

Küçük İskender- Düzenli Seks Yapan Irmaklar Kabilesi
-
+1 xz
dip not: buraya uzun uzun şeyler yazıp yazıp sildim ve sadece şunu söylemeye karar verdim...
dünya klasiklerini orjinal dillerinde okumaya çalışın ve şahsınıza bir söz, cümle vb. şeyler sahiplenmeyin...sadece bir kaç benzetme, damara dokunan söz söylemiş diye onu ne göğe çıkartırım ne de yerin dibine sokarım; görmemezlikten gelirim :|
-
İlhan Mansız,Emre Belözoğlu,Serhat Akın gibi futbolculara şiir yazmıştı bu eleman :)
-
bu konuya bi yazı yazacak olsam xz kadar iyi anlatamazdım meseleyi.
+1 xz
yeah senin yazıp sildiklerini biliyorum =)
boşver, kimsenin canı yanmasın.
-
bir martıyı ağlattın sen.
http://www.youtube.com/watch?v=NqT8dZHjnEw
-
Hiç kimse edebiyat yaparken ahlaklı olmak zorunda değildir. Yeri geldiğinde yazarın ahlaki kişiliğini sorgulayabilirsin ama bu onun ortaya koyduklarını da sorgulama hakkını vermez. "bu adam ibne, ibnelerin yazdıkları okunmaz" tarzında bir yaklaşım zaten aklı başında bir insan için değil eleştiri, gevelemeden öteye geçmez. Ki zaten yazarın tek bir konu üzerinde saplanıp kalması onu bayağılaştırır, sıradanlaştırır.
Yazılanlar illa topluma ders vermek amacı mı taşımalı yani ? eğer böyleyse bırakın bu tür yazarları gidin kutsal kitap okuyun.
-
bir de ne sağır olduğundan piyanosunun bacaklarını kesip yerdeki titreşimleri hissederek beste yapmıştır Beethoven gibi,ne bir Salvador Dali ,ne İbn-i Arabi,Friedrich Wilhelm Nietzsche,Vladimir Nabokov,Aziz Nesin ,Cemal Süreyya,Johann Wolfgang Von Goethe,Jerome David Salinger,Anthony Burgess,Balzac,John Nash ya da ne bileyim Dostoyevski,Tolstoy,Edgar Allen Poe,Marquis de Sade falan değil ki bu adam ;he sanat ne demektir bu ciddi bir tartışma konusudur tdk sözlüğünü eline alıp anlamına göre hareket ediyorsanız bence orada yanılıyorsunuzdur bu isimler ya da aklıma gelip de teker teker sayamadığım bir sürü isim de gerçeken farklı kapıları aralamışlardır benim gözümde bir Balzac okurken kaçınız sıkılmazsınız uzayıp giden betimlemelerinden Beethoven kaçınızın bedenini titretmez bilinmez ama bizde yarattıkları bu garip etkiler onları başarısız yapmaz zaten bu garipliklerindendir 'hayata mal' oluşları;
ama bu adamın zaten kaygısı bu değil, ulu orta gerçekleri utanmadan sıkılmadan ve senin benim kelimelerimle değil upuzun düşündürücü fakat 'sıradan' cümlelerle dile getiriyor belli ki benden daha çok etkilenmişsiniz ki böylesine hayatınızın akışını dahi etkileyebilmiş ;kaldı ki birçoğunuz Cem Yılmaz dinleyip gülüyorsunuzdur;adamın kendisi de aslında zihinlerde kalacak derinlemesine birşeyler yapmıyorum diyor fakat bu değil ki Cem Yılmaz hiç birşey yapmıyorsanata gelince bence sanat hiçtir Ara Güler'in dediği gibi;her geçen saniyenin içinde yaşananlar ise sanattır bazılarının sözlerini anlayamayışımızdandır küfür ettiklerini düşünüşümüz; ya da aslında çok naif iyi kalpli sanıp ,''duymadan'' bir sürü küfür işitişimiz hep bundan. yoksa bu ülkede hayatın içinden en ucuz cümleleri alıp şarkı yaptım diyenlere bile sanatçı diyorlar ama kimse bu adam sanatçı sanat yapıyor diye dayatmıyor sanat kelimesinin uçsuz bucaksız açılımları olmasından kaynaklanan bir sorun..
