Gelir Vergisi Dilimlerindeki Adaletsizlik
-
ilteris bunu yazdı
soktumun suriyelilerine 30 milyar doların üzerinde para harcadık dediler. O parayla 1 tane daha türkiye kuruludru amk!!!!
Yahu yalan amk. Ne o kadar para harcamasi. Hesaplari siskin gösteriyolarki Ab‘den para koparabilmek icin.
-
-
Selam;
kafanız hiç çalışmıyor.
100 kişiden 100.000 lira mı almak istersiniz, yoksa 1.000.000 kişiden 100 lira mı ?
Olay tamamen sürümden kazanmaktan geçiyor. Senin az gördüğün para, Sabancının ödediği vergiden daha değerli devlet için.
O yüzden Sabancı vergi kaçırırsa siklemez devlet, senden kat ve katını alıyor zaten.
Sense ezik fakir olarak sürünün içinde kaldığın için hizmet etmeye devam etmek zorundasın. Ne zamanki akıllanıp çok çalışır da çok para kazanırsan sürüden çıkarsan işte o zaman devlet seni sömürmez.
Çünkü artık sen bir koyun değil, bir kurt olmuşsundur. İşte o zaman sen de koyunları yemeye başlayabilirsin.
1000 lira verip 1 adamı 1 ay çalıştırırsın, o 1 ayda o adam sana 100.000 kazandırır.
Ve o noktadan sonra sen kendin için çalışmazsın, birileri seni daha zengin etmek için çalışır.
Buna ben görünmez Tanrıcılık diyorum. İşçiler ve onların hizmet ettiği Tanrıları.
patata666 tarafından 05/Eki/17 18:42 tarihinde düzenlenmiştir -
patata666 bunu yazdı
Selam;
kafanız hiç çalışmıyor.
100 kişiden 100.000 lira mı almak istersiniz, yoksa 1.000.000 kişiden 100 lira mı ?
Olay tamamen sürümden kazanmaktan geçiyor. Senin az gördüğün para, Sabancının ödediği vergiden daha değerli devlet için.
O yüzden Sabancı vergi kaçırırsa siklemez devlet, senden kat ve katını alıyor zaten.
Sense ezik fakir olarak sürünün içinde kaldığın için hizmet etmeye devam etmek zorundasın. Ne zamanki akıllanıp çok çalışır da çok para kazanırsan sürüden çıkarsan işte o zaman devlet seni sömürmez.
Çünkü artık sen bir koyun değil, bir kurt olmuşsundur. İşte o zaman sen de koyunları yemeye başlayabilirsin.
1000 lira verip 1 adamı 1 ay çalıştırırsın, o 1 ayda o adam sana 100.000 kazandırır.
Ve o noktadan sonra sen kendin için çalışmazsın, birileri seni daha zengin etmek için çalışır.
Buna ben görünmez Tanrıcılık diyorum. İşçiler ve onların hizmet ettiği Tanrıları.
Ve birşey daha diyeceğim;
Eğer koyun olarak kalmak istemiyorsan, durmadan ben neden koyunum diye yakınmayı bırakmalısın.
Nasıl kurt olabilirim diye düşünmelisin.
Koyunlar koyunluklarını düşünmekten, kurt olabileceklerine akılları ermiyor.
Hep bi memnuniyetsizlik, hep bi ümitsizlik, hep bi şikayet, hep bi bahane ......
Aslında bir çözüm var KURT OLMAK
-
iş yerimi kapatıp devletmi kursam, daha karlı vallaha.
-
Abi sabah bunu okuduğumda çok sinirim bozuldu elim ayağım titredi resmen. İşin en garibi yıllık geliri 110k üzerinde olanlardaki vergi oranını sabit tuttular. Adamlar resmen orta sınıfı kaldırıp zengini daha zengin orta gelirliyi fakir, fakiri daha fakir yapma derdinde. Şirketin ocak ayında yapacağı yıllık zam büyük ihtimal buraya gidecek. Geçen senede yüzde 1,5 gibi komik bi rakam yapmış. Artan enflasyon oranları, pahalanan hayat ne olacak, resmen şu 2 senede alım gücü yarı yarıya düştü.
Bu olaylarda sonlarını getirmezse artık yapacak birşey yok, müstehak bize köleliğe devam.
-
rakkoc bunu yazdı
iş yerimi kapatıp devletmi kursam, daha karlı vallaha.
