folder Tahribat.com Forumları
linefolder Derin Konular
linefolder Osmanlı Torunu Olmak Bir Ayrıcalıktır



Osmanlı Torunu Olmak Bir Ayrıcalıktır

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    acikistihbarat
    acikistihbarat's avatar
    Kayıt Tarihi: 25/Mart/2009
    Erkek

    Hain Düşmanlara Karşı Elbette Savaşacaktır Osmanlı.Suçsuz Olan Kimseyi de Öldürmemiştir Osmanlı...

    (Bir Siteden Alıntı)

    Yavuz Sultan Selim, Doğu"da namağlup unvanına sahip Şah İsmail"in adamlarınınTokat"ı ele geçirip kendi adına hutbe okuttuğu, hatta Kütahya önlerine kadar geldiği, Bursa"yı tehdit ettiği ve Rumeli"deki kardeşleriyle buluşmalarına ramak kaldıkları bir ortamda tahta çıkmış buldu kendisini. Üstelik de bir Osmanlı şehzadesi olan yeğeni Murad, Şiiliği kabul etmiş ve Şah İsmail"in yanına kaçmıştı. Yani Safevietkisi, bırakın halka yayılmayı, bizzat saraya kadar girmişti.

     

    Burada özellikle belirtmek istiyorum ki, Yavuz"un birinci sorunu, bir inanç olarakAlevilik değil, Fransız tarihçi Jean-Louis Bacque-Grammont"un akıl dolu deyişiyle,Safevi Devleti"nin Anadolu"daki Alevileri "beşinci kol", yani istihbarat unsuru olarak, daha da önemlisi, devleti yıkacak tertipler içine girecek potansiyel bir işbirlikçi güç olarak kullanmaya kalkmasıydı. Şah İsmail"in gerçek niyetinin Osmanlı"yı Şiî bir devlete dönüştürerek bir darbede başına geçmek olduğuna ve bu uğurda çalıştığına dair güçlü kanıtlar bulunuyor. Nitekim 1511 Nisan-Temmuz aylarında Bursa"dan Antalya ve Kayseri"ye kadar yayılan, Anadolu"nun büyük bölümünün yakılıp yıkılmasına ve 50 bin insanın ölümüne yol açan Şahkulu isyanı da gerçek bir ders olmuştur Yavuz"a.

     

    Anadolu"daki Aleviler ya İran"a göç edip Şah İsmail"in saflarına katılıyor veya muhtemel bir Anadolu seferinde ona destek vereceklerine dair işaretler veriyorlardı. Osmanlı Devleti"nin 1402"de içine yuvarlandığı fetret devri yeniden yaşanacak mıydı? Bu soru, 112 yıldır hiç bu kadar sarsıcı olmamıştı.

     

    Bunun üzerine Yavuz, hem İran"a insan kaynağı sağlayan göçü önlemek, hem deSafeviler üzerine düzenleyeceği seferde arkasını sağlama almak için Mustafa Akdağ"ın deyişiyle, "Şah İsmail"e bağlılıkları, sadece dinî bir inanç olma çizgisini aşarak, para yardımı, asker olarak gidip ordusuna katılma, Kızılbaşlık propagandası yapmak ve şaha casusluk etmek gibi yollarla hizmet ettikleri sabit olanlar hakkında kovuşturma başlattı". Bu kovuşturmanın bir tür fişlemeye dönüştüğünü biliyoruz. Tutulan defterlere yukarıdaki eylemlere karışmış 40 bin Kızılbaş"ın adının geçirildiğini, bunların tutuklanıp sorguya çekildiklerini biliyoruz. Suçlu bulunanlar elbette idam veya hapisle cezalandırılmıştır. Ancak bu kovuşturma sonunda ne kadarının idam edildiğini, ne kadarının hapse atıldığını veya sürgüne gönderilip serbest bırakıldığını bilmiyoruz.