ama bence 'Hayatınız boyunca sadece bir tek kitabı okumuş olsanız dahi, o kitabın yazarını anlamaya çalışma mücadelesi verdiyseniz bir "insan"ı anlamaya çalışmışsınız demektir. Bu kişi bir yazar olabileceği gibi anneniz, Salvador Dali, bir dolmuş şoförü, Maurits Cornelis Escher, türbanlı bir üniversite öğrencisi, Jimi Hendrix, sevgiliniz, Cengiz Han, bir seri katil, Eric Cantona, ev arkadaşınız, Jenna Jameson, Al Pacino ya da mahallenizin kasabı da olabilir. Bir insan, bir ömre denk gelir ve anlaşılmış bir ömür, bir başka ömür için anlaşılmayarak yaşanılmış ömürlerden çok daha fazlasıdır. Sıkılmayın, kıçınızı kaldırıp birazcık dinleyin.' diyen sese kulak verin'
burda derinliğini anlamama da bir sorun var;klasik dünya edebiyatının dışında yeraltı edebiyatı.. he kimse beğenmek zorunda değil ama 'kendim beğenmiyorum' diye beğenenleri itham altında bırakmak karakterli bir davranış gibi gelmiyor bana.Saygılarımla.
-
ha bir de
bir sosyete .rospusunun frikik fotoğrafın tam 1 hafta hurriyet.com.tr 'den manşet haber olarak verildiği bir toplumda, hiç kimse cinsel terciheri farklı olan bir adamın edebiyat yapmasını eleştirmesin.
-
NowalgiN bunu yazdı:
-----------------------------ha bir de
bir sosyete .rospusunun frikik fotoğrafın tam 1 hafta hurriyet.com.tr 'den manşet haber olarak verildiği bir toplumda, hiç kimse cinsel terciheri farklı olan bir adamın edebiyat yapmasını eleştirmesin.
-----------------------------
öyle deme onlar sanat(!)(!)(!)=))
-
Sanat nedir ? Belli bir tanımı varmıdır ? Nereye bakarsanız bakın,sözlük,kişi,kurum hiçbir net karşılık bulamazsınız.Çünkü sanat canlıdır,tanıma ve kalıba uymaz.Bu yüzden bir kişiyi ortaya çıkarttıkları ile eleştirirken tek taraflı kendi yaşamınız ile paralel eleştiremezsiniz.İnsanlar,kendilerine yakın duranı sever.Onda kendinden bir şeyler gördüğü vakit ona saygı ve sevgi duyar.Bu da onun o kişinin yaptıklarını sanat sıfatı yapıştırmasını sağlar.Budur sanat,kalıba uymaz bir tanımı yoktur.Belki siz el bebek gül bebek yetişmiş dünya görüşüzünüz de ona göre şekillenmiş olabilir.Bu bakış açısıyla bukowski saçma bir ihtiyar,küçük iskender aşağlık bir homodur diyebilirsiniz.Ancak ortaya çıkardıkları eserlere aynı çamuru atmayı meşru kılamazsınız.Çünkü o eserlerin ardında yazardan başka belki bin bilkide milyonlar vardır.
