folder Tahribat.com Forumları
linefolder Genel
linefolder Milliyetçi Polislere Dinci Tırpanı !



Milliyetçi Polislere Dinci Tırpanı !

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    maydonoz07
    maydonoz07's avatar
    Kayıt Tarihi: 13/Eylül/2007
    Erkek
    Birkaç gün önce sessiz sedasız 16 Emniyet Müdürünün ataması yapıldı. Listeye baktığımda orta sıralarda Trabzon Emniyet Müdürüyken, Hrant Dink cinayetinden sonra birkaç gazetecinin yazdığı gerçek dışı iddialar nedeniyle görevden alınan Türkiye’nin terörle mücadelede en başarılı polislerinden Reşat Altay’ın Burdur’a atandığını gördüm. Ne bir açıklama, ne bir bilgi.
    Ne hukukun ne de vicdanların kabul edebileceği türden bir atama. Bana göre bu bir zulümdür.
    Hakkındaki iddialar sonrasında iki müfettiş Trabzon’a giderek Reşat Altay’ın cinayet öncesi ve sonrası bir kusuru olup olmadığını araştırdı. Araştırma sonunda (içeriden aldığım bir bilgi) iddia edilen olaylar sırasında Altay’ın Trabzon’da müdür bile olmadığı ortaya çıktı. Katilin yine olaydan kısa bir süre sonra onun başarılı yönetimi sonucu yakalandığı da görmezden gelindi. Kısacası katilleri en hızlı biçimde yakalamanın karşılığı olarak, katilere yardım etmekler suçlandı ve bir oldu bittiyle merkeze çekildi. Trabzon halkı bu uygulamaya tepki gösterdi ve ilk kez bir müdürün geri gelmesi için yürüyüş yaptı.

    Bir gazeteci olarak “Ne mutlu Türküm diyene” sözünü ilkellik olarak niteleyen, şehide mahkeme kararı sabit, “kelle”, teröristbaşına da “sayın” diyen, Meclis’teki çocuk katillerini göremediklerini (!) söyleyen, Türk düşmanı PKK’yı ve Barzani’yi sınır ötesi operasyonları engelleyerek resmen kollayan, kurduğu, desteklediği dernek ve vakıflarla bilumum cumhuriyet ve Atatürk düşmanı uğursuza ve bölücüye sözde mazlum halklar adına arka çıkan, yandaşı oldukları sendikalar aracılığı ile okullarda İstiklal Marşının okunmasının bile artık yasaklanması gerektiğini ifade edenlere ve atamaya imza atan İçişleri Bakanı Beşir Atalay’a soruyorum.

    1- Reşat Altay neden açığa alındı?

    2- Müfettişler, Altay’ın yönetiminde kusur buldular mı?

    3- Suçları ve kusurları var ise neden görevi ihmalden dava açıp görevden almıyorsunuz?

