

Yurdum İnsanından Seçmeler
-
>
> > >Gerçek olaylardan alinmis cümleler
> > >
> > >Bilirsiniz, bi ara gençlerde cüzdana zincir takip
> > >sarkitma modasi vardi. Istiklal"de yürürken, yanimdan
> > >bu model bi tip geçiyodu ki adamin teki bombayi
> > >patlatti: "Ne o lan? Köpegin giccina mi kaçti?" dedi
> > >
> > >Ya olmaz böyle bir firlamalik, dinleyin: Istiklal"in
> > >oralarda, 9-10 yaslarinda, büyük olasilikla tinerci,
> > >iki çocukla konusuyor polis. Birisine sordu, "Nerede
> > >oturuyorsun sen, evin nerede senin?". Çocuk: "Evim
> > >filan yok, orada burada uyuyorum". Polis öbürüne
> > >döndü: "Peki, sen?". Ikinci çocuk: "Komsuyuz!" :)
> > >
> > >Cuma aksami gecenin bir yarisi Arnavutköy"de taksi
> > >ariyordum. Fakat etrafta bir tane bile yoktu.
> > >Arabasini park etmis yemek yiyen bir taksi soforu
> > >gördüm. Adama yaklasip, "Abi müsait misin?" dedim. O
> > >da, "Ehliyetin var mi?" diye sordu. Taksim"e kadar
> > >taksiyi ben kullandim, o pasa pasa yemegini yedi.
> > >
> > >Bir arkadas anlatti. Geçenlerde Taksim"de yürürken
> > >sikisinca McDonalds"in tuvaletine girmis. Tuvaletten
> > >sonra elini kolunu sallaya sallaya restorandan
> > >çikarken elemanlardan biri arkasindan seslenmis: "Bir
> > >gün yemege de bekleriz..."
> > >
> > >Ne zaman Kadiköy"e gitsem bir araba görüyorum: Bir
> > >Tipo"nun arka caminda hayvanî puntolarla söyle
> > >yaziyor: YARGITAY KARARI TOFAS"IN ÜRETIM AYIBI
> > >
> > >Izmirliler bilir, toplu tasimada Kentkart uygulamasi
> > >vardir. Karta para yüklersiniz, otobüslerde manyetik
> > >okuyucuya tutarsiniz ve okuyucu okuduguna dair sinyal
> > >sesi verir. Kentkart uygulamasinin ilk yiliydi. Yasli
> > >ama çok tonton bir teyze elinde Kentkartla otobüse
> > >bindi. Nedense karti soförün suratina dogru
> > >tuttu(Herhalde paso gibi gösterilecek zannetti).
> > >Soför iki-üç saniyelik saskinlik periyodunu atlattiktan sonra, "Biiiiip!" dedi. Teyze bi sey olmamis gibi geçip soförün arkasina oturdu. Otobüsteki herkes kahkahalarla gülerken bense soförün zekasina hayran olmustum.
> > >Bir gün yolda giderken kaset satan bir dükkanin caminda aynen söyle bir yazi görmüstüm: "Arabalar için çistakli müzik gelmistir."
>
> -
harika insanlariz vesselam.Zeka budur
-
süpersin ya osiris helal olsun çok güldm walla




















-
baskalırındada varsa koysun biraz kendimizigörelim
-
bunlarida ben buldum
Türk Yalanları:
Kalsaydınız bişeyler yerdik...
Vallaha sarıda geçtim memur bey...
Kazanmak önemli diil mühim olan yarışmaya katılmaktı...
Dünya ahiret bacımsın...
Şuan 65 milyon bizi izliyor...
Bu son sigaram...
Bütün kadınlar güzeldir...
İki saat kapıda bekledim, açan olmadı...
Seni düşünmekten bütün gece gözüme uyku girmedi...
Sen bi de beni gençliğimde görecektin...
Ağlamıyorum... Gözüme bişey kaçtı...
