Ecdad Tarihin Akışını Nasıl Değiştirdi
-
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=271636
İngilizler inkar etse de: İspanyollar'ın adayı işgalini Kraliçe Elizabeth'in 3. Murad'a yalvarması önledi. Bugün "Si" yerine "Yes" diyorlarsa sayemizdedir. İşte tarihteki o olay:
Erhan Afyoncu'nun aktardıkları
İngiltere'de Eşitlik ve İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Trevor Philips'in Kraliçe Büyük Elizabeth'i İspanyollar'ın elinden Türkler'in kurtardığının tarih kitaplarında yazılması gerektiği şeklindeki teklifine İngilizler karşı çıktılar.
Hâlbuki 16. Yüzyıl'ın sonlarında İngiliz elçisi birkaç gemi göndererek bizi kurtarın diye yalvarıyor, kraliçe Osmanlı padişahı bize mektup yazdı diye seviniyordu. Ancak İngilizler şimdi nankörlük ediyorlar. Bugün "si" yerine "yes" diyorlarsa sayemizde olduğunu unutmasınlar.
16.yüzyılda Habsburg İmparatorluğu akrabalık bağlarıyla Avrupa'nın önemli bir kısmında hakimiyet kurmuştu. Avrupa'nın büyük bir bölümünde hakimiyet kuran Habsburglar'ın önünde direnen tek güç Fransa ve İngiltere idi. Ancak onlar da Habsburglar karşısında acizdiler. Osmanlılar'ın Avrupa'daki bu mücadeleye karışmaları siyasi dengenin yeniden kurulmasını ve Avrupa'nın bugünkü şeklini almasını sağladı. Fransa, Hollanda ve İngiltere gibi milli monarşiler, Osmanlılar'ın, Habsburglar'a karşı mücadeleye girmesiyle hayat hakkı bulabildi.iŞTE O MEŞHUR MEKTUP
Sir Francis Walsingham'ın mektubunu İngiltere'nin gündemine gelmesinden çok önce rahmetli Akdes Nimet Kurat yayınlamıştı. Walsingham, 24 Haziran 1587'de İstanbul'daki İngiltere elçisi William Harborne'e gönderdiği mektupta padişahı İspanyollar'a karşı harekete geçirmek için elinden ne geliyorsa yapmasını ve İngilizler'in iyi insanlar olduğunu anlatmasını istiyordu:
"Gönderdiğiniz 9 Mart 1587 tarihli mektubunuz ulaştı. Mektubunuzdan Osmanlı Sultanı ve danışmanlarıyla devam ettirilmesi gereken münasebetlerin, emirlerimiz doğrultusunda ihtimam ve basiretle yerine getirildiğini öğrendik.
Padişahın Hocası Sadeddin Efendi vasıtasıyla sultanın kendilerine mektup göndermesinden dolayı kraliçemiz çok sevindi... Osmanlı padişahı Üçüncü Murad'ın İspanya Kralı'yla antlaşma yapmaya yazdığınız suretle yanaşmamasından dolayı kraliçenin fevkalade müteşekkir kaldığını sultan hazretlerine söyleyin... İspanyol kudretinin tehdidi, sultana tâbi Kuzey Afrika beylerinin göndereceği kadırgalarla engellenebilir.
Az bir masrafla yapılabilecek saldırıyla, İspanyol Kralı büyük ölçüde rahatsız edilecek ki, bu durumda İngiltere'nin karışmasına bile gerek kalmayacak...
Tebaamıza karşı Türkler'in teveccühlerinin artması için kraliçenin emri ile Sir Francis Drake'in, halen İspanyol deniz yollarında devam eden seferi sırasında kurtardığı Müslümanlar'ı ceplerine para bile koyarak serbest bıraktığını, İspanyollar'ı da Berberilere köle olarak sattığını söyleyebilirsiniz".
