Sovyetler Birliğinin Yıkılma Sebebi?
-
Bu konuyu araştırıyorum 2 gündür ama biyerlerde tutarsızlıklar var tatmin etmiyor cevaplar beni hocalar.Şimdi internette yazana göre en belirgin sebepler şunlar.
-Amerikaya karşı olan silahlanma yarışı ülkenin ekonomisini zayıflattı.
-Amerika batı ülkelerini Sovyetlere karşı örgütledi ve Sovyetlerin dış pazarını batırdı.
-Din kısıtlamaları olduğu için halk memnun değildi.
-2.Dünya savaşında ölen 26 milyon insan devlet otoritesine karşı güvensizlik oluşturdu.
-Halk komünist düşünceyi tam benimseyemedi.
Şimdi son 10 senesine kadar Amerikayla teknolojide başa baş gittiğini görüyoruz.Adamlar 1961 de uzaya ilk insanı yolluyorlar demek ki bu tür yatırımlara dahi para var.O zaman 1.madde kafadan zayıflıyor.
Sovyetlerin üretimi bildiğim kadarıyla %90 olarak kendi kendisinin ürünüydü.Yani doğalgazı,sebzesi,meyvesi vardı.Hatta arabaları bile devlet üretiyordu.E durum bu olunca dış pazarın bir önemi kalmıyor bu da 2.maddeyi eliyor.
4.maddede 26 milyon kişinin ölümünden bahsediyor ama bu olaydan çok sonra bile zaten devlet yaşadı ve yenilikler yaptı.Zarar kısmende olsa kapatılmış gibi görülüyor bu şekilde ve 4.maddenin etkisi zayıflıyor.
Geriye sadece din baskısı ve halkın komünizmi anlamaması maddeleri kalıyor ve bence bunlarda çok geçerli değil.Ama Sovyet zamanında yaşamış yaşlılara Sovyetler hakkında soru sorulduğunda son zamanları hariç hemen hemen hepsi o düzenden memnun görünüyor.
Toprak olarak dünyanın en büyük devleti nasıl oluyorda tam olarak ŞU SEBEPLER diyemeyeceğin bir sebepden yıkılıyor ? Bunu açıklayabilir miyiz
-
Halk zorbalıktan bıktığı için yıkıldı.
-
ben çek cumhuriyetinde bunu araştırdım. o kadar insanla konuştum bir kişi bile onları savunmadı. kız arkadaşım sürekli ne kadar baskıcı olduğunu
v.s. anlatıyorlardı. o da o dönemleri yaşamış zaten. mesela annesinden örnek verdi, zorla annesini ekonomi bölümünde okutmuş devlet..
çalıştığım firmanın sahibiyle de bu konuyu konuştum o da çek'de yaşayan çingenelerin komunist sistem yüzünden bu halde olduklarını çalışmadan
para kazandıklarını falan söyledi. bunun gibi bir sürü adamla konuştum herkesin bir derdi var, kilislerin çoğu hep sovyet zamanında zorla
kapattırılmış, halk dinsizleştirilmiş.. memun olan da kimseyi görmedim. zaten orta-doğu avrupayı gezdiğiniz zaman hala izlerini görürsünüz, her
yere kendi ideaolojilerini anıtlaştırmışlar, kültürlerini değiştirmişler v.s. bir de bizim ülkedekiler hala savunuyorlar, gidip orada o sistemi yaşayan
insanlarla bir konuşsanlar bakalım ne diyorlar.. haa bazıları stalin çok faşistti diyorlar ondan sonraki gelenler de böyle oldu diyorlar, bazıları
stalinden sonra bozuldu v.s. ama tam bir diktatörlük vardı ve rusya işgalci politikalarıyla ta bulgaristana kadar geldi ve kendi sistemlerini zorla
benimsetti. bunlara karşı da kuzey atlantik paktı (nato) kuruldu ve türkiye kurucu üyelikte yerini aldı, ülkemizin de bu rejim tehdidinde olduğu
düşünülerek.. tabii abd bunu istemiyordu .. insanlara paranın yüzü sıcak geldi ve özgürleşmek istediler tüm diktatörler yıkıldı ve parçalandı.. çünkü
baskıcı, anti-demokratik bir sistemdi..
