Şizofrenik Nameler-1
-
Kalktığım her yatak gibiydi yine gökyüzü, tıpkı en son 3 yaşında düzelttiğim yatağım gibi buruşturmuştu yüzünü bana. Tüm bu sıfatsızları hatırlayıp banyoya koşup kustum öfkemi lavaboya ve havlu çekmecesinde bulduğum iyimserlik maskesini takıp çıktım yollara. Güneşin oluşturduğu gölgemi yağmur ıslatıyordu.Üşüyordum kemiklerimin içinde mahkum ve yalnız iliklerim.Taksilerin hepsi dolmuş çokdan.Küçüklüğümde ki gibi biniyorum bir bulutun üstüne, yolda canım sıkılmasın diye yaptığım belli belirsiz bütün suratlara tükürüyorum. Rüzgarın kulağıma attığı tek imza olan o Isssssss şeklinde ki sesin içinde ki çığlıkları dinleyerek geçiriyorum yolculuğumu ve herşeyin bittiğini sandığım.Aksine bir alyans yüzük gibi bittiği yerden başlayan ve başladığı yerden biten hayat olgumun ironik istasyonuna gelmişim. Gözlerinden billur iki yaş akan bir çocuk vardı orda. Nedendir bilinmez yaklaşmak gelmedi içimden. Devam ettiğim yolum dönüp dönüp aynı noktaya çıkıyordu. Mecburen bulutumu park ettim bir yıldızın kenarına ve korkarak sordum. Sende kimsin?Aman tanrım.Evet evet o bendim.Aslında o bendi veya ben kendimi ben sanarken onda yaşıyordum.Oda içinde ben olduğunu bilmeden beni yaşıyordu.Bunu ona anlatmalıydım.O benim geçmişimdi.Bende onun geleceği.Geleceği bu kadar iğrenç olmamalıydı ama olmuştu işte. Bişeyler yapmalı ve geçmişte ki benim, gelecekteki ben olmaması için onu ikna etmeli hatta eğitmeliydim.Tıpkı rüzgar yemiş kavak yaprakları gibi havada uçuşan benlikler, teker teker düşmeye başlamıştı üstüme....
Yaşamak nedir ki, topu topu 1,24 saniyelik oksijenin karbondioksite dönüşmesi işlemi....Ama sonuçta yaşıyordum çünkü gözlerimi yaşlı bir mumya gibi yavaş yavaş açılıyor ve etrafımda duyduğum ''....kahretsin yaşıyor...'' sesleri ile anlıyordum yaşadığımı, öyleyse basit bir hesapla 25*365*24*60*60=7884000000'tü ama 7884000000=0'dı.
Kollarımda ki bunca çiziğe bakılırsa boşuna gelmemiştim bu havasız ve kasvetli yere.Pardoooon bakarmısınız? ........ Aloooo ....... Kimse yok mu ulan!...... evet kimse yok. Sadece; benim gibi dertli, gamlı hatta nemli bir duvarda duran yarısı kırık ayna... Tek kimsem o.
Yaklaşıyorum ona ve ona anlatıyorum asıl olan gerçekleri.
Aslında ben, ben değil senim ve sende bensin ama sen, senin aslında ben olduğunu bilmeden yaşıyorsun.Tıpkı benim aslında sen olduğum ve sen olduğumu bilmeden, seni yaşattığım gibi.Biliyorum karışık gibi ama değil.İnan! İnanıyorsun değil mi? Başını salladığına göre inanıyorsun demektir.Birazdan kendine doktor diyen ahmaklar gelecekler, onlara da anlat aslında benim sen olduğumu! Lütfen! Sana yalvarıyorum.Bana inanmıyorlar.Belki sana inanırlar.Cevap ver bana.Lütfeeeen!......
Üzerinde beyaz girinti ve çıkntıların olduğu bir yeri görüyorum. Amaa bu benim odamın tavanı. Doğrulduğum zaman farkediyorum ki rüya sandığım gerçekler tırmalamaya devam ediyor elimde kalan ten nöronu. Sıcak çorba kokusunun eşliğinde gittiğim lavaboda gördüğüm yüz bana ait değil, bu ben değilim.Aynı bedende başka bir ruh var ve o başka ruh beynimi ele geçirmiş gibi. Biri yardım etsin artık bana. Yine aynı ses çınlıyor beynimin koridorlarında. Aslında sen, sen değilsin!....
Saygılarımla
-
ya bu ben nasıl oldm gibi bişeymi ndr ya bu..
-
iyi performans hacı , al buda benden karaladım dün, buraya atayım .
Son yalnızlık
Koğuşa en son girmişti ,gardiyan ellerine sinen öfke dolu hisleriyle kapamıştı sürgülü kapıyı üzerine..
Girdiğine kimsenin aldırış ettiği yoktu ,sanki vızıldayıp birazdan yere düşecek bir sinekmiş gibi karşılamıştı soğuk duvarlar kendisini. Kasveti dağatmak için ortaya atıldı döndü ve dediki '' Hiç kız yokmu burada '' En arkada duvar dibinde cigarasını saran hantal herif döndü ve ha sktr oradan ! dedi..
Gördüğü boş yataklardan birisine saldı kendini tabuta uzanırcasına.Gözlerini kaparken geçti hayatı bir an önünden.
Gün geçmişti ,gün devretmişti kendisini.. Son girenin infazının olduğu güne hemde hiç acımadan,bir an tereddüt etmeden devretmişti..
Çıktı dar ağacına daha bebekken üzerine geçirdikleri gibi beyaz bir örtü ile beraber..
Düşündükleri o kadar savurmuştuki kendini,aldı kendini getirdi bu cellat ağacın üzerine..
Devirdiler altındaki tabureyi ,salladı agaç kendini salladı ta ki ruhu ayrılana kadar,
Sıyrıldı bedeninden ve baktı şöyle bir kendine ne kadar dik duruyordu cesedi ,hayatta kendini hiç böyle görmemişti oysa ki...
Birazdan havaya karışacaktı ve son bir dal sigara içemeyecekti artık..
Niçin ağlayamıyordu ki ,ruhlar hiç ağlamazmıydı ?
Bir ağlasa sanki yeniden doğacaktı ,sırtında yılların yüküyle çekti içini ve uzandı kabrine,yeni bir uyku tadacaktı şimdi toprağın altında sessiz ,kimsesiz.. tek başına. -
böyle yazıların varsa veya yazarsan gel benim sitede yaz ?
-
Newottoman bunu yazdı:
-----------------------------
ya bu ben nasıl oldm gibi bişeymi ndr ya bu..
-----------------------------
Sanırım ben nasıl deli oldum serisinden bahsediyorsun.Hayır öyle bir seri değil.Daha ziyada uyku sırasında gördüğüm ve yaşadığım saçmalıkları kaleme almaya çalışıyorum. -
Varg bunu yazdı:
-----------------------------
böyle yazıların varsa veya yazarsan gel benim sitede yaz ?
-----------------------------
Seri halinde istiyorsan elimde 3 seri var...Ne istiyorsun benden serisi:7 bölüm
Şizofrenik nameler serisi:13 bölüm
Asosyalizmin dipnotları serisi:9 bölüm (felsefî tarafı ağır basan bir seri)