    4- Yok, suçlu değil başarılı ise neden görevine iade etmiyorsunuz? 5- Altay hangi başarısızlığı nedeniyle Burdur gibi tamamen pasif göreve verildi? 6- Türkiye’nin yetiştirdiği, siyasete bulaşmamış, terörle mücadeleye yüreğini koymuş, DHKP-C gibi bir örgüte en büyük darbeyi vurmuş, bizzat çatışmalara girmiş ve zor yetişen böyle polis müdürlerini neden meslekten uzaklaşmasını mı istiyorsunuz? 7- Kendileri gibi başarılı, vatansever polis yetiştirmelerini engellemek için mi ortaya bahane bile koymadan; doğrudan tırpanlayarak baskı kuruyorsunuz? 8-Cumhuriyet düşmanlarının kalesi olarak bilinen malum cemaatinizin sadık adamı olan İstihbarat Daire Başkanı, olayda resmen kusurluyken görmezden geldiniz. Hatta, ödüllendirdiniz. Sicilinde tek bir pürüz bulunmayan, adı hırsızlığa, vurguna ve sahtekarlığa bir kez bile bulaşmamış, namuslu ve örnek polis olmaktan başka hiçbir amacı olmayan vatan evladı Reşat Altay, kusursuz bulunmasına karşın birden bire bir kaç Atatürk düşmanı ve bölücü uşağı yazarın asılsız iddiası ve isteği ile alaşağı edildi. Bunun ardında, hiç kimsenin adamı ve hiçbir bölücü cemaatin üyesi olmaması mı yatıyor? 9- İstanbul’da ekipler amirliğinden ileri gidemeyen bir yönetimine rağmen, görevde tutulan Celalettin Cerrah’ın yaptığı gibi yılların terör, narkotik ve asayiş uzmanları, uzman sorgucuları köprülere sürgüne gönderilmesi, yerlerine cemaat üyesi dünyadan bihaber polislerin getirilmesi gibi bir uygulama değil mi? 10- İstanbul’da cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir biçimde kapkaç, hırsızlık, tecavüz ve cinayetlerde patlama görülmesi, bu başarılı müdürlerin ve polislerin toplu olarak görevden alınmasından sonra ortaya çıkması bir tesadüf mü? 11- Diyarbakır’ın başarılı ve PKK’ya kök söktüren emniyet müdürü Orhan Okur’da, bölücülerin çok sevdiği olay vali Efkan Ala’nını ayağına dolanıyor diye apar topar Çanakale’ye gönderilmemiş miydi? Şimdi bu çok başarılı ve vatansever polis müdürü Orhan Okur’da tesadüfe (!) bakın merkeze çekildi ve evde oturacak. 11-Başarılı, uzman ve kendine güvenen şube ve emniyet müdürlerinin tırpanlanarak tasfiye edilmesi ve en stratejik birim, şube ve müdürlüklere tecrübesiz ve niteliksiz ama cemaatçi polislerin getirilmesi bilin bakalım kim istiyor AKP medyası ile işbirlikçi medya bunları ne yazıyor ne de soruyor. Onların da kimlere hizmet ettiğine bakmak lazım.



    VEDAT YENERER

    Türk"üz, Türkçüyüz, Atatürkçüyüz, Atsızcıyız, Turancıyız. Basbuğumuz: Atatürk, Yol Göstericimiz: Nihal Atsız, Silahımız: Damarlarımızdaki asil kan, Hedefimiz: Turan! Soyumuz; Saf Türk Soyudur, Dilimiz; arınmıs Türkçe"dir, Töremiz; ne Arap"ın, ne kürdün ne de Batı"nın töresidir, özbeöz Türk"ün töresidir. Türk"ün töre ve kültürünü, yasam tarzı olarak benimseyip yaşar ve yaşatiriz. GökTanrı Türk"ü Korusun..... TÜRK IRKI SAĞ OLSUN....
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    BLaBLa
    BLaBLa's avatar
    Kayıt Tarihi: 06/Eylül/2005
    Erkek
        Hoş bir köşe yazısı, akıcı da ama neye dayanarak yazılmış efendim? Adam bu sicil kayıtlarını nereden bulmuş, müfettişlerin,emniyetin,istihbaratın belki mit in istihbarat raporlarını mı ele geçirmiş de yazmış ( içeride o kadar adamı da varsa maşallah diyelim artık ). Araya dine dair cemaat lafı sokulup onun üzerine hikaye yürütülmüş, bahsi geçenlerin cemaatçilikleri neye dayandırılmış, veya diğer tüm yerinde duranların bölücü grup üyelikleri nereden? Köşe yazıları da şiir gibi okunabilir, kimine göre sakıncası yokturdur belki ama, mesele kişileri de aşıp ( ki bence o da sorun ), kurumlara-birimlere-devlete kadar getiriliyorken yazılmasını geçtim adam yazmış da en azından veriliyor iken daha hassas olunması lazım... Sonra soracak biri nereden diye ister inan ister inanma muhabbeti çıkacak... Adamın merak edip 3 yazısını okudum ( 250 milyar dolar, cnn türk ü kim yönetiyor, akp barzani'yi destekliyor), 3 de bi moka yaramaz... Şahanın şovunda sunduğu haberlerden kesit gibiler...
  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    tranceport
    tranceport's avatar
    Kayıt Tarihi: 17/Haziran/2006
    Erkek
    KATIL  RESAT ALTAY 


