17 Ağustos 1999 ( Unutmadık, Unutturmayacağız )
-
irwa bunu yazdı:
-----------------------------
Smirnoff bunu yazdı:
-----------------------------
irwa bunu yazdı:
-----------------------------ben şuanda gölcükteyim etraf o kadar sessiz ki sahilde insanlar toplanır her yıl mum yakılır cafeler müzik çalmaz aslında hepimiz birilerini kaybettik ben zaten karanlıktan korkan bi çouktum o günden sonra hiç duramadım
sanırım tanrı bizi sewio ailemden sadece babam we ben aynı ewdeydik herkes ayrı yerlerdeydi we şükür ki ailemden birileri gitmedi ama tüm komşularımız yakın çewremiz gitti
insanların wur emriyle canawarlaştıklarını hatırlıorum ailece 15 gün haber alamadığımız kardeşimi bırakıp enkazdan insan çıkarttığımızı hatırlıorum aslında unutmak isteyipte hatırladığım o kadar anım warki depremle ilgili...
hepimizin başı saolsun birdaha 120bin şehit wermemek dileğiyle..
-----------------------------
Benimde dayım,yengem,abim gölcükteydi abla sahile çok yakındı evleri.. Sular altında kaldı sonra.. Berbattı.. Hayatım bir daha hiç o eskisi gibi olmadı.. Farklıydı..
-----------------------------hangimizin eskisi gibi olduki..depremle benim tüm hayatım deişti aile kawramım silindi o günden beri ayrıyım şurda 1 aydır burdayım eylülde yine gidicem
değirmenderenin yarısı sulara gömüldü we hala içinde çıkartmadılar bile insanlar denizden korkar oldu ben o günden sonra balık yemez oldum gözümün önünde şişen insanları yediler nası yerdim ki..
enkazdaki sesleri unutamıorum yanarken attıkları çığlıklarıda..
seninde başın saolsun yazarken bile ellerim titrio..
-----------------------------
Hep aynı abla.. Çok kötüydü.. Sakarya nın etrafını duvarlarla çevirip böyle kalsın bu şehir adam olmaz bir daha dediler.. çok kötüydü çoook.. -
Allah rahmet eylesin.
-

Ölen vatandaşlarımıza Allah'tan Rahmet diliyorum. -
başınız sağolsun hepinizin...
-
5 yaşındaydım o zaman ama dün gibi hatırlıyorum.Bursa'da şiddetli hissetti depremi.Depremden 1-2 sonra babam Gölcük'e enkaz çalışmalarına yardım amaçlı gönüllü olarak gitmişti.Deprem korkusu geçene kadar tanıdığımızın evinin bahçesinde yatmıştık.
Depremden sonraki ölüm haberlerini gördükçe çok üzülmüştük.Adapazarı'nda yaşayan akrabamızın ölüm haberini alınca ayrı bir üzüntü olmuştu.Allah başımıza bir daha böyle bir felaket vermesin.
Depremde kaybettiğimiz vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum ve yakınlarını kaybeden herkesin başı sağolsun.. -
aylarca çadırda kalmıştık üstümüze kar yağıyodu..
hergun kızılay kamyonundan yiyecek bişeyler alıyoduk.. okula gidemiyoduk okul hasar görmüştü
çoğu kişi karanlıktan korkar oldu depremden sonra ama ben tam tersine karanlığa daha da alıştım hep karanlıktaydık o sıralar
hepimizin tekrar başı sağolsun
-
hepimizin basi sagolsun bnde istanbuldaydim o zmnlar 10yasinda flndim herhalde korkunc biseydi ilk defa boyle birseyi yasiyorduk nasil bilebilirdikki.. 1hafta fln parkta yatmistik sonra memlekete gitmistik.. babam itfaiyeciydi kurtarma calismalarina fln gitmisti 1aydan fazla gorusememistik onunla da.. Allah a sukur hic bi yakinimizin basina birsey gelmemisti ama yasananlar korkunctu.. cocuktum isin girgirindaydim o zmnlar bole disarda yatmalar fln hosuma gidiyordu ama buyudukce o korkunc gunleri hatirlamamak ve birdaha yasamamak icin dua ediyorum...
