Eğitimci Adaylarına Sesleniyorum...!
-
buyuk bi universitede bilgisayar ogretmenligi bolumundeyim. ama bolum gozetmeksizin tr de egitimin 3 major problemi var.
1)ilkokulda surekli arastirma odevi vesaire veriliyor yoruma yonelik bir sistem izlenmis ama cocuk liseye geldiginde olay tamamen ezbere donuyo.cocuklar beyin minciklamasi geciriyo.
2)kolay diye bolum secen denyolar.ozellikle meslek lisesinde cok vardir.butun kasarlar tekstil bolumune toplanmisti mesela benim okudugum lisede.
3)alakasiz isteksiz ogretmenler.okudugum lisede 11. sinifta php anlatiyodu hoca.ben hocaya anlatiyodum hoca sinifa anlatiyodu.hocayi kimse suclayamaz adam elektronik hocasiydi(alakasiz ogretmen) bide salla basi al maasi yapan hocalar var.
ama suna eminimki ogrenmek isteyen adam her turlu ogrenir.mezun oldugum lisede oss de benden sonraki en yuksek puan benden 120 puan asagidaydi.
-
benim gördüğüm kadarıyla da çocuklara ödev veriyorlar ama bazen verilen ödevleri okurken ben bile anlamıyorum.. mesela küçük kardeşlerimize okul hayatında nasıl yardımcı olabiliriz. ? bunlar için neler yapabiliriz.. bu konuda tartışmaktan çok fikir üretelim diye açtım... çevremizde kardeşlerimize birazcık yararımız dokunsun.. yoksa onlara abilik yapmazsak onlarda gördükleri toplumun bir parçası olacak... tabiki kendini kurtaranlar olacak..
-
en temel sorun bildiğin kadar değil, öğretebildiğin kadar öğretmensindir, bunu anlamıyorlar sürekli o sınavı bu sınavı sırf bilgi ölçmeyere yarayan şeyler ölçtükleri bilgi de kalıp bilgiler, belli bir sınır var sürekli öğretmenler onu öğrenmiş öğrencilere de onu öğretiyorlar.
-
XpertVision bunu yazdı:
-----------------------------
en temel sorun bildiğin kadar değil, öğretebildiğin kadar öğretmensindir, bunu anlamıyorlar sürekli o sınavı bu sınavı sırf bilgi ölçmeyere yarayan şeyler ölçtükleri bilgi de kalıp bilgiler, belli bir sınır var sürekli öğretmenler onu öğrenmiş öğrencilere de onu öğretiyorlar.
-----------------------------tabi orasıda doğru... öğretebilmekte ayrı bi hüner... ama şöyle bişeyde var insan hakim olduğu konuyu çok daha rahat anlatıyor.. acaba yetersiz mi kalıyor bazen bilgilerimiz ki öğretmeye çalışırken eksiklik oluyor ?
-
Önemli olan öğrenmenin yaşının olmadığını bilmek. Mesela ilk okulda benle hoca antartika ve antarktikanın hangisinin doğru olduğunu tartışıyorduk. Hoca dedi yarın atlası al gel. Sonra ben haklı çıkmıştım. Hoca erkekti ve orta yaşlıydı ama kaprisli vs değildi. Öğrenmeye hevesliydi. Araştırmaya sevk ederdi. Karşındaki çocuk 7 yaşında diye onun fikirlerine önem vermemek olmaz. Bu her meslekte geçerli. Mesela doktorlar da hastalarını ciddiye almalı. Eğer bizim hocalar ciddiye alsalarmış belki de ülserin h.pylori'den dolayı olduğunu keşfedenler Türkler olacakmış. Bize bunu anlatıp dururlar.
-
değişik yorumlar geliyor arkadaşlar çok güzel gidiyor.... fikirler çoğaldıkça bi rapor hazırlayıp sunulabilr... bunun gibi değişik konularda tartışma olmadan fikirleri uygulamaya geçirtebiliriz belki...
