Favori Melankolik Satırlarınız...

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Ephesus
    Ephesus's avatar
    Kayıt Tarihi: 14/Şubat/2009
    Erkek

    Doğru düzgün düşünebilmeye başladığım zamandan beri  yer altı edebiyatı olsun, melankolik şiirler olsun hep bu tarz edebiyattan hoşlanmış biriyim. Bu karamsar edebiyatta gerçekten kendimi çok iyi hissediyorum anlatamam. Okulda bile 2.yeni edebiyatını dinleyip örnekler okurken kendimden geçmekteydim :D Ama bi yerden sonra kaynak tükendikçe, etrafınızdaki yazılar, internetin bu konudaki kısıtlı imkanları, kitapların pahalılığı arttıkça falan insanı elinde olanlar yetmemeye az gelmeye başlıyor. Neyse lafı uzatmaya luzum yok. 

    İlk ben başlıyorum neler sevdiğimi nasıl bir havadan hoşlandığımı anlayın diye. Sizinde bildiğiniz/sevdiğiniz şiir, romanlardan pasajlar, sözler vs. varsa bu konu altında paylaşalım. Ruhumuzdaki melankolik edebiyata olan açlığı doyuralım :)

     

    Mesela ben psikopatlık derecesinde bir Hakan Günday fanatiğiyimdir. Tüm kitaplarını canım sıkıldıkça açar açar baştan okurum. İlk çıkan kitabı "Kinyas ve Kayra(2000)" ben çıkış yılında değilde daha çok ergen dönemlerimde okusam da beni bu tarz edebiyatı okumaya yönelten dünya harikası bir kitaptır okunması şiddetle tavsiye olunur. her sayfası altın niteliğindedir. Hakan Günday'dan pasajlar az paylaşmaya çalışacağım çünkü ondan bir şeyler yazmaya başlasam sabaha kadar yazarım buraya herhalde. Kitaplarda keçeli kalemle üzerini çizdiğim yüzlerce pasaj vardır :D

    Onun haricinde karamsırlık kusan her şeye hastayım. Yazar seçmem dediğim gibi kaliteli olması önemlidir. Ama şu ana kadar üç aşağı beş yukarı okumaya çalıştığım ve beni benden alanları : Turgut Uyar, Edip Cansever, İlhan Berk, Attila İlhan, Oğuz Atay, Yusuf Atılgan, Charles Bukowski, Charles Baudelarie, Özdemir Asaf....... falandır. Neyse yine gaza geldik yazdık baya ya sevdiklerimi alayım şuraya artık :D

     

    ---

    Ne kadınlar sevdim zaten yoktular.
    Yağmur giyerlerdi sonbaharla bir
    Azıcık okşasam sanki çocuktular.
    Bıraksam korkudan gözleri sislenir
    Ne kadınlar sevdim zaten yoktular
    Böyle bir sevmek görülmemiştir.

    Yalnızlıklarımda elimden tuttular.
    Uzak fısıltıları içimi ürpertir.
    Sanki gökyüzünde bir buluttular
    Nereye kayboldular şimdi kim bilir.
    Ne kadınlar sevdim zaten yoktular
    Böyle bir sevmek görülmemiştir...
    Attila İlhan

    ---

    Bozuk bir saattir yüreğim, hep sende durur...
    Turgut Uyar

    ---

    Bir şey kaldı gecelerden birinde
    Senden.
    Öncesinde bilinmemiş bir şey,
    Silinmez bir ses gibi giden..
    Kelimelerden büyük, kelimelerin içinde,
    Bir şey kaldı senden
    Yaşamalar’ın arasında kaçamaklı.

