ağır- 7 kişi yaralanıyor.
Çıkan "Bombayı solcu kızılbaşlar* atmış!" söylentisi çayır yangını gibi hızla yayılıyor ve zaten yeterince gergin olan kentte ipler kopuyor. Bir gün sonra yani 20 Aralık 1978'de çoğunlukla Alevilerin bulunduğu Akın Kıraathanesi'ne bomba atılıyor. Ertesi gün de sinemaya bombayı attığı söylenen, Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği (TÖB-DER) üyesi iki öğretmen (Hacı Çolak ve Mustafa Yüzbaşıoğlu) bulunuyor ve öldürülüyor. Sonraki gün kılınan cenaze namazında 10-15 bin kişilik bir çatışma başlıyor; 3 kişi hayatını kaybediyor. 26 Aralık 1978'e kadar devam eden çatışmalarda resmi rakamlara göre 111 kişi ölüyor, 1000'in üstünde insan yaralanıyor; 552 ev, 289 işyeri ve 8 araç tahrip ediliyor. Olayların ardından 13 ilde sıkı yönetim ilan ediliyor ve sonrasında açılan mahkemelerde toplam 805 (veya 835) kişi yargılanıyor.
Daha sonra ses bombasının Ökkeş Kenger adlı bir ülkücü tarafından gerginliği artırmak ve kaos yaratmak için patlatıldığı iddiası ortaya çıkıyor. Mahkemede 2 yıla yakın idam istemiyle yargılanıyor ama 1980 darbesinden 33 gün önce mucizevi bir biçimde beraat ediyor. (Aynı şekilde diğer tüm ülkücüler de serbest bırakılıyor.) Yine de artık vicdanından mıdır nedir, soyadını değiştirerek hayatına Ökkeş Şendiller ismiyle devam ediyor.
(Kızılbaş: Türkmen Alevilerine verilen bir isim. Kelimenin birçok farklı tarihçesi var ve ilginçtir, bu kelimeyi gurur duyarak kullanan Aleviler olduğu gibi bu kelimeyi Alevileri aşağılamak için kullanan Sünniler de var..)
Ökkeş Şendiller, bu katliamı izleyen yıllarda -tahmin edebileceğiniz gibi- parlak bir siyasi kariyere başlıyor: 1989'da Kahramanmaraş Belediyesi başkan adayı oluyor; kazanamıyor ama 1991'de Refah Partisi ve Islahatçı Demokrasi Partisi'yle ittifak yapan Milliyetçi Çalışma Partisi'nden milletvekili adayı olup meclise giriyor.
Parti içi anlaşmazlıklardan dolayı 1 yıl sonra (7 Temmuz 1992), Şendiller ve aralarında Muhsin Yazıcıoğlu'nun da bulunduğu 5 arkadaşı, beraber Büyük Birlik Partisi'ni kuruyorlar. 2008'e kadar milletvekilliğinden parti genel başkan yardımcılığına ve MKYK üyeliğine kadar çeşitli görevlerde bulunan Şendiller, 2008 yılı başında Muhsin Yazıcıoğlu'yla anlaşmazlığa düşerek partideki tüm görevlerinden istifa ediyor
Aralık 2008'de TRT-1'de yayınlanan Şahların Labirenti adlı belgeselde Maraş Katliamı'nı anlatan Ökkeş Şendiller, katliamın sorumlusu olarak Hrant Dink ve arkadaşlarını gösterdi sonrasını biliyorsunuz zaten
Orada o zaman görev yapan Merkez Emniyet Müdürü, şu bizim AKPli Abdülkadir Aksu.
Bahsi geçen Ülkücü Gençlik Derneği, o zamanlar kapatılmak üzere olan 1 günde 350 şubesiyle birden feshedilip tekrar açılan Ülkü Ocakları Derneği'nin yeni adı. Kurucusu ve ilk genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu
3.ve guncel ornek kıskırtılan Kurt-Turk ayrımı ve Muhsin Yazıcıoglu nun vefatı ıle ilgili komplo teorileri sizce durum nereye gidiyor?
-
ben medya kadar aptal öküz gerizekalı bişi gormedim :| çok dengesiz iş yapıorlar .. ortalıgı karıştıran resmen bunlar
-
EmQceR bunu yazdı:
-----------------------------
birde Radikal / Makale / Medya teröre reklam aracı bayağı olmuş ama
-----------------------------Zaten radikal tam bir terörist yardakçısı site oldu son zamanlarda.Radikalin sitesine girin bakın yorumlarda ve haberlerde hep kürtcüler boy gösteriyor.Vatan millet sakarya yorum yaparsan onaylamıyor moderatorler.Artık radikal almıyorum.
