Kaç İsmail?
-
karabudun bunu yazdı
" Ayarını bozduğun kantar, gün gelir seni de tartar "
Bişeyler yazıp yazıp sildim.
Sonra bu yorumu gördüm yeterli açıklama gelmiş.
-
Pek kaçamamış gibi,
-
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/26899822.asp
Ömer Kavili (İstanbul Barosu Avukat Hakları Merkezi’nde Avukat) Mahkemede ifade alma işlemleri devam ederken Hâkim İslam Çiçek, duruşmaya 5 dakika ara verdiğini söyledi. Sonra beklemeye başladık. Aradan 2 saate yakın bir zaman geçti. Avukat arkadaşlar ve CHP Milletvekili Mahmut Tanal ile Hâkim Bey’in odasına gittik. İçeri girdiğimizde odada 5 kişi vardı. Hâkim bize ‘güvenlik toplantısı’ yaptıklarını söyleyerek odadan çıkmamızı istedi. Mahmut Bey de kendisini tanıtarak açıklama yapılmasını talep etti. Bu sırada duruşmalar devam ederken toplantının kimlerle yapıldığını sorduk. ‘Kaç İsmail’ denilen kişi de odada ayakta duruyordu. Oturan kişilere kim olduklarını sorduk. Polis olduklarını söylediler. Ayakta duran kişiye sorduğumuzda ‘Ben polis değilim’ dedi. Arkadaşlarımız ‘Kimsin’ diye sordular ama kişi ismini söylemedi. Bu sırada Hâkim İslam Çiçek, ‘Kaç İsmail Kaç’ diye bağırdı. İsmail de hemen odadan çıktı ve koşmaya başladı. Arkadaşlarımız engel olmaya çalışırken kaçan kişi belindeki silahı tuttu. Bu olaylar aşağıda polislerin oturma eylemi devam ederken oldu. Bir hâkimin duruşma sırasında kimliğini açıklamayan kişilerle konuşması normal bir şey değildir.
İSMAİL BİZDE MEMUR
Mustafa Çalışkan (Terörle Mücadeleden Sorumlu İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı) O kişi bizde görevli polis memuru. Hâkim Bey’in yazdığı bir tutanağı, aşağıdaki o kalabalığı çevik kuvvetin ortasında duran o kişileri nezarethaneye alınmasıyla ilgili bir tutanağı aşağıya götürmek için oradaydı. Avukatlar da ona saldırdı kimdir, nedir diye. O da kimliğini gösterdi. Adamı MİT’çi yaptılar, başka şey yaptılar. Terörle mücadelede çalışan bir polis memuru.
-
student bunu yazdı
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/26899822.asp
Ömer Kavili (İstanbul Barosu Avukat Hakları Merkezi’nde Avukat) Mahkemede ifade alma işlemleri devam ederken Hâkim İslam Çiçek, duruşmaya 5 dakika ara verdiğini söyledi. Sonra beklemeye başladık. Aradan 2 saate yakın bir zaman geçti. Avukat arkadaşlar ve CHP Milletvekili Mahmut Tanal ile Hâkim Bey’in odasına gittik. İçeri girdiğimizde odada 5 kişi vardı. Hâkim bize ‘güvenlik toplantısı’ yaptıklarını söyleyerek odadan çıkmamızı istedi. Mahmut Bey de kendisini tanıtarak açıklama yapılmasını talep etti. Bu sırada duruşmalar devam ederken toplantının kimlerle yapıldığını sorduk. ‘Kaç İsmail’ denilen kişi de odada ayakta duruyordu. Oturan kişilere kim olduklarını sorduk. Polis olduklarını söylediler. Ayakta duran kişiye sorduğumuzda ‘Ben polis değilim’ dedi. Arkadaşlarımız ‘Kimsin’ diye sordular ama kişi ismini söylemedi. Bu sırada Hâkim İslam Çiçek, ‘Kaç İsmail Kaç’ diye bağırdı. İsmail de hemen odadan çıktı ve koşmaya başladı. Arkadaşlarımız engel olmaya çalışırken kaçan kişi belindeki silahı tuttu. Bu olaylar aşağıda polislerin oturma eylemi devam ederken oldu. Bir hâkimin duruşma sırasında kimliğini açıklamayan kişilerle konuşması normal bir şey değildir.
