Saraplar Ve Sarap Ustune Derlemelerim.
-
ister icin ister icmeyin ama hepimiz sarap hakkinda bilgiye sahibizdir.ama bu yazilarim sizi sarap konusunda gurme yapmayacak sada ufak tefek bilgiler icerdigi icin aklinizda yer edecektir umarim.ayrica hayyam sever birisinden misralar da burda...
En "Akdenizli" içecek: Şarap…
Sonbaharla birlikte hasat mevsimi geldiğinden mi, yoksa daha önce tatmadığım ve bu yaz tanıdığım birkaç çok güzel şarabın tadı hala damağımda olduğundan mı bilmem, son günlerde kafamda hep asma, üzüm, şarap ve bunlarla ilgili kavramlar dönüp duruyor…
Aslında, yeme-içme yaşantımızın her boyutu için söz konusu edilecek bir ilginç nokta, şüphesiz mevcuttur ama, biz yemek kültürüyle uğraşanlar için, üzüm ve şarap gibi olağanüstü zenginlikler taşıyan bir konuda sohbet etmek, her zaman özel bir keyiftir. Çünkü şarap, yalnız bir içecek değil, aynı zamanda da, kültürün ta kendisidir…
Öyleyse, buyurun keyifli bir "üzüm suyu sohbeti"ne… Huzurlarınızda, biraz tarih, biraz kültür, biraz da gelenek süzgecinden değerlendirilmiş olarak, şarap…
Dünyanın neresinde olursa olsun, şarap, üzümün botanik özelliklerinden, yetiştiği bölgeyi tanımlayan "terroir" kavramının biraz mistik çağrışımlarına; üreticinin, önemli ekonomik değerler yaratan emeğinden, tüketicinin içim tercihlerini belirleyen çeşitli toplumsal adetlere; sahip olduğu geniş tat yelpazesinden, çeşitli koku ve lezzet özelliklerine, her boyutuyla özel ve önemli bir ürün…
Şarap: En tanıdık Akdenizli…
Ayrıca, hem tarihi gelişimiyle buralara ait olduğu için, hem de, gelenekleri ve tüketiliş biçimiyle buraların ruhunu tam olarak yansıttığı için, şarap, tam bir "Akdenizli"…
Bölgenin zengin folklorunu yansıtan kültürel ve sosyal alt yapısıyla da; ünlü "Akdeniz Beslenme Piramidi"nin en önemli üç öğesinden birisi olarak sağlık boyutuyla da; arkeolojik bulgularla tartışmasız olarak belirlenen ve onu binlerce yıllık bir süreçte Doğu Akdeniz (Mezopotamya) Bölgesi'ne direkt olarak bağlayan tarihiyle de, şarap, Akdeniz Havzasında, dünyanın diğer bölgelerinden çok daha farklı bir anlam taşıyor.Tarihi dönem olarak Hititlere, Sümerlere ve Mısırlılara kadar geri izlenebilmesi, belki, yalnızca Akdeniz'e ait bir geçmişi olduğunu ve tarihin aynı anında dünyanın başka bölgelerinde de üretilmediğini kanıtlamaz ama; kültürel olarak Yunan ve Roma uygarlıklarının etkisiyle yayılıp, bölgedeki yaşamın pek çok boyutuna yerleşmiş olması, şarabı, kesin bir Akdeniz lezzeti olarak belirler…
"Şarap Tarihi Dersleri"
Madem şarap hep bir "Akdenizli" olmuştur, bu yakınlık nasıl başlamış, Akdeniz Kültüründe şarap nasıl bir yer edinmiş, önce buna bir bakalım…
Hepimizin bildiği gibi, hikaye, Mezopotamya'da ve binlerce yıl önce başlıyor… "Üzüm" diye olağanüstü bir meyvenin yolu, Kafkasya'dan, güneye doğru düşüyor ve kendi içerisindeki şeker nedeniyle, uygun koşullarda fermente olup eşsiz bir içkiye dönüşebilen bu meyve, toprağını, güneşini, suyunu (ve kim bilir belki de insanını) çok sevdiği Mezopotamya'da yerleşiyor…
Sonrası zaten, tarihin akışı içerisinde, kendiliğinden gelişiyor… Nasıl mı? Gelin, bir göz atalım:- Sümerler, şarap üretip tüketmişler ve önemini, şarapla ilgili, birden fazla Tanrı yaratarak vurgulamışlar. En önemli ana tanrıçalarından birisi Gestin, "Asma Kökü Tanrıçası".