++ :D :D :D
-
Kapitalizmin kuralları bizim mantığımızın anlayamayacağı şekilde çalışır. Biz herşeye bir değer biçeriz ve o değer bizim için sabittir. Kapitalizmde değerleri piyasa koşulları belirler. Amrikan filmlerinde görmüşünüzdür. "Happy hour" diye bir terim çıkar bazen arkaplanda. Bunun anlamı, normalinde 5 dolar (misal) olan hamburger, günün farklı saatlerinde satılırsa, 1 dolara düşüyor. Aynı gün içinde aynı yerde aynı hamburgerin fiyatı, müşteri yoğunluğuna göre bir kaç kez değişebiliyor.
Küresel ekonomiye geçiş ile birlikte Kapitalizm tüm dünyayı ele geçirmiş bulunuyor. İş yeri sağlayan ve vergi geliri yaratan yatırımları kendi ülkelerine çekebilmek için devletler de yatırımcıların kararları için kendi aralarında rekabet içindeler. Bu rekabet te bizi bu günlerde Almanya ve diğer ülkeler ile düşman yapmış oldu. Şimdiye kadar onlar üretir, biz satın alırdık. Şimdilerde bir çok Alman şirketi kısmen veya bazen tamamen Türkiyede üretime başladılar. Çünkü Türkiyedeki maaşlar Avrupadakilere göre çok daha uygun. Ama Çin daha da uygun. Ve çinliler daha eğitimli olmalılar ki, tüm elektronik ürünler, bir kaç stratejik ürün haricinde Çin de üretiliyorlar.
Bir çok uluslar arası şirketin yıllık geliri Türkiyenin toplam yıllık gelirinden daha fazla. Durum böyle olunca, artık devletler değil, şirketler dünyanın yönünü belirlemeye başladılar. Biz vekillerin elini öperiz, onlar bakanların, bakanlar başbakanın ve cumhurbaşkanının, onlarda sermaye sahiplerinin ellerini öper oldular.
Alın size kapitalizm.
emrah20 tarafından 05/Eki/17 21:30 tarihinde düzenlenmiştir -
Nereden gelecek bu paralar olm ödeyin tabi :)
Bütçe Giderleri ve Ödenekler Tablosuna göre Cumhurbaşkanlığının 2016 yılı bütçe gideri tutarı ise, yıl içinde alınan ödenekler ve yapılan tenkislerden sonra 1.292.555.356,81 TL olarak gerçekleşmiştir.
Milyar Milyar !
-
Pisibaliqi bunu yazdı
Nereden gelecek bu paralar olm ödeyin tabi :)
Bütçe Giderleri ve Ödenekler Tablosuna göre Cumhurbaşkanlığının 2016 yılı bütçe gideri tutarı ise, yıl içinde alınan ödenekler ve yapılan tenkislerden sonra 1.292.555.356,81 TL olarak gerçekleşmiştir.
Milyar Milyar !
Aman kendileri harcamalardan kısmasınlar. Audilerin yanına passat çekmesinler de biz ne halimiz varsa görelim. Ondan sonra yok vatanımızı düşünün altınları bozdurun dolarları bozdurun ekonomi düzelsin. Beni düşünmeyeni ben hiç düşünmem.
Niye benim vergilerimi de şirketler gibi sene sonunda almıyorlar arkadaş. Belki bende kaçıracam. Halkı resmen vergi ile sömür zenginde sene sonunda aman ben battım vergi veremiyecem desin sende iyi verme canın saolsun
ben nasıl olsa vergi artırırım zam filan da vermem kimseye. Ordan çıkarırım senin eksiği de. Anlaşın olsun bitsin.
Bi de işçi ile işveren arasında tazminat vs. gibi konularda dava açabilmek için zorunlu arabuluculuk çıkmış. Arabulucunun tabii ki ücreti var ve ilk 3 saati 120 lira sonraki her saat 90 lira. Bu parayıda her iki taraf ayrı ayrı verecekmiş. Yav zaten işçini aldığı para ne ki bunu nerden karşılayacak. Adamın tazminatı zaten onun hakkı değil mi? Arabulmaya ne gerek var. Adamın söke söke alması gerekmiyor mu? Hem işveren tazminatı vermesin hem de işçi dava açmak için önce arayı bulsun. Var mı böyle bişey?
