Yadigar EJDER!
-
Yeni ogrendim arkadaslar bu kadar da olmaz insanliktan cikmisiz artik pes
''herhangi biri. ya da çok özel biri.
yüzleri çok tanıdık ama adları bilinmeyen insanlar vardır hayatın bir yerinde. varlıkları sadece başkalarının varlığını güçlendirmekle tanımlanan insanlar vardır. herhangi birileri, falanca ya da filanca. adı, soyadı hiç önemli değil. başkalarının statüleri uğruna aşağılanan, itilen, hırpalanan gerektiğinde ölümlere gidip gelen insanlar.
ya da figüranlar diyelim biz bunlara.
perdenin hazin yüzleri.
adları sinema afişlerine yazılmayanlar. yüzleri tanıdık, isimleri bilinmeyen insanlar. belki de kahvedekilere en çok benzeyenler. yeşilçamda da kahvede oturmazlar mı iş beklemek için? inşaat işçilerine ne çok benzerler. bir yapımcının kahveye girip de iş dağıtmasını beklemek.
makyajsızlar...
senaryoyu okuma ihtiyacı olmayanlar. filmin bir yerinden girip, öylece yok olanlar. dayak yiyip, ölüp, çay dağıtıp, durakta bekleyip filmden kopup gidenler. hayatın ıssız sokaklarında gezip, filmin ayrıntı karelerinde yer bulanlar. makyaja ihtiyaç duymayan figüranlar.
onlardan biriydi yadigar...
iri gövdeli, uzun boylu, seyrek dişli, çirkin bir adam. kötüler hep çirkin olmalıdır değil mi?
filmlerde eşşek sudan gelinceye kadar dayak yerken tanıdık bu iri adamı. bazen cüneyt arkın dövüyordu bazen de kemal sunal. şabandan dayak yemesi ne kadar da trajiktir. eğer günlük hayatta olsa hepsini dövebilecek niteliktedir yadigar. gel gör ki dayak yemek için para almaktadır. o da dayağın en iyisini yer.
o dayak yerdi biz gülerdik. kahramanımız gözümüzde büyürdü ona dayak atarken. o kadar iri bir adamı dövebilmesine hayran olurduk kahramanımızın. o ise sesini çıkarmadan içtenlikle yerdi dayağı. hep kötü bir babanın adamıydı yadigar. iyi insanlara saldırır, kötülüğe hizmet eder, haince kahkahalarla gülümserdi.
sahiden o kadar kötü olabilir miydi?
diğer figüranlar onun kadar iri olmadığı için onun dayak yemesinin ayrı bir anlamı olurdu. işi daha önemli hale getirirdi. en son o dayak yerdi. final döğüşü olurdu. onu dövmenin önemi hepsinden çoktu. çünkü en dövülemez olanı oydu.
bu sahneler hiç değişmedi. yani onun bir kez olsun dövebildiğini ve böylece filmin bittiğini görmedik. senaristler hiç sürpriz yapmadılar bu iri adama. günlük hayatın akışı, kaderin tecellisi hiç değişmedi. ismi anılmayanlar, makyajsızlar hiç finalde tutunamadılar. filmin acı karelerine malzeme olup, yitip gittiler öylece.
yeşilçam`ın figüranlar kahvesinin kasvetli havası sinmişti yadigar`ın üzerine. gülümsemiyordu koca adam. günler boyu iş beklemek sonra filme girip bir ton dayak yiyip çekip gitmek. yediremiyordu kendine ama ekmek parası işte. emekçisi olmuştu sinemanın. öyle bar köşelerinde değil filmin içinde emeğini konuşturuyordu yadigar. türk sinemasının binlerce karesine görüntü vermişti. varsın ismi de bilinmesindi.
gerçi hayat zordu. iki film yapıp imaj yapanlar, soyunanlar, dünkü çocuklar parayla oynarken yılların sinema emekçisinin karnı günlük doyuyordu.
bugün doyuyor yarını bekliyordu koca adam.
son zamanlarda işleri iyi değildi yadigar'ın. parasızlık çekiyordu. birileri ün, para, imaj peşinde koşarken yadigar`ın durumu gitgide kötüleşiyordu.
hey gidi koca adam.
her yanını utanç kaplamıştı. dayak yemekten büyük bir utanç. iyice parasız kalmış karnını doyurmakta güçlük çekiyordu. kirasını ödemeyeli çok zaman olmuştu. tek göz bir odaydı kaldığı. buna rağmen kira parası bulmakta güçlük çekiyordu.
bir gün evinden çıkardılar yadigar'ı. kimi kimsesi yoktu istanbul'da. buz gibi soğuk bir gece vakti taksim'e çıktı birkaç parça eşyasıyla.
havada hain bir soğuk kol geziyordu. kimsecikler yoktu koca meydanda.
buralarda ne kadar çok dolaşmıştı.
bir banka uzandı. ellerini bacaklarının arasında ısıtmaya çalıştı.
