Senin Gemilerin Camdan Sevgili...

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Tabela Fatihi
    kaygusuz
    kaygusuz's avatar
    Kayıt Tarihi: 06/Nisan/2007
    Erkek

    Duydum ki yine umudunu kesmişsin insanlardan,dostluklardan...
    Duydum ki yine acımaya başlamışsın kendine...
    Yolunu kimselerin bilmediği, bilmek de istemediği
    sevginin o hayal ülkesinde birilerini beklerken çoküşümüşsün...
    İnsan ancak kendisine sevgili olabilir, diyormuşsun.
    Şimdi artık yollarda ve binbir hayalin peşinde sürüklediğin
    ve yıprattığın sevgine minnet borcunu ödeyecekmişsin...
    Acıyan sevgini şımartacak, onu örtülere saracakmışsın.
    Onu kendini güçlü ve korunaklı olduğunu hissetmediğin
    hiçbir yerde ortaya çıkarmayacakmışsın...
    Sevgini yırtıcı bir kuş gibi yetiştiriyormuşsun.
    En iyi savunmanın saldırı olduğunu
    ve yok olmamak için yoketmek gerektiğini öğretiyormuşsun ona...
    Ona onu, sabırlar, merhametler ve inceliklerle değil,
    hazlar, hayranlıklar ve kıskanç ilgilerle besleneceğini vadediyormuşsun.
    Her gece uyumadan önce
    arkasında Che Guevera'nın resmi olan aynanla konuşuyormuşsun:
    Bir sen varsın önemli olan, bir sen varsın gerçek olan...
    Hem onca acıya rağmen hala güzelim...
    Ve artık kendime yasaklıyorum başkalarına acımayı ve hayatın acısını...
    Aynadaki nefesinin buğusunu görüyorum buradan.
    Gözlerinle gözgöze gelemediğim için tutup aynadaki buğuyu öpüyorsun.
    Yaralı kendini öpüyorsun...
    Çekmeceden cüzdanının çıkarıp
    içindeki kredi kartlarını seyrediyorsun zoraki bir hayranlıkla.
    İçinde sevgini sakladığın kaleyi daha da güçlendirmeyi geçiriyorsun aklından.
    Kredi kartlarını yalıyorsun dilinle ve onların zehirli tadını içine akıtıyorsun.
    Bankamatikten her para çektiğinde kulağına gelen
    ölüm çığlıklarına alıştırmak istiyorsun kendini böylece.
    Hem senden güçsüzlerin ölümü, hem bu ölümleri gizleyen
    ve bütün katliamları anında temize çeken teknolojinin
    zehirli tadı sarıyor şimdi sevginin yaralarını.
    Bankamatikten her para çektiğinde kulağına gelen
    çocukların ve kimsesizlerin ölüm çığlıklarına dayanamadığını hissettiğin anlar,
    senin için hayatta sadece annenin babanın ve kardeşlerinin
    önemli olduğunu söylüyorsun kendine ve akşam iş dönüşü
    onlara hediyeler alarak evine dönüyorsun...
    Ve eskiden, sevgini bir kalenin ardına saklamadan önce
    sadece kendi çocuklarını sevenleri kınadığını unutmak içinse
    bu defa başkaları değil kendin kanatıyorsun sevgini.
    Sonra küçük, tüylü bir köpek almak istiyorsun kendine.
    Köpegi severken, kucaklarken sana acımasızlık eden dostlarının,
    seni sevginin o hayal ülkesinde yıllarca bekletip düşlerini
    ve ömrünü çalan sevgililerin yüzleri geçsin istiyorsun karşından.
    Onların yüzleri geçtikçe sahibin olduğun için
    senden başka kimseyi sevmeyecek ve bağlanmayacak olan köpeğine
    daha da sıkıca sarılmak istiyorsun, öpüp koklamak.
    Kendini öper gibi, yaralı ve belki de artık hiç iyileşmeyecek olan kendini.
    Hiç iyileşmeyeceğini artık kendinden bile saklayamadığın böyle anlarda
    para kazanmak istiyorsun, iş kurup daha çok para kazanmak.
    Böyle anlarda bir kalenin ardında gizlediğin herşeye
    yanlışlarla dolu olsa da senden izler taşıyan tarihine bile düşman oluyorsun.
    Seni bu hale getirenlerle bir olup bu belki de artık hiç iyileşmeyecek yaralı kendini yoketmek istiyorsun..
    Sonra yorgun düşüyorsun... Artık dinlenmek istiyorsun.
    Yarına daha dinlenmiş ve korkularından kurtulmuş olarak uyanmak istiyorsun...
    Ve uykuya dalmadan önce vitrinlere bıraktığın dalgınlığın geliyor aklına...
    Kendine bir kez daha acıyorsun ve bu yüzden pahalı bulup da almadığın giysileri almaya karar veriyorsun.
    Bu pahalı giysiler sayesinde ilgilerin kölesi değil, ilgilerin merkezi olmayı istiyorsun.
    Bu giysiler sayesinde sızlayan sevgilerini örtmek, örtmek, örtmek istiyorsun.
    Görünmez olmak istiyorsun.
    Oysa senin gemin camdan sevgili...
    İşte güçlü balığın güçsüz balığı yokettiği kanlı denizin her tarafından seni görebiliyorum...
    Sadece ben değil dost düşman herkes uykuya daldığını görebiliyoruz buradan.
    Çünkü senin gemin camdan sevgili. Sıkıntından yediğin tırnaklarının kenarlarını...
    Korkulu bir rüya gördüğünde birden silkinişini...
    Yaralı sevgini korumak için aldığın onca kötücül karara rağmen
    nasılsa hep masum kalan sayıklamalarını görüp duyuyorum buradan...
    Kaleni ve kalenin ardında sakladığın yaralı sevgini.
    Boşuna saklama sevgini. Senin gibiler hiç örtünemez sevgili...
    Seni bu kanlı deniz ve düşmanların da dostların da hemen tanır.
    Ya benzerini bulup gidersin. Herkes gibi ve herşeyi bilerek yaşamaszın
    Bu kanlı denizde senin gemin camdan sevgili.

    Cezmi ERSÖZ

    radyoda dinledim biraz beni anlatıyor gibi etkiledi.. 


    Türkiye’deki emekli yaşlı insanları sevmiyorum. Ailemde emekli olanlarda dahil. Geleceğimizin çalınmasına izin verdiler. Umarım ızdırap dolu bir çileli hayat çekip elveda deyip bu dünyadan gidersiniz. Siz gençleri zırnık düşünmediniz hayallerini mahvettiniz.14.500TL ile hiçbirşey almadan karnınızı doyurun gelecek nesili düşünmeden yaşadığınızı sanıp gidin bu dünyadan.
Toplam Hit: 605 Toplam Mesaj: 1