Atamızın Kütüğü Hangi İlimizde ?
-
Antepli abi kesin:| antepliyim %100 eminim:| gururluyum ayrıyetten
-
ben de bilmiyodum paylaışım için saol
invisible_1905 şimdi millet işi gücü bırakcak seni ikna etmeye seferber olucak emin ol :D dur ben bi anetepe gidiimde resmi begleleri getiriim :)
-
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati : 13.0025 Aralık 2003 PerşembeBAŞKAN : Başkanvekili Nevzat PAKDİLKÂTİP ÜYELER : Suat KILIÇ (Samsun), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)Değerli arkadaşlarım, Gaziantep, Kurtuluş Savaşında, gerçekten bir destan yazmıştır. Hemşeriliğiyle her zaman onur duyduğumuz Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu ve banisi Mustafa Kemal, Gaziantep nüfus kütüğüne kayıtlıdır; izin verirseniz, hane numarasını vermek istiyorum: Atatürk, Gaziantep nüfus kütüğüne, Bey Mahallesi, Hane: 4, Cilt: 86, Sayfa: 56, Zübeyde'den doğma Ali Rıza oğlu, 1881 doğumlu Gazi Mustafa Kemal olarak geçmiştir. Hemşerimizdir ve ondan onur duyuyoruz, bahtiyarlık duyuyoruz.
Değerli arkadaşlarım, Gaziantep, eski kayıtlarda ilk isim olarak "Daluka" geçiyor. Batlamyus'ta bunun ismi "Daluk" olarak, müverrihte, tarihçide yine "Daluk" olarak geçiyor; fakat, Haçlı Seferleri vakayinamelerinde ise Gaziantep'in ismi "Hamtap" olarak geçiyor. Ermeni kayıtlarındaki ismi "Anthoph"tır. Evet, Ermeni müverrihlerinin kayıtlarında Gaziantepimizin ismi "Anthoph" olarak geçmektedir ve Gaziantep Kurtuluş Savaşının çıktığı tarihlerde ismi "Ayıntap" olarak zikredilmiş, 1921'de, Gazi Mustafa Kemal'in de emri üzerine, gazilik unvanı almış ve o gün bugündür ismi Gaziantep'tir.
http://www.tbmm.gov.tr/tutanak/donem22/yil2/bas/b037m.htm
-
kanıtladın sımdık tam olarak inandık ogrendık elıne saglık:)
-
evet nufusu gazıantep e baglıdır
sahınbey de antepın cok guzel semtlerınden bırıdır
aynı zamanda antep ın beledıyesı sahınbeye baglıdır
şahınbeyın ınsanları gercekden temız ve saf tam anteplıler
antepın bı tarafı harabe ( zeugma ; belkıs ; baraj yuzunden antep e höng dıye yerlesen ınsanlar ) sayesınde...
ama bı tarafıda tam parıs ( turıstlerın , arapların , ve sanayı bolgesıın , fabrıkalarının zengın olusundan kaynaklanır )
en huzurlu yerı sahınbeydır dugunlerı yoresel kıyafetlerle olur yemeklerı zaten tam antep sofrasının temelı burdan gelır
mıs gıbı kokar havası , pembıs tonton yanaklılar hepsının gozlerı guler utangac seklıyle , mısafırı cok seven ınsanlarıyla bılınır ...
ve en onemlısı ıse onlardan asla zarar gelmez yakın arkadasıma bıle oranın ınsanlarına guvendıgım kadar guvenmem bıraktıgınız emanet ve candan tutunda mısafırlerıne hürmetlerı... sankı bunun ıcın yaratılmıslar
-
aspirin bunu yazdı:
-----------------------------evet nufusu gazıantep e baglıdır
sahınbey de antepın cok guzel semtlerınden bırıdır
aynı zamanda antep ın beledıyesı sahınbeye baglıdır
şahınbeyın ınsanları gercekden temız ve saf tam anteplıler
antepın bı tarafı harabe ( zeugma ; belkıs ; baraj yuzunden antep e höng dıye yerlesen ınsanlar ) sayesınde...
