folder Tahribat.com Forumları
linefolder Müzik & Sinema & Tiyatro & Kitap & Televizyon & Seminerler & Edebiyat
linefolder Duman - Darmaduman (Son Albüm) Şarkı Tanıtımları Ve Albüm Hakkında



Duman - Darmaduman (Son Albüm) Şarkı Tanıtımları Ve Albüm Hakkında

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Easx
    Easx's avatar
    Kayıt Tarihi: 23/Ocak/2010
    Erkek

    Konuyu gizleyin yandiskime upload ediyorum yuzde 10da su anda

    Alın la hediyem olsun

    http://yadi.sk/d/YnX8GYMi9BUHv

    Easx tarafından 13/Eyl/13 03:55 tarihinde düzenlenmiştir

    www.kriptopedi.com
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    tolgaStain
    tolgaStain's avatar
    Kayıt Tarihi: 25/Kasım/2011
    Erkek

    Abi ne yalan söyliyeyim yeni albümü dört gözle bekledim ama pek beğenemedim.Dumandan müthiş bi geri dönüş bekliyorduk belki hepimiz.Şarkılar rock müziğine göre çok hafif kalmış bana göre DUMAN 1 -2 de yerimizde duramıyoruz:D ee tabi aradan 4 sene geçmiş belkide eski albümdeki şarkılara çok alışık olduğumuzdandır.Şimdi açtım şarkıları tekrar gözden geçiriyorum.

  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Mezantalac
    Mezantalac's avatar
    Kayıt Tarihi: 02/Şubat/2011
    Erkek

    Bence güzel şarkılar var Duman in şarkılarına hemen alisamazsin o yüzden sana değişik geliyor


    "Bundan yirmi yıl sonra, yapmadığın şeylerden,yaptıklarından daha fazla pişmanlık duyacaksın.Bu yüzden, halatlarını söküp at. Güvende olduğun limandan ayrıl. Yelkenlerini rüzgarla doldur. Araştır. Hayal et. Keşfet." (Mark Twain)
  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    RockZs
    RockZs's avatar
    Kayıt Tarihi: 30/Haziran/2002
    Erkek

    yeni albüm de çok güzel ve olgun bir albüm olmuş.

  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    EnableTurk
    EnableTurk's avatar
    Kayıt Tarihi: 29/Eylül/2007
    Erkek

    satın aldıktan sonra indircem :D


    yolun açık ve aydınlık olsun ferdi baba.
  6. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Kumanaga
    Kumanaga's avatar
    Kayıt Tarihi: 03/Nisan/2004
    Erkek

    albümdeki en son nokta.

    http://www.youtube.com/watch?v=Z79CR0c442M

     


    ⎝Her boku biliyorsun, "Herkes" yazmasını bilmiyorsun.⎠
  7. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    RockZs
    RockZs's avatar
    Kayıt Tarihi: 30/Haziran/2002
    Erkek

    Biz istemez miyiz havadan sudan bahseden şarkılar söylemek?

    Efkarlı Duman şarkılarına kısa bir ara. Grubun yedinci albümü ‘Darmaduman’, sadece Gezi olaylarıyla değil, Madımak’tan Hrant Drink davasına kanayan tüm yaraların bir fotoğrafı. Yeni albüm vesilesiyle ekiple geçirilen bir öğleden çıkan sonuç şu: Duman hâlâ lafları sakınmıyor, hâlâ kimseye ‘Evyallah’ı yok.

