Ne Mutlu Türküm Camisi!
-
Merhaba müridcanlar,
biraz önce ne olmuş ne bitmiş diye haber sitelerini gezinirken bir makaleye rastladım.
Daha önce bir kaç kere daha Veyis ATEŞ'in makalelerini okudum haberlerinede arasıra gözüm takılıyordu. Dine ve Türk'lüye bu derece farklı bakan birisi olduğunu bilmiyordum.
İstanbul'un kurtluşuna üzülen birisi bu insan yolların kapanacağından yakınıyor.
"Ne mutlu TÜRK'üm diyene" sözünden rahatsız oluyor.
din ile resmen dalga geçiyor.
Daha geçen gün pkklı soysuzlar şehrin göbeğinde terör estirirken görmezden geliyor ancak İstanbul'un kurtuluşu etkinliklerinden dolayı asılan yazılardan rahatsızlık duyuyor.Bu kadarına pes derim ben bu ülkede yaşıyorsun ekmeğini burada kazanıyorsun neyse sinirlerim bozuldu bu tür insancıklar için ağzımı bozmama gerek yok.
------------------------------------------------------------------------------------------------------
İstanbul Eminönü’deki Yeni Camii’nin mahyasında milli sloganımız “Ne mutlu Türküm diyene” cümlesini görünce “Hayırdır” dedim, “N’oluyoruz?”
Başımı Süleymaniye’ye çevirip orada da “Milli birlik bütünlüğümüzdür” cümlesiyle karşılaşınca, daha bir şaşırdım.
Vapur, Üsküdar’a yanaşırken İskele camindeki “Kurtuluşumuz kutlu olsun” yazısını görünce anladım ki, yine bir şeyden kurtulmuşuz.
Tüm bu coşku, İstanbul’un yarınki (6 Ekim) kurtuluş günü kutlamalarına ön bir “dini” hazırlıkmış meğer.
İlk olarak aklıma “Yarın kapanacak yollar ve yaşanacak trafik keşmekeşi karşısında almam gereken bireysel tedbirler” geldi; ardından da “İstanbul’un kurtulmasıyla cami minareleri arasında nasıl bir ilişki olabileceği?” sorusu.
Başbakanı cezaevine gönderen Ziya GÖKALP’in “minareler süngü, kubbeler miğfer/camiler kışlamız, mü'minler asker.. “ mısralarını anımsatan mahya cümleleriyle, “İstanbul Müftülüğü “bir yerlere” mesaj mı gönderiyor” diye de düşünmedim değil hani.
Gerçekten, nasıl bir ilinti olabilir cami ve “kurtulma” arasında?
Kurtuluş dini bir fiil midir, yoksa milli bir eylem midir?
Yoksa hem milli hem dini midir?
Tanrı’ya inanmayan bir birey, ülkesinin istikbali için mücadele edemez mi?
Örneğin; İstanbul’un kurtuluşu için çaba sarf edenlerin hepsinin Müslüman olduğunu nereden biliyoruz?
86. yaşını kutlamaya hazırlanan Türkiye Cumhuriyeti’ni askerler kurdu.
Yedisi asker kökenli 10 cumhurbaşkanın onu da, bu ülkenin laik bir ülke olduğunun altını çizmiştir, her nutkunda.
Kapıcı Muhsin Efendi’nin de onayladığı laiklik tanımı gereği “din ve devlet işlerinin” ayrı yürütülmesi gereken bir ülkede, cami minarelerini milli söylevlerle süslemek, dini, devlet için kullanmak olmuyor mu?
“Zafere giden yol, imandan geçer” diyenlere bir önerim olacak.
Mahyaları epik cümlelerle donatmak “milli bütünlüğümüzün” bir icabı ise eğer, o zaman dini günlerde de devlet kurumlarının kapı ve duvarlarına kutlama afişleri asılsın.
Misal…
“Tüm milletimizin mübarek Ramazan Bayramını kutlarız. Genelkurmay Başkanlığı Not: Kışla peygamber ocağıdır.
“Kandil gecenizi kutlarız. Maliye Bakanlığı Not: Vergilendirilmiş kazanç kutsaldır.Nasıl?Haberin linki.
http://www.internethaber.com/author_article_detail.php?id=8915
-
daha onceki yazilarini okumadim ama
bu yazisini okudugumda adam yazilardan bayaa bi gocunmus.
-
milli birlik butunluk yipratildi simdi sildirilmeye calisiliyor.
imf nin toplanti gununun kurtulus gunu ne denk getirilmesi de manidar bence
-
underzero bunu yazdı:
-----------------------------daha onceki yazilarini okumadim ama
bu yazisini okudugumda adam yazilardan bayaa bi gocunmus.
-
milli birlik butunluk yipratildi simdi sildirilmeye calisiliyor.
imf nin toplanti gununun kurtulus gunu ne denk getirilmesi de manidar bence
-----------------------------Hocam peki biz hangi aydın'a, yazar'a güvenicez?
BU ülkede bütün herkes mi ruhunu kalemi ni peşkeş çekti, sattı ?
Biz bu kadar mı hain yetiştiriyoruz ?
-
şimdi bu yazarın anasına bacısına karısına kızına sövmek günahmıdır sövsek ayıp olurmu diye düşünmeye başladım ben.