Yemezsen arkandan ağlar...
Seni leylekler getirdi yavrum...
Akşama erken gelicem...
Bu aldığım en güzel hediye...
Bi oturuşta iki büyük devirirm...
Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için...
Ağzıma sigara sürmedim...
Ben almiyim rejimdeyim...
Eee ne zaman gidiyoruz içmeye?...
Kadınlar en çok kel erkeklerden hoşlanır...
İşim bitsin ben seni ararım...
Bir kez olsun yüzüm gülmedi...
Hayatımda hiç ilaç almadım...
İhraç fazlası bunlar...
O elinizdeki tek kaldı, başka yok...
Bi`tanem...
Seni Seviyorum...
Beni seçerseniz size...
Ben de tam seni arayacaktım...
Bi şey olmaz...
Ben eski yüzücülerdenim...
Bizi davet ettiler ama gitmedik...
Valla bu size çok yakıştı...
Senin annen bir melekti yavrum...
Bana yan bakan daha anasının karnından doğmadı...
Merak etme hayatım sekreterimi görsen çok çirkin....
Büyük ikramiyeyi kazanmak istemiyorum önemli olan alın teri...
Merhaba karıcım, mesai yeni bitti de...
Üzülme sevgilim evlenince anneni yanımıza alırız...
Evi boşaltın! Almanya`dan oğlum geliyor...
İki gözüm önüme aksın ki...
Kilolarımla barışığım ben böyle mutluyum!
Formu doldurun biz sizi ararız
Bu sene üniversite soruları çok basitti, keşke sınava girseydim...
Ben her bahar aşık olurum...
Gerçek aşkı sende buldum...
2 saat bekledim...Gelmedin!
Üşüyosan ceketimi alabilirsiniz...
Seni anlıyorum.
Hatırası var, bunu sana veremem...
Arkasından değil, burda olsa yüzüne de söylerim
Her bedene uyar bu...
Gol atmayı sevmiyorum.Asist yapmak daha çok hoşuma gidiyor.
Senin eline kimse su dökemez..
Öğretmenin vurduğu yerde gül biter
Şöyle bir arabam olsun milyarlarca borcum olsun...
Benim için önemli olan ruh güzelliği
Hediye olmasa inan verirdim.
Bi arkadaşa bakıp çıkıcam, istersen kimlik bırakayım...
Mektup gelmedi mi? Ama ben kendi elimle postaya attım...
Belki biraz sıktı ama hiç merak etmeyin kullandıkça açılır...
Kitaplarıma bir daha bakayım ama kitabı sana verdiğimden eminim...
Onun için bişeyler yapmayı çok isterdim... Ama malesef... Elimden bişey gelmez...
Sensizlik canıma tak etti...
Ben hiç yalan söylemem
Akşam elektrikler kesildi, dersimi yapamadım...
Bunun garantisi biziz abi...
Telefon şehirlerarasına kapalı
Ben zaten böyle olacağını biliyordum...
Bi kereden bişey olmaz.
Biz sadece arkadaşız.
Kuran çarpsın bu son sigaram
Son biletler bunlar
Hiç acıtmayacak.
Daha önce hiç kimseyi böylesine sevmemiştim.
Sizin mutluluğunuz bizim mutluluğumuz...
Sayısaldan para çıksa, önce kimsesiz çocuklara sonra da yaşlılara bağışlarım...
Haaa bi de okul yaptırırım...
Abi kızı görücen bi içim su...
Adem Bey şu an toplantıda... Kim arıyodu?
Sizden iyi olmasın bi arkadaşım vardı...
Kuru ekmek bana yeter... Yeter ki huzurum yerinde olsun...
Dış transferleri 15 gün içinde bitiricez....
Aradım... Çaldı çaldı açan olmadı...
Dünyanın en mutlu çifti olucaz...
Devletimiz güçlüdür..........
Failleri en kısa zamanda yakalanacak......
Enflasyon düşecek.......