    Babylon Lounge’un kapısında ilk beliren eleman Kaan Tangöze. Yıllar içinde aslında hiç değişmediğini anlatması için “Şöhret bizi değiştirmedi” beyanlarına ihtiyacı yok. Yüzünde sanki ilk albümleri çıkmış gibi bir mutluluk/heyecan; üzerinde belli ki ilk albüm zamanlarından kalma tişört, eşofman durumu özetliyor. Yıllar yılı üzerine yaftalanmaya çalışılmış ‘rockstar’ imajı en az eşorfmanındaki yırtıklar, delikler kadar umrunda değil. O ‘umursamaz’ tavır, “Şarkımı söyler kaçarım” hali üzerinden kalkalı çok olmuş. Son derece ilgili. Konser biletlerinin satışını, o günkü havanın durumunu, onlardan önceki/sonraki günler Açıkhava’da kimler çıkacağını soruyor tek tek menajere. Ekip teker teker geldikçe tokuşturulan yumruklar, öyle “Yo yo” Amerikancılığında değil, “Naber abi?” Türklüğünde, olağanca samimiyet halinde. Aralarındaki samimiyeti hissettikçe neden asla dağılmayacak gruplar listesinin başını çektiklerini daha iyi anlıyor insan. Ari, koyu Galatasaraylı; Kaan da yine aynı tonda Fenerbahçeli olunca, bir gece öncesi GS bir Real Madrid hezimeti yaşamışken önce ‘kısa ve acımasız’ bir futbol geyiği haliyle: “Dünkü maçta tek eksik şey ekranın sağ alt köşesinde bir kırmızı noktaydı”, “Star da öyle o saatte açık seçik yayınlar yapan kanal değildi, ne olduysa artık”... Kaan’ın dilinden değil mesajlarından da eksik olmuyor bu geyik: “Abi mesaj atmayayım, atmayayım dedim ama Ronaldo o golü atınca dayanamadım artık!” 

    GAZ YEMEDİK AMA MESELEYİ ANLADIK

    ‘Eski Köprünün Altında’n çok sular aktı, grup fertleri teker teker evlendi, çoluk çocuğa karıştı. Batuhan’ın Fransa’da yaşayan oğlu artık 11’inde, kendi tabiriyle ‘koca bir oğlan’. Kaan Tangöze-Seçkin Piriler evliliğinin meyvesi Hakan bugün 3 yaşında. Yaz başı eski manken Asu Emre ile evlenen Ari Barokas da iki ay sonra baba olacak. Cengiz’in kahkaha desibeli “Bize yakıştırılan bu imajdan kurtulmak için evlendik.” lafı ne kadar doğru bilinmez ama yerleşik hayat, mutlu evlilik gibi rock gruplarının sözlüğünde pek yeri olmayan kavramlar bugün Duman için en önemli hususlar. “Eve döndüğünde seni kafasını okşayacağın bir veletin beklemesi başka hiçbir şeye benzemez. Sende çocuk var mı? Yoksa anlamazsın abi. Olunca anlarsın işte” diyor Kaan. Çoluk çocuk, grubun muhabbetini de değiştirmiş. Tecrübe sırasına göre Cengiz Batu’dan, Kaan Cengiz’den, Ari de Kaan’dan babalık tavsiyeleri alıyormuş gün aşırı. “Bir bakmışsın tüm gün çocuklardan bahsediyoruz.” Neyse ki ‘yengeler’ arası bir ‘Yoko Ono’ sendromu yok. “Bizde olmaz öyle şeyler. Yazları çoluk çocuk hep beraber Bodrum’dayız. Beraber denize giriyoruz, yemekler yiyoruz, muhabbetler filan..”
    Gezi olaylarında sokağa dökülen millet tam da tutunacak bir slogan, bağıra çağıra söyleyecek bir marş arayışındayken Duman’ın 1 Haziran gecesi, sessiz sedasız YouTube’a yüklediği ‘Eyvallah’, protestoların fon müziğine dönüşmüştü. ‘Eyvallah’ın yazılıp çizilmesi, bestelenip kaydedilmesi sanılanın aksine 1 Haziran gecesine değil, Gezi olaylarından birkaç ay öncesine denk geliyor. O meşhur “Biberine gazına, jopuna sopasına/ Tekmelerin hasına, eyvallah eyvallah / Şamarı yüzümüze, garezi dilimize /Şerefe hepinize eyvallah eyvallah” sözlerinin yazım süreci şöyle: “Polisin kullandığı orantısız güç Gezi olaylarıyla başlamadı, öncesi de var. Ezelden beri huzursuz olduğumuz bir durum. En son Başbakan’ın ODTÜ ziyareti sırasında yaşanan olaylara, sıkılan gazlara tanıklık ettik. O sıra Ankara’ya gidip geliyorduk. O havayı biz de teneffüs ettik.” Teneffüs edilen havada biber gazı yok, bol bol gerilim var. Gezi olaylarını da biber gazına maruz kalmadan atlatmışlar. “ODTÜ’de gaz yemedik ama meseleyi anladık. Asıl Gezi olayları patladığında yurtdışındaydık. Döndüğümüzde sinirler yumuşamış, ortam sakinleşmişti. Burada olsaydık evimizde oturmazdık tabii” diyor Batuhan. Ekip ayağının tozuyla Ankara’da, Tunalı’ya inmiş; İstanbul’da Gezi’yi ziyaret etmiş, sokağa karışıp, kalabalıkla bütünleşmiş: “Sevenlerle fotoğraf çektirdik, sarıldık, sloganlar attık.”

