Türk Gençliği Nereye Sürükleniyor?
-
Günümüzün gençliğinden yani bizlerden ve bizden sonra takipçimiz olan yeni kuşaktan bahsediyorum. Sizde farkındasınız değil mi günümüz Türkiye'sinde genç kuşağın ne kadar dejenere olduğunu, düşünce yapılarının ne kadar değiştiğini, tabuların ne kadar yıkıldığını. Biz istediğimiz kadar Türkiye tutucu, Türkiye de toplumsal kurallar var, toplum için yaşıyoruz bu topluma sorumluluklarımız var diyelim. Ben artık bunların kaldığına inanmıyorum.
Türk gençliği konusunda umutlarım artık yavaş yavaş tükenmekte. Bilgiyi ne kadar üretiyoruz, ne kadar yayıyoruz, ne kadarını kullanıyoruz konusunda Türk gençliğinin alması gereken çok yol var diye düşünüyorum. Kendine, çevresine, ailesine, topluma, ülkesine ve dünyaya bizzat bir şeyler üreterek, yenilik getirerek kişiliğinden ve birikimlerinden katkılar sağlayarak hangi konuda uzmanlaşıyorsa onu en iyi şekilde yapan başarılı gençlerden söz etmek isterdim. Ama zamanını olaylardan bihaber şekilde bilgisayar oyunları oynayarak, magazin programları izleyerek, düşük bel kotlarını altlarına çekip göbeklerini açıp bulundukları bölgenin onların tabiri ile en piyasa yerlerine giderek mi bu bahsettiğim ilkeleri edinecekler. Hiç sanmıyorum.
Bazen yürürken şöyle bir etrafıma bakıyorum; okulundan çıkmış lise ve ortaokul dengi öğrencilere, her birinin elinde birer sigara yanlarında kız arkadaşları hayatı umursamaz tavırlarda sanki ceplerindeki parayı kendileri kazanıyormuş edasıyla arkadaşlarına hava atıyorlar ve dünya umurlarında değil. Diğer tarafta ailesi aman oğlum-kızım okusun iyi yerlere gelsin paniğini yaşıyor. Bravo bizlere, bravo Türk gençliğine.
Peki, ama ne yapmalıyız? Ailelerimiz büyük özverilerde bulunarak bizlere eğitim aldırmaya ve en iyiyi vermeye çalışıyorlar yazık değimli onların vermiş oldukları bu mücadeleye bu emeklere. Onlar en azından cemiyet içinde layık olduğumuz yeri alalım diye mücadele veriyorlar. Sanırım biz onların bizi yetiştirmek istediği şekilde yetişmiyoruz. Amacını bilmeyen hayatı bir takım geçici heveslere bağlayan bir gençlik yetişiyor. Batıya özenen bir gençlik. Ama atladığımız bir konu var ki oda batılıların yaradılışları zaten bu, değerleri inançları zaten bu, olan bize oluyor. Çünkü biz özümüzü kaybediyoruz. Biz biz olmaktan çıkıyoruz. Batı uygarlığının dış görünüşünü körü körüne taklit etmek yerine inançlarımıza, manevi değerlerimize sahip çıkmayı öğrenmeliyiz.
Sözlerim bu uğurda gerçekten savaşan gençlerimize veya ailelerimize değil. Sözlerim inatçı, ailesine isyan eden, riyakar, inançları olmayan, değer yargıları olmayan gençlere. Sosyolojik olarak kaybolmuş bir gençlik ile karşı karşıyayız diye düşünüyorum. Biz şuan bunların endişesini taşıyorsak acaba bizim çocuklarımız bizim torunlarımız neler görecek ve neler yaşayacak sorusunu sormaktan kendimi alamıyorum.
sizde düşüncelerini paylaşırsanız sevirim -
İşi milli değerlere çekmeye gerek yok...
tek bir sebebi var bu sürüklenmenin,
özentilik özentilik özentilik...
karşı olduğum bu sürüklenme değil. Nereye sürüklenirlerse sürüklensinler de özenerek değil, samimi olarak sürüklensinler. Ben özenerek sürüklenmelerine karşıyım...
-
Genelde çevre Para Kadın Kumar Hobileiridir.Sosyal ortam olarakta yarısı türk kahvesi yarısıda international kahvede takılırlar.
