folder Tahribat.com Forumları
linefolder Derin Konular
linefolder Mezar Odasının Sırrı {{Mutlaka Okuyun}}



Mezar Odasının Sırrı {{Mutlaka Okuyun}}

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Fikibok
    KaptaN
    KaptaN's avatar
    Üstün Hizmet Madalyası
    Kayıt Tarihi: 30/Ağustos/2005
    Erkek
    Mezar odasinin sirri

     

     

    O muzenin kapisindan iceri girerken, karsima

    ‘Da Vinci sifresi’ gibi esrarengiz bir hikayenin

    cikacagini bilmiyordum.

     

    Bu, bir sanduka ve onun altindaki mezarin hikayesi.

     

    Ama oyle basit bir hikaye degil.

     

    Hikaye 13’uncu yuzyilda basliyor ve

    1930’da esrarengiz bir aile trajedisine

    kadar uzaniyor.

     

    Hikaye beni cok etkiledi.




    Sizi de etkileyecegini tahmin ediyorum.

     

    SAF TUTMUS SANDUKALAR ARASiNDA

     

    Hayatimda ilk defa Konya’ya gitmistim.

     

    Konya’da Mevlana Muzesi’nin kapisindan

    ilk adimimi attigimda, belki de sadece benim

    hissettigim mistik bir ruzgar esti ve beni icine

    alip goturdu.

     

    Hayatimda hicbir mekan daha ilk anda beni bu

    kadar etkilememisti.

     

    icerden cok hafif bir ney muzigi geliyordu.

     

    Sag tarafta, sanki saf tutmus sandukalari


    goruyordum.

     

    Yanimda Mevlana Muzesi Mudur Yardimcisi

    Dr. Naci Bakirci vardi.

     

    Mevlana’nin sandukasinin onune gelinceye kadar,

    mistik bir turistten farkli degildim.

     

    Ancak o sandukanin onunde Dr. Bakirci’nin anlattigi

    o muthis hikaye basladi.

     

    Daha dogrusu, o sandukanin altindaki

    ‘mezar odasinin sirri’...

     

    500 METREYİ SEKİZ SAATTE ALAN CENAZE

     

    Nefesimi kestim ve onu dinledim.


     

    iste ondan dinlediklerim.

     

    Anlatildigina gore her sey 1273’te Konya’da

    kaldirilan bir cenazeden sonra basladi.

     

    Mevlana Celaleddin-i Rumi, 17 Aralik 1273

    gunu vefat ediyor.

     

    Cenazesine yuzbinlerce insan katilmis.

    Naasi, iplikci Camii’nden, 500 metre ilerdeki

    bu turbeye 8 saatte getirilebilmis.

     

    Muslumanlar Mevlana’nin naasini defnedebilmek

    icin gayrimuslimlerin cenaze cemaatinden cikmasini

    istemisler. Ancak onlar, ‘Bize İsa’yi da Musa’yi da


    Mevlana ogretti’ diyerek bunu reddetmisler.

     

    Mevlana’nin kabrinin altina bir ‘mezar odasi’

    bulunuyor.

     

    MEZAR ODASİNA 700 YİLDA 1 KİSİ İNDİ

     

    Eski Turklerde mezarlarin altina Farsca ‘zir-i zemin’

    yani ‘zeminin alti’ denilen bir mezar odasi yapilirmis.

     

    Mevlana’nin naasi da boyle 4 metrelik bir mezar

    odasina konmus.

     

    Ancak o tarihten bu yana mezar odasina kimse

    inmemis.

     

    Sadece bir kisi haric.


     

    Rivayete gore Sultan Dorduncu Murad,

    Mevlana’nin turbesini ziyarete geldiginde,

    mezar odasinin icinde ne oldugunu cok merak etmis

    ve bu odaya girmek istemis.

     

    Ancak donemin Mevlevi buyukleri, buna kesinlikle

    karsi cikmis ve girmesini engellemisler.

     

    Bunun uzerine Sultan, elindeki tespihi, agzi acik

    odanin icine atmis.

     

    Veya dusurmus.

     

    Bu tespihi almak uzere 7 yasinda bir kiz cocugu

    mezar odasina indirilmis.




    Bilinen tek sey, odanin iki tarafindan asagi dogru

    merdivenlerin indigiymis.

     

    Kiz cocugu mezara inip ciktiktan sonra dili tutulmus.

     

    Dr. Naci Bakirci, ‘Cocugun dilinin neden tutuldugu

    hala bilinmiyor’ diyor.

     

    KUCUK KİZ MEZAR ODASİNDA NE GORMUSTU

     

    İste bu olaydan sonra ‘mezar odasinin sirri’ iyice

    merak edilmeye baslanmis.

     

    Acaba kiz cocugu orada ne gormustu de dili

    tutulmustu?

     



    Bir iddiaya gore, oda cok karanlik oldugu icin cocuk

    cok korkmus ve gecirdigi travmadan dolayi dili tutulmustu.

     

    Ancak bir baska iddia daha var ki, o ‘mezar odasinin

    sirrini’ daha da koyulastiriyordu.

     

    Selcuklu Turkleri o tarihte mumyalama teknigini

    biliyorlarmis. Fatih Sultan Mehmed dahil 7 padisahin

    naasi mumyalanmis.

     

    Mevlana’nin naasi da mumyalandigi icin muhtemelen

    oyle duruyordu.

     

    Kiz cocugu orada yatan Mevlana’yi gorunce bu hale

    gelmis olabilirdi.

