folder Tahribat.com Forumları
linefolder Derin Konular
linefolder Psikopatlık Üzerine...



Psikopatlık Üzerine...

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    lekton
    lekton's avatar
    Kayıt Tarihi: 01/Ekim/2005
    Erkek

    Nedir psikopat, kimdir?

    Nerede yaşar, ne yer, ne içer?

    Nasıl giyinir, nasıl saçını tarar, aynaya nasıl bakar?

    Aynı mıdır bütün psikopatlar? Bir çeşit mi binbir çeşit mi?

    Kara cahil midir, üniversite mezunu mu?

    Bilir mi psikopatın ne olduğunu, ne olmadığını?

    Bilir mi mesela kendisinin de psikopat olduğunu?

    Toplumun gözünde kimdir psikopat?

    Semiha teyzenin, bakkal Ahmet’in, ressam Rahmi’nin, subay Erol’un gözünde kim?

    Kaderimidir psikpat olmak, kişiliği mi?

    Mutlu mudur psikopat olmaktan?

    Bir psikopat olmaya övgü düzülür mü?

    Psikopat olmayanlar buna üzülür mü?

    Cevaplarını tam olarak bilen var mı bu soruların?

    Yoksa dilimize dolanmış ve asıl anlamından arındırılmış, zihinlerimizde değişik biçimlerde yaratılmış bir psikopatlığa özenmek mi yaptığımız?

    Ciddi ciddi sorulmuştur bu sorular, laf ola beri gele kapsamında değil.

    Son zamanlarda gittikçe artan bir biçimde psikopat olmanın kıvanç duyulacak bir durum haline geldiğini gözlemliyorum.

    Psikopatlık, bir anlamda normale, düzene ve onun getirdiklerine karşı çıkış olarak anlamlandırılmakta ve bu anlamda övülmekte çoğu zaman.

    Doğrusu bu mudur peki?

    Psikopatlık -konunun tam olarak uzmanı olmadığımdan bilememekle birlikte- insanın zihinsel anlamda bir sorunu değil mi? 

    Doğruyu söylemek ve savunmak sadece psikopatlara mahsus değil. Kurallara karşı koymak, düzenin doğrusunun yanlış olduğunu söylemek ve buna tepki göstermek akıllı adamların işi bence, çünkü psikopat yanlışın yerine genellikle kendi yanlışını ikame eder.

    Apartmanının önüne park etmiş ve kendi arabasının çıkışını engelleyen yabancı bir arabanın mesela aynasını kırar psikopat.

    İşverenine kızınca bilgisayarı yumruklar.

    Komutanına kızınca kendine jilet atar.

    Sevdiği kız yüz vermeyince köprüden atlar.

    Maçın hakemini protesto eder, sahaya atlar.

    Televizyon yorumcusuna kızar kafayı atar.

    Özel hayatına burnunu sokan muhabire kızar yumruğu çakar.

    Etkiye karşı tepkilerinde bir aşırılık vardır çoğunlukla ve abartılı tepkinin kendisine veya çevresine verdiği zarar. Kısa vadede eyleminin sonuçları bir yarar sağlasa da çözümü değildir tepki duyduğu olayın.

    Düzene ve onun mantıksız kurallarına karşı çıkış bir akılcılığı gerektirir oysa.

    Maçın hakemine tepki duyan birisi, sahaya atlamanın, savunduğu takımın zararına olacağını düşünür, başka bir tepki yolu bulmayı dener, sesini medyada duyuracak ve Merkez Hakem Kuruluna tepkisini gösterecek zararsız bir eylem düzenler, alır eline bir tabut gider federasyonun önünde fatiha okur mesela.

    Psikopat olmaya ve psikopatça davranmaya övgü ne kısa ne de uzun vadede hiçbir çözüm getirmez. Aklın ve yaratıcılığın önünü psikopatlıkla kesmek de ne kişilere ne de camialara hiçbir yarar sağlamaz.

    alıntıdır...


    Dikkat: Hazine Ceyhan ırmağının kıyısında iki köprü arasında... kuru ağacın Dibinde...
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    efsun
    efsun's avatar
    Kayıt Tarihi: 28/Ağustos/2005
    Erkek
    Bknz:  Şekil Bir A -> Athzükü :D

    Her türlü piping işleriniz itina ile yapılır.
Toplam Hit: 1040 Toplam Mesaj: 2