kuvvetleİ ngiliz temsilcisi Harborne, İspanyollar'a karşı yardım alabilmek için Üçüncü Murad'a sunduğu arzuhalinde diplomatik üslubu bırakmış, neredeyse yalvarıyordu: "Padişahın yüce katına arzuhal ilam olunur Saadetlü padişahım hazretleri sağolsun Devletlü ve saadetlü, alemin sığındığı padişah hazretlerinin yüce katlarına kullarının arzı budur ki, İngiltere Kraliçesi ile zat-ı şahaneleri arasında mukaddes bir sulhun vücut bulması hususunda Büyük Tanrı bu kulunuzu başlıca vasıta seçmek lütfunda bulunmuştu. Bendeniz dokuz yıl önce bu görevi sadıkane bir tarzda ve isteyerek ifade ettim ki, hususuyla zat-ı şahanelerine bahşedilen kudret ve kuvvet vasıtasıyla bizim müşterek düşmanımız olan bütün putperestleri imha edeceklerini ummuştumÖ. Büyük Tanrı'nın adıyla masum kulunuza acımanız için yalvarırım. Eğer bu putpereste karşı var kuvvetinizi göndermek niyetinde değilseniz, ona zarar vermek üzere hiç olmazsa 60 veya 80 kadırga gönderinizÖ Efendim kraliçe bir kadın olduğu ve cinsiyeti bakımından savaşa meyilli olmaması lazım geldiği hâlde Tanrı'nın bu konudaki emrini var kuvvetiyle yerine getiriyor. Eğer size çok sadık kalan bir hükümdar dostunuzu en nazik zamanda kendi hâline bıraktığınız takdirde, sizin hareketinize bütün dünya şaşıracak. Çünkü efendim sizin vaadinize ve dostluğunuza güvenerek gerek kendi hayatını, gerek devletini büyük bir tehlikeyle attıÖ Zat-ı şahaneleri, efendim ile birlikte hakimane bir tarzda vakit geçirmeksizin bir donanma çıkarırsanız bununla Büyük Tanrı'nın buyruğu şeriatın emri ve meydana gelen fırsatın icabı, yüce Osmanlı neslinin şan ve şerefi ve Osmanlı İmparatorluğu'nun muhafazası yolunda hareket etmiş olacaksınız. Bu yapıldığı takdirde mağrur İspanyol ile sahte papa ve bütün taraftarları, yalnız zafer ümitlerinden mahrum edilmekle kalmayacaklar, belki de bu tür küstahlıkların cezasını bulacaklar. Tanrı ancak kendine yakın olanları himaye eder. Sizin vasıtanızla Tanrı putperestleri cezalandıracaktır ki, arta kalanlar bizler gibi hakiki Tanrı'ya tapanlar zümresine dahil olacaklar. Hak yolunda mücadele eden bizleri Tanrı zafere ulaştıracak ve birçok nimetlere kavuşturacak.”
İNGİLİZ ELÇİSİ YALVARIYOR
ELVEDA RUMELİ
Balkanlar'daki ilk milliyetçi isyan Sırbistan'da meydana gelmişti. Bu isyan, varlık sebebi Rumeli olan imparatorluğun tarih sahnesinden ayrılacağının ilk işaretiydi. Sırp isyanları, modern Sırp toplumunun siyasi, askeri, ekonomik ve sosyokültürel yapılarının gelişimini etkiledi. Bu isyanlarda ortaya çıkan Karacorceviç ve Obrenoviç hanedanları 19. yüzyıl boyunca Sırbistan'ın kaderine hükmetti. Bir domuz tüccarı olan Kara Yorgi 1804 Şubat'ında Osmanlı'ya karşı isyan edince Sırp tarihinin en meşhur simalarından biri oldu.
Hakkında romanlar, tiyatro oyunları yazıldı, filmler çevrildi, kahramanlıklarına türküler yakıldı. Ancak bütün kahramanlık hikâyelerine rağmen Sırplar'a Rusya'nın desteği olmasaydı, Osmanlı Devleti karşısında varlık göstermeleri imkânsızdı. Asilerin önce yeniçeri dayılarının idaresine, daha sonra da Osmanlı yönetimine karşı mücadeleleri, Sırp tarihçiler tarafından "Türk köleliğine" karşı girişilen milli bağımsızlık hareketi olarak ele alındı. İlk isyan aynı zamanda yıkılana kadar imparatorluğun başına bela olacak başka bir gelişmenin de habercisiydi: Avrupalı devletlerin Osmanlı'nın içişlerine müdahalesi. Sırp Meselesi, 1807'den sonra devletlerarası bir nitelik kazandı. Rusya ile yapılan savaşın sonunda 1812'de imzalanan Bükreş Antlaşması'yla devletlerarası hukuki bir metne girerek Avrupa devletlerinin Osmanlılar'ın iç işlerine müdahale sürecini başlatan önemli etkenlerden biri oldu.