- Ünlü "Babil Kanunları" arasında, günlük yaşamın tüm diğer önemli boyutları gibi, "şarap dükkanı işletme" hakkında da maddeler var.
- Hititler ise, çok özel bir üzümü, "kalecikkarası"nı yetiştirip bununla şarap yapmışlar…
- Mısırlıların duvar resimlerinde şarap yapımı açık bir şekilde yer alıyor ve Mısır uygarlığına ait bulgular arasında şarap listeleri de var… Mısırlılar, şarap yapmayı, ana tanrılarından birisi olan Osiris'ten öğreniyorlar ve yalnızca şarap ve bağ bozumu kavramlarına ait bir tanrı daha yaratıyorlar: Renenutet.
- Anadolu'da şarap üreten tek ulus Hititler değil, doğal olarak… Yunan Mitolojisi, Ege'nin iki kıyısında boy vermiş ve tüm Akdeniz Havzasına üzümün yayılmasında çok büyük etken olmuş. Fenikeliler üzümün tarımını, Yunanlar da, şarabın üretimini geliştirmiş.
Antik Yunanda şarap, bir "üst kast" içkisi ve yemekten sonra keyif için içiliyor. Kıvamı, bugünküne göre çok koyu olduğu için de, sulandırılmadan içilmesi, görgüsüzlük sayılıyor. Kast sisteminde yukarıdan aşağıya inildikçe, içilen içeceğin kalitesi de, bildiğimiz sirkeye kadar iniyor…
Yunan şarap tanrısı Diyonisos, hem coşku ve neşenin, hem de hüznün tanrısı çünkü, hasat zamanı yapılan şenliklerde de vurgulandığı gibi, Diyonisos, hem doğanın yeniden dirilişini, hem de mevsimin sonunda, bir sonraki yıla kadar, tekrar ölümünü sembolize ediyor…- Romalılar, Yunan geleneğini, pek çok konuda olduğu gibi, şarap konusunda da, geliştirerek sürdürüyor… Böylece şarap, Akdeniz Havzasında ve diğer Roma kolonilerinde yayılmaya devam ederek, Avrupa'nın hemen tümüne ulaşıyor.
Romalı şarap tanrısı Baküs ise, Diyonisos'tan farklı olarak, yalnızca yeniden doğuşu ve neşeyi temsil eden, sevimli ve biraz da yaramaz bir şenlik Tanrısı; hiçbir hüzün boyutu yok… - Nuh Peygamber'in efsanesinde de şarap var: "Tufandan sonra ilk iş olarak bağ dikmiş ve yetişen üzümden şarap yaparak, içip sarhoş olmuş" deniliyor.
- Hıristiyanlıkta, İsa'nın yeniden doğuşu, Diyonisos ve Baküs'ün yeniden doğuşunun yerini alıyor. Şarap, İsa'nın kanı anlamına bürünüyor ve bunu temsilen de, kutsamalarda şarap kullanılıyor.
- Hıristiyan keşişler, manastırlarda kendi üzümlerini yetiştirerek, kendi şaraplarını tüketmeye başlıyorlar. Böylece, şarabın da misyonerliğini, Kilise üstlenmiş oluyor. Bu da, şarabın bilgi birikiminin oluşmasının ve gelişmesinin, doğduğu memleketlerde değil de, Fransa'da gerçekleşmesine yol açıyor. Çünkü o sırada Mezopotamya ve Doğu Akdeniz'de, alkollü içecekleri ve şarabı yasaklayan Müslümanlığın yaygın olarak kabul edildiği uygarlıklar kurulmuş bulunuyor.