öksürüyordu epeydir koca adam. uyku girmedi önce gözlerine. yarını düşünüyordu.
sonra yorgunluk çöktü. ağır ağır kapandı gözleri.
bir uyudu, bir daha uyanmadı.
bir uyudu, bir daha dayak yemedi kimseden.
bir uyudu, kimseler bilmedi ismini.
bir öldü, yalnız taksim meydanı ağladı koca adama. sokak köpekleri tuttu yasını.
yaşamın son karesini asillere yakışır bir onurla oynadı adam.
bir figüran gibi öldü; kimsesiz, yalnız, gözyaşı dökmeden....''tarik tufan
-
hacı hikayemi yazdın bişiler yazmıssın, ama bu saatte hiç gitmedi :S okuyamadım
-
özet:

filmlerde sürekli dayak yiyen bu abimiz, karın tokluğuna çalışıyormuş ve trajik bir biçimde ölmüş
-
Kemal Sunal ile ilgili söylentiler dolaşıyordu. Şöyle birşeydi sanırım
Soğuk bir kış gününde yadigar ile kemal sunal pehlivan rolü için yağlanmışlardır. sette ara verince kemal sunal kaloriferli aracında yanında bir bayanla arabasında viski içerken yadigar ısınmak için gelen yadigar ı her tarafı yağ diye geri çevirmiştir. yadigar bu durumu settekiler e anlatınca ortalık karısmıs yeşilcam mafyaları tarafından ömür boyu filmlerde oynama yasagı getirilmiştir. daha sonra da donarak ölmüştür.
Ne kadar doğrudur bilemem ama gerçekten de önü açık bir adamdı bana göre
-
Hey yavrum hey.
Cok guzel bır yazı
-
ilginctir ki kemal sunal in bir cok filminde rol arkadasi olarak tanidigimiz Yadigar EJDER soguktan donarak öldü ancak diğer taraftan kemal sunalın azımsanmayacak bir serveti vardı Türkiyede adalet böyle birşey olsa gerek
-
Asker bunu yazdı:
-----------------------------
ilginctir ki kemal sunal in bir cok filminde rol arkadasi olarak tanidigimiz Yadigar EJDER soguktan donarak öldü ancak diğer taraftan kemal sunalın azımsanmayacak bir serveti vardı Türkiyede adalet böyle birşey olsa gerek
-----------------------------
Altın Vagonunda, mahsur kalıp açlıktan ölen adam gibi.. Dünyalarca servetin içindesin ( altın vagonu ) Ama kapı bir kilitli ve ölüyorsun, sana faydası olmuyor trajimelankolia, şöhretin tepelerinde gezdi her filmde oynadı nerdeyse ama donarak öldü..
ironik -
1-618-GR bunu yazdı:
-----------------------------
Asker bunu yazdı:
-----------------------------
ilginctir ki kemal sunal in bir cok filminde rol arkadasi olarak tanidigimiz Yadigar EJDER soguktan donarak öldü ancak diğer taraftan kemal sunalın azımsanmayacak bir serveti vardı Türkiyede adalet böyle birşey olsa gerek
-----------------------------
Altın Vagonunda, mahsur kalıp açlıktan ölen adam gibi.. Dünyalarca servetin içindesin ( altın vagonu ) Ama kapı bir kilitli ve ölüyorsun, sana faydası olmuyor trajimelankolia, şöhretin tepelerinde gezdi her filmde oynadı nerdeyse ama donarak öldü..
ironik
-----------------------------Kusura bakmada hocam dunya kadar serveti olsa tek göz odanın sahibi olurdu en azından kirasını verebilirdi....
-
Asker bunu yazdı:
-----------------------------
1-618-GR bunu yazdı:
-----------------------------
Asker bunu yazdı:
-----------------------------ilginctir ki kemal sunal in bir cok filminde rol arkadasi olarak tanidigimiz Yadigar EJDER soguktan donarak öldü ancak diğer taraftan kemal sunalın azımsanmayacak bir serveti vardı Türkiyede adalet böyle birşey olsa gerek
-----------------------------
Altın Vagonunda, mahsur kalıp açlıktan ölen adam gibi.. Dünyalarca servetin içindesin ( altın vagonu ) Ama kapı bir kilitli ve ölüyorsun, sana faydası olmuyor trajimelankolia, şöhretin tepelerinde gezdi her filmde oynadı nerdeyse ama donarak öldü..
ironik
-----------------------------Kusura bakmada hocam dunya kadar serveti olsa tek göz odanın sahibi olurdu en azından kirasını verebilirdi....
-----------------------------
Yazdığımı iyi okumadığın belli :)) Dünya kadar serveti var diye altın odasında kalan adamdan bahsetmiştim oy yanlış anlaşılmaya bak :)) :D -
Yadigar Ejderin ailesi almanyada yaşamakaydi yadigar da almanyadan filmlerde oynamak için meşhur olmak için gelmiştir yadigarin ailesi çok zengin varlikli bir aile yadigarin istanbula gidip filmci olmasını tasvip etmedigi için reddetmişlerdir ayrica birileri yükselsin diye birilerinin basamak olması lazım işte türk sinamasi böyle birileri rahat yaşasin meşhur olsun diye yadigar ejder gibiler sami hazinses gibi cevat kurtuluş gibi binlerce kişi gelip geçti oysa biz kemal sunal cüneyt arkın kadir inanir türkan şoray veya bunun gibi şimdi parasi olanı maddi durumu olup bu günlere geleni hatirliyoruz görüyoruz oysa sinamamız öyle bir büyükki haftada 40 50 film çekiliyordu yeşilçamda günümüze dedigim gibi parası olan kalabildi adi unutulmadı farkirler unutuldu..
