Herkes Kendi Sevdiği Şiiri Yazsın

  1. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    boraks
    boraks's avatar
    Kayıt Tarihi: 12/Eylül/2005
    Erkek
    C_e_Z_a şiir iyi güzel de benim bildiğim o N. F. Kısakürek"in beklenen adlı şiiri ;)


    Jilet Yiyen Kız


    o kızı nerede nasıl görsem
    aklımı başımdan alır ağzı
    saçları şıra köpüğü desem
    kaşları bıçak izi kırmızı

    yakut pulları mı? bu ne görkem
    kanlı gözbebeklerindeki yazı
    beni nasıl büyüledi bilmem
    kirpikleri örümcek kırmızı

    kızıl demirden bir ünlem
    salınması yangın yalnızı
    korkmasam öpmeye eğilsem
    dişleri elektrik kırmızı

    çarpılmışım başım sersem
    sevdim jilet yiyen kızı
    göğsündeki kumrulara değsem
    gagaları zehirli kırmızı

    gece gündüz tek düşüncem
    kasıklarımdaki ince sızı
    artık kimseyle sevişemem
    anladım sevişmek kırmızı

    jilet yiyen kız merih"li gecem
    birlikte bulacağız belâmızı
    sonumuz kuşkusuz cehennem
    kırmızı kırmızı kırmızı


    Attila İlhan
    ==============================================================

    Menapoz

    Yardımı kesildi ya Amerikan Dostluğunun

    Gençler, kendinize mukayyet olun!

    Kime saldıracağı belli olmaz haaa

    Adetten kesilmiş kibar orospunun.

    CAN YÜCEL
    ================================================================

    Asrın yeni bir umdesi var,hak kapanındır.
    Söz haykıranın,mantık ise şarlatanındır.
    Geçmez ele bir pâye,kavuk sallamayınca,
    Kürsî-i liyakat pezevenk,puşt olanındır!

    Kürsî-i liyakat:iktidar tahtı, kürsüsü...
    NEYZEN TEVFİK

    gözlerin açıksa göreceksin! Kulağın sağır değilse duyacaksın! Ellerin kesik değilse uzanacaksın! UĞUR MUMCU
  2. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    boraks
    boraks's avatar
    Kayıt Tarihi: 12/Eylül/2005
    Erkek
    AKIL GÖZÜ

    Seni bulmakdan önce aramak isterim,
    Seni sevmekten önce anlamak isterim,
    Seni bir yaşam boyu bitirmek değil de,
    Sana hep yeniden başlamak isterim.

    Özdemir Asaf

    gözlerin açıksa göreceksin! Kulağın sağır değilse duyacaksın! Ellerin kesik değilse uzanacaksın! UĞUR MUMCU
  3. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    BYCEZA
    BYCEZA's avatar
    Kayıt Tarihi: 28/Ağustos/2005
    Erkek

    yorumsuz..


    Hani Diyorduk ya Reis Alayına İsyan İsyan..
  4. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    cagorx
    cagorx's avatar
    Kayıt Tarihi: 02/Ocak/2006
    Erkek
    bütün erhan güleryüz şiirleri..
  5. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    xtlan
    xtlan's avatar
    Kayıt Tarihi: 02/Ocak/2003
    Dişi
    Kürde fırsat verme ya Rab
    Dehre sultan olmasın
    Ayağını çarık sıksın
    Asla iflah olmasın

    Vur sopayı al haracı
    Karnı bile doymasın
    Ol çeşmeden gavur içsin, rum içsin
    kürde nasip olmasın