     

    İşte o 40 bin kişi, bu kovuşturma maksadıyla fişlenen ve yakalanan casuslar, düşmana yardım ve yataklık yapanlar, daha önce Şah İsmail"in ordusunda savaşmış olanlar, propagandasını yapanlardı. Ve hepsinin öldürüldüğüne dair en ufak bir kanıt olmadığını ben değil, yine Bacque-Grammont söylüyor:

     

    "Göründüğü kadarıyla, bu "büyücü avı", özellikle olaylara bulaşan tımar sahiplerini yerlerinden atmak ve bilinen elebaşıları öldürmekten ibaret kaldı. 1513 ya da 1514"te olan 40.000 sapkının kırılması efsanesinin destekleyen hiçbir kanıt yok elimizde; sayılar karşısında doğulu baş dönmesiyle alabildiğine damgalı görünüyor bu." (Bkz. Ed.: Robert Mantran, Osmanlı İmparatorluğu Tarihi, I, Cem Yay. 1995, s. 173)

     

    40 bin aileyi, yani ortalama 200 bin nüfusu ilgilendiren böylesine büyük çaplı bir "katliam"ın belgelere de bir şekilde yansıması gerekmiyor muydu? İşte Alevi kökenli olduğu bilinen tarihçi Mustafa Akdağ, "Yavuz Selim"in o zaman, Kızılbaş mezhepli 40 bin kişi öldürttüğü hakkında tarihlere geçmiş bir rivayet vardır& Ancak, biz bunu pek şişirilmiş bir sayı bulmaktayız. Çünkü, bu Padişah devrine ait pek çok mahkeme defterleri hâlâ elimizdedir. Bunlar üzerinde yaptığımız araştırmalarda, bu çapta kitle idamlarına rastlayamadık. Eğer öyle kanlı bir olay geçseydi, bu defterlerde yer alması zorunlu idi." sözleriyle bu balonu patlatıyor. (Türkiye"nin İktisadî ve İçtimaî Tarihi, 2, Tekin Yay., 1979, s. 154)

    Yani sözde ermeni soykırımıyla aynı gerçeklik değerine sahip "palavra" bir iddiadır bu.Düşmanlarla savaşmak katliam yapmak değildir.

    ------------------------------------------------------

    Osmanlı işkenceleri konusunda cevaplar..

    1- osmanlı döneminde idam edilecek adamın yanı başında bir sac hazırlanırmış ve bu sac allttan verilen ateşle iyice kızdırılırmış...kafası kesilen adamın kafasını kestikten hemen sonra bu saca bastırırlarmış...sıcaktan dolayı kan beyinde 2 saniye kadar dolaşacağı için adama yerde duran cansız bedeni son defa gösterilirmiş...

    2- suçlunun derisini yüzüp denize atarlarmış...(acıyı tahmin edin artık)

    3- suçlu ortası delik bir sandalyeye cıplak bir şekilde oturtulurmuş...bu delik yere içinde fare olan bir kase yerleştirilirmiş...ve kaseyi alttan yavaş yavaş ısıtırlarmış...tabiki sıcağa dayanamayan fare çıkacak biyer bulamayınca suçlunun makattan kemirmeye başlayıp en son ağzından çıkarmış...

    4- suçlu güneşin altına ellerinden bağlı biş şekilde yatırılırmış...suçlunun saçları kazınıp kafasına deve derisi geçirilirmiş...deve derisi güneşte eriyip suçlunun kafasına yapışırmış...saçlar deve derisi yüzünden dışarı doğru çıkamayıp içeri doğru çıkmaya başlarmış...bir süre sonra saçların kafatasını delmesiyle beyne ulaştığı anda adam ölürmüş...

    5- suçlunun sığabileceği bir çukur kazılır ve suçluya tıkabasa yemek yedirilirmiş...dışkısını da o çukura yapmak zaorunda kaln adam bir süre sonra dışkılarının bedenini çürütmesiyle ölürmüş...


    1) bir çin işkencesi
    2)avrupadan bir devletin işkencesi (hangisi olduğu aklıma gelmedi)
    3)kesinlikle Osmanlı değil, çok iyi biliyorum
    4)orta asya'da "Türk olduğunu kesin olmayan"  bir kavim'in kullandığı, mankurt denilen işkence yöntemi
    5)hasan sabbahın uyguladığı işkence yöntemlerinden

    4.işkence tekniği avarlar olarak bilinen tahminimce moğol kırması %100 Türk olmayan dahası "müslüman olmayan" bir kavimin kullandığı mankurtlarştırmaktır.

    Burada unutulmaması gereken nokta bunun "kasıtlı" olarak Osmanlıya maledilmesidir.Biraz araştıracak olursanız müslüman Osmanlı nın böyle birşey yapmadığını anlarsınız.Hayvanca yaşayanlara Türk demek akıl karı değildir.

