Yılanı Çıkrtmak İçin
-
YILANI ÇIKARTMAK İÇİN
Görmüş geçirmiş, akıllı bir adam atına binmiş gidiyordu. O sırada uyumakta
bulunan bir adamın ağzına yılan girmekteydi.
Adam onu görünce yılanı ürkütüp kaçırmak için atını hızla sürdü ama
yetişemedi.
Ne yapacağını iyi bildiğinden, gürzüyle, birkaç kere olanca
Gücüyle uyuyan adama vurdu.
Darbeler o kadar güçlüydü ki, adam acıyla yerinden fırladı, hızla koştu bir
ağacın altına sığındı.
Ağacın altında çürük elmalar vardı. Atlı: “ Ye şunları” dedi canı yanmış
adama.
Ağzına yılan kaçmış adama o kadar çok elma yedirdi ki, artık adamın midesi
almıyor, elmalar ağzından dışarı fırlıyordu.
Adam bağırmaya başladı: “Efendi, efendi! Ben sana ne yaptım? Neden bana
böyle davranıyorsun?
Amacın beni öldürmekse çek kılıcını, bir darbede öldür, akıt kanımı.
Sana rastladığım ana lanet olsun. Keşke yüzünü görmeseydim, ne mutlu
olurdum.
Dinsizler bile suçsuz günahsız bir insana bu zulmü yapmazlar.
Bak ! Konuşurken bile ağzımdan kan fışkırıyor. Ey Allah’ım, buna cezasını
sen ver.
Adam, sürekli atlıya sövüp sayıyor, küfrediyordu. Atlı ise, ona gürz
vuruyor: “Koş bakalım şu ovada” diyordu.
Bir taraftan gürz darbelerinin acısı, öteki taraftan rüzgar gibi peşine
düşmüş atlı; adam korkudan koşuyor ama sık sık yere kapaklanıp düşüyordu.
Karnı tıka basa doluydu, uykusuzdu, yorgun düşmüş, iflahı kesilmişti. Bir de
üstüne üstlük düşmekten eli ayağı yara bere içinde kalmıştı.
Atlı akşama kadar o adamı oradan oraya çekiştirdi, koşturdu durdu. Nihayet,
ağzına yılan kaçan adamın midesi bulandı, kustu.
Çürük çarık yediği ne varsa çıkarmaya başladı. Yedikleriyle birlikte yılan
da dışarı fırladı.
Ağzından yılanın çıktığını görünce, atlının bu hareketi neden yaptığını
anladı ve önünde şükranla yerlere kapandı.
O kapkara çirkin yılanı görünce, bütün acı ve sıkıntılarını unuttu.
Atlıya: “Sen insana iyiliklerde bulunan bir melek misin yoksa bağışlarda
bulunan bir hayır sahibi misin?”
Seni gördüğüm an ne kutlu, ne mutlu bir anmış benim için. Ben ölmüştüm, sen
bana yaşamımı yeniden geri verdin.
Sen sevgi dolu anneler gibi iyiliğim için peşimde koşuyor, ben ise söz
dinlemez eşekler gibi senden kaçıyordum.
Eşek, eşekliğinden dolayı sahibinden kaçar, iyi yürekli sahibi ise onun
peşinde koşar.
Onun bundan ne kârı ne de zararı vardır. Amacı eşeğin kurda kuşa yem
olmasını engellemektir.
Senin yüzünü gören ya da yolu ansızın senin sokağına düşen kişiye ne mutlu!
Ey temiz ruhlu, övülesi kişi! Sana ne kötü, ne yersiz sözler söyledim.
Ey sultanım, padişahım, yüce efendim benim! Bunları isteyerek değil
cahilliğimden söyledim.
İşin aslından biraz haberim olsaydı, ipe sapa gelmez şeyler söyler miydim
hiç?
Ey iyi huylu efendim! Azıcık bilgi verseydin, seni över, güzel sözler
söylerdim.
Sen kızıyor, köpürüyor, ama bir şey söylemiyordun. Suskun bir halde başıma
gürzü vuruyordun.
Sersemledim, aklım başımdan gitti. Hoş zaten benim ne kadar aklım var ki!
“Ey güzel yüzlü, güzel huylu insan! Beni bağışla, söylediklerimi deliliğime
ver.” diye yalvardı.
Atlı: “Eğer sana işin aslını bir parça anlatsaydım, o an ödün patlardı..
Yılanın özelliklerini söylesem canını oracıkta teslim ederdin.” dedi.
Hz. Muhammed (s.a.v.) : “Sizin içinizde, size düşmanlık yapan nefsinizin
özelliklerini ve yapabileceklerini size anlatsam, en cesur kişilerin bile
ödleri patlar, ne bir adım atabilir ne de bir işe koyulabilirlerdi!” diye
buyurdu.
Mevlana – Mesnevi -
guzel bir oyku ama adama okadar eziyet edip kusturacagina kucuk dile bir parmak attirip kustursa daha iyi olmazmiydi :d
-
güzel bi hikaye.
ama burda asıl düşünce adamı kusturmak diil. -
yılanı çıkartmak için bu türlü işkencelere gerek yoktu
adam ağzından içeri yılan girdi dur çıkartıcam diyerek
adamı ayaklarından ağaca bağlayıp sarkıtsaydı
ağzının önüne de süt kovası koysaydı
yılan süt kokusuna gelir :)
kolayca çıkardı -
yılanı çıkarmanın en kolay yolu yılanı hiç sokmamaktır yav.
-
orda yılanı ç.ıkarttırmak değil karşına her çıkanın sana kotuluk yapanın kotu ınsan olmadağı dusuncesini veriyor.
-
siz konuyu anlamamışsınız... bıdaha okuyun
-
güzel..
-
Vay amk
Toplam Hit: 1360 Toplam Mesaj: 9