ama bı tarafıda tam parıs ( turıstlerın , arapların , ve sanayı bolgesıın , fabrıkalarının zengın olusundan kaynaklanır )
en huzurlu yerı sahınbeydır dugunlerı yoresel kıyafetlerle olur yemeklerı zaten tam antep sofrasının temelı burdan gelır
mıs gıbı kokar havası , pembıs tonton yanaklılar hepsının gozlerı guler utangac seklıyle , mısafırı cok seven ınsanlarıyla bılınır ...
ve en onemlısı ıse onlardan asla zarar gelmez yakın arkadasıma bıle oranın ınsanlarına guvendıgım kadar guvenmem bıraktıgınız emanet ve candan tutunda mısafırlerıne hürmetlerı... sankı bunun ıcın yaratılmıslar
-----------------------------Şahinbbeydeki insanlar mı sevecen:S akşamın bi vaktinden sonra şahinbeyin büyük bi kısmında yürüyemezsin antepde ne kadar cahil ve sonradan göç etmiş adam varsa şahinbeydedir.(şahinbeyi kötülemiyorum ama çoğu gerçekten öyle) ve kastetiğim şahinbeyin tamamı diil tabi sen eğer gerçekten antepliysen nereleri kastetimi de anlarsın.Şehitkamil de normal bildiğin şehir daha gelişmiş,şehrn göbeğidir şehitkamil...Şahinbey daha doğaldır ama artık büyük bi kısmı göçlerden gelen insanların oluşturduğu bi yerdir...senin şahinbeyden kastın kalenin oralar yani(tabakhane veyahut boyacı mahellesiyse amenna ok haklısın ama düztepeymiş flnmış diyosan benim dediğim doğru.)(çağdaş rulz fln:D)ama artık şahinbey e büyük göç var..
-
:) ne demek ıstedıgını anladım capon
bende anteplıyım
benım kastedıgım kısım asıl yerlısı sonradan göç edenler cok yabanı
acayıpler hatta benimkinin bi tabiri var ninja lar :D
zaten antep e gelınce ınsan kımın gercekden antepın yerlısı oldugunuda anlıyor :)
o ninjaların oldugu yere benım yolum düşermı yaa
allah düşürmesın :D
-
aspirin bunu yazdı:
-----------------------------:) ne demek ıstedıgını anladım capon
bende anteplıyım
benım kastedıgım kısım asıl yerlısı sonradan göç edenler cok yabanı
acayıpler hatta benimkinin bi tabiri var ninja lar :D
zaten antep e gelınce ınsan kımın gercekden antepın yerlısı oldugunuda anlıyor :)
o ninjaların oldugu yere benım yolum düşermı yaa
allah düşürmesın :D
-----------------------------amin ya tam android onlar zaten:D anladım o dediğn kısım doru bizim dedemler flnda orda oturuda diğer kısımlar tam uçmuş git gide de yayılıyola ama hayırlısı...Katanayla dalacam bi gün ama du bakalım..Bde b Capon ne ya niye japon değil capon:| küfür fln mı edionuz yoksam
-
BELKİ ÇOGUNUZ TANIMIYORSUNUZ ŞŞAHİNBEYİ ANTEBİN EN BUYUK BELEDİYESİNE ŞANIYLA İSİM VEREN KAHRAMAN MEKANI CENNET OLSUN
TARİHİNİ BİLMEYENLER GELECEĞE YÖN VEREMEZLER.
Şahinbey 1877' Gaziantep'in Bostancı Mahallesinde 55 nolu evde doğmuştur. Asıl adı Mehmet Said'dir. Babası Abdullah Efendi, annesi ayyuş hanımdır.