    Çetelerin üs seçtiği Trabzon’un Emniyet Müdürü, 16 Mart Katliamı, Susurluk ve Çiftehavuzlar operasyonu ile anılıyor

    Rahip Andrea Santoro’nun öldürülmesinin ardından gelen Gazeteci Hrant Dink cinayeti gözlerin Trabzon’a çevrilmesine neden oldu. Karanlık çetelerin, tetikçileri neden Trabzon’dan seçtiği tartışılırken; mayıs ayında Trabzon Emniyet Müdürlüğü’ne atanan Reşat Altay’ın geçmişi kafalarda soru işareti bıraktı. Susurluk, 16 Mart Katliamı ve Çiftehavuzlar operasyonu ile gündeme gelen Reşat Altay’ın, Trabzon’daki silahlı çetelerin üzerine neden gitmediği merak ediliyor.
    Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay, ilk olarak İstanbul Üniversitesi önünde gerçekleşen 16 Mart Katliamı’yla gündeme gelmişti. İstanbul Üniversitesi’nde 16 Mart 1978’de öğrencilerin üzerine bomba atılması ve öğrencilerin silahlarla taranması sonucu 7 öğrenci öldü, bir çoğu yaralandı. Öğrencilerin katillerini yakalamak için peşlerine düşen polislere ise, “geri dön” emri verildi. Polis Memuru Yahya Gergin, 1978’de Sıkıyönetim Mahkemesi’ne verdiği ifadede, “geri dön” emri verenin Reşat Altay olduğunu söyledi.
    Polisin ifadesi
    Altay ile ilgili ifade veren polis memuru Gergin, 16 Mart’ı şöyle anlatmıştı: “Üniversitenin önünde 9 memur, 1 komiser muavini görevliydik. Sol görüşlü öğrenciler okuldan çıktı. Merdivenlerde 20-25 kişilik sağcı grup vardı. Bunlar slogan atmaya başladı. Başımızdaki amir olay çıkmasın diye slogan atanları geriye çekmemizi istedi. Öğrencilerle birlikte Süleymaniye istikametine gideceğimiz zaman merdiven başındaki iki görevli arkadaştan biri, arkasından atılan bombayı havada gördü ve ‘bomba!’ diye bağırdı. Bağırışı duyan kendini yere attı. Biz de attık. Üniversite Kütüphanesi’nin oradan silahlar patlamaya başladı. Herkes kaçmaya başladı. Kaçan şahısları kovalamaya başladık. Arkamızdan birisi ‘Gitmeyin, geri gelin’ diye bağırdı. Saldırganlar iki silahı atıp kaçmış. O silahları bulduk ve döndük. Döndüğümde arkamdan bağıranın kim olduğunu sordum; Komiser Muavini Reşat Altay olduğunu söylediler. Altay, Kumkapı Birliği’nin başındaydı. Yaralıların ve ölenlerin taşındığı arabaya bindiğimde çoraplarıma kadar kan bulaştı. Ölenlerin vücutları parçalanmıştı.”
    Sürekli terfi
    1996’da, olayda ölenlerin arkadaşları 16 Mart davasını yeniden açtı. Yahya Gergin, 1996’da İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ne giderek ifadesini tekrarladı. Reşat Altay ise önce ödüllendirilir gibi İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne, ardından Gaziantep, Bursa, Kırklareli ve son olarak da 16 Mayıs 2006’da Trabzon Emniyet Müdürlüğü’ne atandı.
    Reşat Altay, göreve atandığı gün yaptığı konuşmada ise, Trabzon’un sadece adli değil sosyal boyutuyla da ilgileneceklerini söylemişti. Trabzon’un olaylarla değil, güzelliklerle gündeme gelmesinden yana olduklarını savunan Altay, “Önümüzdeki dönemin çok yoğun ve iyi geçeceğini ümit ediyorum. Trabzon’u adli boyutuyla değil, sosyal boyutuyla da ilgileneceğiz” demişti. (HABER MERKEZİ) Emniyet göz yumuyorz
    Kamil Tekin Sürek (16 Mart Katliamı’nın görgü tanığı-avukat): Reşat Altay ismi, 16 Mart Katliamı’nın ardından Susurluk olayıyla da gündeme geldi. Abdullah Çatlı’nın Altay’la sık sık görüştüğü yazıldı. Bu konuda da herhangi bir soruşturma yapılmadı.
    Böyle bir kişinin bırakın terfi edip yükselmeyi bu meslekte kalması bile sakıncalı. Trabzon’da son yıllarda oluşan silahlı gruplar, çetelerin üzerine neden gidilmediğinin sorulması lazım. Gençlerin yaylaya çıkıp silah talimleri yaptıkları, esrar kullandıkları ifade ediliyor. Linç girişimleri, tehditler... Emniyet göz yummazsa bunlar olacak şeyler değil. AKP Hükümeti, boş efelenmeler yerine yasaların gereklerini yerine getirmeli bu tür olayları engellemeyen görevlileri derhal görevlerinden almalıdır. Haklarında yasal işlem başlatmalıdır.

