Türkiye De Neden Kefalet Yok
-
Öncelikle bazı yerlerde Kefaret bazı yerlerde Kefaret yazıyor sözlüğe göre Kefalet doğru gibi.
Cumhuriyetin kurulmasından beri Türkiye deki en yavaş çalışan kurum adalet olsa gerek. Hiç bir suç işlemesen bile mahkeme sırası sana gelene kadar içerde çürüyorsun zaten. Bazıları 6 bazılar 8 ay sonra mahkemeye anca çıkabiliyor.
Özellikle amerikada mahkeme tarihi gelene kadar ve suçlu olduğuna dair kesin hüküm verilene kadar Kefalet ödeyip serbest kalabiliyorsun. Tabi suça ve kişinin zenginliğine göre bir fiyat biçiliyor.
Şimdi bu sisteme en çok bizde ihtiyaç duyulduğunu varsayarsak , o kişinin 8 ay veya 6 ay içerde olması devlete zarar iken (para vermesi gelir anlamına gelir) neden bu sistem kullanılmıyor?
Hukukçu arkadaşlar bir yorum yaparsa sevinirim.
-
AMAN DEVLETİN AKLINA DÜŞÜRME
-
senin şimdi bunu yazdığını görseler, badem bıyıklarını ovup
bugüne kadar toplamadığımız kefaletleri, "kefalet vergisi" adı altında vatandaştan mı toplasak? derler.
eşşeğin aklına zenci sikini düşürdün hacı
-
içerde günlerce haftalarca aylarca yatmaktansa parasını verip mahkeme rahini evinde beklemek daha iyi , iki taraf içinde :)
kaçmasından korkuyorlarsa GPRS taksınlar
-
Daft bunu yazdı
senin şimdi bunu yazdığını görseler, badem bıyıklarını ovup
bugüne kadar toplamadığımız kefaletleri, "kefalet vergisi" adı altında vatandaştan mı toplasak? derler.
eşşeğin aklına zenci sikini düşürdün hacı
Hocam Güldürdün Beni. :)
-
Ceza Muhakemesi Kanunu 109/3
f) Şüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurularak, miktarı ve bir defada veya birden çok taksitlerle ödeme süreleri, Cumhuriyet savcısının isteği üzerine hâkimce belirlenecek bir güvence miktarını yatırmak.
Adli kontrol tedbiri olarak güvence bedeli yatırtılmasına karar verilebilir. Buda senin dediğin kefalete biraz yaklaşıyor hocam.
-
Hocam kefalet/kefaret olayını yazayım önce.
Kefalet, kafala kökünden gelir, güvence demektir. Kefil, güvenceyi veren kişinin adıdır, kefalet ise güvenceler demektir.
Kefaret, kafara kökünden gelir, örtü, karartma demektir. Kaparu, kapatmayı, örtmeyi sağlayan bedel demektir mesela "kapora" kelimesi de burdan geliyor fakat yanlış kullanılıyor, kefaret ise bedeller demektir.
Kefalet genellikle olaydan önce verilen güvence, kefaret ise olaydan sonra ödenen bedel anlamında, kefaret yani bu durumda doğrusu (:
Onun dışında..
Amerika'da örneğin eyalete göre değişmekle birlikte genelllikle alkollü araba kullanma, radara yakalanma, marketten ufak tefek bir şey çalma, hakaret, izinsiz siyasal olmayan gösteri, izinsiz tezgah açmak gibi küçük suçlar için kefaret uygulaması var. Türkiye'de bunların bir kısmı mahkemeye yansımadan ceza adı altında alınıyor, belediyeye polise maliyeye ödüyoruz mahkemeye sevkedilmeden. Yani aslında kefaret bir miktar var gibi (:
Onun dışında Türkiye'de suç durumuna göre tutuklu/tutuksuz yargılanma olayı var. Suç önemli burda, terör örgütü üyesi olmaktan, nitelikli cinayetten yargılanacaksan tutuklu yargılanıyorsun ama ufak tefek gasptan, kullanıcı miktarı uyuşturucu bulundurmaktan vb. genellikle çok tırt olmayan, suç değeri olan fakat müthiş de ciddi olmayan konularda tutuksuz yargılanıyorsun.
Kefaret bizim ülkemizde bir yargı alternatifi olarak değil, suçun sabit olduğu durumlarda mahkemeye gitmemek için ödenen bir ceza gibi.
Suç kararının yargıya bırakıldığı durumlarda ise tutuklu/tutuksuz yargılanma ve suçlu bulunulduğu takdirde hapis cezasının para cezasına dönüştürülebilmesi sözkonusu. Bu da bir çeşit kefaret.
Bence iyiyiz böyle ya (: rüşvetin bile önü alınamıyorken suçlu parası neyse versin kaçsın olayına girer bizimkiler (: mahkemeler bile yükünü azaltmak için bunun önünü fazlaca, gereksiz miktarlarda açabilir gibi. Bu da tamamen kendi görüşüm (:
-
Kefaret gelirse o içeri girmeden önce magazincilere "yine yapacağım" diye bağıran elemanların paraları bir güzel ödenir adam çıkar yine öldürür yine girer içeri. Töre cinayetleri katlanır, töre cinayetinden içeri giren adamı aşireti bir güzel çıkartır adamı kahraman ilan ederler falan. Burası Türkiye. Her ülkede olan durum bizim ülkemize uymuyor. Bizim millet ve kafa yapımız çok farklı. Çıkıp 1 kere kefaretle kurtulduktan sonra tekrar gelirsen çıkamazsın falan desende adam çıkar, işini yinede bitirir. Daha o kadar medeniyete, kural üstünlüğüne inancımız yok.
-
Daft bunu yazdı
senin şimdi bunu yazdığını görseler, badem bıyıklarını ovup
bugüne kadar toplamadığımız kefaletleri, "kefalet vergisi" adı altında vatandaştan mı toplasak? derler.
eşşeğin aklına zenci sikini düşürdün hacı
Hocam cok yaşa :D
