

Bir Bilgisayar Mühendisliği Öğrencisinin İlk Sınıfı(Özet Geçiyorum)
-
okul sana birşey öğretmez. böyle beklersen 3 sınıfta yaptığın sıtajı düzgün biryerde yaparsan orada birşeyler öğrenirsin. yapamazsan boş boş çıkarsın.
kendin birşeyler öğrenmelisin. okul çok yüzeysel adam kendini yetiştiren hoca olucakta sana birşey vericek....
-
okulda gerçekten birşey öğrenmezsin sadece şu da var bu da var isimlerini öğrenirsin. İş hayatından lazım olduğunda hımm şöyle birşey vardı diyip başlarsın araştırmaya ve işinde sürekli kullanacaksan öğrenmiş olursun.
Gelelim Matematik fizik konusuna.. Hocam bu 2 kavram olmasaydı hiç bir şey olmazdı sana sadece onu diyim. Git 85 bilinmeyenli bir denklem çöz demiyorum sana ya da git kuantum fiziğini çöz demiyorum. ama bil kuantum fiziği diğe bir şey var 85 bilinmeyenli denklemler var.
Umarım anlatabilmişimdir kaldı ki oyun yazma isteğin var. O halde normal bir programcıdan daha fazla matematik fizik bilgisine ihtiyacın var:)
-
Subtitle bunu yazdı
Saygı değer müdürüm sevgili ark...
Pardon o lisedeydi. Artık üniversiteliyiz çok şükür. Niye çok şükür? Çünkü tüm sene boyunca haftada 2-3 gün okula gitmek insanı ayrı bir rahat yapıyor.
YTÜ pilgisayar mühendisliği 1. sınıf öğrencisiyim(Alttan kalan derslerle sanırım 0,75. sınıf falan oluyorum). Lisede genel olarak boş dersleri ve beden eğitimini dört gözle bekleyip voleybol oynamak için can atan bir insandım. Hala da öyleyim ve her hafta her ne kadar acemi arkadaşlarım olsa da voleybol oynuyorum(Kendim çok pro değilim ama bazı insanlar hakikaten voleybol katili. Yapacak birşey yok oyun 6-6 oynanıyor :D). Futbolu da bildiğim kadarını lisede öğrendim. Ondan önce zaten esenlerde oturuyorduk ve bildiğim tek şey hangi internet kafede hangi oyunların olduğuydu.
Lisede iyi hoş böyle top peşinde koşuyordum fakat lise son sınıfa girerken herkeste bir hareketlilik oldu. Ve o eziyet dolu günlerin başlangıcı 12. sınıfın başındaki masum yaz günleri oldu. Okulda hep aynı muhabbet "Sınav sınav sınav". Dershanede aynı muhabbet "Sınav sınav sınav". Başladık testler çözmeye konular çalışmaya organik kimyanın mantığını öğrenmeye ve öğrenmediğimiz karışık bilgileri ezberlemeye. Sınavlara girdik. Her deneme sınavı 2 küsür saat yerimizden oynamadan soruları çözdük de durduk. "Dayan oğlum" dedim kendi kendime sürekli, "Şu seneyi bir atlatalım biticek bu işkence". Son sınıftım ama boş ders gördüm mü affetmem dışarı çıkar hangi toptan varsa (futbol, basket, voleybol) onu oynardım. Zaten okul konusunda hala çok rahat bir insanım. Lisede de rahattım ve çalıştığım zamanlar da "Üniversite nasıl bir yerdir ona bakmak için çalışıyorum sarmazsa bırakırım" falan diyordum. Herkese rahat olmayı telkin ederdim çünkü zaten insanlar feci şekilde stres yapıyor istemeden de olsa. Özellikle sabahın erken saatleri ders boşsa ve sınıftakiler test moduna girmişse tek başıma baskette atış yapmayı çok severdim. Neyse öyle böyle bir seneyi geçirdik. YGS'mize LYS'mize girdik. Tercihleri yaptık ve açıklanınca baktık ki kısmetimize YTÜ bilgisayar gelmiş.