     



    Bu olay donemin onde gelen Mevlevilerini harekete

    geciriyor ve 1640 yilinda mezar odasinin agzi

    tuglayla orulup uzeri kursunla kaplaniyor.

     

    O tarihten sonra mezar odasinin agzindaki kursun

    hicbir zaman kaldirilmadi.

     

    Mezar odasi, sirlariyla birlikte belki de ebediyete

    kadar sessizlige gomuldu.

     

    1930’LU YİLLARDA MUZE MUDURUNUN ODASİNDA

     

    Ancak odanin hikayesi burada bitmiyor.

     

    Aradan 300 yil gectikten sonra, Misir’daki piramit

    sirlarina benzeyen bir dizi olay daha yasanacakti.




    Bu olayin iki tanigi vardi.

     

    Biri olayi yasayan Yusuf Akyurt isimli biri.

     

    Oteki de onun yasadigini Murat Bardakci’ya anlatan

    Abdulbaki Golpinarli Hoca.

     

    1930’lu yillarin guzel bir gununde, Mevlana Muzesi’nin

    Muduru Yusuf Akyurt odasinda tek basina otururken,

    aklina sandukanin altindaki mezar odasi gelir.

     

    İcinden ‘Acaba su odaya bir girsem de icinde ne

    oldugunu gorsem’ diye gecirir.

     

    Ancak tepki cekecegini dusundugu icin kararsizdir.




    O AN KAPİ CALİNDİ YASLİ ADAM GİRDİ

     

    Tam o esnada kapi calinir ve iceri, muzenin yasli

    odacisi girer.

     

    Bu yasli adam aslinda, Mevlevi dedesidir. Cumhuriyetin

    ilanindan sonra tekke ve zaviyeler kapandigi icin muzeye

    cevrilen turbede odaci olarak calismayi kabul etmistir.

     

    Yasli Mevlevi dedesi saygili bir sekilde iceri girer ve

    Yusuf Akyurt’un tuylerini diken diken eden su cumleyi soyler:

     

    ‘Sakin oraya inmeyi dusunmeyin...’

     

    Ancak bu saskinlik, muduru kararindan vazgecirmez.

    Mezara inmek uzere kursunla kapli kapagin onune gelir.


     

    Haliyi kaldirir. Tam kapagi acmak uzereyken, bir adam

    haykirarak iceri girer:

     

    ‘Mudur bey, yetis evin yaniyor...’

     

    Yusuf Akyurt gelinceye kadar evi kul olmustur.

     

    İste tam o sirada eline bir telgraf tutusturulur.

     

    Muze muduru baska bir yere tayin edilmistir.

     

    KONYA-ANKARA YOLUNDAKİ KAZA

     

    Konya-Ankara yolu o gun cok issizdi.

     

    Gun batmis, alacakaranlik etrafa hakim olmaya


    baslamisti.

     

    Uzaktan gelen kamyonun farlari, henuz tam karanlik

    hale gelmemis ufukta ciliz iki nokta gibi duruyordu.

     

    Soforun yaninda kapiya dayanmis sekilde oturan cocuk

    kimbilir hangi hayallere dalmisti.

     

    Kamyon bir kavise girdigi sirada kapi aniden acilir ve

    cocuk alacakaranligin icinde kaybolur.

     

    Kamyon durup, icindeki iki adam kapidan ucan

    cocuga ulastiklarinda is isten gecmistir.

     

    Cocuk oteki dunyaya gocmustur.

     



    Cocugun basinda duran ikinci adam, basi ellerinin

    arasinda hungur hungur aglamaktadir.

     

    O adam, Konya’dan tayini cikan Muze Muduru

    Yusuf Akyurt’tur.

     

    Kimine gore, mezar odasinin sirri, onu hala

    takip etmektedir.

     

    MEZARİN BASİNDA SOYLENEN SON SOZLER

     

    Yusuf Akyurt oglunun cenazesini alip Konya’ya doner.

    Cenaze toreninden sonra dogruca Mevlana Muzesi’ne

    gider ve sandukanin basinda ellerini acip haykirmaya baslar:

     

    ‘Yetmedi mi? Affet artik...’




    Butun bunlar neydi? Efsane mi? Gercek mi?

     

    Kucuk kizin dili niye tutulmustu? Yasli odaci,

    mudurun kafasindan gecen dusunceyi nasil anlamisti?

     

    Bunlarin cevabi yok.

     

    Ben bunlari anlatan insanlardan dinledim.

     

    Bildigimiz tek sey var. Mezar odasi 731 yildan

    bu yana sirrini muhafaza ediyor.

     

    Umarim bundan sonra da muhafaza etmeye

    devam eder.

     

    Cunku bilinmezligin yarattigi bazi mistik duygulara



    ebediyen ihtiyacimiz olacak.

     

    Cunku hepimizin icinde, sadece kendimize ait sirlarin

    saklandigi kucucuk odalar var.

     

    Uzerleri kursunla kapli kucucuk odalar...

     

    -----

     

    PelinBasak'dan alintidir.

     

    alıntı  yaptım arkadaşlar cok hoşuma gitti......
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    be_cool
    be_cool's avatar
    Kayıt Tarihi: 19/Eylül/2005
    Erkek

    cok acayip ilginc cok ilgin sunda birsey yazmak istedim ama yazamadim simdi daha ilginc


    adam bana çay verdi çay. bana çay verdi. çay veren adam kötü olur mu hiç?
Toplam Hit: 2179 Toplam Mesaj: 2