- Türkler ve Müslümanlarda durum nedir? Her ne kadar Müslümanlık şarap tüketimini yasaklıyorsa da, bazı yorumlara göre, Kuran'ın yasakladığı alkol içmek değil, sarhoş olmak…
- Türklere gelince, geleneksel içkileri kımız ise de, İpek Yolu ticaretinin bulgularından ve Çin Uygarlığının bazı boyutlarından kesin olarak anlaşıldığı üzere, Orta Asya'da üzüm ve de dolayısıyla şarap, mevcut…
"Üzüm" kelimesine, ilk olarak Uygurca'da rastlanıyor. Kaşgarlı Mahmut'un yayınlattığı ünlü Türkçe sözlük Divan-ü Lügat-it Türk'te, üzüm, adı en fazla geçen meyve… Ayrıca, yine Divan-ü Lügat-it Türk'te "sirke" sözüne de rastlanıyor.
Türk Mutfağı, şarap dışında da, üzüm suyundan üretilen pek çok ürünle dolu: Pekmez, şıra, pestil, muska, bulama, sucuk, şurup, şerbet, tükenmez gibi… - Osmanlı İmparatorluğu döneminde şarap tüketimine ait ilk yazılı belge, Evliya Çelebi'den… Çelebi, döneminde şarap içilen meyhaneleri, buralarda şarabın içildiği bardakların boyunu ve biçimini, o dönemde şarabı tatlandırmak için kullanılan çeşitli baharatları, ünlü "Seyahatname"sinde, detayları ile anlatıyor.
En "Akdenizli" içecek: Şarap…
Osmanlı toplumunda şarabın yeri, Divan Edebiyatına ait pek çok eserden de belli… Üstelik Divan Edebiyatında, şaraptan bahis ve şaraba gönderme yaparak sevgiliyi tanımlama, aşık olma duygusu ile şarabın verdiği keyfin kıyaslanması, yalnızca din dışı konularda da değil. Tasavvuf edebiyatında, "şarap içmek" Tanrı sevgisine ulaşmak, "meyhane" de tekke anlamında kullanılıyor sık sık…
Günlük yaşantımızın içerisindeki şarap;
Tarihi gelişimi böylece gözden geçirdikten sonra, gelelim şarabın günlük yaşamdaki yerine… Bu konu, şarabın dini anlamı ve din dışı özellikleri açısından, birbiriyle iç içe geçmiş iki farklı boyutta ele alınabilir.
Tarih boyunca, şarap üreten tüm toplumlar, hemen her zaman onu, bir nimet olarak borçlu oldukları bir Tanrının gözetiminde ve desteğiyle üretmiş ve tüketmişler… Doğal olarak, şarabı, aynı Tanrıyı kutsamak için de kullanmışlar… Şarap içmenin günümüzdeki çeşitli derecelerde karmaşık ve farklı anlamlarla yüklü ritüellerinin pek çoğu da, zaten onun bu özelliğinden kaynaklanıyor.