İSMAİL BİZDE MEMUR
Mustafa Çalışkan (Terörle Mücadeleden Sorumlu İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı) O kişi bizde görevli polis memuru. Hâkim Bey’in yazdığı bir tutanağı, aşağıdaki o kalabalığı çevik kuvvetin ortasında duran o kişileri nezarethaneye alınmasıyla ilgili bir tutanağı aşağıya götürmek için oradaydı. Avukatlar da ona saldırdı kimdir, nedir diye. O da kimliğini gösterdi. Adamı MİT’çi yaptılar, başka şey yaptılar. Terörle mücadelede çalışan bir polis memuru.
ADAMIN KAÇMASI NORMAL YANİ. :-)
ULAN DEMEZLER Mİ ADAMA AVUKATLAR SİZE NİYE SALDIRMADI DA BU ADAMA SADECE SALDIRDI DİYE. :-))
SENİN SAVUNMALARINA BAYILIYORUM İHTİYAR. :-)))
-
O değil de H.Şükür, spiker Asım ve stv sunucuları gibi adamların propaganda yapma çabaları gözlerimi yaşartıyor :( Ağlamayın şakirtler.
-
Merak ettiğim birkaç husus var. Madem hakim İsmail şahsına kaç diyecekti:
1-Neden bunu bağırarak yaptı.
2-Neden bunu herkesin yanında yaptı.
3-Neden kendisini durduk yere ifşa etti.
4-Neden bütün okları kendine yöneltti.
Madem bir sıkıntı vardı ve İsmail şahsının kaçması gerekiyordu bunu İsmail'e sessizcede söyleyebilirdi. Biraz saçma gibi geliyor şu kaç İsmail kaç hususu.
tahref156 tarafından 28/Tem/14 18:53 tarihinde düzenlenmiştir -
tahref156 bunu yazdı
Merak ettiğim birkaç husus var. Madem hakim İsmail şahsına kaç diyecekti:
1-Neden bunu bağırarak yaptı.
2-Neden bunu herkesin yanında yaptı.
3-Neden kendisini durduk yere ifşa etti.
4-Neden bütün okları kendine yöneltti.
Madem bir sıkıntı vardı ve İsmail şahsının kaçması gerekiyordu bunu İsmail'e sessizcede söyleyebilirdi. Biraz saçma gibi geliyor şu kaç İsmail kaç hususu.
Ona da verecekler cevap bellidir : Allah zalimleri şaşırttı, biz hak üzere olduğumuz için. Bu adamlara bir şey anlatamazsınız, akıl izan yok bunlarda. Dün de bir tanesi kalkmış Hz.Peygamber nezarette bizi selamladı diyor.
-
Tüyü bitmemiş yetimin hakkını sınavlarda çalarken, çalamadıkları zaman şifre koyup en büyük şıkkın sağındakini işaretlettirip 40 sorunda 37 net yaptırırken, allahtan peygamberden haberleri yoktu tabii, şimdi rüyalara peygamlerler girer, öbür taraf geri kalır mı, onlar da öbür tarafa gider oyunuzu erdoğana verin dediler der. millet koyun oldukça güdeni olacaktır.
-
Abi ben böyle olaylarda sizin gibi sakin sakin mantıklı yorum yazamıyorum. O hakimi de ismaili de yok etmek istiyorum. Döve döve gebertmek istiyorum dalavere çeviren kim varsa. Lafla falan olmuyor çünkü, dalaverecileri eleştirmek rezil etmek (rezil olsalar da haya, edep olmadığı için utanmıyorlar) bugüne kadar onları düzeltmedi bugünden sorna da düzeltmez.
Jitemin şehir versiyonu kurulsa şöyle hakim savcılara işkence yapılsa. Bu göbekli ve kravatlı hasta beyinlilere başka çözüm düşünemiyorum.