    Mankurtlar hakkında ayrıntılı bilgi için http://www.bilgicik.com/yazi/mankurt-mankurtlastirmak-nedir/

    Avrupada Uygulanan ve Osmanlıya da maledilen işkence yöntemlerinden bazıları...Hepsi %100 Avrupa İcadıdır ve Osmanlı Yapmamıştır..

    İspanyol eşeği: Mahkum, eşek biçiminde yapılmış bir kütük düzeneğe oturtulur, ayaklarına giderek artan ağırlıklar bağlanırdı. Sonunda mahkum ikiye bölünerek ölürdü. 

    Toptan atılma: Bazen mahkum, bir topun ağzına bağlanır ve top ateşlendiğinde mermi kişinin bedeninin içinden geçerdi. Bazen de mahkum büyük bir topun içine mermi niyetine yerleştirilir, sıkıştırılmış barut ateşlendiğinde paramparça olurdu. 

    Tekerlek: Tekerlekler çok değişik biçimlerde kullanıldı. Örneğin, kişi özel yapılmış dev bir tekerliğin dış kenarına bağlanıyor ve sivri kazıkların ya da bir tepenin üzerinden aşağı yuvarlanıyordu. 

    Demir kadın: Kadın biçiminde, bir insanın ancak sığacağı büyüklükte yapılan tabutların içi sivri demirlerle donatılıyor. Mahkum bu tabutun içine konularak kapağı kapatılıyor. 

    Sarkaç: Kişi bir masaya sırtüstü yatırılıp bağlanıyor. Çok büyük, ağır ve keskin bir baltanın bağlandığı sarkaç mahkumun üzerinde sallanmaya başlıyor. Sarkacın ipi yavaş yavaş bırakılarak, her salınımda mahkumun bedeninin doğranması sağlanıyor. 

    Demir kap: İçine fareler doldurulan büyükçe demir bir kap, açık ağzı karın bölgesine gelecek şekilde mahkumun vücuduna yerleştiriliyor. Ardından bu kap ısıtılıyor. Fareler can havliyle mahkumun karnını kemirip kaçacak yer arıyor. Böylece mahkum iç organları fareler tarafından kemirilerek ölüyor. 

    Germe: Tarih boyunca mahkumların el ve ayakları bağlanarak gerdirmek yöntemiyle ölmesini sağlayan değişik mekanik yöntemler geliştirildi. 

    Böceklerle öldürme: Kişinin zemine sabitlenmesi, üzerine bal gibi tatlıların sürülmesi ve böcekler tarafından yenilmeye bırakılması gibi pek çok türü var. 

    Atlarla parçalama: Mahkum kol ve bacaklarından, 4 ayrı yöne koşturulacak olan atlara bağlanırdı. Ardından atlar koşturulurdu. 

    Kafa kesme: Bu infaz yöntemi 16 ve 17'nci yüzyılda Avrupa'da ölüm cezasının en insancıl yolu olarak kullanılmıştır. 1789 Fransız devriminde ise kafa kesmek için Giyotin adlı özel alet geliştirildi. Giyotin, Fransa'da uzun yıllar kullanıldı. 

    Öldüresiye dövme: Bu yöntemin son örneği, sahipleri tarafından ölünceye kadar dövülen Amerikalı kölelerdir. 

    Kaynatma: Ortaçağ'da popüler olan yöntem. İnsanlar bağlanarak, ağır ağır ısıtılan dev kazanlarda haşlandı. 

    Gömme: Çağlar boyunca tüm dünyada yaygın olarak kullanıldı. Örneğin, Hindistan'da kadınlar boyunlarına kadar kuma gömüldü ve kafası güneşte pişmek üzere terk edildi. Arap ülkelerinde de yaygın biçimde kullanıldı. 

    Yakma: Avrupa'da inançsızlar, cadılar ve iffetsiz kadınlara engizisyon döneminde sıklıkla uygulanırdı. Mahkum bir kazığa bağlanır ve çevresinde ateş yakılırdı. 

    Vahşi hayvanlara atılma: İlk Hristiyanlar aslanlara atılıyordu. 

    Deri yüzme: Keskin bir bıçakla canlı canlı suçlunun tüm derisi yüzülüyordu. Deri solunumu duran mahkumu acılı ve uzun bir ölüm bekliyordu. 