.Mehmet Said, 1917 Ekim'inde Sina cephesinde vazife almıştır. Başçavuş iken mensup olduğu alayla, Ayn-Ül Cebel denilen bir kalede Araplar tarafından sarılmıştır. Muhazara uzun sürmüş, erzak bitmiş, cephane azalmış, Alay Komutanı da şehit olunca açlık ve sefaletten biten birlikler arasında Araplara teslim olmak eğilimi belirmeye başlamıştır. Mehmet Said birkaç arkadaşıyla teslim olmak isteyenleri yakalayıp, hapis etmiş ve bir gece karanlıkta faydalanarak çok sarp ve çetin bir geçitten askerleri muhasara dışına geçirmek suretiyle Alayı kurtarmıştır. Bu fevkalede hizmetine karşılık ordu komutanlığınca Mülazim-ı Sani ( Teğmen)'liğe terfi olunmuştur.Şahinbey, 13 Aralık 1919'da İstanbul'a gelmiş, Harbiye Nezaretine müracaat ederek vazife istemiştir. Harbiye Nezareti tarafından Antep'e yakın Nizip kazası askerlik şube başkanlığına tayin olup Antep'e gelmiştir. Antep Heyet-i Merkeziyesi'ne müracaat ederek vazife isteyen Şahinbey, Heyetin kendisine Kili-Antep yolunu kontrol altında tutma vazifesini vermesi üzerine, derhal çalışmaya başlamıştır.
(Şahin adı müsteardır. 30 Kasım 1919'da Sivas'tan ayrılan Ali Fuat Paşa ( Cebesoy ) 4 Aralık 1919'da Kayseri'ye uğruyor. Adana cephesiyle görevlendirilen bazı subaylar ve sivillerle görüşüyor. Adana güney cephesinin milli Teşkilat ve mücadelesi kararlar alınıyor. Bazı subaylar Adana, Güney ve Doğu cephesi için sinan, Tufan, Selim, ŞAHİN ve Doğan gibi müstear isimlerle Teşkilat ve mücadele için bölgeye gönderiliyor. Cephenin Kuva-i Milliye Kumandanı Ali Fuat Paşa'dır.
Yıllardır evinden, ailesinden, çocuklarından ayrı kalan Şahinbey, kendisine verilen vatan hizmetinin mesuliyetini omuzuna aldıktan sonra derhal hizmet mahalline koşmuştur. Yıllar sonra döndüğü evinde ise ailesi ve çocukları arasında ancak 1 gün kalmıştır.
1920 yılı Ocak ayı başlarında köyleri dolaşarak cihadın ehemmiyetini ve faziletini anlatan Şahinbey, kısa zamanda 200 fedai toplamıştır. Kilis- Antep şosesi üzerinde 3 müdafaa hattı tesbit etmiştir. 1. Müdafaa hattı Kızılburun'da, 2. Müdafaa hattı Kertil, 3. Müdafaa Hattı da Elmalı köyü olarak tesbit edilmiştir. Bu arada Kilis Müdafa-i Hukuk Heyeti ile de tanışmıştır. Önemli bazı savunmalarda işbirliği yapmışlardır.
Kilis- Antep yolu, Antep Harbinin kilit noktasıdır. Ne yapıp etmeli Fransızların bu yoldan Antep'teki işgal birliklerine yardım ulaştırmalarına engel olunmalıdır. Şahinbey, kendisine haber gönderen Antep'lilere şu cevabı vermektedir:
“ Müsterih olunuz, düşman arabaları cesedimi çiğnemeden Antep'e giremez”
5 Kasım 1919'da İngilizlerden işgal hareketini devralan Fransız'lar, bir türlü Anadolu'nun bu güzel beldesini işgale muvaffak olamamakta, şehir halkı, sınırlı imkanlarıyla karşı koymaktadır. Fransız'lar bütün ümitlerini Kilis'ten gelecek takviye kuvvetlerine bağlamışlardır. Fakat, o yolu da Şahinbey bir avuç serdengeçtisi ile tutmuştur. Şahinbey ve fadaileri 3 Şubat ve 18 Şubat 1920'de tam donanımlı Fransız birliklerini perişan etmişlerdir. Şahinbey zaferin ardından düşman kumandanına gönderdiği mektup'ta şöyle demektedir:
“Kirli ayaklarınızın bastığı şu toprakların her zerresinde şüheda kanı karışıktır... Din için, namus için, hürrüyet için ölüme atılmak bize ağustos ayı sıcağında soğuk su içmekten daha tatlı gelir.Birgün evvel topraklarımızdan savuşup gidiniz. Yoksa kıyarız canınıza.”
