Oylesine Gercegini Yazdim.
-
İzmir den Antalya ya giderken Kasim 2008...
Saat 06.15
Karsiyaka dayim.sabah yagmurdan cikmis bi korfez kokusu var.Kaldigim otelin cephesi yuksekten korfezi goruyordu.Pencereyi actigimda canim bi sigara icmek istedi.Ama sigarayi birakali 2 yila variyordu.ama yagmur sonrasi o havayi cektim sigara yerine.havanin butun nemini topraga verdigi andi o an.hemen ustumden bir kus kafilesi deniz yonune dogru gecti.sehir yeniden uyaniyordu.Girne caddesinde bi arkadasima ugrayip direkt cevre yolundan Antalya ya yola cikmaliydim.abuk sabuk bikac safsatayida korfeze bakarak bi kufur ettim.dus almam gerekiyordu sanki ustune isenmis bi evsiz gibiydim.Kahvaltiya kalmami isteyen resepsiyondaki adama tesekkur ederek otelden yolun karsisina koydugum benim eski chevrolet novam in yanina yurudum.kaldirimdan yola inerken bi r kadin paltosuna sarinmis bi sekilde gozgoze geldik o sabah ilk gordugu insan ben olmaliydim sanirim bu mana vardi bakislarinda.o sirada benim Novamin arkasina bi kopek isiyordu.gozgoze geldik bana dogru gulumsedi.sanki ortak bi yanimiz varmis gibi.hemen sahil yoluna indim.2 yilimi gecirdigim Bostanli ya surdum novami.Omur her zamanki gibi acikti kahvaltimi gazetemi okuyarak gecistirdim.cep telefonumu alip geldigim sirada cagriyi gordum evet arkadasim gel kahvaltiyi beraber yapalim diye yazmis.ona hayret ettim hala bu sms mesaj bu gibi seyleri becerebiliyodu telefonda.Omur den tansas tarafina surdum bi yere ugramak istedi canim eski bi refleks olsa gerek orayi gozumle suzerek sahil yoluna surdum novami.Girne ye arkadasimin dedigi pogaca firinin salonuna vardigimda bana gitme der gibi yapti gitmem gerek yine gelmem icin diye ona bi espri bile yaptim.arkadasimla vedalasmam yarim saati buldu.Girne caddesinden kuzeye Canakkale İzmir yoluna cikarak sehir yonunde yola girdim.İzmir i yavas yavas terkediyordum.bu hangisiydi acaba bi sehri terkedisimin.arkada biraktigin duygular .lanet olsun deyip yoluma devam ettim.Buca,tire,Odemis egeyi akdeniz e bagliyordum.otobana girmeden manzara ile gideyim diye eski yolu tercih etmemdenmi ama zannetmiyorum.selcuk ta tekerim patladi oysa bu lanet olasi aracin tekerlekleri o kadarda eski degildi.hemen orada novami kenara bi petrol istasyonuna cektim.orada bi lastik tamircisi olup olmadigina bakmak icin istasyona digru ilerlerken sirtlarinda bedenlerinden buyuk cantalariyla iki turist kizi bana yaklasarak ingilizceleriyle Pamukkale ye gitmek istediklerini soylediler.bende onlara.otoyolun hemen karsida oldugu soyledim onlar bizim tabirimizle ogrenci usulu otostop cekiyorlarmis.fazla ima etmeden size yardim edebilirim ama bi sartim var dedim.hafif uzun boylu sari kaslari cilli yuzu olani ne der gibi bas ve omzunu salladi.bende On metre gerimdeki novamin arka sol lastigini gosterdim onu yaptirdigim zaman sizinle bu yolculugu yapabilicegimi soyledim.saclari hafif kizila donuk sari olani gunes yuzundeyken gulerek ok ledi.o sirada yanimiza dogru bi pompaci ilisti abi buyur dedi.arabamin lastigi patladi sizin lastik servisiniz var galiba dedim.tamam abi ben lastikciyi arayayim bi yere kadar gitti hemen gelir dedi.hemen 2 adim daha yaklasip abi kizlar nereliymis diye sordu.bende bilmiyorum daha bunu sormadim dedim ona.merakli pompaciya sirtimi donup petrol istasyonun kenar bordurlerine oturmus kizlara dogru yurudum.Uc metre mesafedeyken onlara adimi soyledim.Adinin veronica oldugunu soyleyen arkadasininkininde marianne oldugunu soyledi.onlara sirt cantalarini novanin bagajina koymalarini soyledim.iyi fikir olacagini soyledi kizilimsi sari olan marianne.petrol istasyonunun kafesinin acik oldugunu buraya yanastigimda farketmistim.onlara kahve icebilirmiyiz dedigimde cantalarindan kurtulmuslardi.biraz daha rahattilar simdi.bu arada merakli pompaci lastikcinin geldigini soyledi bende arabayi isaret ederek yola cikmam gerekiyor diye acele ettigimi belirttim.hollanda li bu iki cavdar sarisi universiteli kizlar karsimdaydilar.sadece kahve icmek istediklerini soylediler.2 gun once Fethiye den gelmisler selcuk ta meryem anaya ugramislar Pamukkale ye gecmek isterlerken yolda kismetlerini bekliyorlarmis.yol tabii yanyolda bana tesaduf ettiler bu baska.aldigim iki kahve bana iyi gelmisti.yolun basinda beyle bi sorun gerginlik sebebi.kizlardan marianne ne isle ilgilendigimi sordu.turizmle ilgileniyorum Antalya liyim vs saydim.bu arada ben mutlu haberi aldim.bi kahve daha alirmisin diyen garson adama saol dedim onlara sor diye savusturdum.mutlu haberim camdan bitti isareti yapan zayif simsiyah bi adamin haliydi.marianne ile veranica ya kalkalim isterseniz diye sordum.onlarda tamam diyerek ordan disari ciktik.lastikciye herseyin tamam olup olmadigini sordum.abi tamam hersey dedi cam batmis hallettim dedi.ne kadar dedigimde istedigi 70 lirayi ona odeyerek arabamin kontagina davrandigimda aynadan arka tarafta veronica nin oturdugunu gordum.Aslinda veronica cok guzeldi.sari saclari kaslari yine oyle tam bir anglo sakson.ama Marianne de guzel biraz daha sicak bi yapisi.arabami otobana sokamanin akilli fikir oldugunu dusundum patlak lastik aklima gelince.hem otoban kisa surer yanimdaki 2 fistikla.o gun bende onlarla pamukkaleye girdim.gece kalamiyacagimi soyledigimde marianne ile bi pansiyon odasinda 4 saat gecirmistim.onlarla vedalasip Antalya ya gitmem gerektigini telefonumu birakarap vedalastim onlarla.gece Antalya isiklarini gordugumde sabah saat 02.00 olmustu.gun yolculukla patlak lastikle ve 2 turist kizla gecip İzmir den baslayan yolculugum basimi uyku icin yastigima koyarken bitmisti.
2007 den ne kaldiki 2008....
-
Güzel bir yazı olmuş.
2007'den 2008'e kalan çaresizlikler...