çekde bu sistemi yıkanlar da öğrencilerdir. ve bu tarih 17 kasım da olmuş o yüzden okulun önündeki sokağın adı 17. kasım dır (17. listopad)
unbalanced tarafından 26/May/13 16:57 tarihinde düzenlenmiştir -
insanı çalışmaya iten en büyük güç sahipçiliktir, yani bişiler alayım evim olsun arabam olsun fark yaratayım, yazlık alayım, komünzmde adam çalıssa da bir çalışmasa da tam olarak değil de ne kadar bu ideolojiye yakınlaşırsa çürüyor sistem çünkü karıncalar gibi üstüne düşeni yapmıyor insan, arılar gibi bir komün oluşturamıyoruz asker arıların görevi belli işçilerin kraliçenin belli olmuıyor sınırlar aşılıyor tembeller çıkıyor ortaya, komünizm niye battı dersen, karıncalarla insanların arasındaki farka bak derim. İnsanoğlu maymun soyundan gelen bir ırk ve son derece kaypak =D
-
u235 bunu yazdı
Şimdi son 10 senesine kadar Amerikayla teknolojide başa baş gittiğini görüyoruz.Adamlar 1961 de uzaya ilk insanı yolluyorlar demek ki bu tür yatırımlara dahi para var.O zaman 1.madde kafadan zayıflıyor.
Sovyetlerin üretimi bildiğim kadarıyla %90 olarak kendi kendisinin ürünüydü.Yani doğalgazı,sebzesi,meyvesi vardı.Hatta arabaları bile devlet üretiyordu.E durum bu olunca dış pazarın bir önemi kalmıyor bu da 2.maddeyi eliyor.
4.maddede 26 milyon kişinin ölümünden bahsediyor ama bu olaydan çok sonra bile zaten devlet yaşadı ve yenilikler yaptı.Zarar kısmende olsa kapatılmış gibi görülüyor bu şekilde ve 4.maddenin etkisi zayıflıyor.
Geriye sadece din baskısı ve halkın komünizmi anlamaması maddeleri kalıyor ve bence bunlarda çok geçerli değil.Ama Sovyet zamanında yaşamış yaşlılara Sovyetler hakkında soru sorulduğunda son zamanları hariç hemen hemen hepsi o düzenden memnun görünüyor.
Toprak olarak dünyanın en büyük devleti nasıl oluyorda tam olarak ŞU SEBEPLER diyemeyeceğin bir sebepden yıkılıyor ? Bunu açıklayabilir miyiz
O tür yatırımlara para var ama halkın refahını sağlayacak şeylere ayırdıklarından kesiyorlardı. Hem içe yatırımın yetersizliği hem de devlet müdahalesinin hat safhada olması insanları bıktırdı. SSCB'nin bünyesindeki milletlerin büyük çoğunluğu Türkistan halkları idi. Bütün bu hoşnutsuzluklar milliyetçilik dalgalarını daha da körükledi anlayacağın.
Üretim çok olabilir, GSMH hasıla yüksek olabilir ama burada daha da önemli olan kişi başına düşen milli gelirin ne düzeyde olduğu. Sovyetleri yaşamış insanların durumdan memnun olması olayını iyi araştır. Slav kökenlilerin haricindekiler hep şikayetçi idi.Yukarıda da yazdım, Türkistan halkları malum.
Toprak veya nüfus olarak büyük olmasının da bi' anlamı yok.Jeopolitik anlamda,savaş için geri çekilmeye elverişli olması,düşmana zorluk çıkarma potansiyeli ef püf gibi şeylerin teknolojik gelişmelerle fazla da bir anlamı kalmadı. Önemli olan bu toprakların üretim, iskan gibi hususlardaki elverişliliği ve nüfusu meydana getiren insan unsuruna ihtiyacı olanın verilmesi. Hindistan da mesela nüfus olarak kalabalıktır ama besleyemiyor milletini adamlar napsınlar?Tabi iş bu kadar basit değil ama yüzeysel olarak söylenebilecekler hep böyledir. O dönemki uluslararası sistem ve bloklar arası ilişkiler, ülkelerin dış ticaret kalemleri ve dışa bağımlılık düzeyleri, yükselen milliyetçilik gibi daha birçok faktörün ayrı ayrı incelenmesi ile konuyu ancak bir tez çalışması genişliğinde ekonomik nedenler, siyasi nedenler, sosyal nedenler diye ayrı ayrı ele almak gerekiyor.
-
taklit teknoloji ile bir yere kadar ilerleyiebilirsin. taklid edilen ülke almanlar
bir diğeri de araştırmayı derinleştireceksin. mesela suyun altında yazabilen kalem için amerikalılar milyonlarca dolar harcamışlar ama aynı şeyi ruslar kurşun kalemle halletmişler bunun gibi örnekler amerikanın karşısında neden duramadığını gösterir.
diğer örneklere gelince belirli bir ideolojin ve yönetimin olacak. her yeni yönetimle birlikte yeni ideolojiler yeni yönetim şekilleri üretmeyeceksin. yani hükümetler görünürde iş yapacak fakat devleti asıl yönetenler diplomatlar olacak.
