folder Tahribat.com Forumları
linefolder Genel
linefolder Bir Çocuk, Bir Boyacı Sandığı Üzerine Düşünceler...



Bir Çocuk, Bir Boyacı Sandığı Üzerine Düşünceler...

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    TheColtfire
    TheColtfire's avatar
    Kayıt Tarihi: 12/Kasım/2007
    Erkek

    bir boyacı çocuk...
    bekliyor...
    sesi çıkmıyor...
    gözleri susmuyor...
    sandığının arkasında, uzaklara dalmış gözlerle bekliyor... birini bekliyor, ayakkabısını boyatacak birisini bekliyor, ondan alacağı parayı bekliyor, o parayla alacağı ekmeği düşünüyor...
    kendisi boyamıyor ayakkabısını, aldığı boyayı hiç kullanmıyor kendisi, hiç sürmüyor ayakkabısına... okuldan arta kalan zamanları çoktan geçmiş çünkü artık okula bile gidemiyor...

    bir çocuk...
    boyacı çocuk...
    bekliyor...
    yere oturmuş, bağdaş kurmuş... bekliyor... gözlerinde bıkkınlık değil, akşama eve ne kadar para götürebileceğinin düşüncesi var... oynamadığı oyunları düşünüyor arada, gidemediği oyun parklarını... dondurma almayı, çikolata almayı unutalı çok olmuş...

    bir çocuk...
    bekliyor...
    sırtında boyacı sandığı, gözleri önünden geçen arabalarda... onların içinde mutlu görünen insanlarda...
    kendi hiç binemeyecek belki o arabalara, belki de binecek ama bunu bilmiyor, düşünmüyor bile... aklında tek düşünce var şimdi, ne kadar az ıslanırsa o kadar iyi şimdi...

    bir çocuk...
    gözlerinde umut...
    gözlerinde pırıltı...
    kimde var ki şimdi bu umut ışığı.. bu geleğe tutunma kimde var?...
    omuzuna aldığı boyacı sandığı ile yollarda kimbilir kaç saattir geziyor... ama o gözlerine karartı düşmüyor hala... düşmeyecek biliyorda... kaybetmeyecek hiç o çouk masumiyetini... ne görürse görsün yitirmeyecek o ışıltıyı
    ....

    bir çocuk...
    hesap soran gözlerle bakıyor arkasına, gidenlere.. belki gücü yetmiyor şimdi, birşey yapamıyor ama ya sonra!... ilerde!... bu kırılan sandığın hesabı elbet sorulacak, dağılan boyaların hesabı elbet sorulacak...
    elbet hesap verecek, bugün gözlerime yaşları düşürenler... düşen her gözyaşının hesabı elbet sorulacak...

    bir çocuk...
    ağzında sigara, oturmuş merdiven başına, ileride birşeye bakıyor... uyuşturucu kullanım yaşının ilkokul çocuklarına kadar indiği bir ülke de, belki de sadece günlük geçimini sağlamak için çıktığı iş yolculuğunda bir mola anı...

    hem boyacı sandığından, hem de rahatlığından artık okumadığını anlayabiliyor insan... belki de okula bakıyordur... teneffüs zilinden sonra koşarak dışarı çıkan, oynayan, ders çalışan yaşıtlarına bakıyordur...
    kimbilir...
    belki de, birgün okuyacağım diyordur...

    bir çocuk...
    sandığı bile yok...
    belli ki sandık alacak parası yok...
    büyük bir mağazanın poşetinde taşıyor malazemelerini, oturmuş yine bir işyerinin camekanının olduğu yere, büyük bir ihtimal dükkan sahibinin ayakkabısını boyuyor...
    yoksa kim izin verir ki orada oturmasına...

    bir çocuk...
    yine poşet var yanında...
    oturmaya taburesi bile yok...
    bir merdiven altında, aldığı ayakkabıyı boyuyor..
    gözlerinde ki mutluluk sadece alacağı paradan dolayı değil, yaptığı işin hakkını alacağından... emeği öğreniyor artık, çalışmayı, hakkını kazanmayı...

