folder Tahribat.com Forumları
linefolder Derin Konular
linefolder 2012 Foton Kusagina Hazir Olun!



2012 Foton Kusagina Hazir Olun!

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Shaban Interactive
    Dj_DooM3
    Dj_DooM3's avatar
    Kayıt Tarihi: 31/Ağustos/2005
    Erkek

    Selam arkadaslar, daha once bu konu acildimi bilmiyorum ama kayda deger bisey oldugu kesin...

    Foton Kuşağı Etkisi

    Karşımıza çıkan herhangi bir sağlam bilimsel veri yok. Tüm kaynaklarda bilimsel bir kanıtın öne sürülmediğinden bahsediliyor, zira geçerli kanıtlar da yok deniliyor. Elde olan tek şey birkaç bilim adamı ve astronomun tezlerinden ve araştırmalarından ibaret. Zaten bu konu üzerinde araştırmalar yapan bilim adamları da bulundukları yerlerden uzaklaştırılmışlar. Elde olan veriler, bilinen döngünün 26.ooo yıl olduğu, bu geçişin belirtisi olan Schumann Rezonansı'nın değişimi ve Foton Kuşağı içerisinde bulunan yıldızların varlığından ibaret. Açıkça bir kanıt ortaya konulamamış. Foton Kuşağı güçlü elektromanyetik radyasyona sahiplik eden yoğun bir uzay boşluğu ve bazı x-ışınlarını da içermekte. Galaksi içerisine akan manyetik bir ışık olarak ta tanımlayabiliriz.

    Edmun Halley tarafından keşfedildi

    Keşif, ingiliz astronom Sir Edmund Halley'in (1656-1742) günlerinde başlayan Pleiades çalışmalarıyla başladı. Halley, bu yıldız grubundaki 3 yıldızın Yunanlılar tarafından belirtilen yıldızlar arasında bulunmadığını ortaya çıkardı. Yunan astronomlar ya da Halley yanılmış olabilir miydi? 1991 yılında yayınlanan bir makalede sunulan diagrama göre 6 yıldız; Merope, Atlas, Teygeta, Electra, Coeleno ve güneşimiz Pleiades'in bir yıldızı olan Alcyone'nin yörüngesindeler.Daha sonra Halley şu sonuca vardı: Pleiades takımı belli bir hareket sistemiyle ilerliyordu. Bu tez, Frederick Wilhelm tarafından onaylandı. Pleiades, her yüzyıl için 5.5 saniye kesin bir hareketle döngüsüne devam ediyordu.

    Altı gün içinde Dünya'nın tamamen değişeceği iddia ediliyor

    Foton Kuşağının merkez alanına girilmesiyle birlikte yaşanılması beklenen fiziksel ilk etkileşimler ise şu şekilde sıralanıyor yayınlanan bir çok raporda: 

    1. gün: 21 Aralık 2012'de kör bölgeye giriş, tüm canlıların beden tipinin değişmesi, hiçbir elektrik aygıtının çalışmaması, tam karanlık.
    2. gün: Atmosfer basıncının düşmesi, herkesin kendisini şişmiş hissetmesi, Güneş'in yeterli ısıtamaması, dünya ikliminin soğuması (buzul çağı soğuğu).
    3.-4. gün: Atmosferin şafak vakti gibi sönük bir ışıkla aydınlanması, foton etkisinin başlaması, foton enerjili aygıtların çalışabilir hale geçmesi, yıldızların yeniden gökyüzünde belirmeleri.

    5.-6. gün: 24 saatlik gündüz devresine giriş, kör bölgeden çıkıp ana foton kuşağına giriş, tüm canlıların güçlenip zindeleşmeleri, dünya ikliminin ısınması, foton ışınıyla çalışan gemilerin uzayda yolculuk yapmaya başlaması, telepati, telekinezi gibi psişik yeteneklerin ortaya çıkışı (uyanış, süperbilinç).

