folder Tahribat.com Forumları
linefolder Derin Konular
linefolder Haziranda Ölmek Zor - 3 Haziran 63 ,Nazım Hikmet"İ Saygıyla Anıyoruz



Haziranda Ölmek Zor - 3 Haziran 63 ,Nazım Hikmet"İ Saygıyla Anıyoruz

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    ~$
    ComputerWolf
    ComputerWolf's avatar
    Üstün Hizmet Madalyası
    Kayıt Tarihi: 26/Mart/2003
    Erkek

    Büyük Türk Şairi Nazım Hikmet ,fazla söze gerek yok ,o herşeyi söyledi zaten...

     

    ...

    gece leylak ve tomurcuk kokuyor
    yaralı bir şahin olmuş yüregim
    uy anam anam, haziranda ölmek zor
    calışmışım onbeş saat
    tükenmişim onbeş saat
    yorulmuşum, acıkmışım, uykusamışım
    anama sövmüs patron
    sıkmışım dişlerimi
    islıkla söylemişim umutlarımı
    sıcak bir ev özlemişim
    sıcak bir yemek
    sıcacık bir yatakta unutturan öpücükler
    cıkmışım bir dalgadan, vurmuşum sokaklara
    sokakta tank paleti
    sokakta düdük sesi
    sarı sarı yapraklarla dallarda
    insan iskeletleri

    gece leylak ve tomurcuk kokuyor
    'uyarına gelirse tepemde bir de çınar' demiştin yıllar önce
    demek ki on yıl sonra
    demek ki sabah sabah
    demek ki manda gözü
    demek ki
    sile bezi
    bir de memedin yüzü
    bir de saman sarısı
    bir de özlem kırmızısı
    demek ki göçtü usta
    kaldı yürek sızısı
    yıllar var ter içinde taşıdım ben bu yükü
    bıraktım acının alkışlarına
    3haziran 63'ü

    bir kırmızı gül dalı egilmiş üstüne
    bir kırmızı gül dalı şimdi uzakta
    okşar yanan alnını nazim ustanın
    bir kırmızı gül dalı egilmiş üstüne
    bir kırmızı gül dalı şimdi uzakta
    yatıyor oralarda
    bir eski gömütlükte
    yatıyor usta

    gece leylak ve tomurcuk kokuyor

    geçsem de gölgesinden tankların tomsonların
    suramda bir kuş ötüyor.
    haziranda ölmek zor....

     

     

    ------------------------

    [Gunumuzde okunmasi gereken bir siir]

    23 Sentlik Asker  
       
    23 Sentlik asker
    Mister Dalles,
    sizden saklamak olmaz,
    hayat pahalı biraz bizim memlekette.
    Mesela iki yüz gram et alabilirsiniz,
    koyun eti,
    Ankara'da 23 sente,

    yahut iki kilo kuru soğan,
    yahut bir kilodan biraz fazla mercimek,
    elli santim kefen bezi yahut,
    yahut da bir aylığına
    yirmi yaşlarında bir tane insan.

    erkek,
    ağzı burnu, eli ayağı yerinde,
    üniforması, otomatiği üzerinde,
    yani öldürmeğe, öldürülmeğe hazır,
    belki tavşan gibi korkak,
    belki toprak gibi akıllı
    belki gençlik gibi cesur,
    belki su gibi kurnaz
    (her kaba uymak meselesi) ,
    belki ömründe ilk defa denizi görecek,
    belki ava meraklı, belki sevdalıdır.
    Yahut da aynı hesapla Mister Dalles
    (tanesi 23 sentten yani)
    satarlar size bu askerlerin otuz beşini birden
    İstanbul'da bir tek odanın aylık kirasına,
    seksen beş onda altısını yahut
    bir çift iskarpin parasına.
    Yalnız bir mesele var Mister Dalles,
    herhalde bunu sizden gizlediler:
    Size tanesini 23 sente sattıkları asker
    mevcuttu üniformanızı giymeden önce de,
    mevcuttu otomatiksiz filan,
    mevcuttu sadece insan olarak
    mevcuttu, tuhafınıza gidecek,
    mevcuttu hem de çoktan mı çoktan,
    daha sizin devletinizin adı bile konmadan.
    Mevcuttu, işiyle gücüyle uğraşıyordu,
    mesela, Mister Dalles,
    yeller eserken yerinde sizin New-York'un,
    kurşun kubbeler kurdu o
    gökkubbe gibi yüksek,
    haşmetli, derin.
    Elinde Bursa bahçeleri gibi nakışlandı ipek.
    Halı dokur gibi yonttu mermeri,
    ve nehirlerin bir kıyısından öbür kıyısına
    ebemkuşağı gibi attı kırk gözlü köprüleri.
    Dahası var Mister Dalles,
    sizin dilde anlamı pek de belli değilken henüz,
    zulüm gibi,
    hürriyet gibi,
    kardeşlik gibi sözlerin,
    dövüştü zulme karşı o,
    ve istiklal ve hürriyet uğruna
    ve milletleri kardeş sofrasına davet ederek,
    ve yarin yanağından gayrı her yerde,
    her şeyde,
    hep beraber,
    diyebilmek için,
    yürüdü peşince Bedreddin'in
    O, tornacı Hasan, köylü Mehmet, öğretmen Ali'dir.
    kaya gibi yumruğunun son ustalığı:
    922 yılı 9 eylülüdür.
    Dedim ya Mister Dalles, ,
    Herhalde bütün bunları sizden gizlediler.
    ucuzdur vardır illeti.
    Hani şaşmayın,
    yarın çok pahalıya mal olursa size,
    bu 23 sentlik asker,
    yani benim fakir, cesur, çalışkan, milletim,
    her millet gibi büyük Türk milleti.
    (1953)

