Ne İster Solcular Bu Memleketten...
-
Merhaba dostlarım özncelikle hepinize tekrar tekrar merhaba, aranıza yeni katıldım henüz 2. mesajım. Ama buna rağmen yaklaşık 1 aydır forumunuzu ilgi ve beğeniyle takip ediyorum. Çok çeşitli fikirlere çok çeşitli yorumlar yapıldığını gördüm. Sosyalist ideolojinin sembolu orak - çekiç için yapılan yorumlardan "Neden komünist olunur" gibi ilginç bir başlıkla pekte kendini ortaya koyamadığını düşündüğüm arkadaşın topic ine kadar özellikle ilgi alanıma giren pekçok konu hakkında çok bilinçsiz ve çelişkili yorumlar yapıldığını gördüm. Konu ile ilgili düşüncelerimi sizlerle paylaşarak yorumlarınızı yanıtlamaya çalışacağım...
Öncelikle sağ ve sol kavramlarının çıkış noktalarına değinmek istiyorum M.S. II. yüzyılda Fransa krallığında kralın sağında ve solunda 2 danışman grubu bulunurmuş ve kral vereceği kararı bu gruplara danışarak alırmış. Sağ tarafındaki danışmanları daha milliyetçi bir tavır sergilerken sol tarafındaki danışmanlar daha enternasyonalist kararlar alırlarmış.
Günümüz Türkiye' sinde sol, sosyalizm, komunizm gibi kavramlar özellikle 80 darbesi sonrası içi boşaltılan kavramlardan bazılarıdır. Emperyalist güçlerin egemenliği ve kapitalist ülkelerin ambargosu sonunda çözülen sosyalist devletlerin misyonunu kaybetmesi üzerine ülkemizde ve dünyada hızla tırmanan faşist ideoloji milyonlarca insanın hayatına mal olurken sosyalist düşünceyede vargücüyle saldırarak dünyadan adını silmeye çalışmıştır.
Nedir bu sosyalizm, komunizm. Ne işe yararlar?
Öncelikle biçok yorumda gördüğüm kadarıyla çoğu arkadaşımız bir kavram kargaşası içindeler. Geçmişte ve bugün dünya üzerinde komunist bir rejim var olmamıştır. Komunizm sosyalizmin ütopyasıdır ve asla bu seviyeye gelememiştir. Kavramsal olarak çok genel başlıklarla incelersek Sosyalizm: Bütün insanlarım emeği kadar tüketim gücüne sahip olduğu yönetim şekli. Komunizm (ki tekrarlıyorum dünya üzerinde böyle bir sistem kurulamadı): Bütün insanların ihtiyacı olduğu kadar tüketim gücüne sahip olduğu yönetim şeklidir. Birde bu iki kavramın yanında ne kadar eğreti durduğuna hepinizle hemfikir olacağımı düşündüğüm "yeni dünya düzeni" isimi verilen kapitalizmi genel hatlarıyla tanımlayalım. Kapitalizm: Zenginin daha zengin, fakirin daha fakir olduğu yönetim şekli.
Genel olarak değindiğim bu kavramlardan Komunizm, sosyalizmin ütopyası olduğu ve ne şartların nede toplumların bu sistemi kuracak durumda olmadığı gerekçesi ile konu dışı bırakırken sosyalizm ve kapitalizme biraz daha yakından bakalım...
Emeğin karşılığı terimi günümüz Türkiye sinde cidden bir hayal ürünü durumuna gelmiştir. Emek-Sermaye çelişkisi hat safadadır. Diğer forumlarda dikkatimi çeken bir cümle vardı ve bu düşünce sistemine karşı duran herkes bu tezin arkasındaydı: Dediklerine göre örn. bir doktor neden bir çöpçü ile aynı şartlarda yaşayacakmış. İçinde bulunduğumuz sistemin verdiği mantaliteye göre böyle düşünmeniz çok normal. Peki soru şu, burada doktor neden doktor olmuşturda çöpçü neden çöpçü olmuştur. Onlara tanınan eğitim şartları yüzünden değilmi... Peki her ikisinede aynı eğitim imkanlarını tanısak ne olurdu sizce. İnsanların geleceklerini ilgi alanlarına göre şekillendirsek. Yaşam standartları bizim için bir hedef değilde insanlığı yüceltmek için bir araç olsa... İnanın ben o zaman ne doktorken çöpçü ile aynı parayı aldığımdan yakınırdım. Ne çöpçüyken doktorla aynı çalışma koşullarımın olmamasından....
