folder Tahribat.com Forumları
linefolder Genel
linefolder Selimiye Camii - Süleymaniye Camii - Mimar Sinanın Mektubu



Selimiye Camii - Süleymaniye Camii - Mimar Sinanın Mektubu

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    hbgrstyle
    hbgrstyle's avatar
    Kayıt Tarihi: 17/Haziran/2007
    Erkek

     

    Mimar Sinan’in mektubu:
    Birkaç yil once, Suleymaniye Camii’nin yikilma tehlikesiyle karsi karsiya
    kaldigi anlasilmis. Eğer cozum bulunamazsa, koca cami kisa bir zaman içinde
    yikilacakmis. Caminin tum tasiyici yuku kemerlerindeymis. Bu kemerlerin
    ortalarında bulunan kilit taslari zamanla asinmis. Ama elde yazili bir proje
    olmadigi için nasil degistirileceği bilinmiyormus. Hemen Turkiye’nin en
    yetkin muhendis ve mimarlarindan olusan bir heyet olusturulmus. Ortaya bir
    sürü fikir atilmis. Her kafadan bir ses çikmis ama sonuç alinamamis.
    Tartismalar surerken caminin içinde büyük bir karmasa suruyormus. Ulkenin
    çesitli bilim kuruluslarindan bir sürü mimar, muhendis kemerleri
    inceliyormus. Bu adamlardan biri ortalarda dolanirken, kazara, gizli bir
    bolme bulmus. Bolmede, uzerinde eski yazi olan bir not varmis.
    Uzmanlara inceletilen kagidin orijinal olduğu belgelenmis. Bu kagit parcasi
    bizzat Mimar Sinan’in imzasini tasiyan bir mektupmus. Mektupta yazilanlar
    tercüme ettirilince ortaya söyle bir metin cikmis.
    “Bu notu bulduğunuza göre kemerlerden birinin kilit tasi asindi ve nasil
    degistirilecegini bilmiyorsunuz.” Koca Sinan, kademe kademe, kilit tasinin
    nasil degistirileceğini anlatiyormus. Bu oyuk içinde yer alan bir sise ve
    sise içindeki notta soyle bir sey yaziyormus:
    “Her kim bu tas eskidiğinde yenisiyle degistirmek isterse; eski tasin
    yerine takilacak yeni kilit tasinin iki tarafindan yagli iple tasi bir
    taraftan sokup oteki taraftan ceksin ve sonra ipin disarida kalan
    kisimlarini kessin”.
    Heyet Sinan’in söylediklerini aynen yapmis. Suleymaniye camisi boylelikle
    kurtarilmis. Bu mektup su an Topkapi Sarayi’nda saklaniyormus..
    Mimar Sinan 2
    1950-60 arasi bir tarihte insaat muhendisi, mimar ve jeofizikçilerden olusan
    bir Japon heyeti Turkiye’ye gelmis. Heyet Imar ve Iskan Bakanligi’ndan izin
    alarak ulkemizdeki tarihi yapilari incelemeye baslamis.
    Ayasofyayi, Yerebatan Sarnicini filan gezdikten sonra sira Sinanin kalfalik
    eseri Suleymaniye Camisi’yle Sinan’in ogrencisi Mimar Davut Aga’nin eseri
    Sultanahmet Camisi’ne gelmis. Japonlar bu camiler uzerinde gunlerce inceleme
    yapmislar.
    Her geçen gun saskinliklari daha da artiyormus. Cunkü Japonlar daha ilk
    incelemede camilerin gevsek bir zemin uzerine insa edildiğini anlamislar.
    Ama bunca yil, bu camilerde bir catlak dahi olmamasina akil sir
    erdirememisler. Bunun uzerine Tuürkiye programinin gerisini tamamen iptal
    edip, bu iki cami üzerine yogunlasmislar.
    Arastirmalarinin sonucunda herhangi bir sarsinti sirasinda bu iki caminin
    sabitlenmediğini aksine yerinde oynayarak yikilmaktan kurtulabildiği ortaya