    .

    Nazım Hikmet Ran


    Hep denedin. Hep yenildin. Olsun yine dene , yine yenil ama daha iyi yenil !
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    LuCiFeR
    LuCiFeR's avatar
    Kayıt Tarihi: 25/Eylül/2005
    Erkek

    Allah rahmet eylesin

     

    "demekki göçtü usta kaldı yürek sızısı" yorum...

  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    decameron
    decameron's avatar
    Üstün Hizmet Madalyası Bilgi/Destek Madalyası Savaş Madalyası
    Kayıt Tarihi: 29/Haziran/2003
    Erkek
     GÜNEŞİ İÇENLERİN TÜRKÜSÜ

    Bu bir türkü:-
    toprak çanaklarda
    güneşi içenlerin türküsü!
    Bu bir örgü:-
    alev bir saç örgüsü!
                             kıvranıyor;
    kanlı; kızıl bir meş'ale gibi yanıyor
                                          esmer alınlarında
                              bakır ayakları çıplak kahramanların!
    Ben de gördüm o kahramanları,
    ben de sardım o örgüyü,
    ben de onlarla
                         güneşe giden
                                            köprüden
                                                   geçtim!
    Ben de içtim toprak çanaklarda güneşi.
    Ben de söyledim o türküyü!

    Yüreğimiz topraktan aldı hızını;
    altın yeleli aslanların ağzını
                                            yırtarak
                                                  gerindik!
    Sıçradık;
                şimşekli rüzgâra bindik!.
    Kayalardan
                kayalarla kopan kartallar
    çırpıyor ışıkta yaldızlanan kanatlarını.
    Alev bilekli süvariler kamçılıyor
                                 şaha kalkan atlarını!
     

                        Akın var
                                    güneşe akın!
                            Güneşi zaptedeceğiz
                                    güneşin zaptı yakın!
     

    Düşmesin bizimle yola:
    evinde ağlayanların
                                göz yaşlarını
                                            boynunda ağır bir
                                                                    zincir
                                                                        gibi taşıyanlar!
    Bıraksın peşimizi
                kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar!

    İşte:
            şu güneşten
                            düşen
                                   ateşte
                                        milyonlarla kırmızı yürek yanıyor!

    Sen de çıkar
    göğsünün kafesinden yüreğini;
    şu güneşten
                    düşen
                            ateşe fırlat;
    yüreğini yüreklerimizin yanına at!
     

                              Akın var
                                      güneşe akın!
                              Güneşi zaaptedeceğiz
                                      güneşin zaptı yakın!
     

    Biz topraktan, ateşten, sudan, demirden doğduk!
    Güneşi emziriyor çocuklarımıza karımız,
    toprak kokuyor bakır sakallarımız!
    Neş'emiz sıcak!
                    kan kadar sıcak,
    delikanlıların rüyalarında yanan
                                                    o «an»
                                                        kadar sıcak!
    Merdivenlerimizin çengelini yıldızlara asarak,
    ölülerimizin başlarına basarak
                                                yükseliyoruz
                                                            güneşe doğru!

    Ölenler
            döğüşerek öldüler;
                                  güneşe gömüldüler.
    Vaktimiz yok onların matemini tutmaya!
     

                              Akın var
                                          güneşe akın!
                              Güneşi zaaaptedeceğiz
                                          güneşin zaptı yakın!
     

    Üzümleri kan damlalı kırmızı bağlar tütüyor!
    Kalın tuğla bacalar
                        kıvranarak
                                    ötüyor!
    Haykırdı en önde giden,
                                emreden!
    Bu ses!
            Bu sesin kuvveti,
                                 bu kuvvet
    yaralı aç kurtların gözlerine perde
                                                         vuran,
    onları oldukları yerde
                                    durduran
                                          kuvvet!
    Emret ki ölelim
                       emret!
    Güneşi içiyoruz sesinde!
    Coşuyoruz,
               coşuyor!..
    Yangınlı ufukların dumanlı perdesinde
    mızrakları göğü yırtan atlılar koşuyor!
     

