Yıllar Sonra Gelen Türkiye İtirafı
-


Pazartesi günü ölen 20. yüzyılın en etkili Bakanı Robert S. McNamara'ya göre Türkiye, insanlık tarihinin ilk nükleer hesaplaşmasına "ev sahipliği" yapmaya çok yaklaşmıştı.
ABD Başkanı JF Kennedy'nin "tanıdığım en zeki insan" dediği McNamara'nın ölümü üzerine Soğuk Savaş döneminde yaşananlar, II. Dünya Savaşı ve 1962'de bütün dünyayı nükleer savaşın eşiğine getiren Domuzlar Körfezi Çıkartması'na ait bilgiler bir defa daha tartışılmaya başladı. Vietnam Savaşı'nın mimarlarından McNamara, II. Dünya Savaşı'nı bitiren Japonya bombalamalarına ilişkin de "günah çıkartıyor". McNamara'ya göre Japonya'da 900 bin sivil katleden Amerikalılar "savaş suçlusu".
Bu tartışmaların Türkiye'yi en yakından ilgilendiren kısmı ise 1962'de başarısızlığa uğrayan Domuzlar Körfezi Çıkartması sırasında Türkiye üzerinden yapılan pazarlıklar.Sovyetler Türkiye'ye saldırabilir
McNamara, 27 Ekim 1962'de Sovyetlerle ABD'nin büyük bir nükleer savaşa tutuşabileceği ve Türkiye'nin tarihin ilk nükleer restleşmesine ev sahipliği yapabileceği endişesini dile getiriyor. Sovyetlerin Küba'ya nükleer silahlar yerleştirmesi üzerine Ada'yı işgal etme planları yapan ABD, Sovyetlerin de Türkiye'yi işgal edebileceğinden endişe ediyor zira Türkiye'de de ABD nükleer silahları bulunuyor.
NYT gazetesine yansıyan haberlerde Beyaz Saray kayıtlarına göre, nükleer savaş tartışmaları yapılan ofiste Kennedy'ye, "Askeri planımız temelde Ada'nın işgaline dayanıyor. Küba'ya saldırdığımızda, bütün gücümüzle hücum etmeliyiz. Zannediyorum Sovyetler de galip ihtimalle Türkiye'deki füzelere saldıracaktır. ABD de daha sonra Karadeniz'deki Sovyet gemi ve üslerine saldırmak mecburiyetinde kalacaktır. Bu çok çok tehlikeli." diyen McNamara, böyle bir senaryonun önüne geçmek için en iyi yöntemin Küba'ya saldırıdan önce Türkiye'deki nükleer füzeleri sökmek olduğunu söylüyor. Sonuçta, Sovyetler Küba'daki nükleer başlıklarını çekerken, ABD de Türkiye'dekileri kaldırıyor.
Japonya'da savaş suçu işledik
2003 yılında vizyona giren "Savaşın Sisi" adlı belgeselde ABD'nin Japonya bombalamalarına dair görüşlerini açıklayan McNamara, Japonların teslimini temin için yapılan "yangın bombalamaları" neticesinde yüz binlerce sivil Japon'un öldüğünü vurguluyor. Japonya'yı bombalayan General Curtis LeMay'e istatistiki analizler yaparak yardımcı olan McNamara, bu bombalamalardan kendisini de sorumlu tutuyor.
"Tokyo'da 100.000 erkek, kadın ve çocuğu yakarak öldürdük. Toplamda 900.000 sivil Japon öldü. LeMay bana, eğer savaşı kaybetseydik, hepimiz savaş suçlusu olarak yargılanacaktık, dedi. Bence haklıydı. O ve kendimi de dahil ederek, ben savaş suçluları gibi hareket ettik." itirafında bulunan McNamara, "Savaşı kaybettiğinizde yaptıklarınızı gayri ahlaki kılan ve kazandığınızda yaptıklarınızı gayri ahlakilikten çıkaran şey nedir?" sorusuna cevap bulamadığını vurguluyor. -
Savaşı İliklerine Kadar Yaşamış Her kesten Beklenen Son Döküntü laflar bunlar, İnsan Savaşta Öldürülmeyi Hak Etmeyecek Kadar Değerli Bir Varlık olduğunu, Güzide Bir Yaratımın Eseri olduğunu Ne Zaman Kabullenip Kendi Irkına Dönecek....
Kendi içindeki Bölünmüşlüğe Mutlak Son yıkımlamı Ulaşacak. Mutlak Yıkım Söz konusudur. Tüm Dünya yaşanmaz Kılınana dek, Irkların Üstünlüğüne Dayanan Anlamsız Savaşlarımız Ve Hesaplaşmalarımız Sürecek.