     

     

    Foton Kuşağı etkisine ilk kez Atlantis devrinde girildiği sanılıyor

    Kuşağın başlangıç noktası, küçük bir atom parçası ve onun yörüngesinde olan bir grup elektrondan ibaret. İngiliz fizikçi Paul Adrian Maurice Dirac, her bir partikül için bir anti-partikül bulunduğunu öne sürmüştü. 1932'de Carl David Anderson bu anti-partikülü buldu ve ona "positron" adını verdi. 1956'da anti-proton ve anti-nötron keşfedildi. Bir anti-partkül şekillendiğinde, sıradan bir partiküller evreninde meydana gelir ve bu, bir elektronla buluşup çarpışmasından önce bir anlıktır. Bu çiftin toplam kütlesi "Foton" formunda enerjiye dönüşür. Bu yeni ve önceden görülmemiş bir enerji kaynağı gücü sunar. 

    1961 yılında uydu kaynaklı araçlar tarafından bir foton kuşağı keşfedildi. Bu kuşağın gezegenimizden 400 ışık yılı uzakta olduğu açıklandı. Astronom Jose Comas Sola yedi yıldızlı Pleiades takımı üzerinde özel bir çalışma yaptı ve bir sistem oluşturduklarını keşfetti, ki bizim güneşimiz ve daha pek çok yıldız da bu sistemin parçalarıydılar ve her biri kendi gezegensel sistemlerine sahipti. Güneşimiz bu sistem yörüngesini 24.000 yılda tamamlıyor. Bu 24.000 yıl iki bölümde alınıyor; 10.000 yılı karanlık (ya da Galaktik Gece), 2000 yıl ise Foton Kuşağı'nın ışığında geçirildiği sanılıyor. Ve bazı bilim adamları tarafından, bulunduğumuz dönemin ışık bölgesine geçiş olduğu tahmin edilmekte. Tahmin edildiğine göre böyle bir olay dünyanın oluşumundan beri bir kez deneyimlendi ve bu tarihin de Atlantis devrine rastladığı öne sürülüyor. 

    Foton Kuşağı temel olarak 3 elementi içermekte. İlki, "Null Zone" (sıfır bölgesi). Bu bölge, madde ve madde olmayan parçaların kuşağın proton parçalarını oluşturmak için çarpıştıkları bölge. Burası ayrıca Pleiades yıldız sisteminin elektromanyetik alanlarının etkisiz bırakıldığı yer. Bu süreç, bilinçlilik seviyelerimizi değiştirecek ve evren yapısına farklı bir açıdan bakmamızı sağlayacak. Diğer bölme ise foton ırmağı ile sıfır bölgesinin (null zone) iç kenarı arasında olan akım alanı. Bu bölgeye geçişle daha yüksek boyuta geçiş imkanına sahip olunacak.  

     

    2012'de Işık devrine geçiş yapılacağı söyleniyor

    Foton Kuşağı, Dünya ile çarpışmak üzere olan yoğun bir foton(ışık parçacıkları) enerji bandı olarak rapor ediliyor. Ulaştığında 5 günlük bir karanlık, elektriksizlik, yoğun ufo inişleri, insanlık için psişik yeteneklerin ortaya çıkması, insan bedeninde oluşan değişimler (transformasyonlar) ve daha pek çok değişim beklenmekte. Şu anda karanlık dönemin sonunda olduğumuz ve bu dönemin 2012'de son bularak 2000 yıllık "ışık" devrine geçiş yapılacağı söyleniyor. Yıldız aktivasyonu güneş sistemimizin Pleiades (Alcyone yıldızı), Sirius, Arcturus, Orion ve Andromeda ile aynı sıraya dizilmesi ile başlayacak. Yaşanılacağı tahmin edilen en büyük deneyim ise, bu kuşağa girildiğinde, şu anda bulunduğumuz 3. boyuttan 5. boyuta yükseleceğimiz. Bu sıçrayış elbette ki beraberinde bir çok farklılık ve mutasyonlar getirecek. Şimdiden deneyimlediğimiz olaylar da aslında bu sıçrayışı doğrular nitelikte: ciddi iklim değişiklikleri, kıta transferleri, v.s. Ayrıca bu kuşağa girildiğinde bilinçlilik boyutlarının her birine geçiş imkanına sahip olacağımız tahmin ediliyor. Şu anda küresel bilinç değişiminin sonuçlarını da birebir deneyimliyoruz aslında. Dünyayı kasıp kavuran savaş ortamı, toplumlar arası anlaşmazlıklar, politik sürtüşmeler ve olagelen olumsuzlukların da bu geçiş döneminde, ya da "null zone"da bulunmamızdan dolayı olduğunu düşünebiliriz. 

