Hata Özgürlüğü
-
Türk Kültüründe Yönetmek adlı kitabında Acar Baltaş, harika bir tespit yapar: "...Batı dillerinde 'vefa', 'hatır', 'gönül' kelimelerinin karşılığı yoktur. Çünkü bu dillere kaynaklık eden kültürlerde bu kavramlar yoktur. Buna karşılık 'vizyon', 'misyon', 'strateji', 'proje' kavramlarının karşılığı da bizim dilimizde bulunmaz. Bir kültürün düşünme biçimini yansıtan dil psikolojisi, kavramların zihnimizdeki karşılığını da anlatır bize."
Bu yaklaşımla, resmi dil otoritemiz Türk Dil Kurumu'nun "hata" sözcüğüne verdiği karşılığa bakıyorum; "1- Yanlış, 2- İstemeyerek ve bilmeyerek yapılan yanlış, kusur, yanılma, yanılgı. 3- Suç, günah, kusur... Evet "resmi" zihin yapımızın "hata" kelimesine yüklediği anlamlar bunlar...
Oysa araştırma, geliştirme, yenilikçilik, buluşçuluk kültüründe hata "öğrenme" olarak tanımlanıyor. En olumsuz ifadesi "maliyet" sayılıyor.
Bugün Türkiye, Ar-Ge'ye para harcamayı, "şükür ki" öğrenmiştir. AR-GE'nin AR'ını temsil eden araştırmaya, milli gelirinin yaklaşık %1'ini harcayacak düzeye gelmiştir.
Fakat Ar-Ge'nin geliştirmeyi temsil eden GE'sinde, ciddi kültürel bariyer sorunlarımız vardır. Bu da icat çıkarana duyulan tedirginlik, eski köye yeni adet getirene karşı beslenen düşmanlıktır.
Hataya yer vermeyen bir çalışma ortamında, kadrolarımızın üzerinde "icat et fakat ilk denemede... başaramazsan yandın!" baskısı vardır. Patron; parasını ödediği adamın kendisinden daha akıllı olmasına "tahammül" edememekte, hataya "göz yummamayı" bir "yönetim erdemi" saymaktadır.
Tam da bu noktada önerim şudur: Bayanlar baylar, kurumunuzu, şirketinizi "Rönesans" düzlemine taşıyacak iseniz, lütfen kadrolarınıza "hata yapma özgürlüğü" tanıyın. Hata yapanı ödüllendirin. Hata yapmayanın ise araştırsa dahi geliştiremeyeceğini bilin!..http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/oguz/2011/11/05/hata-ozgurlugu
"Yabancılar neden daha yaratıcı" diye bi konu vardı, bu yazıda o denkleme bir şeyler katıyor sanırım.
-
postlarım yarım yarım gidiyor neyse. güzel yazı paylaşmışsın teşekkürler. Güzel tespitlerde bulunmuş yazar. Bir müridin profilinde okumuştum sanırım "Yenildin mi tekrar dene tekrar yenil bu sefer daha güzel yenil"?? gbii bişeydi toplum olarak hata yapma lüksümüz yok. Ama şimdi terim eksikliği mevzuna takıldım misyon vizyon strateji proje kelimelerinin Türkçe karşığılı yok mu Türkçe bu terimlerden yoksun mu misyon=amaç,gaye gayet cuk oturdu hedef=vizyon olabilir proje=tasarı belki bi nebze strateji=metod, yöntem neden olmasın.
-
güzel bir yazı , türkiye de ne yapılırsa yapılsın çözülemeyen bir sorun var oda verimlilik onu arttırmak içinde Araştırma Geliştirme yapmak gerekiyor (AR-GE yazmadım çünki öye yazınca sadece teknoloji şirketleri bunu yapar gibi geliyor insanlara)
bugün bir çok devlet kurumunda boşu boşuna harcanan saatler bunun en büyük örnegi yenilenme iyiye geçiş 10 yılda 1 yada 20 yılda 1 bir olumlu gelişme olarak hayatımıza giriyor.
konumuz siyasi partiler degil ama AKP hükümetinin bence en doğru yaptıgı işlerin başında TC NO geliyor , bu ve bunun gibi yenilikler ile ancak verim arttırılabilir ki hala bazı öküzler yüzünden TC nodan bile adam gibi verilm alınamıyor.
bir yerde okumuştum kırmızı ışık sadece trafiği felç eder , şimdi uzatmayayım da bunun gibi bir çok alternatifli çözülebilecek sorun basit ama işlevsel olmayan yollardan hallediliyor.
Ah bi meclise girsem hayatımızı kolaylaştırcam ama :)
-
önce bi hayat özgürlüğünü sağlayalım da hata özgürlüğünü de sağlarız biz
-
Güzel makale olmuş...