Bu kış komünizm gelecek.......
Memuru enflasyona ezdirmeyeceğiz......
Bu konuda elimizden geleni yapıyoruz......
Benim işçim, benim köylüm, benim memurum...
Niye ALO Deriz?
Telefonda hemen hemen hergün kimbilir kaç kez kullandığımız "Alo" sözcüğü, gerçekte bir sevgilinin kısaltılmış adıdır. Sevgilinin tam adı Allessandra Lolita Oswaldo"dur. Bu sevimli genç kız, telefonu icat eden, A.Graham Bell"in sevgilisiydi. Graham Bell telefonu icat edince ilk hattı sevgilisinin evine çekmişti. Atölyesinde telefon çalınca arayanın Allessandra Lolita Oswaldo"dan başkası olamayacağını bildiğinden Graham Bell, telefonu açar açmaz "Allessandra Lolita Oswaldo" diyordu. Bell, zamanla sevgilisine, adını kısaltarak hitap etmeye başladı ve telefonu her açışında onu "Ale Lolos" diye karşıladı. Çalışmaları uzadıkça Graham Bell, sevgilisinin adını daha da kısalttı ve öne iki heceli bir ad buldu. Bu kısa ad "Alo" idi. Allessandra Lolita Oswaldo, geliştirip, tüm kente yaymaya çalıştığı telefondan başka birşey düşünmeyen sevgilisinin bitmek tükenmek bilmeyen deneylerinden rahatsız olmaya başlayınca Graham Bell"i telefonuyla başbaşa bırakıp onu terketti.Yaşlı Bell, sevgilisinin birgün onu arayacağı umuduyla telefonun başından ayrılmadı. Kentte çekilen telefon hatlarının sayısı da giderek artmaya başlamıştı. Graham Bell"i artık başka kişiler de arıyordu. Fakat o, telefonun her çalışında kendisini sevgilisinin aradığını sanarak telefonunu "Alo" diyerek açıyor ve artık herkes "Alo" diyordu. O günlerde hemen herkes telefonu açtıklarında Alexander Graham Bell"in anısına saygı olarak "Alo" demeye başladı. Bugün tümümüzün kullandığı "Alo" sözcüğü işte o günlerden günümüze uzanmaktadır.
(Kaynak:Bütün Dünya, Şubat 2000 sayısı)
Dönerek Öldüler (8/3/2003)
Bugün Ankara Gençlik Parkı"nda yaşanan bir olay Türkiye"yi hayretler içinde bıraktı. Luna Parkın 2 kafadar gece bekçisi Hasan Yanbasan ve Memduh Düzkoşan, park kapandıktan sonra, dönen salıncaklara binmeye karar verdiler. 2 kafadar seans süresini ayarlamayı unutunca, bütün gece dönen salıncaklarda dönerek hayatlarını kaybettiler.
Emre
--------------------------------------------------------------------------------
Sinek İlacı Öldürdü (8/1/2003)
Bugün sabah saatlerinde Tekirdağ"da yaşanan bir olay Hoşer ailesini yasa boğdu. Sinan Hoşer işe gitmek üzere yola çıkmıştı. Yolda esnerken ağzına bir sinek kaçan talihsiz adam hemen soluğu eczanede aldı. Sinan Hoşer sineğin midesinde hala canlı olduğunu düşünerek eczaneden aldığı sinek ilacını ağızına sıktı. Zehirlenen talihsiz adam tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Talihsiz adamın oğlu E.H. olayın ardından "sineklerin kökünü kazıyacağım" diyerek intikam yeminleri etti.