ha bunun yanı sıra halkına zulüm edeceksin ki en hafif bir çatırda başkaldırı başlar. bu zulüm illa kavga dövüş gürültü patırtı değil. heryerden kolunu kanadını kıracaksın. seni tek dayanağı olarak görecek aynı zamanda.
mikro milliyetçilik olgusunu sileceksin ki gruplaşma olmasın.
her alanda belli bir elit kesim oluşturacaksın bilim sanat ekonomi .. vd. Bunun dışında kalan halkı düşünmemeye fikir üretmemeye yönlendireceksin. bu medya , fuhuş, futbol, din, eğlence, tatil, alkol gibi şeylerle olur.
topluma münazara konuları yayacaksın. mesela; tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurtamı tavuktan? münazarada haklı olan kısmı bulmasını isteyeceksin. ama asıl olan şey münazarada tek bir haklı yoktur. her iki tarafta haklıdır.
bunların haricinde çok kuvvetli diplomasin olacak. ayrıca diplomasinin bittiği yerde de demir yumruğun olacak.
.......
.......
........
bu şekilde sayfalarca uzar gider ki bunlar iç sebepler
dış sebeplere gelince
her ülkeye birşeyler dayatma gücüne sahip olacaksın. bunun yolları nelerdir:
enerji yollarını kontrol edeceksin. misal 10 yıl öncesine kadar amerikaya borç veren japonya bi kaç yıla kadar enerji için amerikanın koşullarını kabul edecek.
ülkelerin iletişim araçlarını ve medyasını ele geçireceksin, yada sözü kuvvetli olan bir medyan olacak pollyannacılık yapabileceksin.
sihirli sözler bulacaksın. günümüzde bu söz demokrasi ve özgürlüktür. o zmn neydi bilmiyorum
devletlerin üst düzey birimlerinde sana köpeklik yapacak adamların olacak.
istihbahrat teşkilatını söylememe gerek bile yok.
kendi dilini dayatacaksın.
ülkelerin halklarında 'ulan bi kapağı atsam tamamdır' diye rüyalar oluşturacaksın.
ekol olacaksın.
silah sektöründe sözünün üstüne söz söyleyen olmayacak.
yönetenleri yöneteceksin.
dahasıda var da....
trooper tarafından 26/May/13 18:47 tarihinde düzenlenmiştir -
Herşeyden önce kavramları iyi tahlil etmeden olayları anlayamayız.
Sosyalizm: Tüm üretim araçlarının(tarlalar, fabrikalar vs...); devlet tarafından sahiplenilerek halkın tamamı tarafından yönetilmesidir. [devlet üretim yapan geniş kitleler tarafından yönetilir]
Liberalizm: Tüm üretim araçlarının ve metaların(değeri olan eşya); halkı oluşturan bireyler tarafından özel olarak sahiplenilmesi ve devletin piyasaya hiçbir müdahalede bulunmadığı sistem. [Devlet yoktur]
Kapitalizm: Liberalist görüşe sırtını dayayarak onu kullanan, şirketlerin devletleştiği sistem.[Devlet sermaye sahiplerinin kontrolündedir]
Komünizm: Tüm dünyanın sosyalistleşmesi ile, yöneticilere olan ihtiyacın ortadan kalktığı(devletin olmadığı), sınırların kalktığı (ülkelerin olmadığı), sınıfların kalktığı (üretim araçlarını sahiplenilmeye, daha doğrusu üretime ihtiyaç duyulmadığı) sistemdir. [Devlet yoktur]
Faşizm: Bir ekonomik sistem değildir, genellikle koorparatist bir devlet yapısıyla birleşen güçlü kapitalist modelin ismi olarak kullanılır, ancak hertürlü ekonomik sisteme uyulanabilir. [Devlet her türlü kurumdan üstündür, kitleleri sorgulanamaksızın keyfekeder yönetir.]
Dünyada hiçbir ülke ne tam sosyalist nede tam liberaldir hiç olmamıştır hiçte olamayacaktır. Hep iki ibre arasında biryerlerdedir.
Sebepler:
1- Lenin sosylaist ekonominin ilk pratik deneyimlerini yaşadı, tabiri caizse baştan bir sistem kurdu. Yanlış hatırlamıyorsam 2 farklı yapı ve politika benimsedi ve hiçbiri başarılı olmadı. Hatalarından ders alarak en son oluşturduğu model ise 2. paylaşım savaşı yüzünden uygulanamadı.
