

Yalnızlığında Çeşitleri Vardır.
-
Onsekiz yaşımı doldurduğumda babam aynen şöyle dedi. ''Eminim o istediğin kırmızı deri ceketi, son model bir arabaya tercih edebilirsin''. Haklıydı. Ederdim. Babam, yirmi yılı aşkın süre deri kokusu içersinde tıkılmış kalmış, işin ehli dedikleri düzeye ulaşmıştı. Benim gözümde, böyle bir babadan istenecek yetişkinlik hediyesi kırmızı bir deri ceketten başkası değildi. Uzun uğraşlar bir sonuç getirmedi. Kırmızı deri ceket, onsekiz yaş hediyem olmadı. Ondokuz yaş hediyemde öyle. Duyduğuma göre yirmide pek mümkün görünmüyormuş... Yinede babamdan son model bir araba istemedim. İkinci el bir arabada istemedim. Belki klasik bişiy olabilirdi. Bir Chevrolet Impala fena olmazdı. Ancak onuda istemedim. Düşünüyorumda arabanın içinde tek başına olmaktan nasıl haz alabilirki insan ? Belki favori radyo istasyonunu bulur, dinlemeye başlar. Hanım bir arkadaş arayışı için ideal olduğunuda duymuştum, babadan zengin arkadaşlarım sağolsunlar. Tabii bunlar tek kullanımlık arkadaşlar. Dört tekeri dört kapısı var diye çok fazla şey beklemeyin yani. Ve bunlar yalnızlığını bastırmak üzere yapılmış birer eylem değilmidir? Yalnızlığında çeşitleri vardır. Evet baba. Kırmızı bir deri ceketi, son model, ikinci el veya klasik bir arabaya tercih ederim. Ve baba, otobüslerin ve minibüslerin yırtık ve isimler kazınmış koltuklarında oturup, sevmediğiniz insanların arasında, sevebileceğiniz umuduyla oturmak, ideal bir yalnızlıktır...