folder Tahribat.com Forumları
linefolder Genel
linefolder Sonradan Boğulma Veya Sekonder Boğulma



Sonradan Boğulma Veya Sekonder Boğulma

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    dhmm
    dhmm's avatar
    Kayıt Tarihi: 15/Eylül/2011
    Erkek

    Arkadaslar boyle bir seyi ilk defa duydum. Bir sitede denk gekdim ve sizlerle de paylasmak istiyorum. EGer varsa boyle birsey dikkatli olun...

    Vaktim olm adigina ozet gecemedim copy-paste attim

    4 yaşındaki Teksas’ lı bir çocuk tatilini ailesiyle beraber deniz kenarında geçiriyor.  Çocuk diz boyu suda kendi kendine oynarken uzaktan geçen bir gemiden kaynaklanan bir dalga küçük çocuğun üzerine geliyor ve çocuk birkaç saniye suyun altında kalıyor.

    Yakınındaki biri çocuğu sudan hemen çıkarıyor ve gün boyu çocuk herhangi bir belirti göstermiyor.

    Ertesi gece çocuk kusmaya başlıyor ve ishal oluyor. Daha önce de benzer belirtiler dolayısıyla doktora götürülen ve mide üşütmesi teşhisi konan çocuğun anne ve babası gene böyle bir durum olduğunu düşünerek onu evde kendileri tedavi etmeye çalışıyorlar.

    Çocuğun şikâyetleri hafta boyunca devam ediyor ve bir gece omuz ağrısı ile uyanıyor ve babası çocuğu ertesi gün doktora götürmeye karar veriyor ancak çocuk birden nefes alamaz oluyor. Hemen ambulans ile acile götürülüyor, orada bir saat kadar suni solunum yapılıyor ama küçük çocuğu kurtarmak mümkün olmuyor.

    Sonradan boğulma

    Su yuttuktan saatler veya günler sonra ortaya çıkan bu tabloya “sonradan boğulma” veya sekonder boğulma adı verilir.

    Olayda akciğerlere su kaçmıştır ama miktarı fazla değildir.

    Kazazede, sudan çıktığı biraz öksürür ama sonra kendini iyi hisseder.

    Esas belirtiler saatler sonra nefesin sıklaşmasıyla başlar ve giderek nefes darlığına dönüşür. Gıcık şeklinde öksürük, kusma, yorgunluk ve davranış bozukluğu gibi belirtiler ortaya çıkar.

    Akciğerlere kaçan az miktardaki su, hava keseciklerinde enflamasyon ve ödeme sebep olur ve akciğerler asli görevleri olan havadan oksijeni alma ve vücutta yapılan karbondioksiti dışarı atma işini yapamaz olur.

    Kanda oksijen miktarı düşmeye başlar ve acil olarak müdahale edilmediğinde olay ölüme kadar gider.

    Kuru boğulma

    Haberlerde küçük çocuğun ölüm sebebi için “kuru boğulma” (dry drowning) deniyorsa da Teksas’ lı çocuğun ölüm sebebi bu olamaz.

    Kuru boğulmada su yutulur ama su akciğerlere sıvı gitmez; gırtlak kasları suyun akciğerlere gitmesini önlemek amacıyla refleks olarak kasılır (larenks spazmı) ve kazazedenin hava alması mümkün olmaz.

    Kuru boğulmanın belirtileri su yutulmasından hemen sonra ortaya çıkar; kazazede nefes almakta güçlük çeker, tahriş öksürüğü vardır ve tablo hızla solunum yetersizliğine doğru ilerler.

    Gelelim neticeye

    Deniz mevsimi başladı, bu tür kötü olayları yaşamamak için anne ve babaların çok dikkatli olmaları gerekiyor.

    Çocuklar denize veya havuza kendi başlarına girmemeli ve gözetim altında olmalıdır.

    Herhangi bir şekilde çocuğun su yuttuğundan şüphe ediliyorsa, çocukta bir belirti olmasa bile doktora götürülmelidir.

    Sonradan boğulmanın, denizden çıktıktan saatler ve hatta günler sonra gerçekleşebileceği unutulmamalıdır.


    Ozgurluk aslinda her istedigini yapabilmek degildir, istemedigini yapmamaktir. // Verdigin degeri gormeyince, gordugun degeri ver !!! // Hayatin herkes icin bir bavulu vardir !!! // Dusmek gerekir bazen hayatta; kalkmayi ogrenebilmek icin
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Böcüklerin Efendisi
    krypt
    krypt's avatar
    Kayıt Tarihi: 05/Mart/2004
    Erkek

    Arkadaşlar şöyle bir şey de var dikkatli olun.