Din dışı boyutta ise, tarihte, fazla şarap tüketmeyen ve birayı, yani arpa ve buğdayın içkisini, şaraba, yani üzümün içkisine, tercih eden toplumlar bile, en azından, şarap ticareti için bir geçiş yolu oluşturarak, tüketilmesine katkıda bulunmuşlar. Bunun en güzel örneği, üzüm yetişmeyen bir yörede kurulmuş olan ve çok miktarda bira tükettiği bilinen Pers Uygarlığına ait kazılarda çıkan şarap bulguları… Tarihçilere göre, bugünkü İran'da yer alan Godin Tepe'de bulunan, MÖ 3000'li yıllara ait şarap testileri, Perslerin, İpek Yolu üzerinde önemli bir geçit noktası olarak, Akdeniz'den Uzak Doğu'ya giden şarap ticaretinin aracılığını yapmış olabileceğini gösteriyor… Kimbilir, belki de, şarabın Uzak Doğu'dan gelip Akdeniz'e gittiği de oluyordu; Çin'deki üzüm ve şarapla ilgili bulgulara bakılırsa, bu hiç de olanaksız görünmüyor…
Sıkı bir "Akdenizli" olarak şarap…
İşte bu "üzüm suyu" hikayelerinin hemen hepsi, tarihte, Akdeniz Havzası'nda oluşuyor… Akdeniz'in yaşam coşkusuyla, sıcak kanıyla, kıpırtılı doğasıyla iç içe…Peki, Akdeniz'de, günümüzdeki yaşantının şarapla ilgisi ne boyutta?… İlk akla gelenler, hiç de azımsanmayacak önemde…Öncelikle, dünyada şarabın en iyi üretildiği ve en çok tüketildiği yörelerden birisi tabii ki, Akdeniz…. Üstelik bu, bölgedeki ülkelerin neredeyse yarısı, toplumsal geleneğinde şaraba yer olmaması gereken Müslüman ülkelerden oluştuğu halde…
Ama bu istatistik bilginin de ötesinde, düğünlerde şampanya kadehi kaldırmak; iki kişilik romantik bir yemekte mutlaka kırmızı şarap içmek; denize ilk kez inen bir geminin gövdesine çarpılarak kırılmasından, uğur ve bereket beklediğimiz şişenin, şampanya şişesi olması; son derece gelişmiş bir "evde şarap yapma" geleneği; içkiyi fazla seven ve fazlaca şarap içenler için yaratılmış özel "şarapçı" terimi; vaftiz törenlerinde bebeği şarapla kutsamak…
Ve daha kim bilir ne çok şarapla ilgili günlük hoşlukların, hemen tümünün doğum yeri de, tabii ki, Akdeniz…Gelin, "Akdenizli Şarap"ı tanımlayalım…
O halde nedir "Akdenizli Şarap"? Bu, "Akdenizli olmak nedir?" gibi bir soru; zaten yanıtı da aynı mantığı içeriyor… Akdeniz'in güneşinde olgunlaşmış üzümlerin, Akdeniz toprağından gelen tat ve kokularını, yöre insanının sımsıcak gelenekleriyle birleştiren bir lezzet, sağlık ve neşe kaynağı…
Yani Akdeniz'in bağlarında yetişen; Akdeniz'in havasıyla suyuyla büyüyen; tadıyla ve kokusuyla tamamen Akdenizli olan üzümlerden yapılmış şarap…
Benim şaraba kişisel bakışım da, doğal olarak, tüm diğer Akdenizlilerden farklı değil… Bana göre de şarap, bereketin ve bolluğun, yeniden doğuşun ve yaşamın, sağlığın ve mutluluğun sembolü; hatta yalnızca bir sembol değil, ta kendisi… Üzümün ve dolayısıyla da şarabın kırmızısı, zeytinin yeşili ve buğdayın beyazı ile birlikte, Akdeniz'in en önemli simgelerinden biri benim için…Bir Akdenizli olarak, şaraptan beklediğim lezzeti, sanırım en iyi şöyle özetleyebilirim: Bir kimliği olan şarap; yerel özelliği olan, otantik şarap; tabii ki, "iyi" ve "güzel" şarap; yani gerçek "Akdenizli" şarap… Çünkü, belirli bir düzeyin üzerinde bir kalite anlamını da mutlaka içerisinde barındıran bu kimlik, doğal olarak, şarabın bağından ve yapıldığı yerden, yani "terroir"dan bağımsız olamaz…
Fransızlar, Hititler, Ömer Hayyam ve Mitoloji
Aslında, bir düşünsenize, kültür tarihinde, şarap gelenekleriyle neredeyse eş anlam taşıyan mitolojinin beşiği Ege, Akdeniz'in ta kendisi değil mi? "Üzüm şaraptan yapılmıştır" diyecek kadar şarabı önemseyen Fransızlar Akdenizli değil mi?Dizelerinde vermek istediği her türlü anlamı şaraba bir gönderme yaparak ifade edebilen Ömer Hayyam bir Akdenizli değil mi? Zaten Hititlerin ünlü üzümü "Kalecikkarası" da, öz be öz bir "Akdenizli" değil mi?