--------------------------------------------------------------------------------
Kadrolaşma (6/5/2003)
İktidar, kadrolaşma iddialarını yalanlayadursun, Adana"daki bir olay ortalığı karıştırdı. İstanbul milletvekili Veli KIL"ın amca oğlunun ricasını kıramadığından dolayı hala oğlunun biricik evladını çalıştığı Adana adliyesinin hizmetlilik görevinden, baş hizmetlilik görevine getirilmesi için Bakan Baki ANAOĞLU"na SMS gönderdiği iddiları ortaya atıldı. İddialar üzerine Bakan ANAOĞLU, "böyle bir şey yoktur, olsada bilinemez, bilinsede devlet sırrıdır; açıklanamaz" dedi.
--------------------------------------------------------------------------------
Eurovision (5/25/2003)
Eurovision"da temsilcilerimiz(!) katıldıkları İngilizce şarkı ile birinci olmayı başardı. TRT yetkilisi konu ile ilgili olarak: "Çok büyük bir mutluluk yaşıyoruz. Allah kısmet ederse seneyede Japonca bir şarkıyla katılmayı düşünüyoruz." dedi.
--------------------------------------------------------------------------------
Ne Olucam Demeli (21/02/2003)
Medyum Kehanettin, "ne oldum değil ne olacağım demeli" sözünün sanıldığı gibi atasözü olmadığını bu sözü kendisinin söylediğini iddia etti. Konuyu derinlemesine araştıran KHA muhabirleri Türk Dil Kurumu ile görüşmek istedi fakat binadan içeri bile alınmadılar. Bu durumu özgür basına saldırı olarak görüyor ve kınıyoruz...
--------------------------------------------------------------------------------
Türk Doktorları (07/02/2003)
Dün yapılan operasyonla Ajda Pekkan"ın alnı ensesine ulaştı. Operasyonu gerçekleştiren Türk doktor Mehmet GEREN konuyla ilgili olarak "Bu estetik dünyasında görülmemiş bir başarıdır. Böyle bir başarıya ulaştığım için ne kadar övünsem az. Artık Türk doktorlarda dünya çapında başarılara imza atıyor" dedi.
--------------------------------------------------------------------------------
Uzaylılar... (31/12/2002)
NASA "dan yapılan açıklamaya göre uzaylılarla ilk bağlantı kuruldu. Uzaylıların NASA "da temizlik görevlisi olarak çalışan Hasan Karabasan isimli Türk "ü cep telefonundan aradıkları bildirdi.
--------------------------------------------------------------------------------
İndirim! (11/9/2002)
KHA "dan alınan verilere göre İstanbul ve Ankara başta olmak üzere tüm büyük şehirlerimizde indirim yazan vitrinler bayanlara mıknatıs etkisi yapıyor. Şu anda milyonlarca kadın vitrinlere yapışmış durumda. Emniyet müdürü konu ile ilgili olarak ; kurtarma çalışmalarının devam ettiğini açıkladı ve bayanların evlerinden dışarı çıkmamalarını istedi.
--------------------------------------------------------------------------------
Cem Uzan Fena Uçtu...
Genç Parti Genl. Bşk. Cem Uzan üniversite sınavını kaldıracağını ve ders kitaplarını bedava dağıtacağını açıkladıktan sonra şimdide bir koskoca başkent denizsiz olmaz deyip Ankara"ya deniz getireciğini açıkladı..
Ögrencilerin sınav sorularına cevapları
Yukarıdaki şiirin ölçüsü nedir?
Cevap: Yaklaşık dokuz santimetredir.(lise 1)
Kimlere zekat verilmez?
Cevap: Şeytana.(ilkokul 5)
Demokrasilerde kuvvetler ayrılığı kaça ayrılır?
Cevap : Üçe; kara, deniz, hava kuvvetleri.(orta 3)
Mondros"u açıklayınız?
Cevap: Mondros kimdir bilmiyom (Orhan/8)
İneğin midesi kaç bölümdür?
Cevap: İki oda bir salon bir mutfak (ortaokul 1)
Servet-i Fünun edebiyatı hangi edebi akımlardan etkilenmiştir?
Cevap: Elektrik akimindan (Yasar/lise 3)
Üremeyi açıklayınız?