-
aklıma ortaokul yıllarında terafi namazına giderdim. orada bir amca gelip boynumuza sarılmıştı ve yanındaki adama şöyle bir şey söylemişti "ben sadece benim torunlarım camii gider biliyordum ama bir çok genç arkadaş buralara geliyormuş " demişti. o zamanlar bu lafı pek anlamamıştım. şimdi daha iyi anlıyorum.
-
xz bunu yazdı:
-----------------------------özentilik deniliyorsa , kendilerinden üstün bir kültür ve yaşam biçimine özendikleri sürece onu taklit ettikleri sürece bir sorun yok derim.
-----------------------------
E özenerek olunca da hiçbir yaptığında samimi olmayan, girdiği onlarca rolun hiçbiri özümseyememiş tipler çıkıyor.Ör: Okan Bayülgen'in programına çıkıp da "Biz Amerika'dakiler gibi biseksüel değiliz abi" diyen özenti Emo Kid'ler...
-
özenti bence tvde gorduklerı hayata ozentı
-
abicim eli şeyinde yorum yazanlara bayılıyorum. gençlik şöyle oluyor ülkem buraya gidiyo fener sürekli yeniliyo uzayı bok götürüyo yandım anam yetişin koşunnnnn gibi ossurarak yan yatarak yorum yapanlara hıncal uluç muamelesi yapıyorum beynimde. Gençlik sçtı ne yapalım "yhaa berhkchannnnn bugun beni nedennnnn arabanla almadınnnnnnnn sana vercekthmmmmmm oysakiiiiiiii" gibi fok balığı cinsinden konuşan kızdan, " ulan geçen mahallede bi kavga çktı aq adamın bacağına bi bıcağı soktum kanlar fışkırdı az kala ölüyordu aq zor kurtuldum" gibi yazan öküz erkekten ne hayır beklenir ki ilerde. Okulda eli şeyinde kantinin önünde çıkmayan ben buraların reisiyim diyipte dışarıda ezik kompleksine giren ve borusu sadece okulda öten öküzden ne beklenirki. Amerikan filmlerini boşverdim. Kurtlar Vadisi izledikten sonra ertesi gün o filmin hala etkisinden çıkmayıp kendini polat zannedenden ne beklenir ki ? Böyle uzayıp gider. Ayrıca bizim toplum melek olmakmı zorunda. veya hepsi bozuk olmakmı zorunda neden herkese öküz muamelesi yapıyor. 10 gencin 5'i bozuk olabilir fakat 5'ide gayet normal ve bu ülkeyi adam akıllı yöneticek zeka yapı beceri herşeyi mevcut. Yandım anam yetişin tarzı yorum yapılcana çık kardeşim tv'lere bu ülkeyi nasıl kurtarırız aman ha gençler şöle yapın böyle yapmayın diye tv'ye çıkan herkes gibi yorum yapın.
Gecenin bi yarısı bende ne bu enerji anlamadım gitti dai
-
kıskanç + çıkarcı + özenti + hava atmayı seven gençlere sesleniyorm iğrenç oluyorsunuz.
-
değişmeyen tek şey değişimdir, gelecek nesiller bizden farklı olacakları muhakkaktır. atalarımızdan kalan adet örf ve kültürü koruyamamalarıda bu kadar hızla değişen toplumsal , teknolojik, kültürel koşullar karşısında imkansız elbette. gelecek nesilden sonrası da olacak insanoğlu bir yere doğru yürüyecek ve yürüdüğü yer yol olacak, şu ana kadar olageldiği gibi. bizden sonraki kuşakların biz olmadığımız gibi bizde önceki kuşaklar değiliz, bunu bir çöküş yıkılış olarak görmemek gerek.
ahlaksızlık denilen şey sadece göreceli bir kavramdır, ahlak kavramı toplum gereklerine göre yeniden ve yeniden şekillenir , ahlak inanç ve kültür kaide değil toplumsal yaşamın araçlarıdır. insanları bir şekilde birbirlerine asgari zarar verdirerek bir arada tutulması için gereklidir.
ekonomik çöküşün ortasındaki kültürel bir yol geçen hanı halinde ki bir ülkede insanlar hayatta kalabilmek için eskiye göre "ahlaksız" olmaları gerekiyorsa öyle olacaklardır.
özentilik deniliyorsa , kendilerinden üstün bir kültür ve yaşam biçimine özendikleri sürece onu taklit ettikleri sürece bir sorun yok derim.
