Tuzlu Kahve
-
Tuzlu Kahve Kıza bir davette raslamıştı...Çok hoş biriydi. Ogün peşinde o kadar delikanlı vardıki kızın!... Davetin sonunda kızı kahve içmeye davet etti.
Kız davet boyu dikkatini çekmeyen oğlanın davetine şaşırdı ama tam bir kibarlık gösterisi yaparak kabul de etti.Hemen köşedeki şirin kafeye oturdular.Delikanlı öyle heyecanlıydı ki, kalbinin çarpmasıyla konuşamıyordu bile.Onun bu hali kızında huzurunu kaçırdı...''Ben artık gideyim!''demeye hazırlanırken,delikanlı birden garsonu çağırdı:
''Bana biraz tuz getirir misiniz!''dedi. ''Kahveme koymak İçin...''
Yan masalardan bile şaşkın yüzler delikanlıya baktı.. Kahveye Tuz !!!...
Delikanlı kıpkırmızı oldu utançtan ama tuzu kahvesine döktü ve içmeyebaşladı.Kız merakla:''Garip bir ağız tadınız var.''dedi.
Delikanlı anlatttı:
''Çocukkan deniz kenarında yaşardık.Hep deniz kenarında ve denizde oynardım.Denizin tuzlu suyunun tadı ağzımdan hiç eksilmedi.Bu tatla büyüdüm ben.Bu tadı çok sevdim...
Kahveme tuz koymam bundan.Ne zaman o tuzlu tadıdilimde hissetsem,çocukluğumu,deniz kenarındaki evimizi ve mutlu ailemi hatırlıyorum...Annemle babam hala o deniz kenarında aturuyorlar .Onları ve evimi öyle özlüyorum ki...''
Bunları söylerken gözleri nemlenmişti delikanlının.kız dinlediklerinden çok duygulanmıştı.İçini bu kadar samimi döken,evini,ailesini bu kadar özleyen bir adam,evi,aileyi seven biri olmalıydı.Evini düşünen ,evini arayan,evini sakınan biri.Yuva ve aile sevgisi olan biri...
Kızda konuşmaya başladı... Onun da evi uzaklardaydı.Çocukluğu gibi...O da ailesini anlattı...
Çok hoş bir sohbet olmuştu.Tatlı ve sıcak.Ve de bu sohbet ,kıssamızın harikulade güzel başlangıcı olmuştu tabii....
Buluşmaya devam ettiler ve her güzel sevgi masalında olduğu gibi ,prensesiprensle evlendi.Ve de sonuna kadar çok mutlu yaşadılar .Prenses ne zaman prensine kahve yapsa,içine bir kaşık tuz koydu,hayat boyu.Onun böyle bu şekilde tuzlu kahve sevdiğini biliyordu çünkü...
40 yıl sonra ,adam dünyaya veda etti.''Ölümümden sonra açarsın !'' diye bir mektup bırakmıştı sevgili karısına ... Şöyle diyordu satırlarında:
'' Sevgilim ,bir tanem...
Lütfen beni affet 'bütün hayatımızı bir yalan üzerine kurduğum için beni affet ! Sana hayatımda yalnızca bir kez yalan söyledim...Tuzlu Kahvede...İlk buluştuğumuz günü hatırlıyormusun ? öyle heyecanlı vede gergindimki , Garsona Şeker diyecekken ' Tuz ' çıktı ağzımdan ... Sen ve herkes bana bakarken , bu yalanın bizim ilişkimizin temeli olacağı hiç aklıma gelmemişti.Sana gerçeği anlatmayı defalarca düşündüm .Ama her defasında korkudan vazgeçtim.
Şimdi ölüyorum ve artık korkmam için hiçbir sebep yok. İşte gerçek : Ben tuzlu kahveyi kesinlikle sevmem.O garip ve rezil bir tat.Ama seni tanıdığım andan beri bu rezil kahveyi içtim.hem de zerre pişmanlık duymadım.Seninle olmak hayatımın en büyük mutluluğu idi ve ben bu mutluluğu tuzlu kahveye borçluydum.Dünyaya bir daha gelsem,her şeyi yeniden yaşamak,seni yeniden tanımak ve bütün hayatımı yeniden seninle geçirmek isterim,ikinci bir hayat boyu daha tuzlu kahve içmek zorunda kalsam da...''
Yaşlı kadının gözyaşları mektubu sırılsıklam ıslattı.
Lafı açıldığında bir gün biri kadına : 'tuzlu kahve nasıl bir şey ? diye soracak oldu...
Gözleri nemlendi kadının ...
'' Çok Tatlı !...'' diyebildi sadece. -
Çok hoş bi şey...
-
insanı alıp goturuor bu tur yazılar...
-
güzel hikaye
-
bu zamanda ne bu hikayedeki gibi aşk war ne de onca yıl aşkı için fedakarlık yapıcak insan..
-
Enfes.
Toplam Hit: 908 Toplam Mesaj: 6