     

    Asıl adı Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi alan hastalık keneler ile bulaştığından halk arasında kene hastalığı adıyla anılmaktadır. Kenelerle bu hastalık haricinde başka hastalıklar da bulaşabilmektedir.

    Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi nedir?
    Bunyaviridea ailesinden bir virüs tarafından oluşturulan, hafif seyirli olabileceği gibi kanamaların ve organ yetmezliklerinin görüldüğü ağır seyir de gösterebilen bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalık ilk kez 1944'de Kırım'da tanımlanmış, Kırım Kanamalı Ateşi, 1956'da Kongo'da tanımlanmış, Kongo Hastalığı olarak bilinmiş, 1969'da iki etkenin aynı olduğu tespit edilmiş, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi olarak adlandırılmıştır.

    Neden önemlidir?
    Bu hastalığa yakalananlarda ölüm oranı ortalama % 15-30'dur. Türkiye'de görülen vakalarda ölüm oranı % 5 olarak tespit edilmiştir. Hastaların çoğu hastalığın seyri sırasında gelişen beyin, karaciğer, böbrek, kalp ve akciğer yetersizliklerinden ölürler. Sağlık Bakanlığı kayıtlarına göre 2002-2007 yılları arasında laboratuar olarak tanısı doğrulanmış toplam vaka sayısı 907'dir.

    Nasıl bulaşır?
    Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi virüsü, insanlara başlıca Hyalomma cinsi kenelerin kan emmesi sırasında bulaşır. Keneler haricinde ayrıca hastalara ve salgılarına temasla, virüsü geçici olarak taşıyan hayvanların kesilmesi sırasında hayvana ait kan ve dokulara temasla da bulaşmaktadır. Hatta hastalarla aynı ortamda kalındığında özellikle kanamalı seyreden vakalardan solunumla dahi geçtiğine dair araştırma sonuçları vardır.

    Her kene ısırığında hastalık ortaya çıkar mı?
    Kenelerin hepsi hastalık taşımaz. Günümüzde yaklaşık 850 tür kene var, bunların 30 kadarı bu hastalığın bulaşmasında rol oynar. Virüsü taşıyabilen türden dahi olsa özellikle hastalığın yaygın olmadığı bölgelerde bulaşma söz konusu olmayabilir. Hastalık taşıyan keneler erken tespit edilip uzaklaştırıldığında virüsü vücuda bulaştırma fırsatı bulamayabilir. Çünkü hastalık genellikle kene ısırmasından 16-24 saat sonra bulaşır. Bulaş 3-5'inci günlerde en yüksek derecededir.

    Sadece insanlarda mı hastalık olur?
    Virus, sığır-koyun gibi büyük memelilerde ve tavşan-kirpi gibi küçük memelilerde belirtisiz infeksiyon yapmaktadır. Bu dönemde kenelerin kan emmesi ile virüsler kenelere geçmektedir.

    Hastalık en sık kimlere bulaşıyor?
    Tarım çalışanları,
    Hayvancılık yapanlar, çiftlik çalışanları, çobanlar, kasaplar, mezbaha çalışanları, et ürünleri market işçileri, 
    Veterinerler ve hasta hayvan ile teması olanlar,
    Bu hastalığın takibini yapan sağlık personeli,
    Askerler,
    Kamp yapanlar,
    Deri fabrikası çalışanları,
    Piknik alanına gidenler.

    En sık görüldüğü zaman:
    Vektör kenelerin hareketleri sıcak iklimde arttığından dolayı hastalık mevsimsel özellik gösterir. En sık Haziran-Eylül aylarında görülür. Havaların ısınmasıyla birlikte insanların piknik alanlarına yönelmeleri, hastalığın kırsal alanların yanı sıra büyük şehirlerde de ortaya çıkmasının en önemli nedenidir.

    Hangi bölgelerde görülüyor? 
    Hastalık sıklıkla Afrika, Asya, Orta Doğu ve Doğu Avrupa'da zaman zaman salgınlar şeklinde görülmektedir. Ülkemiz, hastalık taşıyabilen kenelerin yaşamaları ve hayatlarını devam ettirebilmeleri için oldukça uygun bir coğrafik özelliklere sahip olduğundan özellikle hayvancılığın yapıldığı bölgelerde tek tek vakalar ve salgınlar görülebilmektedir. Görüldüğü bölgeler Tokat, Sivas, Çorum, Amasya, Yozgat, Gümüşhane, Bayburt, Erzurum, Erzincan, Kastamonu, Bartın, Ankara, Çankırı, Bolu, Balıkesir gibi illerin kırsal alanıdır.