    YAVUZ SULTAN SELİM HAN

    "Toros dağlarının tepelerinde tek bir Türkmen evinin bacası tüter halde kalmış ise, ben bu milletten umudumu kesmem, bayrağımı göğsüme sarar, milletimin istiklali uğruna ölürüm. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK"
  6. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    amele_2
    amele_2's avatar
    Kayıt Tarihi: 01/Eylül/2005
    Erkek
    paste etmiim havası kaçmasın budan okuyun

    http://sinek.pandela.net/sana


    Ardından yüz köpek havlamayan kurt, kurt sayılmaz..
  7. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    MaxDreameR
    MaxDreameR's avatar
    Kayıt Tarihi: 14/Haziran/2006
    Erkek
    Bunuda aşkım banada vermişti..
    Eğer ;
    O'nu hatırladıkta başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz... ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla O hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz... ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin... O'nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O'nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain...

    sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, O'ndan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa,

    ve O, her durduğunuz yerde duruyor,

    her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp,

    hüzünlendikçe ağlıyorsa...

    dünyanın en güzel yeri O'nun yaşadığı yer, en güzel kokusu

    bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse...

    hayat O'nunla güzel ve onsuz müptezelse... elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü,

    O'nun yüzü pembeyse, kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar...

    her şiirde anlatılan O'ysa... her filmin kahramanı O...

    her roman O'ndan söz ediyor, her çiçek O'nu açıyorsa...

    bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez

    özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa,

    iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa...

    iştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa...

    eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire O'nu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın

    O olduğunu adınız gibi biliyorsanız... mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona O diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi O'na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke O anlatsa" diye iç geçiriyorsanız...

    kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü...

    özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu...

    hem kimseler duymasın, hem cümle alem bilsin istiyorsanız...

    O'nsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse... ayrılık ölüme,

    vuslat sehere denkse...

    gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de;

    bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep O'nun yüzü suyu hürmetine...

    uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa...

    dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa, nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim... gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı,

    bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa...

    Her gidişte ayaklarınız "Geri dön" diye yalpalıyorsa ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız,

    sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla...

    ...o halde bugün sizin gününüz!..

    "Çok yaşa"yın ve de "siz de görün"üz.

    MELEĞİM COK YASAALIM BİRLİKTE GORELİM BİZDE SENİ SEVİYORUMM!

    " ' "
  8. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    kokainman
    kokainman's avatar
    Kayıt Tarihi: 22/Ocak/2006
    Erkek
    Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek;
    Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek;
    Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek

    Yürü, hâlâ ne diye oyunda oynaştasın ?
    Fatih"in İstanbul"u fethettiği yaştasın.!

    Sen ne geçebilirsin yardan, anadan, serden....
    Senin de destanını okuyalım ezberden...
    Haberin yok gibidir taşıdığın değerden...

    Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın...
    Fatih"in İstanbul"u fethettiği yaştasın.!

    Yüzüne çarpmak gerek zamanenin fendini...
    Göster : Kabaran sular nasıl yıkar bendini ?
    Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini

    Şu kırık abideyi yükseltecek taştasın;
    Fatih"in İstanbul"u fethettiği yaştasın.!

    Bu kitaplar Fatihtir, Selimdir, Süleymandır.
    Şu mihrap Sinanüddin, şu minare Sinandır.
    Haydi artık uyuyan destanını uyandır.!

    Bilmem, neden gündelik işlerle telaştasın
    Kızım, sen de Fatihler doğuracak yaştasın.!

    Delikanlım, işaret aldığın gün atandan
    Yürüyeceksin... Millet yürüyecek arkandan !
    Sana selam getirdim Ulubatlı Hasandan ....

    Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın;
    Fatih"in İstanbul"u fethettiği yaştasın.!

    Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin !
    Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın!
    Yürü aslanım, fetih hazırlığı başlasın...

    Yürü, hâlâ ne diye kendinle savaştasın ?
    Fatih"in İstanbul"u fethettiği yaştasın.!

    not:konu aşklıktan çıktı ama :D

    ... sorcerer & musket ...
  9. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    turuncu
    turuncu's avatar
    Kayıt Tarihi: 29/Eylül/2005
    Erkek
    Hangi Ayrılık?



    Hangi sevgili var ki, senin kadar duyarsız ve kalpsiz?
    Ve hangi sevgili var ki, benim kadar çaresiz?