    TOPLUM BİZİ BÖYLE YAPTI

    Gezi ruhunun, en az Beşiktaş maçları kadar kolay kolay sönmeyeceği bir yer daha var, malum: Duman’lı konser sahaları. O günden beri her Duman konserinin Gezi sloganlarıyla başlaması ekibin ruhunu okuşuyor. Kaan, ekip adına, her ne kadar “Güzel bir şey tabii. Enerjisini atıyor insanlar. Fikirlerini dillendirip rahatlıyorlar. Öyle susup durmak daha beter kasıyor insanları. Böyle en azından deşarj oluyorlar, mesajlarını vermiş oluyorlar” dese de durumdan rol çalıp liderliğe soyunmaya, “Bizim eserimiz” hallerine bürünmeye niyeti yok. Aksine, “Biz bir şey yapmadık” tevazuunda: “Öncü olduğumuz yok. Kimse öncü değil. Bir hareket başladı artık. Biz sadece müziğimizle destek oluyoruz, yanlarında duruyoruz.”
    Malum, Duman ortalara dökülüp büyük laflar eden bir grup değil. Kaan araya girip “Müziğimizle... Her şey müziğimizle” diyerek politik tutumun bir Bono edasına dönüşmeyeceğinin, sadece sahnede sınırlı kalacağının mesajını veriyor. Gezi sonrası Duman’a biçilen rol artık ‘sevdiğimiz saydığımız Türkçe Rock gruplarından’ meselesinden çok çok ötede. Şimdi pür dikkat konserlerde iki şarkı arası ekibin ağzından dökülecek protest laflar, muhalif marşlar bekleniyor. Boşuna beklenmesin; “Bizden süreçle ilgili beyanatlar bekleyenler albümün diğer şarkılarını dinlesin” diyor Kaan. Albümün diğer parçalarını henüz dinlememiş olanlara yardımcı olalım: ‘Köpekler’, ‘Gözleri Kanlı’, ‘Sınana Sınana’ diye üç parça daha var ki en az ‘Eyvallah’ kadar muhalif, protest ve sert. Evet, ‘öyle aşk için ölmeli aşk o zaman aşk’larından, ojesine methiyeler düzmekten, ‘dibine kadar’ sevmelerden eser yok bu albümde. Kaan’ın “Doğrudur. E toplum bizi bu hale getirdi. Ortada bir sorun var ki etkileniyoruz. Yoksa biz de isterdik havadan sudan, çiçekten böcekten bahseden şarkılar yazıp söylemeyi... Öyle olmuyor maalesef” demesiyle artık politikanın soğuk sularındayız. “Halk, bir mesaj gönderdi hükümete. ‘Bu kadar baskıya gelemiyoruz.’ dediler. Hükümet de doğru yönde adımlar atarsa bir rahatlama olacaktır. Henüz doğru adım yok, orası ayrı. Algılanma yerine hakaretle, aşağılamayla gelince bizim insanımız da bunu kaldıramıyor tabii” diyor Kaan. Peki, çözüm? Evvelinde “Ortada bir yanlış var / Yanlışı yapan yanar / Arkasında sandık var” sözlerini bestelemiş bir grup olarak tavırlarında bir değişiklik yok: “Sandık! Başka çözümü yok. Her demokratik toplumda olduğu gibi.. ” Albümdeki sözler didiklendikçe meselenin sadece Gezi olmadığını anlıyorsunuz. Misal, ‘Köpekler’de oteli kökünden yakmalarla, silahı elinden almalarla, faili meçhulları anmalarla Hrant Drink’ten Madımak’a kanayan tüm yaralar iyice deşiliyor. “Bunlar hâlâ çözülmemiş meseleler, kapanmamış davalar...