    Bir şey kaldı, bir denizin kıyısında senden,
    Bakışlarla yüklü, söylemelerle sessiz..
    Seninle dolu, seninle sensiz bir şey..
    Arandıkça bulunmamış yıllar yılı,
    Bulundukça aramaklı.
    Özdemir Asaf

    ---

    Herkes geçer diyor, geçer mi Olric? Herkes ne bilir acımı. Herkes ne bilsin acımızı. Yaşar gibi yapmaktan, özlemez gibi yapmaktan, iyiymiş gibi yapmaktan, nefes alıp onu içimde tutmaktan, o nefeste boğulmaktan sıkıldım. Ki nefessizlikten değil nefesten boğulmaktır marifetimiz...
    Oğuz Atay/Tutunamayanlar

    ---

    Yalnızlığa iyi bak, sahip çık. Kaç kişinin emeği vardır onda kimbilir...
    Oğuz Atay

    ---

    İnsan sevdiğini bırakmaz, sevmek bırakır insanı...
    Attila İlhan

    ---

    Ama biliyorum, izin vermeyecek insanlar rahatça kendimizi yok etmemize. Arkadaş olacaklar. Aşık Olacaklar. Sırdaş kesilecekler başımıza. Robinson'un bile yanına Cuma'yı veren dünya, üzerinde yaşayan bütün insanları tanıştırma gibi hastalıklı bir saplantıya sahipken uzak kalmamız çok zor olacak gündüzün ve gecenin seslerinden...

    Hakan Günday

    ---

    BUNU ÇOK SEVİYORUM LAN NEDENSE. HER OKUDUĞUMDA BENİ BENDEN ALIR BU KISACIK CÜMLE ÖBEĞİ.

    Nerden başlasam yine oraya geliyorum. Ben gidiyorum. Ölüme, o büyük tümceye,
    çalışacağım...
    İlhan Berk

    ---

    Ne yaptıysam, dünyada yaşamayı öğretemedim kendime. Dünyayla aramda hep sorunlar oldu. Rahat bir adam olmak istedim hep. Ama işte sokağa çıkıp rahatça yürüyemiyorum. Öylece bakıp duruyorum sokağa, onu yazmak istiyorum. Bir kadının yüzü ilgilendiriyor beni. Cehennem diyorum ya hani, böyle bir şey işte...
    İlhan Berk

    ---

    Günlük hayatın sıkıntısından biraz silkeler insanı, her şeyin aynı olmasından. Kişiyi bedenin ve aklın dışına çıkarıp duvara yapıştırır. Sanırım içmek, ertesi sabah tekrar hayata dönülebilen ve her gün tekrarlanan bir intihar biçimidir...
    Charles Bukowski

    ---

    Sen, hür adam, seveceksin denizi her zaman.
    Deniz aynandır senin, kendini seyredersin bakarken
    Akıp giden dalgaların ardından
    Sen de o kadar acı bir girdaba benzersin...
    Charles Baudelarie

    ---

    Ben nerede değilsem, orada iyi olacakmışım gibi gelir...
    Charles Baudelarie

    ---

    Güzel, her zaman bir garip olandır.
    Charles Baudelaire

    ---

    Gelecek, geçmişin merhametine kalmıştır ve insan, ikisinin arasında bir kurbandır...

    Hakan Günday

    ---

    Benim tek düşündüğüm tonlarca C-4'ü dünyanın merkezine koyup bir karpuz gibi parçalanmasını seyretmekti.. Belki de tek sorun şuydu: biz ne istediğimizi bilememiştik hiçbir zaman.. Ve dolayısıyla herşeyi deniyorduk.. Belki görünce istediğimiz, uğruna yaşadığımız şeyi hatırlarız diye..

    Hakan Günday

    ---

    Düşünmem gerekiyordu. Her şeyi. Geride bıraktığım izden başlayabilirdim. Bembeyaz ve darmadağın. Sanki sürükleniyormuşum gibi. Sürünen değil, sürüklenen bir vücudun kardaki izi. Böyle görünüyor olmalıydı. Eğer doğumumdan itibaren bir iz bırakmış olsaydım arkamda, aynı böyle görünürdü. Sürüklenmişim gibi...

    Hakan Günday

    ---

    Yine Hakan Gündaya bağladım sonlarda durmam lazım durdum. ikinci postu alır doldururum yine baya :D

    Saygılarımla...