Çok şükür okulun konumundan ve kampüsten memnunum. Geldim kaydımı yaptım. İlk günümüz kampüs içi servise nasıl binilir, yemek neyle yenir(çatal pıçak demeyin kartla yeniyomuş yemek), okula en kısa hangi araçlarla gidilirle geçti. Derslere girmeye başladık fakat bir huzursuzluk bir sıkıntı var içimde. Hala hayalini kurduğum o eğitim yoktu karşımda. Lisedeki mantık devam ediyordu. Derslere gir, karşına gelen insanın dediklerini ezberle, sınava gir, sınavdan sonra herşeyi unut, bir daha ki sınav yine aynı muhabbet... "Yok yani olmamış abi yapamamışlar" diyerek bir seneyi de bitirdim. Okul liseden biraz daha çekici olsa gidip gelmeye hevesim olacak. Ama hayır yine aynı kütlük, aynı odunluk, aynı düz duvarlık burada da devam ediyor. Yazık günahtır bu kadar üniversite binaları yapılmış, kampüs kurulmuş paralar harcanmış ve harcanmaya devam ediyor. Burada ben daha eğitim adına birşey görmedim.
Sonuçta birinci sınıfın dersleri bilgisayar ağırlıklı olmadığından olabilir ki birinci sınıf beni çok sıktı. Derslerin çoğuna da girmedim. Sanırım toplamda 2 dönem için 3-4 tane alttan dersim kalıcak(Bilgisayar dersi hariç onu affetmem). İçimde öğrenme isteği var fakat bıktım matematikten fizikten. Bir flappy bird, angry birds veya hergün indirip en az yarım saatimizi harcadığımız oyunlar için bu kadar fiziğe matematiğe gerek yok düşüncesindeyim. İleriki sınıflarda C++ veya java falan öğrenince okul daha mı zevkli olucak? Orasını bilmiyorum ama olup olmadığını siz söyleyin.
Kısacası okul beni sarmadı aynı tas aynı hamam eğitim. Benim içimde öğrenme isteği var. Böyle binlerce insan var ve bu ülkede yönetici insanlar (Ülkemiz tarihinde çok yıllardır olduğu gibi) verdikleri boş eğitimi üniversitede de devam ettiriyorlar. Bunu değiştirmek için de yeni bir öğretici neslin yetişmesini beklememiz gerekli diye düşünüyorum. Zaten kitlesel anlamda yapıcak başka birşeyimiz de yok.)
Şu an tek merakım oyun kodlamak. Onda da aradığımı bulamazsam farklı bişilere yönelicem. (Belki sınava bir daha girer ziraat müh, veterinerlik, arkeoloji, tarih falan okurum.) Bununla ilgili de internette adam gibi kaynak bulamadım. Hangi dili kullanıp oyun kodlıcaz onu merak ediyorum. Yani oyun kodlama işine nerden başlıcaz biri bunu desin. C öğrettiler bu dönem. Gerekirse C++ da öğrenirim internetten(veya c#, php artık ne gerekiyorsa). Tavsiyelerinizi bekliyorum.
Başlıkta dediğim gibi özet geçtim. Uzun uzun yazsam zaten okumayacaksınız.
Uzun uzuna teşhis yapmak niyetindeydim. Ama;
"Sonuçta birinci sınıfın dersleri bilgisayar ağırlıklı olmadığından olabilir ki birinci sınıf beni çok sıktı. Derslerin çoğuna da girmedim. Sanırım toplamda 2 dönem için 3-4 tane alttan dersim kalıcak(Bilgisayar dersi hariç onu affetmem). İçimde öğrenme isteği var fakat bıktım matematikten fizikten. Bir flappy bird, angry birds veya hergün indirip en az yarım saatimizi harcadığımız oyunlar için bu kadar fiziğe matematiğe gerek yok düşüncesindeyim. İleriki sınıflarda C++ veya java falan öğrenince okul daha mı zevkli olucak? Orasını bilmiyorum ama olup olmadığını siz söyleyin."
Şu kısmı okuduktan sonra senin olayının ne olduğu ortaya çıktı.