    Parçalanma: Mahkum henüz canlıyken balta, satır ya da testerelerle parçalara ayrılıyordu. Arap ülkelerinde 20'nci yüzyılda bile biçimde uygulandı. En son Suudi Arabistan yetkilileri, 1987 yılında Kabe'yi basan bir grubu bu şekilde öldürdü. 

    Kazığa oturma: Bilek kalınlığında bir kazık, mahkumun kuyruk sokumundan başlayarak ensesine kadar sokulurdu. Kazığın omurilik ve iç organlara zarar vermemesine özen gösterilirdi. Ardından kazık mahkumla birlikte dikilir ve mahkumun ölmesi günler sürerdi. 

    Demir sandalye/Demir yatak: Bu demir eşyalar iyice beslenmiş bir ateşle çevreleniyor ve bunların üzerindeki kişiler ölünceye kadar kızartılıyordu. 

    Boğma: Çok değişik biçimlerde kullanılmıştır. En yaygın olanı denizdir. Belki de en iyi bilinen varyasyonu cadı testidir. Su eğer kadını reddederse kadın yüzer. Bu da kadının suçlu olduğunu gösterir ve infaz edilirdi. Eğer su kadını kabul ederse kadın boğulur ve bu da kadının suçsuz olduğunu gösterir. 

    Zehir: İlginçtir ki zehir, infazın yaygın bir biçimi olmamıştır. Zehirin en çok tanınan kurbanı, baldıran zehirini içmeye zorlanan Sokrates'tir. 

    Ezme: Mahkum zemine yatırılır ve üzerine aşama aşama ağır taşlar yerleştirilirdi. Mahkumun nefessiz kalarak öldüğü bu yöntemde, cellat, ölüm zamanını istediği gibi uzatabilirdi. 

    Testereyle kesme: Suçlu testere ile ikiye bölünür. 

    Yüksekten atma: Mahkum yüksek bir uçurum ya da kale burcundan aşağı atılır. 

    Çuvala koyma: Suçlu yılan, akrep, kedi, köpek gibi hayvanlarla büyük bir çuvalın içine konurdu. 

    Aç bırakma: Kişi bir hücre ya da kafese konur ve yiyecek verilmez. 

    İki ağaçla ikiye ayırma: İki ağaç, birbirlerine doğru çekilir, mahkum bir kol ve bacağı bir ağaca, diğer kol ve bacağı da diğer ağaca bağlanırdı. Ağaçlar bırakılınca mahkum gerdirilmiş olur ve acı içinde ölürdü. 

    Garotte: Askı ve idamın karışımı bir yöntem. Bir ucu duvara tutturalan ipin diğer ucuda mahkumun boynuna dolanır. Mahkum itilerek, çekilerek ya da ayakları kaldırılarak boğulur. 

    Sürükleme: Kişi bir ata bağlanır ve ölene kadar sürüklenir. 

    Su veya civa ölümü: Mahkum ölünceye kadar su veya civa içmeye zorlanır. 

    Okla vurma: Vikingler tarafından uygulanmıştır. Acıyı uzatmak için ölümcül olmayan bölgeleri hedef almışlardır. 

    Taşlama: Kişi, ölene kadar taşlanır. Taşlamada, kişinin üyesi olduğu topluluk da bu taşlamaya yardımcı olurdu. Arap ülkelerinde yakın zamana kadar kullanıldı. 

    Yarma: Suçlu kendindeyken gövdesi açılır ve iç organlar tek tek çıkartılıp, kendisine gösterilirdi..

    VE SON OLARAK ŞU SİTEYE BAKIN AVRUPA DENEN MEDENİYETSİZ MAYMUNLARA AİT İŞKENCE ALETLERİNİN RESİMLERİ VAR..

    http://www.atin.org/ekler/iskencealet.asp

    Hiçbirisi Osmanlıya Ait Değildir.Alayı Palavradır..Uydurma sebepleri ise atalarımızdan utanan ve soğuk bir gençlik yaratmak vs dir.

    ------------------------------------------------

    İşte Osmanlı Tarihimizin önemli İstihbaratçılarından Eşref Paşa ve ekibinin kahramanlık ve insanlık derslerini anlatan bir video.

    http://vimeo.com/7945824

    Osmanlıyı Anlamak Her Babayiğidin Harcı Değildir....