    Avukat/Hukukçu
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Ephesus
    Ephesus's avatar
    Kayıt Tarihi: 14/Şubat/2009
    Erkek

    ..


    Avukat/Hukukçu
  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Amd-x
    Amd-x's avatar
    Kayıt Tarihi: 29/Eylül/2009
    Erkek

    

    Biraz duraksıyorum.

    Gözlerimi ovuşturup tekrar yazmaya başladıktan sonra aklımda ki faili mechul düşüncelerin azad edilişinin cığlıklarını dinlemeye başlıyorum. Hepsi farklı noktalara doğru kaçışmakta ve hepsinden ayrı bir ton'la bağırışma sesleri geliyor..Tanrım çıldırmış olmalıyım bazı yargılarımı yavaş yavaş kırıyorum .. Evet sonunda güneşin doğuşunu görebiliyorum hissedebiliyorum..

    İçimde anlamsız bir huzur var.

    Beynimde ki onca yargının bir anda kaçışıp heycan ve garip bir sevinç içinde zafer bayrağını açıyorum..

     

    Sonunda...

     

    Yeniden duraksıyor ve bir tatlı esneme geliyor yine gözlerimi ovuşturuyorum bilmiyorum saçma gelecek belki ama, hakikaten bazı şeyleri unutmaya başlıyorum..

    hemen bir sigara yakıp tekrar düşünmeye koyuluyorum..

     

    Ne oluyor bana ?

     

    Gerçekten ne oluyor farkında değilim.

    Ağır bir piskoz belirtisimi gösteriyorum yoksa yine o karışık duygular mı depresif halde kan basıncımı etkiliyor ?

    Hayır,

    Hayır..

    Gevşiyorum evet rahatladığımın farkındayım.

    Susan bir şeyler var bu mekanda ve ilk defa bu kadar sessizliğin farkına varıyorum. Yanlız oluşumdan dolayı değil bu bundan çok eminim ama ters giden bir şeyler var.

    Sağıma soluma bakıyorum anlam vermeye calışıyorum niçin bu sessizliğe eşlik ediyorum ki ?

     

    Ah evet ..

    Unuttuğum bir şeyler vardı ;

     

    Bu yanlızlık bir alışkanlıktı,

    Uzun boylu sessizlik ve birazda karanlık bir tebessüm.

    Bakışlarımın hafiften mayıştığını ve giderek göz kapaklarımın aşşağı inişinin gıcırtılarını duyabiliyordum.

    Büyük bir orkestra eşliğinde iki koldan bir senfoni oluşturuyorlardı.

     

    Şimdi anlamaya başladım.

     

    Fali meçhul duyguları öldürüyorum yavaş yavaş.

    Sessiz bir mekanda, kendi ürettiğim yüksek sesli notaları anlamsızca basıp birer birer kaçırıyordum.

    Umutsuzluğun, yanlızlığın şiiri dökülüyordu bedenimden ama bir türlü müziğe eşlik edemiyordu..

     

    Ritime arşina olmadığım için her bir duyguyu karıştırıp hepsine ayrı anlam yüklüyordum acaba ondan dolayı olabilir mi ki bunlar ?

    Yoksa hakikaten kafayı mı yiyorum ?

     

    Olabilir..

    Oda bir ihtimal.

     

    Her ihtimaller zincirinin ardından gelen çokça büyük bir soru işareti ve bir sürü anlamsız akıl almaz düşünce.

     

    Hepsi bir vurgun yemiş gibi dibe batmakta..

    Zoru başarıyorum galiba..

     

    Dur bir bakayım ?

     

    - Hepimiz aynı odadaydık aslında . .

  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    HeadBanger
    HeadBanger's avatar
    Kayıt Tarihi: 13/Eylül/2007
    Erkek

    Gelecegim, bekle dedi, gitti.

    Ben beklemedim,

    O da gelmedi

    Ölüm gibi birsey oldu.

    Ama kimse ölmedi !