    Bütün canlılardaki değişim

    Yaşadığımız bu dönem ve beklenen değişimler kutsal kitaplarda, mitolojide ve bilim adamları tarafından da ayrıntılı şekilde incelenmişti. Raporlara göre, Foton Kuşağı'na girildiğinde, gökyüzü ateş gibi gözükecek, ancak soğuk olacak. Bu değişim ve yansımalar elbette ki içine girilen kuşağın etkileriyle birlikte ortaya çıkan kimyevi değişimler ve tranformasyonların sonucunda kendilerini açığa çıkaracaklardır. Kuşağa ilk önce güneşimizin girmesi halinde ani bir karanlığın olması da söz konusu, ki bu sürenin 110 saat kadar sürmesi tahmin ediliyor. Güneşsel radyasyon ve Foton Kuşağı'nın arasındaki etkileşim gökyüzünün yıldızlarla dolu gibi gözükmesine neden olacak. Dünya bu kuşağa girdikçe tüm moleküller uyarılmış olacak ve atomlar mutasyona uğrayacaklar. Bu duruma bağlı olarak fiziksel yapılarda (insanla birlikte hayvan ve bitki aleminde de) farklılıkların meydana gelmesi bekleniyor tabii ki.   

    Null Zone ve Schumann Rezonansı

    Bu kuşağa girmeden önce, yani bu zamanda, "Null Zone" (sıfır bölgesi) denilen zaman deneyimlenmekte. Bu dönem boyunca sismik aktivite ve volkanik hareketlenme görülüyor. Ayrıca iklim değişiklikleri ve buna bağlı olarak şiddetli tayfunlar, fırtınalar ve hortumlar gözlemleniyor. "Null Zone", bir başka deyişle, madde ve madde olmayan bütün partiküllerin yok edildiği yer. Oluşacağı beklenen bu foton etkisi çok önemli, zira bize yeni bir enerji kaynağı sunacak. Bu kaynak, doğal olarak fosil yakıtlara bir son verecek ve bunun sonucunda da tahmin edildiği üzere daha yaşanılabilir bir dünya oluşturulmuş olacak. Bu bölgeye geçişin kanıtı olarak gösterilen en güçlü kaynak ise Schumann Rezonansı. Dünya'nın kalp atışı olarak nitelendirilen bu titreşim daha önceki zamanlarda 8.1 iken günümüzde 12.1'e yükselmiş durumda, ve hızla yükselmekte. 13.0 olduğunda ise "Null Zone"un tamamlanmış olacağı rapor ediliyor. Astrofiziksel hesaplamalara göre Foton Kuşağı'na saatte 208.800 km hızla gireceğiz. Kuşağın enerjisi fiziksel sonuçların yanında eterik ve spiritüel anlamda da kendini gösterecek.

