Pskoloji--Nevrozun Belirsizlik İlkesi
-
ilgimi çekti sizinle paylaşmak istedim. nevrozla ilgili kitaplar okuduysanız yeni şeyler söyediğini
göreceksiniz.
--------------------------------------------------------------------------------
Nevrozun belirsizlik ilkesi
Ailenin iki erkek bir kız olmak üzere üç çocukları vardır. En büyük erkek çocuklarını terlemeyle ilgisi olmayan bir hastalıktan dolayı on dört yaşında kaybetmişler. Bu olaydan sonra anne diğer erkek çocuğu fazla koruma altına almıştır. Anne, baba kaybettikleri çocuklarının terleyip hasta olduğunu düşündüklerinden, bu gencin voleybol oynamasına izin vermezler. Anne evde daha baskın bir karakterdir ve gencin kendisi olmasını engeller . Voleybol oynamayı tamamen bırakır. Genç on bir yıllık eğitimini bitirir. Üniversite sınavına hazırlanır. Dersleri çok iyidir. Sınava girer ve sonuç olarak çok iyi bir puan alır. Gencin bölüm seçimine ailesi karar verir ve ailesinin istediği bölüme puan yetmediği için gencin Üniversite tercihi yapmasına izin verilmez. Gençteki kararsız halindeki nevrotik hal karasızlığını kaybeder ve benlik bölünür. Sinirli davranışlar sergiler. Birkaç gün hastaneye yatırılır. İlaç tedavisine başlanır. Bir süre sonra terapiye başlanır. Genç bir başkasıyla bir yerlere gittiğinde annesi defalarca telefonla arar. Bu davranışlar genç üzerine bakılar oluşturmaya devam eder.
İlaç ve terapiler neden sonuç alınamamıştır?
Şu sorunun cevabı mutlaka düşünülmeli ve uygun çözümler bulunmalıdır. Aksi takdirde tedavi başarısız olacaktır.
Hastaya kendi olmayı ve kendisini ifade etmeyi öğretilirken, hastanın uygulama ortamı varımıdır ve şartlar uygun mudur?
Terapiye başlanılmadan önce yapılması gereken en önemli şey hastanın gördüğü bası, şiddet veya dışlama gibi durumlar tamamen izole edilmelidir ve bulunduğu ortamdan uzaklaştırılmalıdır.
Bu durumda örneklediğimiz genç hastanın hayat şartlarını incelemek gerekir.
Genç hayatını idame ettirecek parayı kazanmaya başlamamıştır. Bu durum büyük bir bağımlılıktır.
Terapist baskıyı kuran kişiyle (anneyle) hasta harici konuşmalı ve genç üzerine uyguladığı baskıyı uygulamaması gerektiğini ve uzun bir süre anneden uzak bir yere taşınması gerektiğini anlatmalıdır.
Bu sefadan sonra uygun terapilere başlanmalıdır . Baskı gibi durumların izole edilmesi tedavinin başarısını büyük oranda artıracaktır.
Her nevrotik hastanın gördüğü baskı izole edilemez. Şartlar uygun değildir. Hasta ve bulunduğu ortam iç içe girmiş durumdadır.
Bu duruma Amerika’daki öğrenci vakalarını gösterebiliriz. Öğrenci toplum veya aile yada ikisiyle biden mücadele etmek sorunda kalır. Öğrenci iç dünyasında artçı depremlerin çatırtılarını hissetmeye başlar. Bu çatırtılar bölünmenin yahut kırılmanın habercisidir. Öğrekçi her şeye kızgınlık duymaya başlar. Bölünmemek için direnir. Ve birden en kötü şey olur, benliğindeki fay büyük bir çatırtı ile kırılır.
Öğrencide bulunan kararsız nevrotik durum olgunlaşıp bölünmeyi sağlayamamıştır. Metabolizma bölünmeyi reddetmiştir, bunun sonucu olarak aşırı yüklenmeden dolayı benlik kırılmış ve silahını alıp okula gitmiştir.