Cevap: Anne ve babanın gece yaptığı işe üreme denir (Gülsah/lise 1)
Canlıların ortak özellikleri nelerdir?
Cevap: Yol, su, camii, mezarlık
Orta Asya"dan göçün sebepleri nelerdir?
Cevap: Ellektirik kesintisi (Gülümser/6)
Türkiye"nin geçitlerini yazınız?
Cevap: Alt geçit, Üst geçit, Yaya geçidi (Serkan/7)
Kanuni Fransa"ya neden kapütilasyon tanımıştır?
Cevap: Bir kadına yardım etmek için (Berat/ilkokul)
Güney Doğu Anadolu bölgesinde petrol nerelerden çikartılır?
Cevap: Petrol Raman ve Gazmandan çikartılır (filiz/ortaokul 2)
İzmir"i kim işgal etti?
Cevap: Gazeteci Hasan Tahsin (Baris/orta3)
Ailenin reisi kimdir?
Cevap: Anam (Sabri/ilkokul3)
Koşma nedir?
Cevap: Yürümenin hızlı şekline koşma denir (samet/lise1)
Canlıların en küçügüne ne ad verilir?
Cevap: Bebek (odbs)
Kasabayı kim yönetir?
Cevap: Şerif ve adamları (Kamil/ilkokul5)
Mübarek geceler hangileridir yazınız?
Cevap: Kına, gerdek ve dolunay gecesi (Hatice/ilkokul5)
Fabl nedir?
Cevap: Bilinmiyor
bir kac fikra
YAVAŞLA
Adamın biri yeni aldığı arabasıyla otobana çıkmış, arabasını deniyor. Yol boyunca tabelalar görüyor. "YAVAŞLA 50 km" Hızını 50 km/s"ye düşürüyor.
"YAVAŞLA 40 km" Hızını 40 km/s"ye düşürüyor.
"YAVAŞLA 30 km" Hızını 30 km/s"ye düşürüyor.
"YAVAŞLA 20 km" Hızını 20 km/s"ye düşürüyor.
"YAVAŞLA 10 km" Hızını 10 km/s"ye düşürüyor.
Ardından bir tabela daha "YAVAŞLA"ya HOŞ GELDİNİZ"
PARAŞÜT
Adamın biri paraşüt almak için bir dükkana girer ve satıcıyla konuşmaya başlar: "Efendim, paraşüt açılmazsa ne olacak?" Satıcı: "Olur mu beyefendi yedeği var onu açarsınız" Müşteri: "Peki ya o da açılmazsa?" Satıcı: "Ürünlerimiz garantilidir, getirin değiştiririz"
3 HAFTA
Adamın biri son durumunu sormak için doktoruna gider. Doktor dosyaları inceler ve kötü haberi verir: "Efendim, sizin 3 haftalık ömrünüz kalmış, vee"
Hasta: "Evet devam edin"
Doktor: "3 haftadır da sizi arıyoruz"
ÖPÜCÜKLE ÖDEME
Anne ile kızı bir tuhafiyeye giderler. Birkaç ürün aldıktan sonra hesabı ödemek için kasaya giderler. Kasadaki adam kızdan çok hoşlanır ve "Borcumuz ne kadar" diyen kıza "İki öpücük" der. Kız da "Anne bir zahmet borcumuzu ödeyiver" der.
FARKLI TEDAVİ
Genç bir bayan annesiyle birlikte doktora gitmiş ve hastalık belirtilerini anlatmış. Doktor: "Soyunun da bir bakalım" demiş. Genç bayan ise: "Hasta olan ben değilim, annem" demiş. Doktor ise: "Ha öylemi o halde şu ilaçları kullansın geçer" demiş.
LASTİK DEĞİŞİMİ
Adamın biri yolda ilerlerken bir bayanı arabasının lastiği patlamış bir şekilde görür ve yardım etmek için durur. Uğraşır uğraşır ama bijonları bir türlü sökemez. Sonra kadın bijon anahtarını alır ve hepsini takır takır söker. Adam ise şaşkınlıkla: "Aaa nasıl yaptınız?" der. Kadın ise kalın bir sesle: "Ayy beni Merter E5"te bulabilirsin" der.