    NEFİS BİR DUMAN TÜRKÜSÜ

    Söyleşinin kapanış şarkısı ‘Kolay Değildir’. Çıkar bası, gitarı şarkıdan; al sana nefis bir Anadolu türküsü, ağıdı. “Mahsuni Şeriflerle, Neşet Ertaşlarla büyüdük biz. Normal tabii şarkılarımızda bu tınıların olması” diyor Ari. Bir pas da Kaan’dan: “Karacaoğlanlar okuruz, Âşık Veyseller dinleriz. Etkilendikçe yazarız.” “Bu albümdeki parçaları yazarken neler okudunuz, dinlediğiniz?” sorsunun cevabı tek şıklı, başında belli: “Gazetede okuduk bol bol. Haberleri takip etmek yetti bize şarkıları yazmak için” deniyor hep bir ağızdan.
    Ekip, son iki-üç albümdür prodüktörü de devre dışı bırakmış, parçaları kendi kendilerine pişriyor, seçiyor, kaydediyor. “İstediğimizi yapıyoruz işte” diyor Kaan. Öyle aplikasyon formatından albüm çıkarmakla, popüler kılıflara uymakla da araları pek yok. “Önemli olan söz-müzik, gerisi teferruat. Bizim içimize bu form siniyor. İçimizden geleni yapıyoruz işte.” Duman’ı Duman yapan Kaan’ın cümle sonlarına yayvan yayvan iliştirdiği hafif savruk, hafif umursamaz o “İşte”ler değil midir zaten?

    (kaynak : http://www.hurriyet.com.tr/pazar/24760802.asp)

     

    Duman - "Darmaduman"

    Uzun süredir bekleniyordu. Uzun süredir üzerinde çalışıldığı da biliniyordu. Nihayet geçtiğimiz günlerde süreç tatlıya bağlandı ve Duman; yeni stüdyo albümünü “Darmaduman” adıyla savurdu yeryüzüne. 4 yıllık bir aranın bitişiydi bu. Hem de ne bitiş. Melankolik tavırlar mevcut, asabi sözler stabil, zarif mizaçlı müzikal ölçü belirgin. Hayat gibi bir albüm bu. Hayatın derinliklerine dokunan bir anlatı...

     

    Darmaduman: Jenerasyonunun Hikâyesi

    Her kuşağın dinlediği, izlediği, yaşamına boca ettiği 'yol arkadaşları' farklıdır. Tamam, siz 2010’larda da The Beatles’ın diskografisini iç edebilir, remastered edition tuzağına düşerek Joy Division’ı; orijinal kayıttan dahi daha somut hissettiğinizi düşünebilirsiniz. Ama The Beatles’ı 1966 – 1969 arası dinlemek de, Joy Division’ı 1980’lerin başlangıcındaki o kendine has boğukluğuna sığınarak sonsuzluğa uğurlamak da bir başka olsa gerek. Lennon’ın “Across the Universe”ü hangi ruh halinde oluşturduğunu öğrenmek; artık bir tık uzaklıkta bizi bekliyor; ama 45 yıl öncesindeki soğuk savaşın yıkıcılığını ve 1967’nin karanlık bir saatinde Lennon’a “Nothing’s Gonna Change My World” cümlesini yazdıran “belirsiz geleceği”; o “gelecek” şimdinin “yakın tarih”i olmuşken birebir hissedebilmek ne kadar mümkün olabilir ki?