     

    Özdemir Asaf

     

     

    BÜYÜK İSTİFHAM ÜZERİNDE


    1. şimdi sen olsan...

    ilk sonbahar yağmuruyla oturduk hayli dertleştik
    ben camın önündeydim o arkasındaydı
    sen izmir taraflarında uzakça bir yerdeydin

    dünden bugüne çektiklerin eksilmedi dedi yağmur bana
    eksilmeyecek dedi bugünden yarına
    bir hiçliğin koynunda istifham gibi büyüyeceksin
    sual sorduğun herşey senden sual soracak
    bitirdim sandığın vakit başladığını göreceksın

    yağmurun altında insanlar biçimsizdiler
    şimdi sen olsan ortalık şenlenecekti
    sanki birdenbire ışıklar yanacaktı
    oysa ben içimdeki kandili söndürecektim






    2. gözlerimi kapasam

    gözlerimi kapasam
    akşam
    bir karanlığın dibinden gözlerin ağzıma bakıyorlar
    ellerimi yüzümü yıldızlarla yıkayorum
    saçların boynuma sarılıyorlar

    gözlerimi kapasam
    sen boylu boyunca yanıbaşımdasın
    dişlerinin arasında bembeyaz bir nilüfer
    alevleri bile öpebilirmiş gibi
    güçlü ve gururlu ağzın
    beni öptüğün zaman erkek seni öptüğüm zaman kadın
    yanıbaşımdasın

    gözlerimi kapasam
    senin için bir mısra tasarlasam
    bir renk düşünsem
    başımı senin dizine koyduğumu uyuduğumu düşünsem
    çocuğunmuşum gibi saçlarımı okşadığını
    kocanmışım gibi yakama çiçek taktığını
    bir yağmur şehrin bütün seslerini öldürse
    sen ve ben günün yirmi dört saatını öldürsek
    boğazlasak
    ellerin göğsüme girse avuçlayıp kalbimi koparsa
    sımsıcak ben senin kanına girsem
    kalbine kurulup otursam

    gözlerimi kapasam
    rüzgârın kapıları derhal açılacak
    dağbaşlarının temkinli sessizliğiyle sonsuzluğu dinleyeceğiz
    kendimizi inkâr edeceğiz
    hele inkârımızı büsbütün inkâr edeceğiz
    bütün münkirler günde beş vakit bizi inkâr edecekler
    bir kibrit aydınlığında çatılmış kaşlarını göreceğim
    jiletle çizilmiş gibi keskin
    ince
    içimde kanlı bir ihtilâl kopacak
    dudakların bir akşam üstü dudaklarıma değince
    kadehim kırılacak
    münkirlere müminlere küfredeceğim



    3. iki elin kızıl kanda

    sökülüp
    salkım salkım leylekler gelirse ilkbahar olur
    kül mavinin yanına kirli sarı gelirse
    sonbahar
    sen benim yanıma gelirsen
    kıyamet olur
    bir damla gözyaşı okyanus boşluklarını doldurur
    senin gözyaşların beş kıtayı eritirler
    hünerli ellerin yeni bir dünya yaratırlar
    gözlerimden milyonlarca yıldız çoğaltırsın
    milyonlarca defa bakabilmem için
    geceleri sana bir saniyede
    parmaklarımdan istifhamlar çoğaltırsın
    her ağacın dalına bir istifham asarsın
    ölüme mahkûm eder beni asarsın
    ben tutar seni asarım
    karanlıkta kalmış çocuklara döneriz
    artık ben diye bir şey kalmamıştır
    sen diye bir şey yoktur
    hiç gelmemişe döneriz
    korkarız

    gözlerine baktığım zaman
    sonsuzluğu görebilmeliyim
    parmaklarım dudaklarında dolaşırken
    sonsuzluğa dokunmalı
    konuştuğun zaman
    sonsuzluğun sesini dinlemeliyim
    bir istifham gibi eğilip
    seni bir istifham gibi öpmeliyim
    elimden ne gelirse yapmalıyım
    bir tevrat bir incil bırakmalıyım
    beni bir dağ başına koymalılar
    başıma bir dağ koymalılar
    anama avradıma sövmeliler
    sen duymalısın
    iki elin kızıl kanda olsa
    gelmelisin