..:: Gülmekten Öleceksiniz.. ::..
İlk defa helikopter gören Temel, Dursun" a sormuş;
- Dursun, bu nedur da? Dursun, gayet sakin cevap vermiş;
- Haçan, bu olsa olsa bin yaşında bir sinek dur.
Doktor, akıl hastasının iyileştiğine karar verip akıl hastasını taburcu etmiş. Buna çok sevinen hasta gelip doktoruna şöyle demiş;
-"Doktor Bey, size hediye ayakkabı yapacağım ama sorayım dedim, topuğu önde mi olsun arkada mı?
Ünlü bir sopranonun konserine giden baba oğul ilgiyle konseri dinliyorlardı. Bir ara çocuk merakla babasına sordu:
"Baba, öndeki amca elindeki sopayla niye kadını korkutuyor ?" Baba;
"Korkutmuyor oğlum, yönetiyor!"
"Eee, peki o zaman kadın niye avaz avaz bağırıyor "
Küçük Ahmet, bakkala öfkeyle sordu:
- Neden hep küçük yumurta veriyorsun?
- Taşıması , kolay olur da ondan.
Ahmet eksik para verip yumurtaları alıp giderken bakkal seslendi:
- Ama sen eksik para verdin.
Küçük çocuk arkasına dönüp gülerek: " Para daha çabuk sayılır da...
Nuri okuldan eve bir gözü mosmor dönmüştü. Annesi çıkıştı:
"Aşk olsun yine mi dövüştün okulda? "Şey büyük bir çocuğun küçüğü dövmesine engel olmaya çalıştım da anneciğim."
"Aferin bak bu cesaret işi. Kimdi o küçük?"
Nuri gayet sakin;
" Ben! "
Vurdumduymaz bir adamın evi yanmış. Komşusu koşarak yanına gelmiş.
" Koş efendi, evin yanıyor. "
Adam sakince cevap vermiş :
"Ev işlerine karım bakıyor."
Küçük çocuk, kendinden daha büyük olana yan yan bakarak: "Söylediğin sözü geri alman için sana beş dakika süre veriyorum!" dedi. Öbürü kabararak:
"Bak hele sen. Peki beş dakika sonra sözümü geri almazsam ne olacak?" diye diklendi. Küçük çocuk biraz düşündükten sonra:
"Peki söyle ne kadar zaman istiyorsun?" dedi.
Bir sergide ünlü romancı, ressam arkadaşına:
"Kutlarım sergi açılışına bakanlar gelmiş"
Bunun üzerine Ressam:
"Ne önemi var ki, bakanlar geleceğine, keşke biraz da alanlar gelseydi. " der.
Doktor, hastasına o güne dek yaptığı tahlillerin sonuçlarını açıklayacak;
"Size bir kötü, bir de daha kötü haberim var. Önce kötü haberi vereyim. Test sonuçlarına göre 24 saatlik ömrünüz kalmış." deyince adam yıkılır,
"Hayır, olamaz. Buna inanamıyorum: Fakat bundan daha kötü haber nasıl olabilir? "deyince hasta, doktorun yanıtı kısa olur;
"Dünden beri size ulaşmaya çalışıyorum."
Delinin biri intihar etmeye karar ve kendini asmaya çalışır. Biri dayanamayıp sorar;
- Ne yapıyorsun?
- Görmüyor musun, intihar ediyorum.
- Öyle ise ipi boğazına bağlasana
- Bağlarsam boğulurum.
Yıl sonunda öğrenci, uzaktaki ailesine gönderdiği faksta şunları yazıyordu;
"Babacığım okullar kapandı. Öğretmenler beni çok seviyorlar. İmtihanlara tekrar bekliyorlar."