Amatör kod yazmak ve kod yazarken eğlenmekle bu işi "usulüne uygun" öğrenmeyi birbirine karıştırmamak lazım. Mühendis sıfatını alacak adam senin bahsettiğin "basit" projelerin çok ötesinde işleri yapmak üzere eğitiliyor. Matematik ve fizik gereksiz diyen birisinin ben mühendislik üzerine pek fikrinin olmadığını düşünüyorum. Kaldı ki bunu söyleyebilen birisinin bilgisayar mühendisliğinin ve yazılımın ne olduğunu da gerçekten bildiğini düşünmüyorum. Yalnızca for next, if, while, framework, kütüphane görüp tamam yazılım budur diyebilecek birisi olabilirsin. Bilgisayar ve internet yaygınlaştıkça şu hastalık ortaya çıktı; koda erişebilen herkes, birkaç şey yazabilen herkes tamam yeter ötesine gerek yok diye düşünür oldu.
Düşüncene bakarsak okumak seni sıkıyor. Genelde bu tip düşünenlerin en çok yakındıkları konu "eğitim sisteminin rezaleti" olur. Hiç şaşmaması bunu kanıtlar nitelikte. Bölümü beğenmeyen, bir şeyler yapmak için azmetmek yerine kolayına kaçmayı alışkanlık haline getirmiş, tembellik yaşam standartı haline gelmiş insanların tümü "eğitim sisteminden, hocalardan, sınavlardan" yakınır.
İlaveten "oyun kodlar parayı kırarım" diye mi mühendis olmaya karar verdin? Yolda bilgisayarı seven 10 kişiye "imkanın olsa, programlama öğrensen ne yaparsın?" diye sorsak 8'i oyun programcısı olurum, oyun yazarım der. Azıcık algoritma kasan herkes oyun yazmaya niyetlenir. Bir de oyun geçmişi varsa demeyin keyfine. :) Ama kolay değil. Oyun yazmak için, basit dediğin "flappy bird" için dahi belirli miktarda matematiğe, mantığa ihtiyacın var. Hele angry birds'ü belirli bir seviyede matematik bilmeden yapamazsın, açık ve net. Bunları illaki okuldan öğrenmen gerekmiyor. Bir şekilde öğrenebilirsin ama öğrenmek mecburiyetindesin.
Okulda programlama dışındaki dersler sıkıyor, çoğundan kalıyorum demişsin. Okulun amacı diplomayı verip göndermek değil kültür kazandırmak. Üniversitenin en büyük işlevi ve numarası bu. O kültürü alamıyorsan elbette sana keyif vermez. Bir de birinci sınıfsın, gelenlerde hep lise zihniyeti hakim, göründüğü kadarıyla sende de lise zihniyeti çıkabilmiş değil. Başta zorluk çekmen oldukça normal.
"Şu an tek merakım oyun kodlamak. Onda da aradığımı bulamazsam farklı bişilere yönelicem. (Belki sınava bir daha girer ziraat müh, veterinerlik, arkeoloji, tarih falan okurum.) Bununla ilgili de internette adam gibi kaynak bulamadım. Hangi dili kullanıp oyun kodlıcaz onu merak ediyorum."
Oyun programlama dili diye bir şey yok. Proje için ne lazımsa onu öğrenmen gerekiyor. Esas önemli olan ne yapmak istediğin. Bir de sınava girer sözel bölüm okurum bölümüne çok güldüm. :) Bu sene çektiğin ızdırabı sözel bölümde kat kat fazla çekeceksin. Nedense bazı insanlarda sözel bölüm basittir oku geç gibi bir saçma düşünce hakim. Sen şimdi derslerini bilgisayardan vs. kurtarabiliyorsun ama o bölümlerde seni kurtaracak dersler bulamayabilirsin. Okumayı sevmeyen, hocayı takmayan bir insan bahsettiğin bölümleri işkence çekmeden bitiremez.
Austen tarafından 08/Haz/14 13:40 tarihinde düzenlenmiştir -
Slothere bunu yazdı
Uzun uzuna teşhis yapmak niyetindeydim. Ama;
"Sonuçta birinci sınıfın dersleri bilgisayar ağırlıklı olmadığından olabilir ki birinci sınıf beni çok sıktı. Derslerin çoğuna da girmedim. Sanırım toplamda 2 dönem için 3-4 tane alttan dersim kalıcak(Bilgisayar dersi hariç onu affetmem). İçimde öğrenme isteği var fakat bıktım matematikten fizikten. Bir flappy bird, angry birds veya hergün indirip en az yarım saatimizi harcadığımız oyunlar için bu kadar fiziğe matematiğe gerek yok düşüncesindeyim. İleriki sınıflarda C++ veya java falan öğrenince okul daha mı zevkli olucak? Orasını bilmiyorum ama olup olmadığını siz söyleyin."