-
Kocaelideydim bizzat yaşadım bi yakınımızı kaybetmedik Allaha şükür.
Tekrar yaşanmaması dileğiyle Allah rahmet eylesin .
-
mesaj iletilerinde bile 17 ağustos yazısını görmek tüylerimin diken diken olmasına yetiyor..ruhları şad olsun..
-
Deprem zamanı gece nöbetim bitmiş koğuşuma zıbarmaya gidiyordum. Birşeyler ters gidiyordu, belliydi. Şehri göremiyor, alıştığım sesleri duyamıyordum. Tuğayın jeneratörü yırtınırcasına çalışıyordu. Sürekli yanından geçerdim ama o akşam farklıydı. Çok gürültü çıkarıyordu meret. Hani patladı patlayacak derler ya işte öyle birşey. Korktum yanından geçerken. Duyduğum tek şey diğer nöbetcilerin düdükleri ve azda olsa tabura giren arabaların gürültüleriydi. Omuzumda silah vardı ama farketmezdi benim için zira oldum olası korkmuşumdur karanlıktan. Bu saatte ne arabası diye düşünmedim. Çok pis uykum vardı, tek düşüncem sadece uyumak ve biraz daha uyumak...
Sabah oldu. Rütbeliler koşuşturuyordu. TV lerde tek konu haberlerdi ve haberlerde de tek konu felaketti. Felaketi yansıtıyor daha doğrusu yansıtamıyor, tahmin ediyorlardı zira iletişim çökmüştü güzel ülkemde. Zaman geçtikce hobime şükreder oldum. Rahmet olsun canına başbakan ecevit bile radyo amatörlerinden alınan haberlerle birşeyler yapmaya çalışıyordu. Kısadalga 7 ve 14 Mhz doluydu. Her zaman dolu olabilirdi ama bu sefer beklesende boşluk bulamayacağın derecede doluydu. Belkide Karadenizin diğer yakasında Ruslar papağan röle dahil her çeşit aktarıcı ve tekrarlayıcıyı kurmuş çalıştırıyorlardı. Daha 100 yıl bile olmamıştı boğaz boğaza savaşımız ama afet olunca farketmemişti, bizimle bütün olmak için elinden geleni yapmaya çalışıyorlardı.
Askerliği bilirsiniz. Birileri çıkar emir verir veya lazım olursa diye afet bölgesine gönderilecek askerler seçilir. Merkezden emir gelmese bile yapılmış olabilirdi bu işlem. Belkide merkezde devre dışıdır diye düşünülmüş, yerel hazırlıklar yapılıyordu. Bilemiyorum ama bildiğim tek şey ben dahil olmamıştım o askerlere. Daha doğrusu dahil olamamıştım zira obez ebatlarında 48 numara bot giyen kilolu birini ne yapsınlar.İnek değilimki kesip yesinler. Seçilmeme nedenimi tahmin ediyordum. İsyan edercesine sesssizce hasiktir diyerek kafamı yana çevirdim. O zamana kadar sevmediğim ve o zamandan sonra da sevmeyeceğim üsteğmen anlamıştı sıkıntımı.Daha doğrusu isteğimi. Birden sen dedi. Sende geliyorsun. Bir tek o zaman sevmiştim kafasına meteor düşesice üsteğmeni.
Bunların hepsini Sivasta yaşadım. O zaman bir kez daha şükrettim Yüce Yaradana zira Sivas böyleyse afet bölgesi nasıldır diye.
Allah kimseye ne benzerini ne de daha hafifini bile yaşatmasın. Amin deyin ey dostlar. Amin...