Babası oğluna görgü kuralarını öğretiyordu :
"Örneğin oğlum, bir eve gittik. Onları yemek yerken göndük, ilk sözümüz ne olmalı?
"Afiyet olsun" der oğlu. Baba;
"Peki neden bu söylenir?" deyince oğlu ;
"Neden olacak, buyurun desinler diye." der.
Yargıç, hırsıza şöyle sorar:
"Söyle bakalım, soyduğun dükkana nasıl girdin?"
Hırsız, biraz düşündükten sonra soruyu şöyle yanıtlar:
"Efendim, biz buraya yargılanmaya mı, yoksa meslek sırrı vermeye mi geldik ." der.
Acıkmış olarak eve dönen Mehmet annesine,
"Akşama ne var?" diye sorunca, annesi;
"Saymakla bitmez oğlum" dedi. Mehmet;
"Güzel, nelermiş bunlar?" deyince, annesi gülümseyerek,
"Pirinç pilavı!" dedi.
Küçük Zeynep annesine;
"Bana yeni bebek alsana, anne." dedi. Annesi;
"Bebeğin var ya kızım; yenisini ne yapacaksın?" diyence, küçük Zeynep;
"Ben varken, sen kendine yeni bir bebek aldın ya!" der.
Öğrencinin biri sürekli yaramazlık yapıyormuş. Öğretmen dayanamamış kulağından yakalamış. "Bana bak! Uslu durmazsan dayak yersin." deyince, öğrenci;
"Ben oruçluyum!" der. Öğretmen;
"Eee oruçluysan ne yapalım?" deyince, öğrenci;
"Annem bana sakın bir şey yeme dedi evden çıkarken. Eğer bir şey yersem orucum bozulurmuş."
Yüzü gözü yaralı adam muayehane kapısından içeri girerken der ki;
"Her tarafımı arılar soktu." Doktor ona bakar ve gayet sakin,
"Peki o zaman şöyle oturun da size birkaç iğne yapalım" der.
Hakim Sorar:
- Oğlum adın nedir?
- Temel ama, "Z"si yok!
Hakim:
- Temel"de "Z" olurmu, be adam?
- Haçan hakim pey ne kızayısun, pen de zaten "Z"si yok dedum!
Kızın biri okulda çok geveze idi. Herkes şikâyetçiydi. Müdür bir gün kızın babasına telgraf çekti:
-Kızınız çok geveze, diliyle ortalığı karıştırıyor. Lütfen çaresine bakınız.
Telgrafın cevabı gelir:
-Siz gelin bir de annesini görün. Geveze nasıl olurmuş!
Adamın biri sormuş;
-Cüzdanımı sen mi aldın?
-Altı mahallenin, altıncı sokağının, altıncı apartmanının, altıncı odasının, altıncı çekmecesinde duran Kur"an"a el basarım ki ben almadım...
Temel idama mahkum olmuş. Son arzusu doya doya mantar yemekmiş.
-Ne biçim son arzudur bu? _
-Zehirlitur tiye tiye pağa yedurmetiler. Şimti ağuz taduyla rahat rahat bir mantar ziyafeti çekeceğum.
Karadenizli atlet öğünüyordu:
-Ben 100 metreyi tam 8 saniyede koşayurum.
-Ciddi misin, dedi arkadaşı. Bu bir dünya rekorudur. Nasıl yapıyorsun bunu?
Bizimki hafifçe kasılarak cevap verdi:
-Çestirmeden cideyurum daa...
Yüzme bilmeyen bir turist denize düşmüştü. Suda çırpınırken can havliyle bağırıyordu.
-Help! Help!
Yoldan geçen Temel onu gördü. Kızgın bir şekilde bağırdı:
-Ula ingilizce öğreneceğine, yüzme öğrenseydin ya!..
İki adam aralarında konuşuyorlardı:
-Küçükken gözlerim görmediği için bana voleybol oynatmazlardı. Bu yüzden başka bir vazife verdiler:
-Ne vazifesi?