Saldıran düşman kuvvetleri bir avuç yiğit karşısında perişan olmanın şaşkınlığına düşmüşlerde. Bu şaşkınlık yerini öfkeye terketmiş ve Antep'e ulaşmak düşman kuvvetleri için bir prestij meselesi olmuştur.
Fransız kuvvetleri 25 Mart 1920'de Andrea kumandasında yola çıkar. Bu Fransız kuvvetleri sekizbin piyade ve ikiyüz süvariden oluşmaktaydı. Ayrıca, bu Fransız birliğinde, 1 batarya top, 16 ağır makinalı tüfek, çok miktarda otomotik tüfek ve 4 tank mevcuttu.
Kahraman Şahinbey ancak 100 kişi kalan fedaileriyle düşmanın karşısına dikilmişti. 25 Mart günü sabahtan akşama kadar çatışma devam etmiş ve şahinbey düşmana ağır kayıplar vermiştir.
Şahinbey gece gündüz uyumuyor, çatışma esnasında her tarafa yetişerek fedailerin manevi kuvvetlerini yükseltmeye çalışıyordu. Sırtındaki kaputu çıkartıp, nöbet bekleyen yiğitlerin üzerine örten Şahinbey, her hareketiyle örnek olmaktaydı.
28 Mart sabahına kadar düşmana aman vermeyen Şahinbey, durumun gittikçe kritik hal almasından sonra kendisine geri çekilmeye edenlere şöyle diyordu:
“Düşman burdan geçerse, ben Ayıntap'a ne yüzle dönerim? Düşman ancak benim vucudum üzerinden geçebilir. “Çatışmanın dördüncü günü öğleye doğru Şahinbey'in yanında 18 kişi kalmıştı. Onlarında şahadet şerbetini içmelerinden sonra tek başına kalan Şahinbey, son kuruşu kalıncaya kadar düşman ateşine karşılık vermiştir.
Atacak kurşunu kalmayan Şahinbey, tüfeğini yere çarparak kırmış ve sel gibi üzerine hücum eden düşmanlara karşı yumruklarını sıkarak karşı durmuştur. (Olayı Yavuz Bülent Bakiler şiirinde şöyle anlatmıştır).
Ben Antepliyim Şahinim Ağam
Mavzer omzuma yük,
Ben yumruklarımla dövüşeceğim
Yumruklarım memleket kadar büyük
Silahsız Şahinbey'in yanına yaklaşamayan düşman askerleri, uzaktan ateş ederek Şahinbey'i şehit etmişler, ardından süngü darbeleri ile aziz naaşını parça parça etmişlerdir.
28 Mart 1920 'de 43 yaşında şehadet şerbetini içen Şahinbey'in şehadet haberi şehre gelince, yanık bağırlardan şu mısralar dökülmüştür:
Şahin'i sorarsan otuz yaşında,
Süngüyle delindi köprü başında.
Çeteler toplanmış ağlar başında,
Uyan Şahin uyan,gör neler oldu.
Sevgili Ayıntap'a Fransız doldu.
Antepliler düşmana tek bir taş vermemek için 11 ay düşmana kan kuşturmuşlar ve din için, millet için, vatan için 6.000'den fazla şehit vermişlerdir.
Şahinbey, İstiklal meşalesini tutuşturmuş, Onbinlerce Şahinler, tutuşturulan bu meşaleyi söndürmemek için var güçleriyle vuruşmaya koşmuşlardır...
-
“ Müsterih olunuz, düşman arabaları cesedimi çiğnemeden Antep'e giremez” diyen adamın kemıklerı sızlıyodur
toplandı geldı beledıyeden paraları alan nınjalar
nerde yobaz kara carsaf hepsı ...
guzelım antebım oldumu sana kürdistan
hadi buyur...
bazen dıyorum kı bukadar gerı olabılıyorum yanı !
olmasaydı keske baraj cıkmasaydı keske zeugma , belkıs
bızım tarıhımız yeterdı zaten bıze
o nınjalar yeterkı kıpırdamasaydı yerınden
sımdı barajımızda var tarıhı eserlerımızde
ama balkona cıkamaz olduk
daha mı ıyı oldu