    RESAT ALTAY KIMDIR

    16 Mart 1978'de İ.U. Eczacılık Fakültesi önünde yapılan bombalı saldırıda yedi öğrenci ölürken, 41 kişi de yaralanmıştı.

    “Katliamla ilgili olarak 1980 yılında Sıkıyönetim Mahkemeleri'nce yapılan yargılamada sanıklar delil yetersizliğinden serbest bırakılmıştı. 1992 yılında davayla ilgili zaman aşımına saniyeler kala ortaya sürpriz tanıkların çıkması, davanın yeniden açılmasını sağladı.

    Katliamdan 18 yıl sonra ortaya çıkan Şükrü Balcı imzalı belge, katliamı gerçekleştirenlerin başında Özgün Koç adlı öğrencinin bulunduğunu ortaya çıkardı.

    Polisin bu ihbara karşılık hiçbir önlem almaması, katliamda polis - ülkücü işbirliğini ortaya çıkardı. Olay sırasında görevli olan polis memuru Yahya Gergin ise, İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Reşat Altay'ın, patlamadan sonra katil zanlılarını kovalamamak için emir verdiğini öne sürdü. Katliamda kullanılan TNT bomba kalıplarını ise Abdullah Çatlı'nın temin ettiği öne sürüldü”. 20.05.1997 Milliyet

    Emniyet Müdürü Reşat AltayEvet, 1978'den Susurluk'a ve günümüze kadar uzanan süreçte pek değişiklik yok. Aynı isimler hep gündemde. 16 Mart katliamına adı karışan polis şefi Reşat Altay halen Bursa Emniyet Müdürü. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne aday isimler arasında adı geçiyor. Reşat Altay, Mehmet Ağar'a çok yakın bir isim.

    Reşat Altay ismine bir başka yerde de rastlıyoruz.

    27 Kasım 1996 tarihinde Gebze Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'nce şüphe üzerine durdurularak aranan 34 FBM 44 plakalı otomobilde Abdurrahman Kayıkçı ile sahte kimlik taşıyan Faysal Esen isimli iki kişi ve bu şahıslara ait 1 adet Motorola marka telsiz, 1 adet 7.65 çapında Unique marka tabanca, tabancaya ait 9 adet mermi, 1 adet kelepçe bulunur.

    Faili meçhul cinayetlerin odak noktasında telsiz, tabanca ve kelepçe ile yakalanan bu şahısların biri PKK örgütünün kurucularından, diğeri ise PKK’nın eski Çukurova Bölge Sorumlusudur. Şahıslar görevlilere Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı’nda görevli Hanifi Avcı ve İstanbul Emniyet Müdür Muavini Reşat Altay'a bağlı görev yaptıklarını bildirirler. Görevliler bu beyanın doğruluğunu tetkik ettikten sonra şahısları hiç bir işlem yapmadan malzemeleri ile birlikte serbest bırakırlar

    Atatürkçülük ölmez bir hedef, yükselen bir şereftir.
Toplam Hit: 1068 Toplam Mesaj: 3