Şu kısmı okuduktan sonra senin olayının ne olduğu ortaya çıktı.
Amatör kod yazmak ve kod yazarken eğlenmekle bu işi "usulüne uygun" öğrenmeyi birbirine karıştırmamak lazım. Mühendis sıfatını alacak adam senin bahsettiğin "basit" projelerin çok ötesinde işleri yapmak üzere eğitiliyor. Matematik ve fizik gereksiz diyen birisinin ben mühendislik üzerine pek fikrinin olmadığını düşünüyorum. Kaldı ki bunu söyleyebilen birisinin bilgisayar mühendisliğinin ve yazılımın ne olduğunu da gerçekten bildiğini düşünmüyorum. Yalnızca for next, if, while, framework, kütüphane görüp tamam yazılım budur diyebilecek birisi olabilirsin. Bilgisayar ve internet yaygınlaştıkça şu hastalık ortaya çıktı; koda erişebilen herkes, birkaç şey yazabilen herkes tamam yeter ötesine gerek yok diye düşünür oldu.
Düşüncene bakarsak okumak seni sıkıyor. Genelde bu tip düşünenlerin en çok yakındıkları konu "eğitim sisteminin rezaleti" olur. Hiç şaşmaması bunu kanıtlar nitelikte. Bölümü beğenmeyen, bir şeyler yapmak için azmetmek yerine kolayına kaçmayı alışkanlık haline getirmiş, tembellik yaşam standartı haline gelmiş insanların tümü "eğitim sisteminden, hocalardan, sınavlardan" yakınır.
İlaveten "oyun kodlar parayı kırarım" diye mi mühendis olmaya karar verdin? Yolda bilgisayarı seven 10 kişiye "imkanın olsa, programlama öğrensen ne yaparsın?" diye sorsak 8'i oyun programcısı olurum, oyun yazarım der. Azıcık algoritma kasan herkes oyun yazmaya niyetlenir. Bir de oyun geçmişi varsa demeyin keyfine. :) Ama kolay değil. Oyun yazmak için, basit dediğin "flappy bird" için dahi belirli miktarda matematiğe, mantığa ihtiyacın var. Hele angry birds'ü belirli bir seviyede matematik bilmeden yapamazsın, açık ve net. Bunları illaki okuldan öğrenmen gerekmiyor. Bir şekilde öğrenebilirsin ama öğrenmek mecburiyetindesin.
Okulda programlama dışındaki dersler sıkıyor, çoğundan kalıyorum demişsin. Okulun amacı diplomayı verip göndermek değil kültür kazandırmak. Üniversitenin en büyük işlevi ve numarası bu. O kültürü alamıyorsan elbette sana keyif vermez. Bir de birinci sınıfsın, gelenlerde hep lise zihniyeti hakim, göründüğü kadarıyla sende de lise zihniyeti çıkabilmiş değil. Başta zorluk çekmen oldukça normal.
"Şu an tek merakım oyun kodlamak. Onda da aradığımı bulamazsam farklı bişilere yönelicem. (Belki sınava bir daha girer ziraat müh, veterinerlik, arkeoloji, tarih falan okurum.) Bununla ilgili de internette adam gibi kaynak bulamadım. Hangi dili kullanıp oyun kodlıcaz onu merak ediyorum."
Oyun programlama dili diye bir şey yok. Proje için ne lazımsa onu öğrenmen gerekiyor. Esas önemli olan ne yapmak istediğin. Bir de sınava girer sözel bölüm okurum bölümüne çok güldüm. :) Bu sene çektiğin ızdırabı sözel bölümde kat kat fazla çekeceksin. Nedense bazı insanlarda sözel bölüm basittir oku geç gibi bir saçma düşünce hakim. Sen şimdi derslerini bilgisayardan vs. kurtarabiliyorsun ama o bölümlerde seni kurtaracak dersler bulamayabilirsin. Okumayı sevmeyen, hocayı takmayan bir insan bahsettiğin bölümleri işkence çekmeden bitiremez.