    Bilimsel veriler, ciddi ve hızlı bir değişim olduğuna işaret ediyor

    Rus bilim adamları tarafından açıklanan değişimler de galaksinin merkezinden gelen enerjinin varlığını teyit eder yönde. Dr.Alexey N.Dmitriev'in çalışması gösteriyor ki gezegenlerin atmosferleri, gezegenlerin kendileriyle birlikte büyük bir hızla değişim geçiriyor. Örneğin Mars atmosferi zamanla daha kalınlaşıyor; Ay, kendi atmosferini oluşturmakta. Ya da bu tarz bir değişimi kendi gezegenimizde görebiliyoruz: atmosferdeki HO(hidroksit) oranı daha önce hiç ölçülmediği kadar fazla. Bu oran küresel ısınma, florkarbon emilimleri ya da bu tarz oluşumlar sonucu oluşmuyor; sadece kendilerini gösteriyorlar. İyonosfer tabakasında plazma jenerasyonu, magnetosferde magnetik fırtınalar, atmosferde ise siklonlar aracılığı ile enerji boşalımları oluşumları gözlemleniyor. Daha önceden nadir rastlanan atmosferik yüksek enerji fenomenine artık daha sık ve yoğun rastlanmakta. Gaz-plazma zarfının maddesel birleşimi de transforme olmaktadır. Gezegenlerin manyetik alanları ya da parlaklıkları da hızla değişiyor, artıyor. Jüpiter, Venüs, Uranüs ve Neptün, bu sonuçların alındığı gezegenlerden.

    Rus Ulusal Bilim Akademisi Foton Kuşağı üstüne çalışmalar yapıyor

    Dünyamızda eyleme geçmiş olan transformasyonlar ise aşikar. Gün be gün artan sismik aktivasyon, volkanik hareketlenmeler ve diğer bir çok doğal felaketler elbette ki gözlerden kaçmıyor. Dr.Dmitriev'in belirttiği ve dikkat çektiği nokta ise bu çeşit bir değişimin dünyada daha önce 10.000 yıl önce görülmesi. Burada göze çarpan ve bazı topluluklar tarafından ortaya atılan konu ise güneş ile dünyanın değişimleri arasındaki bağlantı. Maalesef bu tarz konularda çoğu bilgi ifşa edilmiyor. Bu tarz araştırmaların yapıldığı bir merkez de Sibirya'daki Rus Ulusal Bilim Akademisi. Burada yapılan çalışmalar sonucu edinilen bilgi ise şöyle: Şu anda Güneş Sistemi'nde yaşanılan enerjisel değişimin tek olası sebebi farklı-daha yüksek olan bir enerji alanına giriyor olmamız olabilir. Ve bu yüksek enerjiye geçişin sonucunda DNA spirallerinin kendileri de değişim geçirmekteler. Şimdiye kadar hayatımızda yer alan bilim araştırmaları sonucu elde ettiğimiz bilgilerle ortaya çıkarılan 2 sarmallı DNA yapısı hızla mutasyona uğramaktadır. Bu sıçrayışla da bu sarmalın 2'den 12'ye çıkacağı biliniyor. Bu enerji emiliminin Güneş Sistemi'ndeki tüm maddelerin özünü değiştireceği bekleniyor, ki bir bir de deneyimliyoruz çevremizde.

    Aslında tüm bunlar, hücresel ya da ruhsal boyutta olsun, bize pek yabancı değil. Çevremizde her an deneyimlediğimiz olayların dökümü sadece. Kainata dikkatlice baktığımızda ve onu içsel sesimizle dinlediğimizde bunlardan farklı bir şey duymayacağımız da aşikar. Hergün yaşadığımız ve gün geçtikçe artan doğal felaketler, politik sürtüşmeler, savaşlar, içsel değişimler binlerce yıldır beklenilen dönemin getirileri elbette. Bunların hepsi asırlardır bekleniyordu; kutsal kitaplarda olsun, kadim medeniyetlerin yazıtlarında olsun her zaman karşımıza çıktılar. Şimdi ise bu değişime tanık oluyoruz ve yeni dönemin getirdiği farklılıklara yaşamlarımızı adapte etmeye hazırlanıyoruz. Zira başka seçeneğimiz de yok; ya değişimi kabul edecek ve "bir" olacağız, ya da eski enerji ile birlikte savrulmayı göze alacağız.

