Son Atatürk Biyografisi
-
Sadece Bazılarını ekledim http://haber.mynet.com/detay/foto-analiz/son-ataturk-biyografisi/515504 burdan diyerlerine bakabilirsiniz.
Cumhurbaşkanı, kendisine Atatürk soyadının verilmesinin ardından giderek artan bir yoğunlukla dilbilimsel buluşlarla uğraştı. Örneğin okul günlerinde edindiği addan pek memnun olmadığından Kemal’in Kamal’a çevrilmesini emretti. Eski Türk dillerinde ‘kamal’ sözcüğü ‘kale’ veya ‘kuşatma’ ve ‘kaya’ anlamında karşımıza çıkıyor. Kamal’ın büyük ünlü uyumuna uygun oluşunun yanı sıra bu manalar da Atatürk’ü yeni ad olarak onu seçmeye teşvik etmiş olabilir. Böylece Osmanlı olan her şeyden uzaklaşmanın bir işareti daha verilmiştir ki, buna Namık Kemal gibi ilerici bir vatansever de dahildir. Partinin ideologları da, hemen hareketi Kamalizm şeklinde adlandırmaya girişmişlerdir
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Mustafa Kemal daha Selanik’teyken çok parlak olmasa bile çalışkan bir Fransızca öğrencisiydi fakat telaffuzla hep problemi vardı. İstanbul’un cemiyet hayatına geç adım atışı yüzünden belli yerlerde “o” harfinin yerine “u” koyan Rumeli ağzından tam olarak kurtulamamıştı. Arapça imlâda o/u/ö/ü harfleri arasında ayrım yapılmazdı; bu nedenle Türkçe’nin Latin harfleriyle yazımına geçildikten sonra bir notta “okudum” yerine “Ukudum” yazdığını da görürüz.
Selanik’teki tatil günlerini Lazaristler’in College des Freres de la Salle isimli okulunda Fransızca’sını düzeltmeye çalışarak geçiriyordu. Lazaristler aslen Ortodoks Bulgarlar arasında Katolik Kilisesi’ne, “kurtarılmış ruh” kazanmayı görev edinmiş misyoner bir mezheptir. Mustafa Kemal’in tatillerinde gönüllü olarak bu okula gidip ders çalışması hiç de alışılagelmiş bir davranış biçimi değildir.
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Mustafa Kemal 1910 yılında Fransız güz tatbikatlarının gözlemcisi olarak Picardie’ye gönderildi… Büyük çaplı ilk Türk tatbikatı ise –Picardie’deki gibi 60 bin askerle- Mustafa Kemal’in vatanına dönüşünden hemen sonra Trakya’nın doğusundaki Lüleburgaz’da düzenlendi. Tatbikatın daha ilk gününden iki katlı bir uçak, alçak irtifada neredeyse trajediyle nihayet bulacak bir kaza atlattı. İki kişilik mürettebat yaralanmadan indi. Muhtemelen Mustafa Kemal kazanın tanığı olmuştu, çünkü sonradan trajedinin kıyısından dönülen bu olayın üzerinde bıraktığı etkiden söz eder. Atatürk havacılığın ateşli bir teşvikçisi olsa da kendisi hiçbir zaman uçağa binmemiş ve yılmadan tren, gemi ve otomobille seyahati tercih etmiştir. 1918’den sonra hiç yurtdışına seyahat etmediğinden kimse uçuş korkusunun farkına varmamıştır.
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Mustafa Kemal 1918’de VI. Mehmed Vahideddin’e yaverlik ederken Padişah’ın üç kızından biri olan Sabiha (1894-1969) ile evlenmesinin teklif edildiği söylenir. Bir anlatıma göre, bu lütfa mazhar olan Mustafa Kemal en yakın arkadaşlarına danıştıktan sonra teklifi reddetmiştir. Hikâyenin akla yatkın olması, doğruluğuna kanıt değildir. Enver Paşa örneği, Komite liderlerini Osmanoğullarıyla akraba yapma çabalarının var olduğuna kanıttır gerçi. Hikâye aslında Cumhuriyet’ten sonra doğmuş, siyaseten uyanmış fakat kararsız bir sınıfın özlemlerini yansıtır. Bu sınıf eski hanedanla yeni Cumhuriyet Önderi’ne sadakat arasında gidip geliyordu ve aktarılan bu öykünün Osmanlı sadrazamlarının padişah kızlarıyla girdiği sayısız ilişkiye benzediğini görünüşe bakılırsa tamamen unutmuştu.
-
beğenmedim, ayrıca bunu bir Türk yazsaydı kimse bahsetmezdi, Alman yzınca nie değerli oluyor...
-
Bsgsin. Polemik yaratmak isteyen , tutulmak isteyen değerlerimize laf atıyor.