Bana sorarsanız, yaşamda bazı temel boyutlar vardır; onlar, lezzet ve zevk düşünülmeden, yalnızca varolmayı sürdürmek için gerekirler… Bir de, geliştirilmiş, ilave edilmiş daha özel üst boyutlar vardır ki, bunlar yaşama asıl derinliğini veren sanat, kültür, yaratım, kısacası anlam boyutlarıdır.
Doğrusunu isterseniz, ben şarap hangi boyuttadır, bilemiyorum… "Temel boyut" için neşelenmek ve tat almak şart olmayabilir ama, beslenmek ve sağlıklı olmak şart değil mi? Öyleyse, üzüm ve şarap, yaşam için gerekli olan temel boyutun da vazgeçilmez maddelerinden… "Özel boyut"un ise, en ilginç detaylarından birisi, hem kültür kaynağı olduğu için, hem de mutluluk verdiği için, şaraptır diyebiliriz…
Zaten Akdeniz'de, sık sık, özel boyut, temel boyut haline gelir!... Bir bakarsınız, sanat, coşku ve yaratı, karnını doyurmak, uyumak ve giyinmek kadar, yaşamın asal gerekleri olarak yaşanıyor!... Bu, Akdeniz'in bir özelliğidir; Akdenizli olmanın bir gereğidir!...
Sözün kısası, şarabın sembolize ettiği tutku, neşe ve tarihin süzgecinden geçmiş olağanüstü bilgelik, biraz da, "Akdenizlilik" demektir…Ömer Hayyam ne demiş: "Şarap iç, yıkansın, aydınlansın için;/Bu dünya, öbür dünya silinip gitsin!/Gel, ömrün yele gitmeden tadına bak/Cana can katan suyun, ıslak ateşin."
Öyleyse, ben size bu ay mutlaka bir salkım üzümle aşk yaşamanızı öneriyorum… Şarap içmiyorsanız, üzümü tadını çıkararak, kokusunu duyarak yeyin; yakınınızda bir bağ varsa, ellerinize toprak bulaşarak bir salkım üzüm koparın mutlaka ve mutlaka bu günlerde, gelmiş geçmiş tüm şarap tanrıları için kaldırın kadehlerinizi…
Öyleyse, haydi, hep birlikte, "Şerefe"!...:))1. "Farklı" şarapların tanımları
Çerez şarapları- Yemekten önce iştah açıcı (aperitif) veya yemekten sonra hazmı kolaylaştırıcı (digestif) olarak sofra dışında tüketilen şaraplar
Güçlendirilmiş şaraplar- Üretim sırasında içerisine alkol eklenen ve çerez şarabı olarak tüketilen şaraplar
Köpüklü şaraplar - Fermantasyon sırasında oluşan karbondioksit köpükleri içerisinde tutulmuş beyaz(veya pembe) şaraplar
Likör şarapları - Güçlendirilmiş şaraplara verilen bir başka isim
Meyve şarapları - Vişne, çilek, böğürtlen, vb. meyvelerin fermente olmasıyla elde edilen ve aslında, nizami olarak "şarap" sayılmaması gereken şaraplar
Sıcak şaraplar - Kırmızı şarabı, içerisine toz şeker, tarçın ve elma veya başka meyveler katıp kaynatarak elde edilen kış içeceği
Sofra şarapları - Özellikleri sıradan olan ve günlük fazlaca tüketim için kullanılan şaraplar
Tatlı şaraplar - Güçlendirilmiş şaraplardan, alkolü fermantasyon bitmeden eklendiği için, Şeker oranı yüksek olanı
2. Diğer "Şarap"lar…
Aslında, sözlük tanımına göre, şarap yalnızınca üzümün içkisi… Ama zaman zaman karşımıza farklı meyvelerin "şarapları" çıkabiliyor… Bir de, aslında şarap olduğu veya şaraptan üretildiği halde farklı isimle anılan içecekler var… Karışık iş vesselam… İşte size, bildiğimiz şarabın farklı versiyonlarını anlatan, ufak bir "diğer şaraplar" rehberi…Brendi (brandy) - Üzüm suyundan damıtılmış sert alkollü bir içki
Kava (cava) - İspanyol köpüklü şarabı
Konyak- Damıtılmış şarabın meşe fıçıda dinlendirilmesi ile elde edilen bir içki
Likör - Tadı bazen tatlı şaraplarla kıyaslanan ve türlü meyveler ve baharatlardan yapılan alkollü içki türü (ahududu, vişne, kayısı, portakal, vb.)
