Yeterli ! (Deneme)
-
Ciddi bir şekilde çok uzun yaşamayacağımı hissediyorum...
Bunu şakkadanak ! söylemek bünyemde bir sarsıntıya sebebiyet vermiyor ve anneciğimin, bir elini göğsüne koyup bir kaç saniye bekledikten sonra o endişe dolu gözlerle bana bakıp '' ağzını hayra aç oğlum ! ''demesini de oldukça olağan buluyorum. Hissettiğim şeyi size çok çeşitli açıklayabilirim. Burada önemli olan beni anlamanızdan çok bu hisse neden olan psikolojik durumları kavrayabiliyor olmanızdır.
Peki ya ?
Aramızda mükemmel ve kusursuz olduğunu düşünen var mı ? Kusursuz bir kaçözelliğiniz olabilir ancak, sadece bundan kaynaklı bir kibir kırıntısı bile sizi kusurlu yapacaktır. Bunu sabah saat 8:00 civarında Mecidiyeköy metrobüs istasyonunda, akşam saat 22:00 civarlarıİstiklal Caddesinde veya giderek ısınan havaları fırsat bilip gittiğiniz bir deniz kenarı plajında dikkatlice bakarsanız görebilirsiniz. Öyle hassas bir kusursuzluk ki bu; binlerce merdivenin herhangi birinde tökezlemenizle, alkolü fazla kaçırmanızdan kaynaklı olarak sonuna kadar açtığınız ağzınızın derinliklerinden gelen kusmuğunuzun, tozlu kaldırım taşlarını pisletmesi ile ve deniz kenarında tamamen sıradanlaşan cinsel organlarınızla bir anda yok olabilir. Bence yanlış yapılan şey kusursuzluğun somut olduğunun zannedilmesi ile başlıyor ve dışarıdan bakıldığında göze hiç de hoş gelmiyor.
Ukala olarak tanımlanan tavrım, ''ekmek parası'' adı altında istenen ''1 TL''ye karşılık herhangi bir teşekkür etmeyen çingene veletin tavrı kadar yanlış anlaşılmıştı. Aslında karşılıklı olarak farkında olduğumuz şey dilencinin gerçekten ''1TL''ye ihtiyacının olmadığı ve sizin ''1TL''yi aslında dilencinin hayrı için vermediğinizdir. Bu sadece bir kusursuz olma çabasıdır. Tıpkı bir kobay faresi gibi koridorlar boyunca yürüdüğünüz ve anonslarla uyarıldığınız metro istasyonunda, insanlara tepeden baktığınız anlarda hissetiğiniz kusursuzluk gibi. İşte o velet bu durumun farkındaydı. Belki de bu, giderek katılaşan düzene karşı insanların gösterdiği bir reaksiyondur veya yapmacıklaşan insanoğlunun benliğime kazınan bir kaç davranışıdır sadece.
Yeterli !
Ait olmadığım bir çağda doğmuşum gibi hissediyorum. Sanki bir otuz yıl önce doğmuş olsaydım, çok daha mutlu olacaktım. Çünkü otuz sene öncesi için bir şansım olsaydı, bugün için hiç bir pişmanlığım olmayacaktı. Bugün aradığım her şeyi aslında kaçırdığımı fark ediyorum. Çok büyük imkanlara sarılmış ancak, çok daha tatlı heyecanlardan mahrum bir hayatı yaşıyorum. Evet ! Yeteri kadar yaşadığımı düşünüyorum. Bu öyle bir kusursuzluk ki; yaşadığım çağa layık olmadığımı düşünüyorum. Günden güne kirlendiğimin farkındayım ve artık tahamül edemiyorum.
Ne kadar yadırgasam da, dudak yalıyorum...