    Duman’ın yeni LP’sini dinlerken de en çok bu jenerasyon meselesindeki etkileşimi düşündüm. Şarkılar geçiyor, odaklanılan konular derinleşirken değişiyor ve anlatılanlar kafanızın üzerinde toplanıp zihninize hücum ediyor; ama siz her şeyi yerli yerinde istiflemekte tek bir an bile zorlanmıyorsunuz. Birilerinin kafasından geçen kurşundan, otellerin yakıldığından, derin devlet infazlarından, gaz bombalarından, devlet eliyle atılan meydan dayağından bahsediliyor burada ve siz bu anlatılanların tekini bile soyutlayamıyorsunuz hayatınızdan. Muhtemelen o biber gazını siz de yediniz çünkü. TBMM'nin yalnızca 250 metre uzağında bir gencin başından vurulduğunu siz de biliyorsunuz, Avrupa’nın başkenti olmakla övünen şehrin en işlek caddelerinden birinde, üstelik güpegündüz bir gazetecinin katledildiği gerçeği hala hafızanızda ve Eskişehir’in karanlık ara sokaklarında yaşanan trajedinin az-çok farkındasınız.

     

    Sözlerin Açısı Net, Alanı Kuvvetli

    İşte bu farkındalığın gölgesine yüklendikçe yükleniyor; Pasaj Müzik etiketli “Darmaduman”. Sözler çoğunlukla net açılarla gönderiyor oklarını, bazen de virajlı yollardan geçiriliyor kelimeler. Haliyle bir-iki şarkının izinden gidilemiyor ve içerik akarken progressive damara selam çakılırcasına bütünlüğe dikkat etme zorunluluğu hissediliyor. “Köpekler”in; hemen ardından gelen “Akıbet”e uzattığı geçiş açısı, bitişiğindeki “Saldır”a kadar ulaşıyor ve LP’nin; A-Side’ı ile topyekun bir tespitin peşini kovaladığı ortada beliriyor.

    Yine de bir şarkı var ki; küçük de olsa bir adım öne çıkarmakta sakınca yok. “Eyvallah”; tam da Haziran ayının en sıcak gündeminde yayımlanmıştı ve hemen hemen herkes Gezi süreciyle iliştirmişti. Elbette, bizzat o günlerin havası meydana getirmemişti Eyvallah’ı; zaten Kaan Tangöze de; parçanın oluşum günleri için ODTÜ’de yaşananları işaret etmişti.

    Her fırsatta toplumun yaşadığı gündemden bire bir etkilendiğini söyleyen bir topluluk için bu tür protest sularda yüzen bir şarkı pek de sürpriz değil. Kaldı ki; henüz debut albümüne “Dönek” adlı şarkıyı ekleyen bir gruptan bahsediyoruz. “Hayatı Yaşa”, “Manası Yok” ve “Elimdeki Saz Yeter Canıma”daki “yaşam ve ölüm”cü materyalist vurgu; “Özgürlüğün Ülkesi” ile “İyi de Bana Ne”deki eleştirel yön de onların külliyatındaki net çizgileri ortaya sermesi açısından şüphesiz önem arz etmekte. Haliyle, 13 yıl öncesinde votkadan viskiye yapılan kıvrak dönüş refleksi ve bir duvarın yıkılışıyla değişen konjonktürü aniden liberalleşerek yakalama hevesi anlatılırken, beşinci albümde de polis şiddetine direkt odaklanan sözler öne çekilebiliyor.

    Aşka davetlerde dahi kırılması gereken zincirlerin, yakılabilecek meydanların olduğunu duyuyoruz dinleti boyunca. Hayal de olsa vazgeçilemeyecek olguların varlığı ve harbiden hissedilen özlemlerin kalbe yapıştığı da usulca itiraf masasına konuluyor.

     