Ben de İskenderi sevmiyorum.Tarzından dolayı ancak bu ortaya çıkardıkları eserlerni ne beş para etmez kılar nede saçma.Aşağlık bir homo,maskülen ve yüce bir heteroseksüelden kendisini çok daha iyi ifada ediyor diyede cinsiyet tabanlı bayat konularla eleştiri yapmak 30'larda kaldı.Sanat dedik,herkese göre değişir Ve bence bukowski tolstoy,dostoyevski ve shakespeare'den çok daha iyi bir yazardır.Çünkü bukowskinin "birama dokunursan dişlerini ağzına dökerim" tarzında ki hayata olan yaklaşmı diğerlernin şiirsel ve derin felsefi köklerinden çok daha gerçekci geliyor.Benim ve benim gibi binlercesinin.
-
taksimde neva bar diye lağım bir yer vardı oranın müdavimlerindendir kendisi defalarca karşılaşmama hatta beraber oturmamıza rağmen tanışma gereği bile duymadım.Ozamanlar biranın daha ucuz olabileceği biryerde yoktu ztn artık sattıkları şeye bira denebilirse tabi iğrenç biyerdir takılan tiplerde iğrençtir. öğrenciyken sokakta oturup içemeyeceğimiz zamanlarda böyle yerlere giderdik ancak biz trip olsun marjinal olalım diye değil cidden parasız olduğumuzdan dolayı, yoksa öyle lağımlarda takılmanın travestilerle ibnelerle muattap olmanın marjinal yada "sanatsal" bir tarafı olduğunu da sanmıyorum. sefillik resmen , artık çalışan insanlarız en azından normal rock barlara fln gidip bira içebiliyoruz - çok şükür -
küçük iskender gibi küfretmeyi sefaleti süsleyip püsleyip millete sanat diye ittirmeyi marifet gören yeteneksizleri yazardan sayamıyorum ve yazdıkları hakkaten midemi bulandırıyor. belki eski kızarkadaşım bu herife resmen aşıktı defalarca kavgasını bile ettik ondandır belki ama ben bukowski de sevmiyorum, yazdıkları şeylerin sanatla bakış açısıyla hiçbir ilgisi yok son derece bayağı hatta banal - bi kronun eline kağıt kalem ver yazsın " iki 70lik devirdik annadınmı, sonra baktım bana tersters bakıyo dolunaygibiparlak kıçına sokuverdim şişeyi - içimdeki tüm hüzünle - " bu mu lan sanat diyincede kro diyolar ibne olmanın,hayvan olmanın nesi sanat değerli müritler ? bukowski yazıyo mesela sabah kalkıp bi 70lik votka bitirdim ve 31çektim ... sonrada ağladım . aferim mk ! aslında sokak edebiyatını çok severim mesala irwin welsh ,chuck palanuik gibi "akıllı ve dünya görüşü olan" cinsel tercihlerini yada kendi özel yaşamlarını malzeme yapmayacak kadar kendine saygısı olan fakat sokaklardaki 5parasız serserilerin, junkylerin hatta ibnelerin orospuların hayatlarını inceleyip bunları bizim görmediğimiz bilmediğimiz şekli ile yazanlara saygı duyarım.welsh ne yazsa okurum kesinlikle ama çokfazla da bişey yazmıyo tembel herif.
küfretmenin, rezilliğini sefilliğini anlatıp durmanın nesi sanat ben bunu anlamış değilim açıkçası. 666 kitabını okuduydum gençken daha doğrusu hatun zorla okuttuydu dedim ismide güzel madem okiyim gitsin,bitsin bu işkence oysa kitabın kendisi ztn birişkenceydi, o zamanlar bir yandanda nihal atsız kitaplarını yeni okumaya başlamıştımki tayyibin dediği gibi ters mıknatıslanma yaptı slayer,manowar gibi şeyler dinlerken okunacak şeyler değil kesinlikle kendinden tiksiniyorsun hayattan tiksiniyorsun yaşam enerjimi çaldı resmen allaaan belası ibne . Dedim sarhoşun biri şişeyi kırıp boğazını kesse bu ibnenin - ki takıldığı yerlerde müsait bu iş için türk gençliğine faydalı bir iş yapmış olur.