                               Akın var
                                           güneşe akın!
                               Güneşi zaaaaptedeceğiz
                                           güneşin zaptı yakın!
     
     

    Toprak bakır
                gök bakır.
    Haykır güneşi içenlerin türküsünü,
    Hay-kır
            Haykıralım!
     

     

    Nâzım HİKMET


    Etinden korkanın kemiğini sikeyim!
  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    ByALeX
    ByALeX's avatar
    Kayıt Tarihi: 24/Ağustos/2005
    Erkek
    aLLah Rahmet EyLesim, Nur İçinde Yatsın.

    Alim ile Sohbet Etmek Zümrüt ile incidir, Cahil ile Sohbet Etme Günde Bin Can incitir. Alim ile Sohbet Etmek Mertebe, Cahil ile Sohbet Etme Dönersin Merkebe, Eşek Alim Olmaz Kitap Taşımakla Tekkeye, insan da Hacı Olmaz Gitmekle Mekkeye.
  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    pillibebek
    pillibebek's avatar
    Kayıt Tarihi: 14/Eylül/2005
    Erkek

     Compi madem Haziranda öLmek zor dedin bu güzel satırLArı yazdın bendegrup yorumun,yorumLadığı haziranda öLmek zor şarkısını upload edeyim herkez dinlesin.hatta mutlaka dinleyin..

     Haziranda öLmek zor.

    http://www.speedyshare.com/298941553.html 

     

    beraber yasanır,
    dövüsülür beraber,
    ama herkes kendi payına ölür.

    hangi siirini okusaniz bir sarki dinlersiniz, ya ruzgar soyler onu, ya deniz.
    hangi siirini okusaniz, yalniz hissetmezsiniz, hasret, aci, ask, bekleyis, butun duygular vardir tertemiz..


    İç güdüyü Tanrı;Aklı ise İnsan Güder.
  6. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    ~$
    ComputerWolf
    ComputerWolf's avatar
    Üstün Hizmet Madalyası
    Kayıt Tarihi: 26/Mart/2003
    Erkek
    Pillim bende Leman Sam'dan Nazim Hikmet Memleket Memleket Nazim Hikmet'i upload edeyim :)

    Hep denedin. Hep yenildin. Olsun yine dene , yine yenil ama daha iyi yenil !
  7. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    msdead
    msdead's avatar
    Kayıt Tarihi: 31/Mayıs/2007
    Dişi

    KOCALMAĞA ALIŞIYORUM

    Kocalmağa alışıyorum dünyanın en zor zanaatına,
    kapıları çalmağa son kere,
    durup durmadan ayrılığa.
    Saatlar, akarsınız, akarsınız, akarsınız...
    Anlamağa çalışıyorum inanmayı yitirmenin pahasına.
    Bir söz söyleyecektim sana söyleyemedim.
    Dünyamda sabahleyin aç karına içilen cıgaramın tadı.
    Ölüm kendinden önce bana yalnızlığını yolladı.
    Kıskanıyorum öylelerini kocaldıklarının farkında bile değiller,
    öylesine başlarından aşkın işleri.

                                                                        12 Ocak 1963

    en sevdigim siiri...

    nur icinde yatsin..

  8. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    PeTaL
    PeTaL's avatar
    Kayıt Tarihi: 01/Ağustos/2006
    Dişi

    bir ayrılış hikayesi

    Erkek kadına dedi ki:
    -Seni seviyorum,
    ama nasıl,
    avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp
    parmaklarımı kanatarak
    kırasıya
    çıldırasıya...
    Erkek kadına dedi ki:
    -Seni seviyorum,
    ama nasıl,
    kilometrelerle derin, kilometrelerle dümdüz,
    yüzde yüz, yüzde bin beş yüz,
    yüzde hudutsuz kere yüz...
    Kadın erkeğe dedi ki:
    -Baktım
    dudağımla, yüreğimle, kafamla;
    severek, korkarak, eğilerek,
    dudağına, yüreğine, kafana.
    Şimdi ne söylüyorsam
    karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana..
    Ve ben artık
    biliyorum:
    Toprağın -
    yüzü güneşli bir ana gibi -
    en son en güzel çocuğunu emzirdiğini..
    Fakat neyleyim
    saçlarım dolanmış
    ölmekte olan parmaklarına
    başımı kurtarmam kabil
    değil!
    Sen
    yürümelisin,
    yeni doğan çocuğun
    gözlerine bakarak..
    Sen
    yürümelisin,
    beni bırakarak...
    Kadın sustu.
    SARILDILAR
    Bir kitap düştü yere...
    Kapandı bir pencere...
    AYRILDILAR...