Her hangi birşeyin beni zorladığı yok hocam. İstedikten sonra herkes herşeyi öğrenir. Mesele şu: Tamam matematik, fizik gerekli ama bunun öğretiş şekli liseden beter. Amacın öğrenciye birşeyler öğretmekse yöntem bu olmamalı. Benim görüşüm şu ki: Gereksiz ders diye birşey yoktur. Fakat derslerdeki eğitim tarzı hakikaten sıkıntılı.
Mühendisliğin kod yazmak olmadığını zaten anlamış durumdayım. Tek problem işler biraz yavaş ilerliyor ve ben biraz daha fazla şey görmek istiyorum.
Oyun programlamak hayati amacım falan değil sadece birşeylere basamak olur düşüncesindeyim.
Oyun programlama dili olmadığını da anlamış durumdayım ama sen benim kasteddiğimi anlamadın. Benim görmek istediğim en basit oyunlar nasıl oluşuyor. Programın arka planını gördük şu ana kadar. Arayüz tarzı bişiler öğrensek belki biraz daha bişiler oturacak.
Ayrıca sözelde sayısaldan daha iyiyim ve sonuçta: SEVDİKTEN sonra gereken çalışmayı yaparım.
Eğitim sistemini veya hocaları suçlamak niyetinde değilim ama eğitimin sıkıntısı yok diyorsan bunu kabul etmem mümkün değil.
-
Hybris bunu yazdı
ingilizcen ve merağın varsa hepsi olur.
google en büyük mekteptir.
+1
-
manita yap. üniversiteden kazanbileceğin en büyük fayda bu...
-
Olm matematik fizik bilmeden oyunun mantığını nası kavrayacan. 3D = matematik. Hareket = fizik. Bi oyun iki bileşenden oluşur 2d 3d transformasyonu yapan game engine ve hareketlendirmeyi , ivmeyi, çarpışmayı yapan physics engine. Daha sene 1 derslerin yarısından kalmışın ne zaman aksiyon yaşayacam diyon. Allah yardımcın olsun.
-
tagext bunu yazdı
Olm matematik fizik bilmeden oyunun mantığını nası kavrayacan. 3D = matematik. Hareket = fizik. Bi oyun iki bileşenden oluşur 2d 3d transformasyonu yapan game engine ve hareketlendirmeyi , ivmeyi, çarpışmayı yapan physics engine. Daha sene 1 derslerin yarısından kalmışın ne zaman aksiyon yaşayacam diyon. Allah yardımcın olsun.
Oyun diyince gta V falan mı aklınıza geliyor? Çok basit oyunlar yapmaktan söz ediyorum. Bizim sınıfta bir eleman gayet de siyah ekranda flappy bird tarzı oyun yapmış. Daha da anlatıyodu yaptığı oyunları. Adamın benden çok kalmış dersi var. Dersle bir alakası yok dediğim boyutta oyunların. Herkes bişi biliyor da ne biliyor anlamadım. Tamam la sormadık bişey.
-
dostum 10 seneye yaklaştı bilgisayar mühendisiyim bende. her geçen gün senin gibi mallar geliyor dünyadan bir haber. amele 3 5 bişey öğrenmiş ama teorisini bilmiyor. teorisini de bilmediği için sıçıp batırıyor. benim dediğim o ki. bu koduğumun üniversitesine girmişsin. derslerden de kalmışsın eyvallah. ama dersi öğren öyle kal ak. bende 2 sene uzattım okulu ama okuduğum boku öğrendim. yarın bir gün dangoz bir ik cı seni işe alacak başıma bela olacan. okuyun öğrenin la. bu koduğumun sisteminin altında birşeyler var önce onu öğren yoksa götü boklu flappy bird in binlerce klonu var. ha desenki ben bi oyun yazacam bok gibi para kazanacam. o zaman bu yazdığımı bana hatırlat 4 sene vaktin var. yap senden özür dileyeceğim.
-
tagext +1, Slothere +1
Oyun geliştirmek istiyorsun ama matematik ve fizik derslerinin önemini yeterince kavrayamamışsın gibi görünüyor. Onlarsız olmaz. Yalnızca oyun geliştirmek için değil, mühendis olmak istiyorsan matematik ve fiziği sevmen gerek.
En büyük tavsiyem şu olur: eğer eksiğin varsa, henüz çok geç olmadan İngilizce'deki eksiklerini tamamla. En az 3 senen var önünde.