Sırp isyanları Osmanlı tarihinin en önemli hadiselerinden biri olmasına rağmen bu konuda şimdiye kadar doğru düzgün bir araştırma yoktu. Dr. Selim Aslantaş, Osmanlı ve Sırp kaynaklarını kullanarak 1804 ile 1815 yılları arasındaki isyanların tarihini yazdı ve eseri "Osmanlıda Sırp İsyanları" adıyla Türk tarihçiliğine yayınladığı kitaplarla tarihe geçecek bir katkı yapan Kitapyayınevi tarafından yayınlandı. Selim Aslantaş'ı bu önemli araştırmayı hazırladığı için tebrik ediyor ve ileriki yıllarda Sırbistan'daki 1815 sonrası durumu da yazacağını umuyoruz. -
az önce okudum haberde. ulan ingilizler yatın kalkın gene osmanlıya dua edin :)))
-
La ecdadımız böle hea :) Ne hatun yalvartıcı insanlarmışız biz bee... Verirsen seve seve vermessen sike sike meselesi :)
-
Osmanlının değerini anlamak isterseniz ; şimdilerde kan gölüne dönen coğrafyalara bakmanız yeterlidir...
Eskiden olduğu gibi şimdide dünyanın Türklere ihtiyacı var...
-
Normaldir bi imparatorluktuk.Tarihin gidişatınada bu şekilde yön verdik.
-
ecdada bak kadınları yalvartıyomuş şimdi biz yalvarıyoz :-)) walla şakası bi arafa osmanlı harikaydı ama cumhuriyet daha güzel ecdada uzanmaya gerek yok yakın tarihte kurtuluş savaşına bakmak yeterli biz kimiz diye atanın dediği gibi MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUT...
-
mayrip bunu yazdı:
-----------------------------
az önce okudum haberde. ulan ingilizler yatın kalkın gene osmanlıya dua edin :)))
-----------------------------İngiliz milletinin gelmişinin geçmişinin ta a.g.
-
Osmanlıyı o kadar yüceltmeye gerek yok. Sonuçta bir gecede 40000 Türkmeni kılıçtan geçiren, kuyu açtırıp kelle ile dolduran ben değilim.
-
kafkafkaf bunu yazdı:
-----------------------------
Osmanlıyı o kadar yüceltmeye gerek yok. Sonuçta bir gecede 40000 Türkmeni kılıçtan geçiren, kuyu açtırıp kelle ile dolduran ben değilim.
-----------------------------ben yüceltirim haci.... Dünya Osmanlıya Muhtaçtır....bir çocuk derki...Fatih sultan mehmet bizi severdi ama israil bizi öldürüyor...barış huzur 3 din bir arada yaşatan.. 618 yıl boru değil... 3 kıtaya nam salmış..
ne yapmışsa ellerine sağlık.... hiç bişey sebebsiz değildir...
Geçmişini bilmeyen geleceğini yön veremez. geçenki konudada mimar sinana karşı bu adamın yaptığı ne malum yazmışsın.
edirne selimiyedeki ters gül şekline... tac mahalı yapanın talebesi olduğuna.. istanbulda yapılan 400 yıllık camilere... anadoludaki onlarca camilere....
edit: ahir zamanda olacaklardan biriside. Sonradan gelen nesiller önceden gelenlere sövüp sayacaklarmış. inşallah kendi adıma böyle bir şey yapmam...
-
stalin milyonlarca türk ü katletti yurtlarından etti bişey olmaz canım yoldaş stalin
-
kafkafkaf bunu yazdı:
-----------------------------
Osmanlıyı o kadar yüceltmeye gerek yok. Sonuçta bir gecede 40000 Türkmeni kılıçtan geçiren, kuyu açtırıp kelle ile dolduran ben değilim.
-----------------------------
nerde ve nezaman ve niye gerçekleşiyo bu olay mmkünse biraz açıklarmısın?