    Bugün hala Osmanlı İmparatorluğu etki alanı tasfiye edilmeye çalışılıyorsa gerisini siz düşünün...

    Osmanlı Torunu olmaktan utanmıyoruz....

  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Tabela Fatihi
    kaygusuz
    kaygusuz's avatar
    Kayıt Tarihi: 06/Nisan/2007
    Erkek

    Osmanlı yada geçmişinden utanan yok bence.

    hala osmanlıyı isteyip mandacı olalım diyenlerden utanıyoruz.osmanlı yok artık yıkıldı.

    Türkiye Cumhuriyeti devleti vardır.ilelebet payidar olarak var olacaktır.


    Türkiye’deki emekli yaşlı insanları sevmiyorum. Ailemde emekli olanlarda dahil. Geleceğimizin çalınmasına izin verdiler. Umarım ızdırap dolu bir çileli hayat çekip elveda deyip bu dünyadan gidersiniz. Siz gençleri zırnık düşünmediniz hayallerini mahvettiniz.14.500TL ile hiçbirşey almadan karnınızı doyurun gelecek nesili düşünmeden yaşadığınızı sanıp gidin bu dünyadan.
  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    gozkopat
    gozkopat's avatar
    Kayıt Tarihi: 14/Nisan/2007
    Erkek

    vıdeoyu kesınlıkle ızlemenızı tavsıye ederım. .!!!


    Kalite, kimse size bakmıyorken doğru olanı yapmaktır.
  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    korhan
    korhan's avatar
    Kayıt Tarihi: 04/Ağustos/2005
    Erkek

    :D:D bknz:gaza gelmek..


    https://www.fitnessaktif.com/
  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    sirpence
    sirpence's avatar
    Banlanmış Üye
    Kayıt Tarihi: 04/Mart/2007
    Erkek

    40 bin kişi sayısının da abartma bi hikaye olduğu biliniyor. 40 bin hiç yoktan o zaman 5 büyük şehiri yok etmek demek :W Ayrıca anadoluda çıkarılan şii isyanlarında ölen insan sayısı yavuz'un idam ettirdiği sayıdan çok daha fazla. ona göre düşünün :W

  6. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    acikistihbarat
    acikistihbarat's avatar
    Kayıt Tarihi: 25/Mart/2009
    Erkek

    Yukarda link verdiğim bazı avrupa işkenceleri...

    Çeşitli işkence aletleri...

     

    diz koparma aleti..

     

    işkence koltuğu...

    parmak sıkıştırma ve kırma..

     

    kafa kırma aleti..

     

    rektum ve vajina işkence aleti..

     

    kazığa oturtma.

     

    canlı iç organların sökülmesi..

     

    hayvanlara yem etme tasviri...

    işte medeniyetsiz maymunların işkenceleri....

  7. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    anubisx
    anubisx's avatar
    Kayıt Tarihi: 21/Ağustos/2005
    Erkek

    biz daha iyi mi işkence yaparız diyorsun yani ?


    http://yigitdemirag.com
  8. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    acikistihbarat
    acikistihbarat's avatar
    Kayıt Tarihi: 25/Mart/2009
    Erkek

    anubisx bunu yazdı:
    -----------------------------

    biz daha iyi mi işkence yaparız diyorsun yani ?


    -----------------------------

    sidik yarıştırmıyoruz burda..yapmadığımız şeyler için suçlandığımız zaman tabi ki savunmak görevimizdir.Savunacak biri kalmadıysa o zaman utanmamız lazımdır..

  9. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    gozkopat
    gozkopat's avatar
    Kayıt Tarihi: 14/Nisan/2007
    Erkek

    GECMISINI BILMEYEN MILLETLER YOK OLMAYA MAHKUMDUR.


    Kalite, kimse size bakmıyorken doğru olanı yapmaktır.
  10. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    botaNick
    botaNick's avatar
    Banlanmış Üye
    Kayıt Tarihi: 15/Aralık/2009
    Erkek

    gozkopat bunu yazdı:
    -----------------------------

    GECMISINI BILMEYEN MILLETLER YOK OLMAYA MAHKUMDUR.


    katılıyorum kardesim

Toplam Hit: 3367 Toplam Mesaj: 10