Madiera şarabı - Portekiz'de üretilen ve fermantasyon aşamasından sonra ısıtıldığı için karamel kokusuna sahip olan bir tür şarap
Marsala Şarabı - Sicilya Adası'nda yapılan portakal kokulu bir kırmızı şarap
Martini - Vermut ve cinin karışımı ile elde edilen bir kokteyl
Porto - Portekiz'in Oporto kentinde üretilen güçlendirilmiş şarap
Sangria - Kırmızı şarabın içerisine meyve parçaları ekleyip bekletilerek üretilen ve İspanya'da çok tüketilen bir tür içki
Saydır (cider) - Elma şarabı
Sekt - Alman köpüklü şarabı
Şampanya - Fransa'nın Champagne bölgesinden gelen özel bir köpüklü şarap
Şeri (sherry) - İçerisine fazladan meyve alkolü de katılmış olan bir tür güçlendirilmiş şarap
Vermut- İçerisine şeker ve çeşitli baharatlar da katılan bir tür güçlendirilmiş şarap3. Bilmediğimizi belli etmeye çekindiklerimiz…
Ya çok sık duyduğumuz için, ya da ilk kez karşılaştığımız için, "Tanrım, ben bunu bir yerlerde duymuştum; neredeydi?" veya "Çok ayıp! Ben bunu aslında mutlaka biliyor olmalıyım!" diyerek, hiçbir zaman tam olarak bildiklerimizin arasına katamadığımız şeyler vardır… İşte size, bunların şarapla ilgili olanlarından bir demet ve açıklamaları…
Aroma - Genç şarapların üzümden gelen kokularını anlatan terim
Buke - Olgun şarapların yıllanmaktan gelen kokularını anlatan terim
Degüstasyon - Bir şarabın, özelliklerini değerlendirmek için tadılması
Destile içki - Damıtma metodu ile üretilen içki
Dömi-sek - Hafif tatlı şarap
Fermente içki - Mayalanma sonucu elde edilen içki
Gövde - Bir şarabın damakta bıraktığı dolgunluk duygusu
Karaf - Şarap sürahisi
Kav - Şarapların bekletildiği mahzen // Bir şarap üreticisinin sahip olduğu ürün gamı
Kupaj - Farklı özellikte üzümlerden yapılan şarapların harmanlanması
Monosepaj - Tek üzüm çeşidinden yapılan şarap
Önoloji - Şarapla ilgilenen bilim dalı
Sek - Tatlı olmayan şarap
Sepaj - şarabın yapımında kullanan üzüm çeşidini anlatan terim
Somelye (sommelier) - Yalnızca şarap servisiyle görevli şarap garsonu
Tanen - Üzümün kabuklarında ve çekirdeklerinde bulunan buruk tatlı madde....
arkadaslar eger sagliginizi seviyorsaniz saglik adina gunde 2 bardak keyif icimlik sarap icin doktorunuzda bunu soyleyecektir.unutmayin kan dokusunu en dayanikli tutan dogal madde sarap ta gizli.. - Sümerler, şarap üretip tüketmişler ve önemini, şarapla ilgili, birden fazla Tanrı yaratarak vurgulamışlar. En önemli ana tanrıçalarından birisi Gestin, "Asma Kökü Tanrıçası".