    Belirtiler ne zaman ortaya çıkar?
    Kene teması ile virüsün alınmasını müteakiben hastalığın belirtileri genellikle 1-3 günde ortaya çıkar; bu süre en fazla 9 gün olabilmektedir. 
    Hasta insan veya hayvanlara ait kan, vücut sıvıları veya diğer dokulara doğrudan temas sonucu bulaşmalarda hastalığın belirtilerinin ortaya çıkma süresi 5-6 gündür; bu süre de en fazla 13 gün kadar olabilmektedir.

    Belirtiler nelerdir?
    Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı hafif, orta, ağır seyir gösterebilir. Hangi olguların ağır seyrettiği bilinmiyor
    Sıklıkla ani başlayan 
    Ateş
    Baş ağrısı,
    Aşırı halsizlik, yorgunluk,
    Eklem ve kas ağrısı,
    Karın ağrısı,
    Bulantı, kusma ve ishal
    Boğaz ağrısı,
    Gözlerde kızarma, sulanma ve yanma,
    Sarılık,
    Hastalığın başlangıç bulgularını takiben; 3.-6. günlerinde deri altına kanama, burun kanaması, diş eti kanaması, idrar yolu veya mide-barsak kanaması, iç organlarda kanama gelilşir.

    Hastalığın gidişatı, sonucu nasıldır?
    Hafif ve orta derecede klinik seyir gösterenler yaklaşık 9-10 günde iyileşir. İyileşen olgularda sekel görülmez.
    Ölüm oranı ortalama % 15-30. Türkiye'de % 5'dir. Hastaların çoğu beyin, karaciğer, böbrek, kalp ve akciğer yetersizliklerinden ölürler.

    Tanısı Nasıl Konulur?   
    Kanda virüse karşı oluşan bağışıklık maddelerinin (antikorların) taranması tanı için en sık kullanılan yöntemdir. Bu göstergeler hastalığın başlangıcından sonra 6. günden itibaren belirlenebilir.

    Kene nasıl uzaklaştırılmalı?
    Virüs kenenin ağız salgısında ve mide içeriğinde bulunduğundan uzaklaştırılması sırasında salgısının bulaşmasını önleyecek ve kusturulmayacak yaklaşımda bulunulmalı. Bu nedenle vücuttan uzaklaştırılırken ezilmemeli, başı kopartılmamalı, parçalanmamalı, ısı ve kimyasal herhangi bir madde uygulanmamalı. Bir penset veya cımbız yardımıyla sağa sola oynatılarak alınması en uygunudur. Uzaklaştırma sırasında keneye elle temas edilmemeli, eldiven kullanılmalı. Kene uzaklaştırıldıktan sonra ısırma alanına antiseptik bir madde uygulanmalı, eller sabunla iyice yıkanmalıdır.

    Hastalığın aşısı ve tedavisi var mı?
    Hastalıktan koruyacak bir aşı bulunmamaktadır. Ribavirin adı verilen ilacın kısmi tedavi edici ve virüs ile temas edenlerde hastalığın gelişmesini önleyici etkisi olduğunu bildiren araştırma sonuçları var. Hastaların tedavisi genel olarak vücut virüsün üstesinden gelene kadar destek tedavisi vermek şeklinde yürütülmektedir.

    Korunma nasıl olmalı?
    Hayvan barınakları, hayvanların dolaştığı piknik alanları, otlaklar, çalılıklar, su kenarları, av alanları gibi kenelerin bulunduğu yerlerden kaçınılmalıdır. Bulunulması gerektiğinde çıplak ayakla veya kısa giysilerle bulunulmamalı, korunaklı giyinmeli (lastik çizme giyilmeli veya pantolonların paçaları çorap içine alınmalı), eve dönüldüğünde vücut kontrol edilmeli. 
    Hastalığın saptandığı bölgelerde hayvanlarda kene kontrolü ve düzenli ilaçlama yapılmalı.
    Gerek insanları gerekse hayvanları kene saldırılarından korumak için repellent olarak bilinen böcek kaçıranlar cilde sürülerek veya elbiselere emdirilerek kullanılabilmektedir. Aynı maddeler hayvanların baş veya bacaklarına uygulanabilir; ayrıca, bu maddelerin emdirildiği plâstik şeritler, hayvanların kulaklarına veya boynuzlarına takılabilir. 
    Vücutta kene saptandığında zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalı. 
    Tanı alan ya da şüphelenilen hastalar izole edilmelidir. Temas önlemleri alınmalıdır.

     

    krypt tarafından 20/Haz/17 21:10 tarihinde düzenlenmiştir

    while (1<2)
Toplam Hit: 1022 Toplam Mesaj: 2
sonradan boğulma sekonder boğulma