-Hakemlik!
Anne küçük kızına anlatıyordu.
"Bak kızım, gelinler en mutlu günleri olduğu için nikahta beyaz giyerler."
Küçük kız bir an düşündü.
"Yaa... Şimdi damatların neden siyah giydiklerini daha iyi anlıyorum..."
Küçük Dursun Temel"e sorar:
-Temel emice Cemil MERİÇ kimdur?
-Büyük bir yazar idi. Vefat etti.
-O da küçük yazsa idi...
Temel kahveye koşarak gelir, telaşla:
-Dursun öldi!... der.
Kahvedekiler bu haber üzerine birer yorum yapmaya başlarlar.
-Dursun sapasağlam adamdi neden öldi ki?
-Uşağım hiç bir laz acindan ölmez. Söylemdi biz bağa yardım ederduk.
-Pelki utanmiştur istemeğe
-Gördinmu uşağım. Dursun acından değul, inadından öldi da...
Her bir kahkaha bir tane pirzola demektir. Der kahkaha ile gülen Dursun...
Temal atılır:
Desene Dursun sen teminden beri koca bir sığır yedun.
Bir gün ufak, bir çocukla ninesi karşıdan karşıya beraber geçeceklermiş, nine 80, çocuk ise 5 yaşlarındaymış. Nine torununa:
-Oğulum karşıdan düt düt geliyor, çabuk geçelim, demiş.
Bunun üzerine çocuk:
-Yok nine, o dütdüt değil, sekiz silindirli mercedes demiş
İlkokula giden oğlunu karşısına alan baba, başladı nasihata:
-Bak oğlum!... Oku ve hayatını kazan... Yoksa dilenci olursun.
-Dilenci mi?
-Evet dilenci!..
-Bunu daha önce söylesene baba!... Bende okula bile gitmeyen bu zenginler, bu kadar parayı nereden kazanıyor diye merak ediyorum.
Temel, Cemal ve diğer karadenizliler açık denizde küçük bir tekne ile fırtınaya tutulmuşlardı. Yanlarında büyük bir gemi geçmekteydi.
Temel:
-- Uyy, kurtarun pizuuu... imdattt!... diye haykırıyordu.
Geminin güvertesinden birisi de yanıt veriyordu:
-- Biz adam almıyoruz, biz adam almıyoruz.
Bunu duyan Temel:
-- Uyy, haçan piz lazuz, laz, alun pizu.
Yıl sonu tatili yaklaşmıştı. Receb"in vaziyeti pek parlak değildi. Eve gidip durumu babasına söylemeye korkuyordu. Belki faydası olur diye telefonla annesini arayarak:
-- Anneciğim, tatil oldu geliyorum. Ama maalesef sınıfta kaldım. Ne olursun, ben gelinceye kadar babamı hazırla! dedi.
Duruma canı sıkılan ve morali bozulan annesi, oğluna şu cevabı verdi:
-- Baban hazır, asıl sen kendini hazırla!..
Akşam eve dönen adamı karısı kapıda karşıladı. Sonra da heyecanlı heyecanlı anlatma-ya başladı:
-- Bugün neredeyse, duvardaki saat annemin başına düşecekti... Adam umursamaz bir tavirla başını salladi:
-- Sahi mi? O saat hep geç kalıyor zaten...
Hocaya sormuşlar
-- Hz.Nuh"un gemisine zeytin dalını getiren güvercin dişi miydi, erkek miydi7
Hoca hemen cevaplamış:
-- Mutlaka erkekti, dişi olsaydı ağzını uzun zaman kapalı tutamazdı ki.
NESENIZ HEP YERINDE OLSUN
SAYGILAR
-
paylaşım için saoll ;)
-
kudurtmuşunuz be topici :)
-
hortlatanın amk :)
ama yinede güldüm :D
-
puhahahaha koptumya paylaşm için sağol
Toplam Hit: 2162 Toplam Mesaj: 9