Yalnızlığında Çeşitleri Vardır.

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    NaZi_
    NaZi_'s avatar
    Kayıt Tarihi: 15/Şubat/2010
    Erkek

     Onsekiz yaşımı doldurduğumda babam aynen şöyle dedi. ''Eminim o istediğin kırmızı deri ceketi, son model bir arabaya tercih edebilirsin''. Haklıydı. Ederdim. Babam, yirmi yılı aşkın süre deri kokusu içersinde tıkılmış kalmış, işin ehli dedikleri düzeye ulaşmıştı. Benim gözümde, böyle bir babadan istenecek yetişkinlik hediyesi kırmızı bir deri ceketten başkası değildi. Uzun uğraşlar bir sonuç getirmedi. Kırmızı deri ceket, onsekiz yaş hediyem olmadı. Ondokuz yaş hediyemde öyle. Duyduğuma göre yirmide pek mümkün görünmüyormuş... Yinede babamdan son model bir araba istemedim. İkinci el bir arabada istemedim. Belki klasik bişiy olabilirdi. Bir Chevrolet Impala fena olmazdı. Ancak onuda istemedim. Düşünüyorumda arabanın içinde tek başına olmaktan nasıl haz alabilirki insan ? Belki favori radyo istasyonunu bulur, dinlemeye başlar. Hanım bir arkadaş arayışı için ideal olduğunuda duymuştum, babadan zengin arkadaşlarım sağolsunlar. Tabii bunlar tek kullanımlık arkadaşlar. Dört tekeri dört kapısı var diye çok fazla şey beklemeyin yani. Ve bunlar yalnızlığını bastırmak üzere yapılmış birer eylem değilmidir? Yalnızlığında çeşitleri vardır. Evet baba. Kırmızı bir deri ceketi, son model, ikinci el veya klasik bir arabaya tercih ederim. Ve baba, otobüslerin ve minibüslerin yırtık ve isimler kazınmış koltuklarında oturup, sevmediğiniz insanların arasında, sevebileceğiniz umuduyla oturmak, ideal bir yalnızlıktır...


    Kendimi bir akşam toplumun ete kemiğe bürünmüş hali ile yemeğe çıkarken hayal ediyorum şimdi; yemekler gelmiş ve çiğnemeye devam ediyoruz. Tam o sırada topluma doğru bakıyorum, ben aseksüel olmaya karar verdim, diyorum ve toplumun yüzü düşüyor. Başlıyor neden ve sonuçlarını sorgulamaya, felaket senaryoları anlatmaya ve yer yer yaftalamaya. Hayal ediyorum, yerimden kalkıyorum ve masanın etrafında bir yarım tur atıyorum, artık toplumun yanı başında, tabiri caizse ensesindeyim. Bir kolumu masaya dayıyorum ve kısa kollu tişörtümden uzanan kollarım yılların emeği sonucu bir kas yığını şeklinde, tam da toplumun bakacağı yerde duruyor. Kulağına doğru eğiliyorum ve şöyle diyorum; desene sen her bi sikimi çok iyi biliyorsun lan ?!
Toplam Hit: 499 Toplam Mesaj: 1