-öğrenci başka bir okula ve başka bir yaşam alanına taşınabilseydi ve terapiyle destekleneydi nevrotik halinden kurtulabilir imiydi, yada kırılma veya bölünme engellenebilir miydi?
Hastayı başka bir okula ve başka yaşam alanlarına taşımamız, tam olarak baskıyı veya baskıları izole etiğimiz anlamına gelmez. Okulda ve yeni yaşam alanlarında azda olsa bir baskı hissedecektir. Çok az dış baskı izole edilmiştir. Bu durum içindeki gerilime eklenecek ve iç gerilimini dışarıya atamayacaktır. Bu durum hastanın tedavisinde pek işe yaramayacaktır.
Tam olarak baskı veya şiddet gibi durumlar izole edilmeden hastaya İlaç ve terapiler uygulansa da hastanın, kararsız nevrotik halinin devamı veya bölüneceği veya kırılacağı tamamen belirsizdir, belirlenemez.
Aynı şekilde dış baskı tamamen izole edilip terapiye başlanılmamışsa hastaların nevrotik halinin, kararsız nevrotik halin devamı, bölünme yahut kırılmamı olacağı tamamen belirsizdir belirlenemez.
Hastaların bu durumuna, nevrotikliğin belirlenemezliği diyebiliriz.
-Toplumla iç içe girmiş (çalışan veya öğrenim gören gibi) vakalarda baskının izolesi mümkün müdür?
Hasta maddi olarak yeterliyse (güçlü ise) veya ailesi maddi olarak yeterli ise tam bir izole mümkün olacaktır. Ve tam bir izoleden sonra uygulanacak terapiden sonra hastanın, karasız nevrot halinin devam edeceği yada iyileşip iyileşmeyeceği, bölüneceği veya kırılacağı tamamen göreceli bir durumdur (kişiden kişiye değişecektir).
Sovyet psikoterapisti V. D.Karvasapski ve S. Lederin (1989)’e göre nevrozların patogenetik psikoterapisi aşağıda belirtilen beş prensib sunmuşlardır, bunlarız hastanın iyileştirmeyeceği düşünmüşlerdir.
1. Hastanın emosyonel özelliklerini dikkate alarak kişiliğini, derin ve her yönüyle öğrenmelidir.
2. Nevrotik durumun ve hastalık belirtilerinin meydana çıkmasının sebebinin ve gelişim mekanizmasının ortaya konması,
3. Hastalığın, şahsın yaşam aktivitesine gösterebileceği etkinin bütün yönlerini tam şuurlu bir şekilde idrak etmek,
4. Ruhsal travmaların amaca uygun yönde ortadan kaldırılmasına yardım etmek ve lazım gelirse çevresindekileri de yardımını istemek,
5. Hastanın uygun olmayan reaksiyonlarını ve hareketlerini aksi yöne döndermek, böylelikle şahsın kendi hastalığına münasebetini değiştirmek.
Bu beş önermenin hastalığı iyileştirmedeki gücü inkar edilemez bir gerçektir.
Beş maddeye ilave olarak benim önermem olan Nevrozun belirsizlik ilkesi mutlaka ilave edilmelidir. Aksi taktirde beş madde
önemini yitirecektir.
levent korkmaz -
yarısına kadar okudum. ama sonuç olarak anlaşılan şey = baskı
güzel bi yazı feriştahıma ekliyim
-
Nevrozun belirsizlik ilkesinden kastı neymiş onu anlamadım. Vakayı vermiş sadece ve mevcut çözüm önerileri var.
-
şunu demek istiyor :
Eyer hasta baskı ve bunlar gibi durumlardan tamamen izole edilmeden
terapilere ve ilaçlara başlanırsa veya hasta izole edilip terapiye başlanmamışsa
kararsız nevrotik halinin devamı veya bölüneceği veya kırılacağı tamamen belirsizdir, belirlenemez.
diyor.
işte bu duruma Nevrozun belirsizlik ilkesi diyor.
fizikte geçen belirsizlik ilkesini kavradığımız zaman konuyu daha iyi anlayabiliriz.
nevroz kitaplarını okumuştum.
yeni bir önermede bulunuyor.