    çikmis. Minareleri incelediklerinde ise dumurlari ikiye katlanmis.
    Minarelerin cok daha gelismis bir rayli sistem mekanizmasi uzerine
    oturtulduğunu ve her yone yaklasik 5 derece yatabildiğini gormusler.
    Daha derin arastirma yapmak için Edirne’ye, Sinan’in ustalik eseri Selimiye
    Camisi’ne gitmisler. Ordaki olaganustu sistemleri gorunce iyice dumur
    olmuslar. Selimiye’nin tüm sirlarini aylarini harcayarak cozmüsler.
    Japonya’ya donduklerinde ise Sinan’in sirlarini uygulamaya sokarak
    sehirlerini Sinan’in kullandigi sistemlerle kurup muazzam gokdelenler
    dikmisler. Yani su an gelismis ulkelerin gokdelen yapiminda kullanildiklari
    cogu sistem, yuzyillar önce Sinan’in gelistirdigi mekanizmalarmis.
    ————-
    Bir gun Selimiye Camii’ne girenler, kubbenin altiında bir Japon’un
    ayaklarini kibleye doğru uzatmis sirtustu yattigini gormusler Tabii
    hemenJapon’u, “Burasi kutsal bir yer. Bu sekilde yatmak bizim inanclarimiza
    gore saygisizliktir. Lutfen oturun veya ayakta durun” diyerek uyarmislar.
    Ancak, Japon trans vaziyetteymis, gozlerini kubbeden ayirmadan soyle
    sayikliyormus:
    “Bu imkansiz. Ben yillarin muhendisiyim. Bu kubbe var olamaz. Hayal
    goruyorum. Bu kubbenin orada o sekilde durmasi fizik ve matematik
    kurallarina aykiri. Bu imkansiz, orada hicbir sey yok,orada hicbir sey
    yok…”
    Selimiye camisisinin zemini gevsek toprakmis. Bu nedenle minarelerinin yakin
    zamanda yikilacagi farkedilimis. Uluslararasi bir grup bilimadami
    toplanmislar. Nasil kurtaririz bu tarihi minareleri diye kafa kafaya
    vermisler. Sonucta en son teknoloji olan metal kelepcelerle minarelerin
    temellerini sabitlemenin en iyi cozum olduğuna karar vermişler. Minarelerin
    temellerini acinca, koymayi dusundukleri kelepcelerin aynisiyla
    karsilasmislar. Mimar Sinan bilmem kaç yüzyil once ayni seyi dusunmus
    megerse
    Mimar Sinan’in Selimiye Camii’nin kubbesini o genisliğe oturtmak için 13
    bilinmeyenli bir denklemi matematiğin bilinen 4 ana isleminden farkli
    besinci. bir islem yaratarak cozdugu soylenir. Ayrica minarelerin
    serefelerine cikanlarin yolda birbirlerini gormemeleri ise buyuk bir bir
    dehanin urunudur. Almanlar ayni sistemi meclislerinin onundeki dev kurede
    kullanmislar. Mimar Sinan bu sistemi 2 metre capindaki minarelere yuzyillar
    once monte edebilecek bir dehadir. Almanlarin dehasi ise, o cirkin metal
    yiginina Selimiye’den fazla turist cekebilmelerindedir..


    iTiNayLa c/p YaPıLıR
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Kelv1n
    Kelv1n's avatar
    Kayıt Tarihi: 02/Eylül/2005
    Erkek
    abi bunlara inanmamı bekleme aradaki yorumlara yıkıldım dumur oldum yok mühendis çıldırıyor fln tamamen kolpa

    Hatalıysam..... aramızda kalsın ;)
  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    hbgrstyle
    hbgrstyle's avatar
    Kayıt Tarihi: 17/Haziran/2007
    Erkek

    ben inanmanı beklemiyorum ki :D

     


    iTiNayLa c/p YaPıLıR
Toplam Hit: 1010 Toplam Mesaj: 3