    ALINTIDIR...


    Shaban Interactive Pro.
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    YaRaMaZ
    YaRaMaZ's avatar
    Kayıt Tarihi: 12/Temmuz/2006
    Erkek

    Bu demek oluyorki , yakin bir zamanda babalara gelecez :)


    the one and only yaramaz.
  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Shaban Interactive
    Dj_DooM3
    Dj_DooM3's avatar
    Kayıt Tarihi: 31/Ağustos/2005
    Erkek

    Eheheheh :) Artik Uzayli bir kiz arkadasimiz da olur :P

     


    Shaban Interactive Pro.
  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    DkN
    DkN's avatar
    Kayıt Tarihi: 29/Ocak/2006
    Erkek
    burada yazan bazı seyler imkansız. dunya ikliminin bir anda soguması atmosfer olayları vs vs. bunlar filmlerdeki gibi 50saniyede 1gunde olmaz. zaman dilimi olarak en yakın 10ila 50yıl arasında gerceklesir. az biraz discovery fln izleyin (: yani bosuna korkmayın palavradan baska birsey degil.

    Vatan ne Türkiye"dir Türklere, ne Türkistan; Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan. ~ Saga qaygı kelgende qorqup qaşsam taa saga, Qayday betpen qararman aytaş yurtum men saga? Ne dermen dep aytarman sütün bergen anamga? Ne dermen dep aytarman maga sengen atamga? ~ Kök Bayraq"a selam olsun !
  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    V1PER
    V1PER's avatar
    Üstün Hizmet Madalyası Başarı Madalyası
    Kayıt Tarihi: 12/Mart/2003
    Erkek

    DkN_JaN bunu yazdı:
    ----------------------------- burada yazan bazı seyler imkansız. dunya ikliminin bir anda soguması atmosfer olayları vs vs. bunlar filmlerdeki gibi 50saniyede 1gunde olmaz. zaman dilimi olarak en yakın 10ila 50yıl arasında gerceklesir. az biraz discovery fln izleyin (: yani bosuna korkmayın palavradan baska birsey degil. -----------------------------

    geceleri neden hiç soğuk olduğunu düşündün mü ? bide güneşin önünün tamamen kapalı olduğu düşün istersen ...

  6. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    inside
    anonim6918524
    anonim6918524's avatar
    Banlanmış Üye
    Bilgi/Destek Madalyası Üstün Hizmet Madalyası
    Kayıt Tarihi: 16/Temmuz/2005
    Erkek

    Yinemi 2012 amk Marduk gezegeni masalıda aynı o yıla denk geliyor.


    λ
  7. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    DkN
    DkN's avatar
    Kayıt Tarihi: 29/Ocak/2006
    Erkek
    hoca sen dusunmeye devam et ne diyim ben sana. sana bilimadamlarının soylediklerini iletiyorum sen bana tutmus geceleri neden soguk diyosun. dunyadaki iklim degisikligi vs olayları bir anda degismez 10-50 yıl arasında olur bu olusabilmesi icin en kısa zaman dilimi. diyosanki ben nat geo ve discovery deki belgesellerde kaynak olarak gosterilen bilimadamlarından daha iyi biliyom ozaman eyvallah

    Vatan ne Türkiye"dir Türklere, ne Türkistan; Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan. ~ Saga qaygı kelgende qorqup qaşsam taa saga, Qayday betpen qararman aytaş yurtum men saga? Ne dermen dep aytarman sütün bergen anamga? Ne dermen dep aytarman maga sengen atamga? ~ Kök Bayraq"a selam olsun !
  8. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    inside
    anonim6918524
    anonim6918524's avatar
    Banlanmış Üye
    Bilgi/Destek Madalyası Üstün Hizmet Madalyası
    Kayıt Tarihi: 16/Temmuz/2005
    Erkek

    Madem 2012deyiz başka bir felaket senaryosu daha araya sıkıştırayım dedim :)
    -----------------
    Marduk, 36 milyar km. uzaklıkta olup, 3661 yılda bir dönerek dünyaya yakın geçiş yaptığı varsayılan gaz gezegen. İsmini Babil tanrılarının kralı Marduk'tan alır.