    bir çocuk...
    büyüyecek yakında...
    gözlerinde ki umudu yitirmeyecek belli...
    o umut ayakta tutuyor onu...
    o umut direngen kılıyor bütün pisliklere karşı onu...

    bir çocuk...
    yıkılmadan, gülen gözlerle bakıyor hayata, elindeki işine yoğunlaşmış, umut ederek, hayal ederek yapıyor işini...
    yaşadığı bütün zorluklara rağmen, bu yaşta elinin kalemden değil ayakkabı boyasından kirlenmesine aldırmadan tutunuyor hayata...
    anlıyor hayatı...
    seviyor...

    bu sefer iki tane çocuk var fotoğrafta..
    omuzlarında boyacı sandıkları, uzun bir yokuşu tırmanmaya başlamışlar. ne düşünüyorlar kim bilir... akıllarından neler geçiyor...
    hergün, her sabah, bir çok yaşıtı yatarken daha yataklarından çıkıyorlar sokağa, boyalı ellerini tam olarak yıkamamıyorlar hiçbir zaman, elbiseleri olmuyor çoğu zaman... ama umurlarında değil kirlenmesi elbiselerinin... hayata tutunduktan sonra anlamı kalmıyor üstündekilerin kirli ya da temiz olmasının... bilem hangi çok beyazlatan deterjanla ya da arap sabunuyla yıkanmasının...

    bir park...
    bir gezi parkı...
    gezmeye geliyor insanlar, dinlenmeye, eğlenmeye... çocuklarını oyun alanına bırakıyorlar, kendileri banklara oturuyor, çay içiyor, simit yiyor, ayakkabılarını boyatıyorlar... bunlar gözükmüyor fotoğrafta ama olduğunu biliyoruz hepimiz... oyun alanlarında oynayan çocukları ile yaşıt olan çocuklar boyuyor ayakkabılarını ve hiç umurlarında olmuyor bu durum...

    bir çocuk...
    elinde ufak bir parçası ancak ağzına sığacak bir ekmek, sonuna kadar açmış ağzını ne kadar alabilirse sokuyor ağzına...
    arkasında ekmekler dizilmiş, en arkada bir çadır...
    belli ki ev...
    kendi evi büyük bir ihtimal...
    gözlerien dikkat edin...
    o üzüntünün sebebi önemli aslında...
    o gözlerin sakladığı duygular önemli....
    gözlerim fotoğrafta...çocuğun gözlerinde... aklımda hasan hüseyin'in şiiri...
    ----------------------------------------------------------------------------------
    Kondulardan gelmişik lo
    Açlık yoksulluk çekmişik
    Her sabahın seherinde
    Güven parkta birikmişiz

    Açlığın dini olmaz
    Yoksulluğun vatanı
    Körolasın körolasın körolasın
    Kahpe devran

    Güven parkta bir anıt var
    Yumru yumru kara taştan
    Yazıyor ki o anıtta
    Övün çalış güven ey Türk

    Açlığın dini olmaz
    Yoksulluğun vatanı
    Körolasın körolasın körolasın
    Kahpe devran

    Cam sileriz pırıl pırıl
    ............. noktacığı
    Yeter ki gelsin de ekemek
    Biz her bir işi görürüz

    Açlığın dini olmaz
    Yoksulluğun vatanı
    Körolasın körolasın körolasın
    Kahpe devran

    Ayşelerik fatmalarık
    Güllülerik hatçalarık
    Güven parkta o anıta
    Çok saygı selam ederik

    Öğünsek de güvensek de
    Çalışsak da olmuyor ki
    Türklük değil öğünü yok
    Açlık Türkü bilmiyor ki

    Açlığın dini olmaz
    Yoksulluğun vatanı
    Körolasın körolasın körolasın
    Kahpe devran

    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    O çocuk ki,hergün gururu kırılan,hor görülen,eğitimini tamamlayamayan ve hayatın zorlukları ile çok küçük yaşta tanışan...Fakat çok şanslı yine de...Neden mi?

