folder Tahribat.com Forumları
linefolder Derin Konular
linefolder Mustafa Kemalle İlgili Bir Anı



Mustafa Kemalle İlgili Bir Anı

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    AntiOksidan
    AntiOksidan's avatar
    Kayıt Tarihi: 03/Ekim/2005
    Erkek
    Gazi Çiftliğinde dolaşıp hava alırken oldukça yaşlı bir kadına
    rasladık. Atatürk attan inerek bu ihiyar kadının yanına sokuldu.

    - Merhaba nine

    Kadın Ata'nın yüzüne bakarak hafif bir sesle;

    - Merhaba dedi.

    - Nereden gelip nereye gidiyorsun ? Kadın şöyle bir duralayıp,

    - Neden sordun ki, dedi. Buraların sabısı mısın? Yoksa bekçisi mi?

    Paşa
    gülümsedi.

    - Ne sahibiyim ne de bekçisiyim nine. Bu topraklar Türk milletinin
    malıdır. Buranın bekçisi de Türk milletinin kendisidir . Şimdi nereden
    gelip
    nereye gittiğini söyleyecek misin? Kadın başını salladı.

    - Tabii söyleyeceğ im, ben Sincan'ın köylerinde nim bey, otun güç
    bittiği, atın geç yetişdiği kavruk köylerinde n birindeyim . Bizim mıhtar

    bana
    bilet aldı trene bindirdi, Angara'ya geldim.

    - Muhtar niçin Ankara'ya gönderdi seni?

    - Gazi Paşamızı görmem için. Başını pek ağrıttım da.... Benim iki oğlum
    gavur harbinde şehit düştü. Memleketi gavurdan kurtaran kişiyi bir kez
    görmeden ölmeyeyim diye hep dua ettim durdum. Rüyalarıma girdi Gazi
    Paşa. Bende gün demeyip mıhtara anlatınca, o da bana bilet alıverip
    saldı
    Angaraya, giceleyin geldimdi. Yolu neyi de bilemediği mden işte ağşamdan
    belli böyle kendimi ordan oraya vurup duruyom bey.

    - Senin Gazi Paşa'dan başka bir isteğin var mı? Kadını birden yüzü
    sertleşti.

    -
    Tövbe de bey, tövbe de! Daha ne isteyebili rim ki... O bizim
    vatanımızı gurtardı. Bizi düşmanın elinden gurtardı. Şehitlerim izin
    mezarlarını
    onlara çiğnetmedi daha ne isteyebili rim ondan? Onun sayesinde şimdi
    istediğimiz gibi yaşıyoruz. Şunun bunun gavur dölünün köpeği olmaktan
    onun
    sayesinde gurtulmadık mı? Buralara bir defa yüzünü görmek, ona sağol
    paşam! Demek için düştüm. Onu görmeden ölürsem gözlerim açık gidecek.
    Sen
    efendi bir adama benziyon, bana bir yardım ediver de Gazi
    Paşayı
    bulacağım yeri deyiver. Atatürk'ün gözleri dolu dolu olmuştu, çok
    duygulandığı her halinden belliydi. Bana dönerek,

    - Görüyorsun ya Gökçen, işte bu bizim insanımızdır... Benim köylüm,
    benim vefalı Türk anamdır bu. Attan indim. Yaşlı kadının elini tuttum
    anacığım dedim, sen gökte aradığını yerde buldun, rüyalarını süsleyen,
    seni
    buralara kadar koşturan Gazi Paşa yani Atatürk işte karşında duruyor.

    Köylü kadın bu sözleri duyunca şaşkına döndü. Elindeki değneği yere
    fırlatıp, Atatürk'ün
    ellerine sarıldı. Görülecek bir manzaraydı bu.
    İkisi
    de ağlıyordu. İki Türk insanı biri kurtarıcı, biri kurtarılan , ana oğul
    gibi sarmaş dolaş ağlıyorlardı. Yaşlı kadın belki on defa öptü atanın
    ellerini. Ata da onun ellerini öptü. Sonra heybesinden küçük bir paket
    çıkarttı. Daha doğrusu beze sarılmış bir köy peyniri. Bunu Atatürk'e
    uzattı;

    - Tek ineğimim sütünden kendi ellerimle yaptım Gazi Paşa, bunu sana
    hediye getirdim. Seversen gene yapıp getiririm.

    Paşa hemen orada bezi açıp peyniri
    yedi. Çok beğendiğini söyledi.

    Sonra birlikte köşke kadar gittik. Oradakilere şu emri verdi;

    "Bu anamızı alın burada iki gün konuk edin. Sonra köyüne götürün.
    Giderken de kendisine benim bütcemden üç inek verin armağanım olsun."

    Alıntıdır

Toplam Hit: 1294 Toplam Mesaj: 1