    Hangi ayrılık var ki, böyle kanasın ve böyle acısın?
    Ve hangi taş yürek var ki, benim kadar ağlasın?


    Hangi gün karar verdin, küt diye çekip gitmeye?
    Hangi lafım dokundu sana, böyle inceden inceye?
    Hangi otobüs söyle, hangi uçak, hangi tren?
    Seni benden götüren, beni bir kuş gibi öttüren.
    Hangi kırılası eller dolanır, kırılası beline?
    Hangi rüzgar şarkı söyler, o ay tanrıçası teninde?
    Hangi çirkin gerçek uğruna, tükettin güzel ütopyamızı?
    Hangi boşboğazlara deşifre ettin, en mahrem sırlarımızı?
    Hangi cama kafa atsam?
    Hangi kapıyı omuzlayıp kırsam?
    Hangi meyhanede dellenip, hangi masaları dağıtsam?

    Bende bu sersem başımı, karakolun duvarına vursam.
    Kendimi caddeye atıp, arabaların altına savursam.
    Hangi tercih beni en hızlı şekilde öldürür?
    Hangi şekil öldürmez de, ömür boyu süründürür?
    Kayıp ilanı mı versem, şehir şehir dolanmak yerine?
    Ödül mü koysam, ölü veya diri seni bulup getirene?
    Hangi ayrılık var ki, böyle diş ağrısı gibi durmadan zonklasın?
    Hangi cam kesiği var ki, böyle musluk gibi içime damlasın?
    Hiç sanmam! ...
    Hasta kalbim bunu bir süre daha kaldıramaz! .
    Feriştah olsa, böyle eli kolu bağlı bekleyip duramaz.
    Hangi mübarek dua,
    Hangi evliya tesir eder, seni döndürmeye?
    Hangi aptal mazeret ikna eder, ateşimi söndürmeye?
    Olur mu be! . olur mu?
    Bu da benim gibi adama yapılır mı?
    Aşk dediğin mendil mi?
    Buruşturup bir kenara atılır mı?
    VEFA bu kadar basit mi? Alınır mı? Satılır mı?

    Hangi hırsız çaldı, seni yırtık cebimden?
    Hangi pense kopardı bizi birbirimizden?
    Hangi uğursuz hamal taşıdı valizini?
    Hangi çöpçü süpürdü yerden bütün izini?
    Hangi yaldızlı otel çarşaf serip barındırdı?
    Hangi süslü manzara seni kolayca kandırdı?
    Hangi şarlatan imaj böyle çabuk ilgini çekti?
    Hangi pembe vaadler o saf kalbini cezbetti?

    Dağ gibi adamı eze eze! .....
    Hangi anası tipli parlak çömeze,
    Hangi alemlerde kahkahanı ettin meze?
    Hangi yamyamlara yedirdin o masum rüyamızı?
    Hangi mahluklar çiğnedi el değmemiş sevdamızı?
    Hangi bıçak keser şimdi benim biriken hıncımı?
    Hangi mermi dağıtır insanlara olan inancımı?
    Hangi bekçi, hangi polis artık zapteder beni?
    Ve! .. Hangi su bağışlatır?
    Hangi musalla temizler seni?

    Bu Nasıl Ayrılık? ...


    yusuf hayaloğlu
  10. KısayolKısayol reportŞikayet pmÖzel Mesaj
    EmiRReiS
    EmiRReiS's avatar
    Kayıt Tarihi: 02/Ekim/2005
    Erkek
    SOL YANIM
    Merhaba anne,
    Yine ben geldim.
    Merak etme okuldan çıktım da geldim.
    Anneler de babalar gibi merak eder mi bilmiyorum ama
    Ali, "Okula gitmezsem annem çok kızar, merak eder."
    demişti de onun için söylüyorum.
    Geçen hafta öğretmen, sağ elimde sarımsak, sol elimde
    soğan dedirte dedirte öğretti sağımı solumu.
    Ben biliyorum artık anne, sağım neresi, solum neresi
    Ağrıyan yanımın neresi olduğunu.
    Şimdi iyi biliyorum anne.
    Hani geçen geldiğimde:
    Şuram acıyor işte, şuram demiştim de
    Bir türlü söyleyememiştim ya acıyan yanımı anne
    Bak şimdi söylüyorum. Şuram işte,
    Sol yanım çok acıyor anne.
    Hem de her gün acıyor anne her gün.