Dostlarım bu başlık altına daha çok şey yazmak isterim inanın sizlerle paylaşmak istediğim o kadar çok şey varki, inşallah ilerleyen günlerde bu paylaşımı gerçekleştirir sizinde katkılarınızla en iyiyi en güzeli buluruz. Dostça kalın. Bugünlük benden bu kadar...
-
vatana solcular değil solculuğu vatan hainliğine dönültürenler zarar verir.
sağcının da solcunun da tek amacı vatanını devletini milletini yüceltmektir
-
sağcılarda solcularda, saçmalıyo devleti yücelt mek asıl gayeleri olabilir ama kaş yapayım derken göz çıkarma yolundalar. ben neyciyim diye soran olursa cevap: devletçiyim.
-
Herkes bir sol kavramıdır çıkarmış.Sosyal-demokratlar sol değildir bu önce biline.Sol olarak sosyalist görüşü savunanlar gösteriliyor.Ama onlarda kendi aralarında bölünmüş.Yok işçi-köylü yok sadece işçi, Bazıları işçi-köylü devrimin savunurlar (Deniz Gezmiş'in grubu diyebiliriz,Tikko,dhkp-c ) bazıları köylüye dönek der işçinin bu devrimi yapacağına inanırlar (Lenin: Köylünün sermayesi var,tarlası var o gerektiğinde karşı tarafa geçebilir,ama sizin (işçileri kast ediyor) zincirlerden başka kaybedecek neyiniz var (sözü tam olarak hatırlamıyorum ama aşağı yukarı böyle)) .Nedense emekçi diye nitelendirdikleri köylüleri devrimci örgütlenmede alt plana almışlardır.Şuan TKP bunu bu şekilde yorumluyor.bunları bilerek söylüyorum çünkü birerbir arkadaşlarım var. Ama ne yazık ki işçi haklarını savunan TKP elektriği kaçak kullanıyor.Bunu ispat edebilirim.Parti binasına gittiğimde böyleydi. Sen hem emekçiği savunacaksın hemde emekçinin cebinden senin kaçak olarak kullandığın elektirğin parası gidecek. Belki başkaldırında haklsın belki bazı şeyler feda edilebilir ama bu halka yazık,çok çile çekti.Ama sende yanılmıyorsam marks'ın bir sözü gibi "devrimsel süreci hızlandırmak için bir tepik de ben atarım" diyorsan seni Allah'a havale ediyorum.Tabii Allah inancınız varsa. Türkiyê'de çok kötü durumlar mevcut (AB,adeletsiz gelir dağılımı v.s.) Bizde buna karşıyız ama çözüm sosyalizm de değildir.Nerde diyecek olursan Allah sözü yeter diyeceğim
-
ya ic3 adlı arkadas bilip bilmeden konusjuyor solcu ulkesini yukseltir ama milletini deil...yazılarını okuyorum habire her konuda uyduruyosun g.tnden laf olsun diye.zaten imzan senin kişiligini ortaya koyuyo...
-
guerilla arkadaşımıza teşekkürler çok konuya değinmiş...benim de en gıcık olduğum şeylerden bir tanesi de Rusya'nın ve diğer sosyalist devletlerin komünist olduğuna dair bazı yorumlardır. Bunun ikisi birbirinden çok olmasa da farklı şeylerdir. komünizmi bir örnek olarak konuşursak şudur: Öyle bir devlet düşünün ki Hiçkimsenin kendine ait herhangi bir malı veya gayrimenkulü yoktur. Yani herşey devletindir ve insanlar bu nları sadece kullanım amacıyla sahiptirler yani herkesin bir arabası ve bir evi vardır. Herkes varlık olarak eşittir. Bu eşyalar satılamaz çünkü devlete zimmetlidir. Ve kimseye de ihtiyacından afzla verilmez. Bu arada insanların bütün ihtiyaçları devlet tarafından karşılanır yani herkes sinema tiyatro gibi etkinliklere gidebilir. Dediğim gibi herkes eşit dünyada böyle bir yönetim şekli şu anda yok ve hiçbir zaman da olmadı.Benim aktaracağım bu kadar eksiğim ve yanlışım varsa kusura bakmayın benim bildiğim bu saygılar...
-
çok güzel bi konu demek istemiştim yanlış yazmışım:))