    Neşet Ertaş da Var, Âşık Veysel de

    İrlanda’da kaydedilen albümün müzikal eksenindeki kaleler de oldukça net. Cengiz Baysal’ın grubun uzun soluklu üyelerinden biri olması ve artık 5. albümün yoluna girilmesi; Duman’ın disiplinel anlayışını iyice sağlamlaştırmış. Batuhan Mutlugil; gitarını biraz daha meydana çekip soul-blues kavramlarını avucuna sığrıdırırken; Ari Barokas’ın bas gitarı da yine nev-i şahsına münhasır psychedelic hissiyatların emrinde hazır bekliyor. Tangöze’nin; yüklemi yokuş aşağı ezen vokalindeki öncü tavır; akla Grunge Rock’ın 1990’lardaki tazeliğini getirirken; Anadolu müziğinin işlemeleri de ben buradayım diyor. Kimi şarkıların içerisine serpiştirilen söz konusu bu işlemelerin içinden Mahzuni Şerif’i de, Neşet Ertaş’ı da ve hatta Aşık Veysel’i de bulmak zor değil. Topluluk; bu sentezin -özellikle son 3 albümdür- üzerinde itinayla durmaktaydı; ama Darmaduman’da biraz daha kalın harflerle geçilmiş malum hatların üzerinden. “Kolay Değildir”, “Saldır”, “Gözleri Kanlı” gibi şarkıların içinden bir çırpıda geçerken duyulan bu topraklara özgü altyapının merkeziyeti de haliyle oldukça belirgin. Tüm bunlara ek olarak, albümün hücum kayıt gerçekleştirildiğini de belirtmekte yarar var ki bu durum; şarkıların psikolojik aktarımını kusursuzlaştırırken, vokal çıkışlarını ve enstrüman ataklarını daha da netleştiriyor.

    Belki Alışman Lazım ile yaptıkları çıkışı dün gibi hatırlıyorum; neredeyse herkesin dilinde “Her şeyi Yak” cover’ları vardı. Ama şimdiden şöyle bir geriye bakınca Duman’ın üzerine sinen parçalar içerisinde en az “Her şeyi Yak” kadar kendi şarkıları da var. Bir cover parça ile tüm ülkede adlarından söz ettirseler de; o eğreti güce sırtını tümüyle dayayan gruplardan olmadılar ve tam da bu nedenle bugün ülkenin en önemli Rock topluluğu konumundalar. Benim için biraz zaman işi Duman’ın albümleri. “Seni Kendime Sakladım”ı hala eskitemeyenlerdenim örneğin. Hal böyleyken Darmaduman’ın, mevcut külliyatın en iyi albümü olduğunu şu an için söyleyemem. Fakat bir şey ortada ki; bu albüm, Duman’ın kartları açık oynadığı en belirgin LP. İçinden geçtiği neslin havasını sonuna kadar teneffüs ediyor ve bağlı olduğu, kendisinin de bir şekilde etki çemberinde yer aldığı günlerin anlatısını yükleniyor Darmaduman.

    Sonuç olarak “Sınana Sınana”nın veya “Eyvallah”ın hangi psikolojik yönelmelerle oluşturulduğunu biliyoruz. Haliyle hayatın, hayatın bize ait diliminin hikayesidir buradaki.

    Yaşamın dehlizlerine dokunan bir albümdür Darmaduman. Bizimdir!

    (kaynak : http://sanat.milliyet.com.tr/duman----darmaduman-/bekir-ozgur-aybar/kultursanat/yazardetay/28.09.2013/1769894/default.htm )

  8. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    berk93
    berk93's avatar
    Kayıt Tarihi: 10/Mart/2012
    Erkek

    hocam albüm cıktı kısa süre içerisinde youtubeden kanal bulup saniyede indirmiştim. adı üzerinde harbi darmaduman ya :)

  9. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    tolgaStain
    tolgaStain's avatar
    Kayıt Tarihi: 25/Kasım/2011
    Erkek

    Öyle dertli , yürek . kolay değildir , melankoli favori parçalarım:) Her sabah okula giderken kulaklığı takıp son ses  dinliyorum:) Kafa rahatlatıcı minibüste falan dinlediğimde kendimden falan geçiyorum bi kulaklığı çıkarıp kendimi yokluyorum sonra devam :) @Easx hocam eywallah paylaşım için.

    Bu arada önceki post'umu geri alayım :P

  10. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    korkarabatak
    korkarabatak's avatar
    Kayıt Tarihi: 24/Ocak/2010
    Erkek

    bu album türkiyenin en kaliteli kayıt edilmiş albumu olarak konusuluyor ( irlanda study)

    elinde kaliteli kayıt linki felan olan var mı flac gibi felan ? 

     


    tabi lan
Toplam Hit: 7169 Toplam Mesaj: 31