    4. sen olmadığın vakit

    sen olmadığın vakit büyük yalnızlığım var
    dalgaların kendilerini taştan taşa vurmaları
    sonbahar yıldızlarının sessiz sedasız çırpınmaları
    ve büyük yalnızlığım var
    biliyorsun hani o
    rüzgârın gözüne karanlık bir yelken gibi açtığım
    içimsıra vahşi bir kadın gibi taşıdığım yalnızlığım

    sen olmadığın vakit o denizde
    şarabım tuzlu bir lezzet kazanıyor
    avuçlarımda bir ateş yanıyor
    bir çift insan gözü
    hırsızı iti uğursuzu
    köpek gözü toz ve toprak
    bir kadeh quantro bir kadeh rom bir kadeh yağmur
    avuçlarımda ve çırılçıplak
    sen olmadığın vakit ben de olmuyorum

    o denizde gördüğüm sen
    benim için bir şarkı söyleyecektin
    hazırdın gitarını bir çocuk gibi dizlerine yatırdın
    kanada'lı üç tayfa tezgâhın içine girdiler
    karanlık kıllı kollarıyla şarkının içine girdiler
    kavga çıktı birbirinin çenesini kırdılar
    o denizde gördüğüm sen
    benim için bir şarkı söyleyecektin
    ağlayacaktın
    görecektim
    sıradan bir şarkı söyleyecektin
    kanada'lı tayfalar kahrolup öleceklerdi
    ben de ölecektim


    5. değil mi ki...

    şehrin üstünde tozlu bir ay silkinmektedir
    mevsim yaz olmuş sonbahar olmuş ne umurum
    değil mi ki o büyük istifham üzerindeyiz
    birbirimizi seviyoruz
    ve sevgimizden şüphe ediyoruz



    ATTİLA İLHAN


    Boş İşler Uzmanı..
  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    lordvader89
    lordvader89's avatar
    Banlanmış Üye
    Kayıt Tarihi: 02/Mayıs/2007
    Erkek

    Haydi ama doldurmaya devam beyler bayanlar.

  6. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Poet
    Poet's avatar
    Kayıt Tarihi: 06/Mart/2011
    Erkek

    AŞK

    Ezeli sırları ne sen bilirsin ne de ben 
    Bu muammayı ne sen okuyabilirsin ne de ben 
    Perde ardında sen ben dedikodusu var amma... 
    Perde kalktı mı ne sen kalırsın ne de ben 

    Ey dünyanın işinden haberi olmayan sen yoksun 
    Dünya esen yel üstüne kuruldu.. 
    Varlığımız iki yokluk arasındadır 
    Çevrendekilerde hiçdir sen de bir hiçsin

    Medresede söz vardır tekkede de hal 
    Fakat bu aşk sözden de dışarıdır halden de 
    İster şeriat müftüsü ol ister şehir vaizi 
    Aşk mahkemesine gelindi mi dilsiz kesilir

    Bugün zevk etmek elindeyken zevkine bak 
    Yarını düşünmen beyhude bir heves 
    Bir çok kişiden arda kalanlar 
    Sana da kalmayacak sen de göçüp gideceksin...

                          

                                                                   Ömer Hayyam

     

    AĞUSTOS ÇIKMAZI

    Beni koyup koyup gitme, n'olursun 
    Durduğun yerde dur 
    Kendini martılarla bir tutma 
    Senin kanatların yok 
    Düşersin yorulursun 
    Beni koyup koyup gitme, n'olursun 

    Bir deniz kıyısında otur 
    Gemiler sensiz gitsin bırak 
    Herkes gibi yaşasana sen 
    İşine gücüne baksana 
    Evlenirsin, çocuğun olur 
    Beni koyup koyup gitme, n'olursun

     

                                                                    Atilla İlhan

    AYSEL GİT BAŞIMDAN

    Aysel git başımdan ben sana göre değilim 
    Ölümüm birden olacak seziyorum. 
    Hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim 
    Aysel git başımdan istemiyorum. 

    Benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün 
    Dağıtır gecelerim sarışınlığını 
    Uykularımı uyusan nasıl korkarsın, 
    hiçbir dakikamı yaşayamazsın. 
    Aysel git başımdan ben sana göre değilim. 
    Benim için kirletme aydınlığını, 
    hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim 

    Islığımı denesen hemen düşürürsün, 
    gözlerim hızlandırır tenhalığını 
    Yanlış şehirlere götürür trenlerim. 
    Ya ölmek ustalığını kazanırsın, 
    ya korku biriktirmek yetisini. 
    Acılarım iyice bol gelir sana, 
    sevincim bir türlü tutmaz sevincini. 
    Aysel git başımdan ben sana göre değilim. 
    Ümitsizliğimi olsun anlasana 
    hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim. 

    Sevindiğim anda sen üzülürsün. 
    Sonbahar uğultusu duymamışsın ki 
    içinden bir gemi kalkıp gitmemiş, 
    uzak yalnızlık limanlarına. 
    Aykırı bir yolcuyum dünya geniş, 
    Büyük bir kulak çınlıyor içimdeki. 
    Çetrefil yolculuğum kesinleşmiş. 
    Sakın başka bir şey getirme aklına. 
    Aysel git başımdan ben sana göre değilim, 
    ölümüm birden olacak seziyorum, 
    hem kötüyüm, karanlığım biraz, çirkinim. 
    Aysel git başımdan seni seviyorum...

     

                                                         Atilla İlhan

     

    Şimdilik aklıma gelenler bunlar..Daha çok paylaşabilirim aklıma geldikçe :)


    Ben de Özledim http://www.youtube.com/watch?v=ZKuF5ElELgU Dağılmayın lan çok yalnızım
  7. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    Ephesus
    Ephesus's avatar
    Kayıt Tarihi: 14/Şubat/2009
    Erkek

    Bu konuya can vereyim biraz bayadır ikinci yeni şiiri okuyorum.

     

    Hiç unutmam, hiç unutmam, hiç unutmam.
    diyor birisi. Yineliyorum:
    Hiç unutmam, hiç unutmam, hiç unutmam, hiç unutmayın!
    İnsan nasıl direnir başka?
    Hiç unutma...
    Turgut Uyar

     

    --

     

    Durumumuz başta ve sonda ayrı ayrıysa,
    Başta ve sonda ayrı olduğumuzdandı...
    Turgut Uyar

     

    --

     

    ‎"Her şeyden biraz kalır." diyor birileri.
    Çoğunluk haklıdır;
    Kavanozda biraz kahve,
    Kutuda biraz ekmek,
    İnsanda biraz acı...
    Turgut Uyar

     

    --

    Ben nerde bir çift göz gördümse,
    Tuttum onu güzelce sana tamamladım.
    Cemal Süreya

     

    --

     

    Birisi camı açar birden.
    Haykırır:
    Sende varsın ey hayat!
    Tıpkı ölüm gibi.
    Turgut Uyar

     

    ---

     

    Beklemek gövde gösterisi zamanın...
    Cemal Süreya

     

    ---

    Sevgisiz bir bağlılık. Bu, insanı yaşaya yaşaya öldüren bir yaşamda sürükler. Sevgiyle bağlılık. Bu insanı öldüre öldüre yaşatan bir yaşamda sürdürür.
    Özdemir Asaf

     

    ---

     

    Şimdi beni uçurumdan atsan, düşene kadar aklımdaki tek şey; sırtıma değen ellerin olurdu...
    İlhan Berk

     

    ---

     

    Bir ölüm nefes alırken bir dudakta...
    Öbür bütün şeyleri nasıl anlatmalı?
    Turgut Uyar

     

    ---

     

    Ve duygular, beyin ve kalbe karşı en patavatsız emrivaki davranışlardı...

    Bu da benim gece yarısı karalama olarak yazdığım bir paragrafın son cümlesi ekleyesim geldi :D


    Avukat/Hukukçu
Toplam Hit: 1078 Toplam Mesaj: 7