    Sümer yazıtlarında bu gezegene Geçiş Gezegeni anlamına gelen Nibiru denir. Babil astronomları ise ona, güçlü tanrıları Marduk'un adını verdi. Mısır belgelerinde Milyonlarca Yılın Gezegeni diye geçiyor. Gezegenin neden olduğu en büyük felaketin 13.000 yıl önceki Nuh Tufanı olduğu söylenmektedir. Son yörünge geçişini, MÖ 1649'da yapan gök cismi, Thera yanardağının patlamasını da içeren bir dizi doğal âfete neden olmuş, Mısır’dan Çıkış mitlerine esin kaynağı oluşturmuş, yakındoğu başta olmak üzere dünyanın birçok yerinde siyasi ve sosyal dengeleri altüst etmiştir.

    Maya kozmolojisine göre içinde bulunduğumuz çağın, yani Beşinci Güneş'in bitiş tarihi olan 2012 yılının baş kahramanı yine bu gizemli gök cismidir. Mayaların takvimine göre Marduk'un dünyaya yaklaşma tarihi kesin. Binlerce yıl önce Meksika'da Mısır piramitlerine benzeyen dev anıtlar inşa edebilen Maya kavminin bu takvimi nasıl bir bilgiyle hazırladığı tam olarak bilinmiyor. Aynı tarihlerdeki Sümer, Akat ve Babil belgelerinde de aynı dev gezegenden ya da gök cisminden sembolik olarak söz ediliyor. Hititler ve Asurlar Marduk'u kil tabletlere resmetmişlerdir. Bu tabletler şu anda İstanbul'daki müzelerdedir.

    Bilim çevreleri tarafından son yıllarda Güneş Sistemindeki 10. gezegen olduğu belirlenmiş ve belirli aralıklarla Dünya'ya çok yaklaştığı tespit edilmiştir. Sümerler tarafından Nibiru olarak adlandırılan gezegenin, bugüne kadar sadece 1983 yılında IRAS kızılötesi teleskopu sayesinde görülebildiği iddia edilmektedir.


    λ
  9. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Naps
    Naps's avatar
    Kayıt Tarihi: 26/Mart/2006
    Erkek
    bnm bildiğim 2012de savas cıkcakmıs enki kazanacakmıs biyerde okumustum:D

    Hayat Ölüme Giden Yolda Bir Düştür...
  10. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    V1PER
    V1PER's avatar
    Üstün Hizmet Madalyası Başarı Madalyası
    Kayıt Tarihi: 12/Mart/2003
    Erkek

    DkN_JaN bunu yazdı:
    ----------------------------- hoca sen dusunmeye devam et ne diyim ben sana. sana bilimadamlarının soylediklerini iletiyorum sen bana tutmus geceleri neden soguk diyosun. dunyadaki iklim degisikligi vs olayları bir anda degismez 10-50 yıl arasında olur bu olusabilmesi icin en kısa zaman dilimi. diyosanki ben nat geo ve discovery deki belgesellerde kaynak olarak gosterilen bilimadamlarından daha iyi biliyom ozaman eyvallah -----------------------------

    :) daha iyi bildiğimi sölemedim, demek istediğim şey güneşin önünü tamamen kesen birşey olursa bu dünyada buzul etkisi yaratır, bunuda ben sölemiyorum ordaki adamlar söylüyo ...

  11. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    spyMASter
    spyMASter's avatar
    Kayıt Tarihi: 08/Ağustos/2005
    Erkek
    : )
Toplam Hit: 3054 Toplam Mesaj: 18