2- Stalin döneminde patlak veren savaş Stalini yapıyı yeniden düzenlemek ve tam anlamıyla kale savunması sistemini oluşturma zorunda bıraktı. Tam anlamıyla faşist koorparatist bir yapıydı bu. Leninist olan düşünürler, farklı sosyalist yapıları savunan gurplar YANİ devrimin tabanını oluşturan ilerici güçler; yok edildi susturuldu (bknz. troçkin). Bu savaş zamanı hernekadar önemli olsada savaştan sonraki yöneticilercede devam ettirilmesi, halk ile bürokrat sınıfını birbirinden ayırdı. Bu sosyalizmin özüne en aykırı durumu oluşturdu. (proleterya bir kez daha aşağılara itildi)
3- Üstteki durum silahlanma ve uzay yarışına katılabilecek bir alt yapı oluşturmuş ve en sonunda emperyalistlerce bu yarışa itilmiştir. Sosyalizmin özü: ekonomik büyümenin emekçiler tarafından sağlanan "artık değeri" yine emekçilerin yaşam koşullarını iyileştirecek-onların refahını arttıracak yatırımlara yönlendirmesiyle oluşur. ANCAK kaynakları uzay ve silahlanma yönündeki tahsis halkın tam bir perişanlık durumuna itilmesine sebep olmuştur. Peki halk kendi çıkarını bu yöndemi görüyordu? elbetteki hayır. Peki bu durum nasıl oluştu? İşte ikinci maddede bahsettiğim proleterya bürokrasi ayrışması, yönetimi halkın elinden almış, halk ve yönetim arasında çıkar farklılıklarının oluşmasına sebep olmuştur. Emperyalistlercede bu çıkar farklılıkları çok iyi bir şekilde kullanılmış ve SSCB sosyalist anlayıştan uzaklaşmıştır.
4- Bir köylü devleti olarak doğan SSCB ilk 30 yılda büyük bir hızla yayılmştır, Sonrasında ise yayılması durmuş, Dünya emekçilerini peşine takmayı başaramamıştır, Bunun sebepleri ise 10larca cildi doldurabilecek kadar farklıdır, ancak en önemlilerini kısaca söylemek gerekirse kapitalistlerin sanayi devriminden beri edindiği yaklaşık 300 yıllık sistemli karşı mücadele pratiğidir. Yinede SSCB 60 yılda, ABD'nin 170yıllık teknolojik birikimine ulaşmıştır. Bu gün biliyoruzki Yayılamayan, ve ilerlemeyen sosyalist yapılar gerilemeye ve yok olmaya mahkumdur.
5- İşte tam bu noktada genişleme yolu olarak savaşı seçti. 1979 Afanistan işgali SSCB'nin yıkılmasına giden en önemli sınırtaşlarından biridir. Bunun sebebini anlamak için ise o günün konjöktürünü tahlil etmek gerrekir. Dünya 3 kutuplu bir haldedir. SSCB-NATO-BAĞIMSIZLAR. Kübanın başkanlığını yaptığı "Bağlantısızlar Hareketi", 3. blok her 2 gruptada yer almak istemeyen ve OPEC gibi kartellerle güçlenen tüm batıya "Petrol Şoku"nu yaşatan gruptur. Bu ülkelerin hükümetleri genellikle SSCB ile iyi ilişkiler içindedir. Afganistanda bu grubun üyesidir. SSCB, kenevir ticaretini ele eçirmek için giriştiği yolda en büyük pazarlarını kaybetmiştir. Bağımsızlar ise ekilen nifak tohumları ile dağılmış ABD'nin yeşil kuşak projesinde birer kukla olmuşlardır,
6-Tüm bu sebepler ve daha fazlası sebebiyle SSCB yozlaşmış, çizgisini kaybetmiştir. SSCB yıkılmasına yakın sosyalizmle hiçbir ilgisi olmayan, fabrika sahibi partililerin olduğu, halkı yansıtmaktan çok onlarla savaşan bir ülke kalmıştır.
-
fransız ihtilali yüzünden
bütün imparatorluklar bu yüzden yıkıldı (avusturya macaristan, osmanlı ,ingiliz sömürgeleri vb. ) -
Hacı gorbaçov zeki bir adamdı ama dünya barışının tesisi ve silahlanma yarışının bitmesini istiyordu ama abd yanaşmıyordu neyse.senin saydığını nedenleri o da gördü ve komünist sistemin bu şekilde gitmeyeceğini gördü ve tamamen sistemin menfaatleri için reformlar yapmaya başladı işte bunlar yıktı bir gecede SSCB yi.Koca bir baraja bir delik açarsan ne olur o baraj patlar ;) bu yılki bir derste en az 3 hafta COLD WAR üzerinde durduk uzun uzun yazarımda birazda araştırma yapmak iyidir :) Ronald Reagan azcık Goabaçov u dinleseydi belki şuan dünya çok farklı olabilirdi.NTV deki abd nin gizli tarihi belgeselinde 8. veya 9. bölümde bu yıllardan çok güzel bahsediyor tavisye ederim.
-
Daha güçlü olabilmek için dağıldı