                                      Nazım Hikmet


    rüyaları gerceklestirmenin en guzel yolu uyanmaktır
  9. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    DkN
    DkN's avatar
    Kayıt Tarihi: 29/Ocak/2006
    Erkek
    Yoldaşlar, nasip olmazsa görmek o günü,
    Ölürsem kurtuluştan önce yani,
    Alıp götürün
    Anadolu’da bir köy mezarlığına gömün beni.

    Hasan beyin vurdurduğu
    Irgat Osman yatsın bir yanımda
    Ve çavdarın dibinde toprağa çocuklayıp
    Kırkı çıkmadan ölen şehit Ayşe öbür yanımda.

    Traktörlerle türküler geçsin altbaşından mezarlığın,
    Seher aydınlığında taze insan, yanık benzin kokusu,
    Tarlalar orta malı, kanallarda su
    Ne kuraklık, ne jandarma korkusu.
    Biz bu türküleri elbette işitecek değiliz,
    Toprağın altında yatar upuzun,
    Çürür kara dallar gibi ölüler,
    Toprağın altında sağır, kör, dilsiz.
    Ama bu türküleri söylemişim ben
    Daha onlar düzülmeden,
    Duymuşum yanık benzin kokusunu
    Traktörlerin resmi bile çizilmeden.
    Benim sessiz komşulara gelince,
    Şehit Ayşe’yle ırgat Osman
    Çektiler büyük hasreti sağlıklarında
    Belki de farkında bile olmadan
    Yoldaşlar, ölürsem o günden önce yani,
    -öyle gibi de görünüyor-
    Anadolu’da bir köy mezarlığına gömün beni
    Ve de uyarına gelirse,
    Tepemde bir de çınar olursa
    Taş maş da istemez hani...

    Vatan ne Türkiye"dir Türklere, ne Türkistan; Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan. ~ Saga qaygı kelgende qorqup qaşsam taa saga, Qayday betpen qararman aytaş yurtum men saga? Ne dermen dep aytarman sütün bergen anamga? Ne dermen dep aytarman maga sengen atamga? ~ Kök Bayraq"a selam olsun !
  10. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    ArmadA
    ArmadA's avatar
    Kayıt Tarihi: 08/Ekim/2005
    Erkek
    Nazım Hikmetin vatanla ilgili bi şiiiri vardı belki yazılmıştır göremedim -ders çalışıom hala bu saatte banca bitti bu günki sınavı bi atlatsam offf-. orda ki sözler çok güzel yaa adam sanki yönetime tokat gibi cvp vermiş tıpkı şimdiki yönetimme de verilmesi gereken bir cvp hatta insanlığa ... saygıyla anıyoruz bugün bende işi gücü bırakıp kültür mekezindeki etkinliğe katıldım inş. bazı değerlere saygı göstermek için çabakayn bizlerin emekleri bir  gün boşa çıkmayacak...

    Living Death
  11. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    wassh
    wassh's avatar
    Kayıt Tarihi: 03/Eylül/2005
    Erkek

    gunumuzde okunması gerek bir baska şiirini de ben vermek istedim...

    BU VATANA NASIL KIYDILAR?

    İnsan olan vatanını satar mı?
    Suyun içip ekmeğin yediniz,
    Dünyada vatandan aziz şey var mı?
    Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

    Onu didik didik didiklediler,
    saçlarından tutup sürüklediler,
    götürüp kâfire: "Buyur..." dediler.
    Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

    Eli kolu zincirlere vuruluş,
    vatan çırıl çıplak yere serilmiş.
    Oturmuş göğsüne Teksaslı çavuş.
    Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

    Gün gelir çark düzüne çevrilir,
    günü gelir hesabınız görülür.
    Günü gelir sualiniz sorulur :
    Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

    ŞEHİTLER

    Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
                  mezardan çıkmanın vaktidir!
    Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
                  Sakarya'da, İnönü'nde, Afyon'dakiler
                  Dumlupınar'dakiler de elbet
                  ve de Aydın'da, Antep'te vurulup düşenler,
    siz toprak altında ulu  köklerimizsiniz
                  yatarsınız al kanlar içinde.
    Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
                  siz toprak altında derin uykudayken
                            düşmanı çağırdılar,
                                        satıldık, uyanın!
    Biz toprak üstünde derin uykulardayız,
                  kalkıp uyandırın bizi!
                                  Uyandırın bizi!
    Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
                  mezardan çıkmanın vaktidir.



    cin alinin mına koyam bana bişi olmasın...
Toplam Hit: 4510 Toplam Mesaj: 22