-
pek bişey anlamadım ama kanımca bu adamı zikip öldürmek gerekiyo
-
ShockMan bunu yazdı:
-----------------------------Savaşı İliklerine Kadar Yaşamış Her kesten Beklenen Son Döküntü laflar bunlar, İnsan Savaşta Öldürülmeyi Hak Etmeyecek Kadar Değerli Bir Varlık olduğunu, Güzide Bir Yaratımın Eseri olduğunu Ne Zaman Kabullenip Kendi Irkına Dönecek....
Kendi içindeki Bölünmüşlüğe Mutlak Son yıkımlamı Ulaşacak. Mutlak Yıkım Söz konusudur. Tüm Dünya yaşanmaz Kılınana dek, Irkların Üstünlüğüne Dayanan Anlamsız Savaşlarımız Ve Hesaplaşmalarımız Sürecek.
-----------------------------
ne güzel yazdın hocam.
-
CEO bunu yazdı:
-----------------------------
pek bişey anlamadım ama kanımca bu adamı zikip öldürmek gerekiyo
-----------------------------muhahahaha :D:D
-
ShockMan bunu yazdı:
-----------------------------Savaşı İliklerine Kadar Yaşamış Her kesten Beklenen Son Döküntü laflar bunlar, İnsan Savaşta Öldürülmeyi Hak Etmeyecek Kadar Değerli Bir Varlık olduğunu, Güzide Bir Yaratımın Eseri olduğunu Ne Zaman Kabullenip Kendi Irkına Dönecek....
Kendi içindeki Bölünmüşlüğe Mutlak Son yıkımlamı Ulaşacak. Mutlak Yıkım Söz konusudur. Tüm Dünya yaşanmaz Kılınana dek, Irkların Üstünlüğüne Dayanan Anlamsız Savaşlarımız Ve Hesaplaşmalarımız Sürecek.
-----------------------------İnsanı yaratan , yarattıklarından yaratan ve yarattıklarını yaratmasını zorlayan tekşey savaştır.Teknoloji savaş ürünü ve insanın şu anki hali de - güzel çirkin iyi kötü hangi sıfatla anmak istersen öyle olsun - yarattığı teknolojinin ürünüdür. Eğer bugün ağaçlarda sallanmıyor, inimizde ağaç kökü kemirmiyorsak bu, hayatta kalma azmimizin , düşmanı yok etme hırsımızın vücut bulduğu savaşmak zorunluluğu sayesindedir. Savaş konusunda savaşın dışına çıkamadan ahkam kesmemek gerekir bence. Silahlar değiştiği için sadece bu itiraflar (!) halka arz edilmiş ki - zamanında yine olayları okuyabilen kişiler tarafından bu söylenenlerin bir çoğu iddia olarak dile getirilmişti. Bugün savaşın malum galiplerinin elindeki korkunç silahlar ve sonuçları konusunda 40 yıl öncesinin felaket senaryoları göz önünde bulundurularak tahminler yapılabilir sanırım ancak pek iç açıcı olmayacaktır. Dünya insanla ya da insansız herdaim bir savaş alanıdır, yoketmek yaratmanın hammaddesini oluşturacak dönüşümü tamamlayacak zorunluluktur ki hep savundğum gibi vardan yok olmaz yoktan da var olmayacaktır. İnsan kendini savaşarak , yıkarak yok ederek ancak başka birşeye dönüştürmenin daha üstün bir tür olabilmenin hammaddesine erişebilir.
Değer göreceli bir kavramdır ki insanın değerli olduğu tamamen senin hayalgücündür, insan olmasaydı başka birşeyde en az insan kadar değerli olacaktı - heryanından yaşam fışkıran bu gezegende muhtemelen bu tüysüz maymunlardan daha da değerli olabilecekti hatta. Savaş ırkların üstünlüğüne dayanmaz , savaş sandığın ideolojidir inançtır falan felan ... bunların hiçbirine dayanmaz, kralın güzel karısına dayanmadığı gibi. Bu sadece ölecek askerlere söylenen yalandır. Irklar arasındaki farkı görmeyen aptaldır desem de savaşın nedeni bu değildir. Kıt kaynaklar karşısında , hayatta kalma azmi bilinçaltındaki dürtüsüdür, insan ve diğer canlıların komşusunun ekmeğine göz dikmesini sağlayan. Bir kere çatışma başladıktan sonra , sonuçtan memnun olana kadar çeşitli bahaneler üretmek savaşmaktan daha kolaydır. Savaşanlara birşeyler vaadetmek gibi. Örneğin toprak ikame edilemez , güce sahip olmak , zafer kazanmak ikame edilemez ancak insan yaşamı gelir geçer savaşmasada zaten öleceklerdir.