    Bir başka çocuk düşünün...Özel okullarda okuyan,arkasında sürekli bir destekle dolaşan,birilerinin onu bütün hayatı boyunca koruyup kolladığını düşünün...Ve gün gelip te bu çocuk bir yetişkin oluverdiğinde,en ufak bir zorlukta tıpkı bir domino taşı gibi dağılacaktır ne yazık ki...Çünkü tanışmamıştır onunla,bilmiyordur nasıl bir duygu olduğunu,nasıl başa çıkılacağını...Düşünür,ailesin e başvurur yine,o desteği arar sürekli fakat yoktur artık o duvar...Yalnızdır artık...Diğer çocuk için ise,tabiri caizse çocuk oyuncağıdır belkide...O güçlüğün hamuruyla yoğrulmuştur çünkü...Çok iyi tanıyordur onu...İşte bu yüzden,sen değerlisin ey çocuk...Sırtında boya sandığıyla hayatını,eğitimini ve belkide ailenin geçimini üstlenen çocuk...Sakın düşmesin yüzün yere...Dünyada sahip olabileceği herşeye sahip olmuş ve artık hiçbirşeyin özlemini çekmeyen,sırf sınıf atlamak için ihtiyacının çok üstünde bir varlığa sahip olma yarışına bulaşmış insanlara en nadide örneksin...Sen mutlusun ey çocuk...Çünkü hayallerin ve umutların var...Çünkü kaybedecek hiçbirşeyin yok...Bu yüzden gereksiz korkularında yok....Gözlerindeki o ışığı kaybetme çocuk...



     


    "Delilik şüphesiz aptallıktan daha iyidir, Delilik var olmuş bir zekanın yok oluşudur. Aptallık ise var olmamış bir zekanın var olmamaya devam edişidir!"
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Ephesus
    Ephesus's avatar
    Kayıt Tarihi: 14/Şubat/2009
    Erkek
    Muhteşem bişey sağol bilader

    Avukat/Hukukçu
  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    MaTRiXe
    MaTRiXe's avatar
    Kayıt Tarihi: 04/Ocak/2006
    Erkek
    evet hayat epey yoğuruyor bu kardeşlerimizi çok tecrübe ediniyolar belki geçmiş geçmişte kalıyor yarası da insanın içinde ayakta durmayı öğreniyor büyürken düşe kalka ama her düşüşünde açılan yaralar ömür boyu iyileşmiyor belki geçmişte kalan geçmiş her önüne geldiğinde çekiniyor geçmişinden çekinmese dahi insanların kahrolası bakışlarından çekiniyor  hoş ve doğru bi bakış açısı getirmişsin ama tecrübe sahipleri her tecrübeisnden memnun mu acaba
  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    HAYVANYASAR
    HAYVANYASAR's avatar
    Kayıt Tarihi: 06/Mart/2009
    Erkek
    O bursları falan böyle çocuklara vereceklert işte. Değer kıymet bilir onlar ...

    Blogum; http://hayvanyasar.blogspot.com/
  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Kutengri
    Kutengri's avatar
    Kayıt Tarihi: 06/Mart/2008
    Erkek
    Bazen kendimden utanırım...
  6. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    WebCrow
    WebCrow's avatar
    Kayıt Tarihi: 29/Ağustos/2005
    Erkek
    adamın biri boyacı çocukların ekmeğini yemeye çalışmış
    fotoğraflarını çekmiş 
    photoshopda efekt vermiş
    iki kelime söylemiş acınaklı
    kitap mı çıkarcak acaba
    "boyacı külliyatı"
Toplam Hit: 4827 Toplam Mesaj: 6