    Dün sabah annesi Ayşe'nin saçlarını örmüştü.
    Elinden tutup okula getirdi.
    Yakası da danteldi.
    Zil çalınca öptü, hadi yavrum sınıfa dedi.
    Ben de ağladım,
    Ağladım hiç de utanmadım.
    Öğretmen ne oldu dedi?
    Düştüm, dizim çok acıyor dedim.
    Yalan söyledim anne.
    Dizim acımıyordu ama sol yanım çok acıyordu anne.

    Bugün ben de saçım örülsün istedim.
    Babam ördü ama onunki gibi olmadı.
    Dantel yaka istedim.
    Babam; "Ben bilmem ki kızım." dedi.
    Bari okula sen götür dedim.
    "Kızım, iş..." dedi.
    Ben de bana ne dedim, ağladım.
    "Kızım, ekmek" dedi babam.
    Sustum ama okula giderken yine ağladım anne.
    Ha, bi de sol yanım yine çok acıdı anne.

    Herkesin çorapları bembeyaz,
    benimkiler gri gibi.
    Zeynep, "Annem, beyazlara renkli çamaşır
    katmadan yıkıyormuş" dedi.
    Babam hepsini birlikte yıkıyor.
    Babam çamaşır yıkamasını bilmiyor mu anne?
    Uffff, babam, her gün domates
    peynir koyuyor beslenmeme.
    Üzülmesin diye söylemiyorum ama
    Arkadaşlarım her gün kurabiye,
    börek, pasta getiriyor.
    Biliyorum babam pasta yapmasını
    bilmez anne.

    Hava kararıyor, ben gideyim anne.
    Babam bilmiyor kaçıp kaçıp sana geldiğimi.
    Duyarsa kızmaz ama çok üzülür biliyorum.
    Kim bozuyor toprağını,
    Çiçeklerini kim koparıyor?
    İzin verme anne,
    Ne olur toprağına el sürdürme!
    Eve gidince aklıma geliyor bi de
    bunun için ağlıyorum anne.
    Bak, kavanoz yanımda,
    toprağından bir avuç daha alayım.
    Biliyor musun anne?
    Her gelişimde aldığım topraklarını
    Şu kavanozda biriktirdim.
    Üzerine de resmini yapıştırıp
    başucuma koydum.

    Her sabah onu öpüyor kokluyorum.
    Kimseye söyleme ama anne
    Bazen de konuşuyorum onunla.
    Ne yapayım seni çok özlüyorum
    anne.
    Ha unutmadan,
    Öğretmen yarın anneyi anlatan
    bir yazı yazacaksınız dedi.
    Ben babama yazdıracağım.
    Öğretmen anlarsa çok kızar ama
    bana ne kızarsa kızsın.
    Ben seni hiç görmedim ki neyi,
    nasıl anlatacağım anne.

    Senin adın geçince sol yanım
    acıyor anne.
    Hiç bir şey yutamıyorum.
    Bazen de dayanamayıp ağlıyorum.
    Kağıda da böyle yazamam ya anne.
    Ben gidiyorum anne,
    Toprağını öpeyim, sen de rüyama gel beni öp.
    Mutlaka gel anne,
    Sen rüyama gelmeyince
    Sol yanımın acısıyla uyanıyorum anne.
    Sol yanım acıyor anne.
    İşte tam şurası,
    Sol yanım çok acıyor anne.
    Seni çok özledim anne, çooook...


    .
Toplam Hit: 7314 Toplam Mesaj: 43